Yıllardır, 'ülkemiz siyaseti de, siyasetçileri de bağımsız değil. Aldıkları kararlar devletin menfaatleri ve milletin ihtiyaçları için değil' şeklinde bir iddiamız vardı ve bu iddiamız bizzat siyasetçiler tarafından her gün güncelleniyor.
Yani iddiamız ispatlı ama insanımız hala inanmamakta ısrarlı.
Bakın! AKP'nin Ortadoğu, Kıbrıs, Akdeniz ve Ege politikası.
Yeni anayasa başlığı, PKK ile masaya oturma ve bebek katiline statü başlığı, Varlık barışı
Patrikhane ve Ruhban Okulu başlığı
Yargı, eğitim ve sağlıkta atılan adımlar
Ekonomiyi (sözüm onlara) düzeltmek için aldıkları kararlar vs. Hiç birisi devlet ve milletimizin lehine sonuç vermedi.
Ama biz neyi konuşuyoruz? CHP'yi. CHP'de oyunun bir parçası. MHP gibi AKP gibi DEM gibi CHP de, parti içi karalarını kendileri alamıyorlar.
Bugün ülkemizdeki siyasi partiler, ya liderleri tarafında dizayn ediliyor ya kendi içlerinde bir dizayna tabi tutuluyor ya da yargı ve medya eliyle şekillendiriliyor. Yani millet iradesi sadece laf!
Bu dizayn ve şekillendirme işlemi hep aynı odak tarafından yapılıyor.
Dün dinci anlayışlardan duyduğumuz 'derin devlet' tabirini bugün CHP'li isimlerden duyuyoruz. Bu bir aklanma stratejisidir.
Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış, emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin çıkıp dedi ki:
'Türkiye'de bir derin devlet vardır ama bu, Amerikan derin devletinin uzantılarıdır. Millî bir derin devlet yoktur. Derin millet vardır. Türkiye'nin millî bir derin devleti olsaydı, 1970-1980 arasındaki olayları, 12 Eylül'ü ve diğer müdahaleleri ve 15 Temmuz'u yaşamazdık'.
Bu sözlerinden sonra Sayın Pekin bir daha ekranlara çıkarılmadı.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız ise ta 90'lardan vefatına kadar bu noktaya dikkat çekercesine, 'Adam, camiye gidiyor. 'Allah-u Ekber' diyor. Yani Allah tek büyüktür, O'ndan başka güç ve kudret sahibi yoktur' diyor.
Camiden çıkıyor, 'bu iş Amerikasız olmaz' diyor. Hani en büyük Allah'tı? Bunları ayıktırmak farz, bunu bilin. Böyle şey olabilir mi?"
CHP'ye gelince
Verilen 'butlan' kararının mevcut kanunlara aykırı olduğunu herkes biliyor. MHP Başkan Yardımcısı hukukçu Feti Yıldız, bu kararı veren mahkemenin böyle bir yetkisi olmadığını bizzat kanunlarla açıkladı.
Sonrasında ise açıklamasını sildi. İşte bu silme işlemi ülkemiz siyasetinin de, siyasetçilerinin de bağımsız olmadıklarının, fikirlerini özgürce söyleyemediklerinin ispatıdır.
Artı bu silme işlemi hukukun üstünlüğünün, kanunlar karşısında herkesin eşit olduğu ilkesinin askıya alındığının da bir itirafıdır.
Bay Kemal
78 yaşında! Geçmişinde tek bir siyasi başarısı yok. Hatırlanacak tek bir duruşu, fikri, zikri yok. Genel Başkanlığı döneminde siyasi olarak Erdoğan ve Bahçeli'nin adeta şamar oğlanı oldu, milyonlarca lira tazminat ödedi, tek bir iddiasını bile ispat edemedi.
Şimdi birilerinin ataması ile CHP Genel Başkanlığına oturdu. Bu neyin hırsı?
'Partisini ahlak ile temizleyecekmiş'.
Devlet Bahçeli'den yardım iste! 2014 yılında: "Esnaflar da duysun, stoklarını yapsın. Ne kadar Omo varsa, ne kadar Tursil varsa, ne kadar Persil varsa, ne kadar Alo varsa alayını alacağım. Haliç'e dökeceğim ve AKP'yi orada 3 defa değil, 40 defa yıkayacağım' demişti.
Hepsi elinde kadı. Belki sana verir.
Arının da gelin
Meclis'teki tartışmaları izliyorum. Hem komik hem de üzücü sahnelere tanık oluyorum.
Bay Kemal'in 'partiyi arındıracağım' sözleri AKP'lilere slogan oldu.
