Geçtiğimiz günlerde "dizi üniversitesi" adı altında bir makale kaleme almıştım. Toplum yapımızın televizyon dizileriyle nasıl yönlendirilerek tahrip edilmeye çalışıldığını yazmıştık. Bu konuda okurlarımızdan olumlu tepkiler aldım. Bir okurumuz, bir sitede yayınlanan makalemize haklı olarak şu yorumda bulunmuş; "Malum kanallarda yayınlanan gaipten sesler aksakallı sarıklı ermişler ölüp geri dönmelerde en az yukarıda saydığınız diziler kadar zararlı değil mi bir kısmı aymazlığı enjekte ediyor bir kısmı da dini değerlerimizi kendi çıkarına alet ediyor."Bir başka okurumuz da; "Malum gençlerimizin önüne örnek ideal insan modelleri sunulmuyor. Tarihinden koparılan gençlik bir arayış içerisinde? İşte bu diziler sonucunda gençlik kendine, dizi kahramanlarını örnek alıyor. Bu ciddi sıkıntı, yorum yapan vatandaşın tespiti de gerçekten doğru, bahsettiği programlarda tam bir çöküşmüşlük. Tarihimizdeki şahsiyetlerin nasıl Allah dostu, iyi insanlar olduğunun yolu anlatılmaz; doğaüstü olaylarla toplumun düşünememesi, düşünmemesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu da en az yukarıdaki sıkıntılar kadar ciddidir." Tespitini yaparak bu konuda bir makale yazmamızı istemiş.Bütün değerlerimizin yanında en fazla tahribata uğratılan Milli ve dini değerlerimizdir. Bu konuda en fazla tahribat; Dinlerarası diyalog faaliyetleri sayesinde Hıristiyanlık inancı ve buna benzer inanç ölçüleri sinsi planlarla Müslüman Türk'ün inancına sokulmaya çalışılmaktadır. Gelelim bazı televizyon dizilerinde işlenmeye çalışılan yukarıda okurumuzun da değinmeye çalıştığı; "gaipten sesler, aksakallı sarıklı ermişler" diye vasfettiği ermiş zatlar meselesine?İnkâr edilmez bir gerçek var ki; inanan insanlar arasında Allah'ın emir ve yasaklarına titizlikle uyup, hayatını Allah ve Resulünün ortaya koyduğu (ayet ve hadis) hayat ölçüleri sayesinde tanzim eden, Allah dostu olan kimseler vardır. Bu insanlar arasında bazı şahsiyetler Allah'ın seçip sevdiği kullar olduğu için onlara özel yetkiler vermiştir. Bu tamamıyla Allah'ın iradesi altında ve kendi takdiri ile gerçekleşen işlerdir. Hz. Mevlana, Yunus, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli, Akşemseddin, Ahmet Yesevi,gibi şahsiyetlerin varlığını ve ortaya koydukları hizmeti inkar etmek mümkün değildir. Bu şahsiyetlerin insanlığın barış ve sükûnetinde, kendi iç huzurlarına kavuşmasında, Allah'a ibadet ve itaatlerinde yol gösterici kılavuzlar oldukları unutulmamalıdır. İtiraz edilen aracılık vasfı, yol gösterici olarak algılandığı takdirde itirazlar da ortadan kalkmış olacaktır. En basit bir adresi bile rahatlıkla bulabilmek için, gidilecek yerlere kılavuz aracılığıyla daha rahat ulaşıldığı inkâr edilemez. İnsanların dünya ve ahiret saadeti ile alakalı, ebedi bir hayat olan öldükten sonraki dirilip haşrolacağı mekânda kendine yararlı olacak azıklar hazırlaması asla önemsiz bir düşünce değildir. Bu konuda da yol gösterici birilerine ihtiyaç vardır. İşte bu şahsiyetlerin toplum içinde tanınmasına yol açmak için arayanların işini kolaylaştırmak sadedinde bazı harikulede haller sergilemeleri yine Allah'ın onlara ikram ettiği "keramet" diye adlandırılan haller vardır. Bu yolların erbabınca malum ki; veli olan (aksakallı diye tabir olunan) zatlar kendilerinden zuhur eden bu halleri gizlemek için çabalar sarf etmişlerdir. Zaman içinde, insanların inançlarında meydana gelen tahribat ve sahtecilik maalesef bu çok önemli meseleleri de bozguna uğratmış, gittikçe cahilleşen halkın elinde oyun oyuncak olmuş ve nefislerin putlaştırıldığı, menfaatlerin yoğunlaştırıldığı, bir hale dönüşmüştür. Sahtecilik, hak olanların önüne geçince istenmeyen bir durum meydana çıkmış; başka bir yanlışa düşülmüş, hak olanlarında inkârına sebebiyet verilmiştir. Yanlışın ortadan kaldırılması asla başka bir yanlışla olamaz. Bu hal; sahtesi çokça yapılan kıymetli şeylerin kıymetini ortadan kaldırmayacağı gibi aksine, bu konuda titiz bir araştırma ve bilgilenmeyi gerektirmektedir. Yukarıdaki bilgiler ışığında dizilerde; işin sırlarıyla alakalı yönlerini ortaya koymakla varılmak istenen; yüce dinimiz İslam'ın yaşamla alakalı ölçüleri, magazin kültürü ile ele alınıp, hayal ürünü senaryolarla, sulandırılmaya çalışılmasıdır. İnsanımızın işin aslından çok magazin tarafıyla ilgilendirilmeye çalışılması neticesinde de kıymetli zatların asıl olan görevleri; "vesile ve şefaat" konumlarından istifade edilmesi dururken, inkâr edilmesi gibi imanlarını tehlikeye düşürecek konumlara gelinmektedir. Asıl olan; "doğru kaynaklardan faydalanmak ve doğru insanlarla birlikte olmaktır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -7- / 05.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -6- / 04.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -5- / 03.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -4- / 02.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -3- / 01.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -2- / 31.12.2025
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -1- / 30.12.2025
- Zamanın farkında olmak / 29.12.2025
- Kredi Kartı borcu alarm veriyor / 28.12.2025
- Hüseyin Baş’tan Türkiye’de ‘siyasi kaos’ uyarısı / 27.12.2025
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -6- / 04.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -5- / 03.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -4- / 02.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -3- / 01.01.2026
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -2- / 31.12.2025
- Hucurât Suresi’nden hayat ölçüleri -1- / 30.12.2025
- Zamanın farkında olmak / 29.12.2025
- Kredi Kartı borcu alarm veriyor / 28.12.2025
- Hüseyin Baş’tan Türkiye’de ‘siyasi kaos’ uyarısı / 27.12.2025




























































































