logo
30 AĞUSTOS 2025


Din eğitimi ve kültürü

14.05.2004 00:00:00
İktidarın YÖK yasa tasarısı ile tekrar gündeme gelen imam-hatip liseleri görülen o ki bu anlayışlarla iktidarların da, muhalefetlerin de siyasi malzemesi olmaktan kurtulamayacaklardır.

Dini ve din eğitimini insan ve toplum gerçeğinin vazgeçilmez unsurlarının başında görmeme yanlışlığı ile yola çıkarsanız konuyu her türlü istismara da, polemiğe de teslim etmiş olursunuz.

Bu anlayış sadece dini değil bütün insanları da aynı tehlikenin içine atar. Hiç şüphesiz bu da insanoğlunun kendisine yapacağı büyük yanlış olur. Ve bu yanlış da bütün yanlışların anası olur ki işte o zaman dünya içinden çıkılmaz bunalım ve buhranlar yumağı haline gelir.

Bu yanlış da bazılarının dini inkar ve reddetmesi eşyanın tabiatını ne kadar ters ise bazılarını da dini din olarak değil de siyasi ve ideolojik bir olgu olarak görmesi de bir başka yanlıştır.

Bu yanlışların dışında dini kendi mecrasının dışında çağdaşlık ve medeniyet adına reforma tâbi tutmak da diğer iki görüşten daha az yanlış değildir.

Diğer bir husus da, gerek inkar ve reddedenlerin, gerek siyasi ve ideolojik yaklaşımların ve gerekse yeni yorum ve reform gayretlerinin dinden maksatları "İslam" ise o zaman buradaki yanlışı ve tehlikeyi bütün çıplaklığı ile ortaya koymak gerekir.

Artık, zaman zaman yaptığımız gibi, başta siyasilerin, ilim adamlarının vs. demeyeceğim. Çünkü artık bu mesele insanın bizzat kendi meselesidir. Hiç kimsenin bunu "başta" diyerek başkalarına veya bir yerlere havale etmesi, asla mümkün değildir.

Irk, cinsiyeti, rengi, mesleği hatta umudu ve endişesi ne olursa olsun haberin şahsi ve de öncelikli meselelerinden biri de dindir. Peygamberlere inananların dışında en iptidai hayatı yasayanlar bile bir şeye inanma ihtiyacını hep yaşamışlar ve kendilerine yanlış da olsa bazı tanrılar edinmişlerdir. Bugün bile bunlara dünyanın her yerinde rastlamak mümkündür.

Günümüzün bütün hukuk sitemlerinde "din ve vicdan hürriyeti" temel hak ve hürriyetlerin başında gelir. Fertlerin ve toplumların istedikleri gibi inanmaları, istedikleri dini sevmeleri, o dinin gereğini yapabilmeleri, o dini yaşarken bunu öğrenmeleri ve öğretebilmeleri de din ve vicdan hürriyetinin temelini oluşturmaktadır.

Vatikan gibi hususi din devleti olduğu gibi İsrail gibi dini çok ön plana çıkaranlar da vardır. İstanbul Fatih Kaymakamlığına bağlı bir memur statüsünde olan Bartholomeus'un ekümeniklik peşinde koşturması ayrıca çok yönlü dini ve siyasi bir harekettir.

Hiç de ihtiyaç olmadığı halde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmaması Avrupalı ve Amerikalı devlet adamlarının bu hususta aracı olması bile dini ve siyasi hedefleri olan bir hareketin önemli halkalarından birini teşkil etmektedir.

ABD Başkanı sayın Bush'un "Tanrı beni Hıristiyanlığın üstün değerlerini dünyaya hakim kılmak üzere gönderdi" derken siyasi kimliğinin üzerine dini cüppesini de giymeyi ilahi bir misyon olarak kabul ediyor.

Dünyanın her köşesinden binlerce misal vermek mümkündür.

Bugün gelinen noktada dünyanın içinde bulunduğu bunalım buhranlar ortada iken ve bilhassa insan gerçeği yeryüzünden silinmediğine göre "din" konusunda müdahil olmak gerçekten insanlık adına çok endişe vericidir.

Herşeyin serbest olduğu bir dünyada var olmakla eş değerde olan din gerçeğinin inkara, istismara mahkum edilmesi kişinin kendisini tanımaması demektir. Bu öylesine yok oluş ki, aklen ve mantıken izahı mümkün değildir.

Şu unutulmamalıdır ki, insanlın ne olup olmadığı ile dinin ne olup olmadığı doğru ve tam olarak bilinmedikçe hiç bir gerçeğe ulaşmak mümkün olmaz.

Ne insan, ne de din hiç bir şey uğruna feda edilemez. Kaldı ki onlarsız da hiç bir şeyin önemi de, değeri de olmaz.

O halde ülkemizde ve dünyada herkesin insan ve din gerçeğini doğru ve tam olarak anlayıp anlamadığını çok ciddi manada sorgulaması lazım. Bunu yaparken de hiç kimse önyargılarını, yanlış ve kötü uygulamalarını önüne koymamalıdır. Bu yanlış ve kötü uygulama kendisine ait bile olsa ne kimliğini, ne şöhretini, ne de makamını, bahane etmeden öncelikle ve sırf kendisi için işin hakikatini yaban ellerde dahi olsa bulup çıkarmalıdır.

