HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 MAYIS 2022, CUMA

Din eğitimi ve kültürü

14.05.2004 00:00:00
İktidarın YÖK yasa tasarısı ile tekrar gündeme gelen imam-hatip liseleri görülen o ki bu anlayışlarla iktidarların da, muhalefetlerin de siyasi malzemesi olmaktan kurtulamayacaklardır.

Dini ve din eğitimini insan ve toplum gerçeğinin vazgeçilmez unsurlarının başında görmeme yanlışlığı ile yola çıkarsanız konuyu her türlü istismara da, polemiğe de teslim etmiş olursunuz.

Bu anlayış sadece dini değil bütün insanları da aynı tehlikenin içine atar. Hiç şüphesiz bu da insanoğlunun kendisine yapacağı büyük yanlış olur. Ve bu yanlış da bütün yanlışların anası olur ki işte o zaman dünya içinden çıkılmaz bunalım ve buhranlar yumağı haline gelir.

Bu yanlış da bazılarının dini inkar ve reddetmesi eşyanın tabiatını ne kadar ters ise bazılarını da dini din olarak değil de siyasi ve ideolojik bir olgu olarak görmesi de bir başka yanlıştır.

Bu yanlışların dışında dini kendi mecrasının dışında çağdaşlık ve medeniyet adına reforma tâbi tutmak da diğer iki görüşten daha az yanlış değildir.

Diğer bir husus da, gerek inkar ve reddedenlerin, gerek siyasi ve ideolojik yaklaşımların ve gerekse yeni yorum ve reform gayretlerinin dinden maksatları "İslam" ise o zaman buradaki yanlışı ve tehlikeyi bütün çıplaklığı ile ortaya koymak gerekir.

Artık, zaman zaman yaptığımız gibi, başta siyasilerin, ilim adamlarının vs. demeyeceğim. Çünkü artık bu mesele insanın bizzat kendi meselesidir. Hiç kimsenin bunu "başta" diyerek başkalarına veya bir yerlere havale etmesi, asla mümkün değildir.

Irk, cinsiyeti, rengi, mesleği hatta umudu ve endişesi ne olursa olsun haberin şahsi ve de öncelikli meselelerinden biri de dindir. Peygamberlere inananların dışında en iptidai hayatı yasayanlar bile bir şeye inanma ihtiyacını hep yaşamışlar ve kendilerine yanlış da olsa bazı tanrılar edinmişlerdir. Bugün bile bunlara dünyanın her yerinde rastlamak mümkündür.

Günümüzün bütün hukuk sitemlerinde "din ve vicdan hürriyeti" temel hak ve hürriyetlerin başında gelir. Fertlerin ve toplumların istedikleri gibi inanmaları, istedikleri dini sevmeleri, o dinin gereğini yapabilmeleri, o dini yaşarken bunu öğrenmeleri ve öğretebilmeleri de din ve vicdan hürriyetinin temelini oluşturmaktadır.

Vatikan gibi hususi din devleti olduğu gibi İsrail gibi dini çok ön plana çıkaranlar da vardır. İstanbul Fatih Kaymakamlığına bağlı bir memur statüsünde olan Bartholomeus'un ekümeniklik peşinde koşturması ayrıca çok yönlü dini ve siyasi bir harekettir.

Hiç de ihtiyaç olmadığı halde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmaması Avrupalı ve Amerikalı devlet adamlarının bu hususta aracı olması bile dini ve siyasi hedefleri olan bir hareketin önemli halkalarından birini teşkil etmektedir.

ABD Başkanı sayın Bush'un "Tanrı beni Hıristiyanlığın üstün değerlerini dünyaya hakim kılmak üzere gönderdi" derken siyasi kimliğinin üzerine dini cüppesini de giymeyi ilahi bir misyon olarak kabul ediyor.

Dünyanın her köşesinden binlerce misal vermek mümkündür.

Bugün gelinen noktada dünyanın içinde bulunduğu bunalım buhranlar ortada iken ve bilhassa insan gerçeği yeryüzünden silinmediğine göre "din" konusunda müdahil olmak gerçekten insanlık adına çok endişe vericidir.

Herşeyin serbest olduğu bir dünyada var olmakla eş değerde olan din gerçeğinin inkara, istismara mahkum edilmesi kişinin kendisini tanımaması demektir. Bu öylesine yok oluş ki, aklen ve mantıken izahı mümkün değildir.

Şu unutulmamalıdır ki, insanlın ne olup olmadığı ile dinin ne olup olmadığı doğru ve tam olarak bilinmedikçe hiç bir gerçeğe ulaşmak mümkün olmaz.