17-25 Aralık sürecinde Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar gibi isimleri arınmalarını istemeyen, yargıya vermeyen hatta Erdoğan Bayraktar'ın 'ben yargılanmak, aklanmak, arınmak istiyorum' isteğini reddeden…
Ruhsar Pekçan, Zehra Taşkesenlioğlu, Fuat Oktay, Vahit Kiler, Fuat Geçen, Ali Şahin, Hüseyin Altınsoy, Süleyman Soylu, çocuklar, damatlar, enişteler, yeğenler vs. birçok başlıkta hakkında bin bir iddiaların olduğu isimlere 'ARININDA GELİN' demeyenler şimdi CHP'ye, 'ARININDA GELİN' diyorlar.
Aktröller
CHP'nin içler acısı durumu haliyle dile düştü. Sayın Erdoğan'ın 2019 yılındaki: 'Bunca yıl başbakanlık yaptım, cumhurbaşkanlığı yaptım en çok hayıflandığım konulardan biri, şöyle dişime göre bir ana muhalefet bulamayışımdır. Kendilerince en güçlü oldukları zamanda düştükleri durum ortada' sözleri gündemde.
Haklı mı? Haklı!
Neden mi? Bu ülkede Devlet Bahçeli, Deniz Baykal, Meral Akşener, Bay Kemal, Mustafa Destici, Erdoğan'ın tek adamlık ve dikta yönetimle suçluyorlardı.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocam ise 'bu ülkede iktidardan önce muhalefet sorunu var. Muhalefet değişmeden iktidar değişmez' diyordu.
Sayın Erdoğan İBB Başkanı iken tarihi bir cümle kurmuştu: 'Bu ülke demokratik geçinen diktatörler ülkesidir. Bizi diktatörler yönetiyor ama etiketleri demokratik. Ne diyor, 'gitmem' diyor. Nasıl gitmezsin yav, millet sana git diyor."
Aynen öyle…
Yani iddiamız ispatlı ama insanımız hala inanmamakta ısrarlı.
Bakın! AKP'nin Ortadoğu, Kıbrıs, Akdeniz ve Ege politikası.
Yeni anayasa başlığı, PKK ile masaya oturma ve bebek katiline statü başlığı, Varlık barışı
Patrikhane ve Ruhban Okulu başlığı
Yargı, eğitim ve sağlıkta atılan adımlar
Ekonomiyi (sözüm onlara) düzeltmek için aldıkları kararlar vs. Hiç birisi devlet ve milletimizin lehine sonuç vermedi.
Ama biz neyi konuşuyoruz? CHP'yi. CHP'de oyunun bir parçası. MHP gibi AKP gibi DEM gibi CHP de, parti içi karalarını kendileri alamıyorlar.
Bugün ülkemizdeki siyasi partiler, ya liderleri tarafında dizayn ediliyor ya kendi içlerinde bir dizayna tabi tutuluyor ya da yargı ve medya eliyle şekillendiriliyor. Yani millet iradesi sadece laf!
Bu dizayn ve şekillendirme işlemi hep aynı odak tarafından yapılıyor.
Dün dinci anlayışlardan duyduğumuz 'derin devlet' tabirini bugün CHP'li isimlerden duyuyoruz. Bu bir aklanma stratejisidir.
Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış, emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin çıkıp dedi ki:
'Türkiye'de bir derin devlet vardır ama bu, Amerikan derin devletinin uzantılarıdır. Millî bir derin devlet yoktur. Derin millet vardır. Türkiye'nin millî bir derin devleti olsaydı, 1970-1980 arasındaki olayları, 12 Eylül'ü ve diğer müdahaleleri ve 15 Temmuz'u yaşamazdık'.
Bu sözlerinden sonra Sayın Pekin bir daha ekranlara çıkarılmadı.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız ise ta 90'lardan vefatına kadar bu noktaya dikkat çekercesine, 'Adam, camiye gidiyor. 'Allah-u Ekber' diyor. Yani Allah tek büyüktür, O'ndan başka güç ve kudret sahibi yoktur' diyor.
Camiden çıkıyor, 'bu iş Amerikasız olmaz' diyor. Hani en büyük Allah'tı? Bunları ayıktırmak farz, bunu bilin. Böyle şey olabilir mi?"
CHP'ye gelince
Verilen 'butlan' kararının mevcut kanunlara aykırı olduğunu herkes biliyor. MHP Başkan Yardımcısı hukukçu Feti Yıldız, bu kararı veren mahkemenin böyle bir yetkisi olmadığını bizzat kanunlarla açıkladı.
Sonrasında ise açıklamasını sildi. İşte bu silme işlemi ülkemiz siyasetinin de, siyasetçilerinin de bağımsız olmadıklarının, fikirlerini özgürce söyleyemediklerinin ispatıdır.
Artı bu silme işlemi hukukun üstünlüğünün, kanunlar karşısında herkesin eşit olduğu ilkesinin askıya alındığının da bir itirafıdır.