Şu da acı bir gerçektir ki, bugün dünya kimi dini inkar edenlerin, önce kendilerine sonra da topluma yaptıkları yanlışların cezasını çekmektedir.

Din en azından insan kadar gerçektir. Onun için yaşı başı ne olursa olsun herkesin dinini belli seviyede öğrenmesi şarttır. Ayrıca fert ve toplumun dini ihtiyaçlarını karşılayarak erbabını da yetiştirmek ve toplumun hizmetine sunmak herkesin ve bilhassa devletin vazifesidir.

Din sadece muhafazakar veya dindar dediğimiz kesimin ihtiyacı değildir. Din herkesin ihtiyacıdır.

Onun için bu ihtiyacın bütün okullarda öncelikle giderilmesi gerekir. Ardından da dini sahalarda meslek sahibi olmak isteyenlere, ihtisas yapmak isteyenlere her türlü imkan ve fırsat verilmelidir.

Aksi takdirde mesele bugün olduğu gibi hemen her fırsatta yanlış mecralara çekilir.

O zaman birileri için istismarın, ihmalin, polemiğin ve nihayet inkarın kapıları açılmış olur. "Batıl için en müsait yer hakkın öğretilmediği yerdir."

İşte bizim inancımız böyle bir tehlikeye düşmemek için, ülkeye ve insanımıza hizmet için yolunu, köprüsünü, çeşmesini yapmanın yanında camisini, mescidini, okulunu yapmıştır.

İnsanımıza güveniniz ve bırakınız ülkeyi yeni baştan imar etsin...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Ali Gedik / diğer yazıları
İşte en kurak bölgelerimiz!
Kuraklık Anadolu'yu vuruyor
Değiştirilemez faktörleri değiştirmek mümkün
Kalp hastalıklarının en bariz 10 nedeni
Onlar sefa sürüyor
Reel sektör kan ağlıyor
Zafer Partisi’nden olağanüstü kongre kararı
3. olağanüstü tüzük kongresi 13 Eylül’de
İslam dünyası bakıyor... Gazze'de resmi can kaybı 63 bini geçti
Yardım dağıtım bölgelerinde ölenlerin sayısı 2 bin 203'e yükseldi
TBMM'de Filistin tezkeresi kabul edildi
Bildik vurgu, tespit ve tepkilerin dışında bir şey yok
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı
Yoksulluk sınırı 27 bin TL'yi geçti
CHP İstanbul Kongresi iddianamesi hazırlandı
10 isme hapis istendi
Fenerbahçe'nin, Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
İlk maçlar 24-25 Eylül'de
Bursa'da barajlardaki su, geçen yıla göre yüzde 42 azaldı
Bursa artık su şehri değil
Kaçak pırlanta operasyonu genişliyor
Gözaltı sayısı 43'e yükseldi
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Yunan basını manşete taşıdı
Gram altında yeni rekor
4 bin 500 TL'yi aştı
Gerçek işsizlik oranı yüzde 29.6
TÜİK işsizlik verilerini açıkladı
Şöhretini sahaya yansıtamadı, tepkilerin odağı oldu
Fenerbahçe, Jose Mourinho’yu gönderdi
İşte en kurak bölgelerimiz!
Kuraklık Anadolu'yu vuruyor
Değiştirilemez faktörleri değiştirmek mümkün
Kalp hastalıklarının en bariz 10 nedeni
Onlar sefa sürüyor
Reel sektör kan ağlıyor
Zafer Partisi’nden olağanüstü kongre kararı
3. olağanüstü tüzük kongresi 13 Eylül’de
İslam dünyası bakıyor... Gazze'de resmi can kaybı 63 bini geçti
Yardım dağıtım bölgelerinde ölenlerin sayısı 2 bin 203'e yükseldi
TBMM'de Filistin tezkeresi kabul edildi
Bildik vurgu, tespit ve tepkilerin dışında bir şey yok
Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı
Yoksulluk sınırı 27 bin TL'yi geçti
CHP İstanbul Kongresi iddianamesi hazırlandı
10 isme hapis istendi
Fenerbahçe'nin, Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli oldu
İlk maçlar 24-25 Eylül'de
Bursa'da barajlardaki su, geçen yıla göre yüzde 42 azaldı
Bursa artık su şehri değil
Kaçak pırlanta operasyonu genişliyor
Gözaltı sayısı 43'e yükseldi
Hakan Fidan'ın sözleri komşuyu kızdırdı
Yunan basını manşete taşıdı
Gram altında yeni rekor
4 bin 500 TL'yi aştı
Gerçek işsizlik oranı yüzde 29.6
TÜİK işsizlik verilerini açıkladı
Şöhretini sahaya yansıtamadı, tepkilerin odağı oldu
Fenerbahçe, Jose Mourinho’yu gönderdi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.