Ne insan, ne de din hiç bir şey uğruna feda edilemez. Kaldı ki onlarsız da hiç bir şeyin önemi de, değeri de olmaz.

O halde ülkemizde ve dünyada herkesin insan ve din gerçeğini doğru ve tam olarak anlayıp anlamadığını çok ciddi manada sorgulaması lazım. Bunu yaparken de hiç kimse önyargılarını, yanlış ve kötü uygulamalarını önüne koymamalıdır. Bu yanlış ve kötü uygulama kendisine ait bile olsa ne kimliğini, ne şöhretini, ne de makamını, bahane etmeden öncelikle ve sırf kendisi için işin hakikatini yaban ellerde dahi olsa bulup çıkarmalıdır.

Şu da acı bir gerçektir ki, bugün dünya kimi dini inkar edenlerin, önce kendilerine sonra da topluma yaptıkları yanlışların cezasını çekmektedir.

Din en azından insan kadar gerçektir. Onun için yaşı başı ne olursa olsun herkesin dinini belli seviyede öğrenmesi şarttır. Ayrıca fert ve toplumun dini ihtiyaçlarını karşılayarak erbabını da yetiştirmek ve toplumun hizmetine sunmak herkesin ve bilhassa devletin vazifesidir.

Din sadece muhafazakar veya dindar dediğimiz kesimin ihtiyacı değildir. Din herkesin ihtiyacıdır.

Onun için bu ihtiyacın bütün okullarda öncelikle giderilmesi gerekir. Ardından da dini sahalarda meslek sahibi olmak isteyenlere, ihtisas yapmak isteyenlere her türlü imkan ve fırsat verilmelidir.

Aksi takdirde mesele bugün olduğu gibi hemen her fırsatta yanlış mecralara çekilir.

O zaman birileri için istismarın, ihmalin, polemiğin ve nihayet inkarın kapıları açılmış olur. "Batıl için en müsait yer hakkın öğretilmediği yerdir."

İşte bizim inancımız böyle bir tehlikeye düşmemek için, ülkeye ve insanımıza hizmet için yolunu, köprüsünü, çeşmesini yapmanın yanında camisini, mescidini, okulunu yapmıştır.

İnsanımıza güveniniz ve bırakınız ülkeyi yeni baştan imar etsin...
 