Bay Kemal
78 yaşında! Geçmişinde tek bir siyasi başarısı yok. Hatırlanacak tek bir duruşu, fikri, zikri yok. Genel Başkanlığı döneminde siyasi olarak Erdoğan ve Bahçeli'nin adeta şamar oğlanı oldu, milyonlarca lira tazminat ödedi, tek bir iddiasını bile ispat edemedi.
Şimdi birilerinin ataması ile CHP Genel Başkanlığına oturdu. Bu neyin hırsı?
'Partisini ahlak ile temizleyecekmiş'.
Devlet Bahçeli'den yardım iste! 2014 yılında: "Esnaflar da duysun, stoklarını yapsın. Ne kadar Omo varsa, ne kadar Tursil varsa, ne kadar Persil varsa, ne kadar Alo varsa alayını alacağım. Haliç'e dökeceğim ve AKP'yi orada 3 defa değil, 40 defa yıkayacağım' demişti.
Hepsi elinde kadı. Belki sana verir.
Arının da gelin
Meclis'teki tartışmaları izliyorum. Hem komik hem de üzücü sahnelere tanık oluyorum.
Bay Kemal'in 'partiyi arındıracağım' sözleri AKP'lilere slogan oldu.
17-25 Aralık sürecinde Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar gibi isimleri arınmalarını istemeyen, yargıya vermeyen hatta Erdoğan Bayraktar'ın 'ben yargılanmak, aklanmak, arınmak istiyorum' isteğini reddeden…
Ruhsar Pekçan, Zehra Taşkesenlioğlu, Fuat Oktay, Vahit Kiler, Fuat Geçen, Ali Şahin, Hüseyin Altınsoy, Süleyman Soylu, çocuklar, damatlar, enişteler, yeğenler vs. birçok başlıkta hakkında bin bir iddiaların olduğu isimlere 'ARININDA GELİN' demeyenler şimdi CHP'ye, 'ARININDA GELİN' diyorlar.
Aktröller
CHP'nin içler acısı durumu haliyle dile düştü. Sayın Erdoğan'ın 2019 yılındaki: 'Bunca yıl başbakanlık yaptım, cumhurbaşkanlığı yaptım en çok hayıflandığım konulardan biri, şöyle dişime göre bir ana muhalefet bulamayışımdır. Kendilerince en güçlü oldukları zamanda düştükleri durum ortada' sözleri gündemde.
Haklı mı? Haklı!
Neden mi? Bu ülkede Devlet Bahçeli, Deniz Baykal, Meral Akşener, Bay Kemal, Mustafa Destici, Erdoğan'ın tek adamlık ve dikta yönetimle suçluyorlardı.
Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocam ise 'bu ülkede iktidardan önce muhalefet sorunu var. Muhalefet değişmeden iktidar değişmez' diyordu.
Sayın Erdoğan İBB Başkanı iken tarihi bir cümle kurmuştu: 'Bu ülke demokratik geçinen diktatörler ülkesidir. Bizi diktatörler yönetiyor ama etiketleri demokratik. Ne diyor, 'gitmem' diyor. Nasıl gitmezsin yav, millet sana git diyor."
Aynen öyle…
Ali Hamza Aydın / diğer yazıları
- Bay Kemal neyin peşinde? / 04.06.2026
- İran nasıl zafere ulaştı? / 30.03.2026
- Irak'ın kuzeyinde Osmanlı’ya isyanlar, Nakşi, Yahudi Barzaniler / 29.03.2026
- Yeni Akit yazarları, Peygamberimize iftira atıyor / 02.12.2025
- BTP uyuşturucuya ve Escobar’lara savaş açtı / 09.10.2025
- İmam Hüseyin her türlü şifadır / 02.07.2025
- Borcunun ödeyemeyen bir şahıs, İmam Hüseyin’e gelir / 01.07.2025
- Teslimiyetin, şükrün ve fedakarlığın göstergesi: Kurban / 30.05.2025
- DEM’li 13 şart / 16.04.2025
- Ceo Cem Köksal ve vaiz Kundakçı / 05.03.2025
- İran nasıl zafere ulaştı? / 30.03.2026
- Irak'ın kuzeyinde Osmanlı’ya isyanlar, Nakşi, Yahudi Barzaniler / 29.03.2026
- Yeni Akit yazarları, Peygamberimize iftira atıyor / 02.12.2025
- BTP uyuşturucuya ve Escobar’lara savaş açtı / 09.10.2025
- İmam Hüseyin her türlü şifadır / 02.07.2025
- Borcunun ödeyemeyen bir şahıs, İmam Hüseyin’e gelir / 01.07.2025
- Teslimiyetin, şükrün ve fedakarlığın göstergesi: Kurban / 30.05.2025
- DEM’li 13 şart / 16.04.2025
- Ceo Cem Köksal ve vaiz Kundakçı / 05.03.2025




























