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Çanakkale'nin düşündürdükleri / 20.03.2010
- Ermeni meselesi / 19.03.2010
- Can simidi / 16.03.2010
- Bu kavga böyle bitmez / 13.03.2010
- Söz gerçekten milletin mi? / 10.03.2010
- Terslikler dünyası / 06.03.2010
- Basın özgürlüğü üzerine / 03.03.2010
- Siyasi kavga niçin kaçınılmaz? / 02.03.2010
- Samimiyet testinde ölçü / 27.02.2010
- Samimiyet testi / 25.02.2010
- Hiç bir şey tesadüf değil / 24.02.2010
- Kuşatıcı bir "İRADE" olmadan / 28.10.2009
- ABD'nin değirmenine su taşıyanlar!.. / 24.10.2009
- Bir başka açıdan son gelişmeler / 23.10.2009
- Açılım halkaları / 18.10.2009
- Bir anketin düşündürdükleri / 29.08.2008
- Beyhude Arayışlar! Ve... / 28.08.2008
- Ülke mi, Dünya mı? / 08.08.2008
- Birlik ve Birlik ve / 01.08.2008
- Güngören'in düşündürdükleri / 29.07.2008
- Ve terör / 11.07.2008
- Yetki ve sorumluluk / 09.07.2008
- Milleti anlamak / 05.07.2008
- Çare ve çözüm / 04.07.2008
- Aklın gereği / 22.05.2008
- Egemen güçler ve taşeronlar / 14.09.2007
- Mesele çözümü Aramaksa / 02.05.2007
- Evet Haydar Baş Malatya'da idi... / 21.04.2007
- Avrupa İlim Adamları Haydar BAŞ dedi / 08.04.2007
- Bir garip tecelli / 06.04.2007
- Seçim telaşı üzerine / 22.03.2007
- Beklenen ve yakışan / 18.03.2007
- Devletler ve müesseler / 17.03.2007
- "Bu da tarihe bir not düşmek için" / 16.03.2007
- Sadece bir not düşmek / 15.03.2007
- Batılılaşma / 10.10.2004
- Yetmez mi? / 30.07.2004
- Birilerinin acelesi var, ama insanlık ölmedi / 20.06.2004
- Din ve vicdan hürriyeti başka, misyonerlik başka / 10.06.2004
- Yine bir fırsat / 09.06.2004
- Bakın, ülke ve millet kimlerin elinde! / 04.06.2004
- 29 Mayıs 1453 / 29.05.2004
- Olayların dili / 28.05.2004
- Din eğitimi ve kültürü / 14.05.2004
- Bir umut / 06.05.2004
- Irak elden gitti, Kıbrıs'a dikkat / 06.12.2003
- 11 Eylül / 12.09.2003
- Bugün Irak, ya yarın! / 06.09.2003
- Yanlış hesaplar ve Bağdat / 04.09.2003
- Amerika Irak'ta yolun neresinde? / 31.08.2003
- 'Yeni dünya düzeni' değil, 'bizim dünyamız' / 23.08.2003
- Irak'a asker göndermek / 22.08.2003
- Bağdat ve Kudüs'ün düşündürdükleri / 21.08.2003
- BTP niçin vardır? / 16.08.2003
- Herkes kendi / 18.04.2003
- Geleceği görmek / 17.04.2003
- Zoraki komşu / 16.04.2003
- Saldırıyla gelecek / 05.04.2003
- Büyüklük taslama / 03.04.2003
- Silahın demokrasi dersi / 15.01.2003
- Bilgi, kültür ve şuur / 14.01.2003
- Bir adım / 10.01.2003
- Taraf olmak / 09.01.2003
- Yine Irak üzerine / 08.01.2003
- Türkiye'den beklenen-II / 06.01.2003
- Türkiye'den beklenen / 05.01.2003
- II. Derviş dönemi mi? / 04.01.2003
- Şimdi neler olacak? / 03.01.2003
- Merhaba 2003 / 01.01.2003
- Yeni bir yıl için... / 31.12.2002
- Mantık; yutma mantığı / 30.12.2002
- Savaş çığlıkları / 28.12.2002
- Niçinler doğru cevabı bulmadıkça / 24.12.2002
- Demek ki... / 23.12.2002
- Huzuru hak etmek / 22.12.2002
- Kıbrıslı ve Dünyalı olmak / 21.12.2002
- Vuslat etkinlikleri sona erdi / 20.12.2002
- Kıbrıs'ın düşündürdükleri / 19.12.2002
- Dün Afganistan, bugün Irak, yarın...? / 18.12.2002
- 'Serap'a ray döşemek / 17.12.2002
- Kolay pazarlık / 16.12.2002
- 2004'lerin manası / 14.12.2002
- Diyalog'dan Reform'a / 13.12.2002
- Avrupalı olmak-II / 12.12.2002
- Avrupalı olmak / 11.12.2002
- Sabır, imanın yarısıdır / 25.11.2002
- Hayalleri zorlayan projeler / 20.09.2002
- Olan ülkeye oluyor.. Ama, artık... / 18.09.2002
- Seçimi çözüm olmaktan çıkarmak isteyenlere... / 06.09.2002
- Bizim önceliğimiz / 30.03.2002
- 2003 ve bir fıkra / 28.03.2002
- Asparuk Paşa haklı / 27.03.2002
- Gaziantep'ten yükselen ses / 26.03.2002
- Gözler Gaziantep'te / 23.03.2002
- Yaş onbir / 22.03.2002
- Dümensuyu / 21.03.2002
- Haydar Hoca'yı anlamak / 18.03.2002
- Trabzon-Bursa / 17.03.2002
- Tam bağımsızlık / 12.03.2002
- Doğruyu görebilmek / 06.03.2002
- Açık adres / 04.03.2002
- Batı'nın bahaneleri bitmez / 02.03.2002
- ABD ve AB / 01.03.2002
- Bayramın düşündürdükleri / 26.02.2002
- Bayramı anlayabilmek / 22.02.2002
- Özel hayat / 20.02.2002
- Biz yanlış yapmadık / 18.02.2002
- Yoldan çıkma / 17.02.2002
- Yeni bir umut / 12.02.2002
- Karne / 11.02.2002
- Takdir kimin olsun? / 05.02.2002
- Kapkaççılık / 03.02.2002
- Horoz dövüşleri / 02.02.2002
- Devlet ve millet gerçeğinin temel espirisi / 01.02.2002
- Bardağı taşıran damlalardaki zerreler... / 27.01.2002
- Sanal dünyanın zavallıları / 23.01.2002
- Tartışmalar / 22.01.2002
- Evet, asıl mesele insan meselesi / 19.01.2002
- Melek ve şeytan / 18.01.2002
- Kolejli Lara / 17.01.2002
- Bakış açısı / 13.01.2002
- Kaybolan tarih / 12.01.2002
- Bir türlü düzelememek! / 10.01.2002
- Büyük olabilmek / 09.01.2002
- Ya olduğun, ya da göründüğün gibi... / 26.12.2001
- Deprem kuşağında zayıf temeller / 24.12.2001
- Arjantin!.. / 22.12.2001
- Bir muhasebe / 19.12.2001
- Bugün bayram / 16.12.2001
- Ramazan'ı uğurlarken / 15.12.2001
- Misyonerlik faaliyetlerinin düşündürdükleri / 14.12.2001
- Kanunsuz sokaklar / 11.12.2001
- Moral değerlerin zarureti / 10.12.2001
- Yoklar listesi ve... / 09.12.2001
- Bitmeyen yanlışların da sonu gelecektir / 28.11.2001
- Amerika'nın terör mantığı... / 26.11.2001
- Yine Bağımsızlık / 14.11.2001
- Bağımsızlık / 13.11.2001
- Taşıma su zavallılığından bağımsızlık çağlayanlarına / 12.11.2001
- Bedel mi diş kirası mı? / 05.11.2001
- Derviş'in gidişatı / 04.11.2001
- Alıştıra alıştıra / 02.11.2001
- 78 yıl önce 78 yıl sonra / 30.10.2001
- Füzelerin hedef şaşırması / 29.10.2001
- Neden radikalizm yakıştırması? / 28.10.2001
- İpin ucu / 27.10.2001
- Geleneği tartışmak / 25.10.2001
- Ramazan yaklaşırken / 23.10.2001
- Tek çözüm eğitim / 22.10.2001
- Şarbon mu alırsınız, Şaron mu? / 20.10.2001
- 15 dakika / 20.10.2001
- Barışı anlamak / 17.10.2001
- İşte bunun için bağımsızlık / 16.10.2001
- Yanlış mukayese / 14.10.2001
- Zulmün acı kaderi / 10.10.2001
- Bu yıkımı nasıl becerdiniz! / 07.10.2001
- Anayasa değişiklikleri / 06.10.2001
- Amerika ve terör / 04.10.2001
- Şahsiyet olmayınca / 01.10.2001
- Toplum olabilmek / 30.09.2001
- Doların ve yolsuzlukların dili / 28.08.2001
- Bu basınla nereye? / 27.08.2001
- Batan geminin malları / 20.08.2001
- Birlik ve beraberliğimizin doğru adresleri / 19.08.2001
- Bütün bunlar tesadüf mü? / 14.08.2001
- Taraf olmak / 13.08.2001
- Kaş yapmak / 09.08.2001
- Ebesi çok olanın sonu / 08.08.2001
- Bu sadece yoksulluğun tescili değil / 06.08.2001
- Sosyal patlama üzerine / 28.07.2001
- Hadi hayırlısı / 26.07.2001
- Kuvay-ı Milliye geliyor / 25.07.2001
- Sular böyle durulmaz / 20.07.2001
- Bit yeniği mi' Papaz büyüsü mü? / 18.07.2001
- Kiracı mı oluyoruz? / 15.07.2001
- Yürüyüş devam ediyor... / 14.07.2001
- Çölaşan'a ne demeli? / 15.06.2001
- Ankara mitinginin ardından / 14.06.2001
- Tarih 10 Haziran / 12.06.2001
- Ankara buluşması / 10.06.2001
- Yalnızlık ve itilmişlik / 06.06.2001
- Benzemek ve örnek almak / 03.06.2001
- Derviş'in IMF programı üzerine / 26.05.2001
- Düğümü halk çözecek / 25.05.2001
- Bir başka açıdan mitingin düşündürdükleri / 23.05.2001
- Kuvay-ı Milliye Mitingi / 22.05.2001
- Hoş geldiniz / 20.05.2001
- Bu miting tarihî bir fırsattır / 19.05.2001
- 7 Nisan'dan 20 Mayıs'a / 17.05.2001
- Önce vatan / 16.05.2001
- Egemenlik de tartışılıyorsa... / 15.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.05.2003, 14.05.2002, 14.05.2001, 14.05.2000, 14.05.1999, 14.05.1998, 14.05.1997, 14.05.1996, 14.05.1995, 14.05.1994, 14.05.1993, 14.05.1992, 14.05.1991, 14.05.1990, 14.05.1989, 14.05.1988, 14.05.1987, 14.05.1986, 14.05.1985


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.