logo
30 KASIM 2025


Durup, anlamak

30.12.2011 00:00:00
Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu 2011 yılı Ocak ayının ilk Pazartesinde Ankara'da "Üçüncü Büyükelçiler Konferansı"nın açılış konuşmasında "Türkiye Cumhuriyeti'nin akil ülke vizyonu"nu açıklamıştı. Çıta birden ne kadar çok yükselmişti. Doğrusu, biz de hadi bakalım, Türk diplomatları krizden krize koşturan "itfaiye eri" olmaktan çıkıyor mu? diye durup, sevinmiştik. Ama bu sefer, Sayın Davutoğlu bundan on bir buçuk ay sonra, dördüncüsü düzenlenen 'Büyükelçiler Konferansı'nın açılış konuşmasında yaptığı yıllık muhasebede "Akil Ülke Vizyonu"nun değişik bir versiyonunu veciz bir şekilde ifade etti. "Akil Ülke Vizyonu" açıklamasından daha bir sene bile geçmeden "Durmak ve anlamak" dedi, haberiniz olsun. Ne dersiniz, Türkiye sağa sola koşturmaktan bilinen, bir türlü "itfaiye eri" pozisyonundan kurtulamamış mıydı acaba? Bu biraz da bize "Hop, ağır ol da Molla desinler" özdeyişini anımsattı ya, olsun. Bunun Dışişleri Bakanı tarafından açıklanması oldukça anlamlıydı. Dışişleri Bakanının, 2012 yılına bir hafta kala 23 Aralık Cuma günü Ankara'nın yeni açılan beş yıldızlı otelinde JW Marriott'ta, İngilizce, Almanca ve Arapça etimolojisinden örnekler verip, Türkiye'nin 2012 vizyonu olarak "Durmak ve anlamak" demesi gerçekten manidardı. Konferansın adı da özenle seçilmişti, besbelliydi. "Türk Dış Politikasının Temel Dayanakları: Demokratik Değerler ve Ulusal Çıkarlar". Bu ad konulurken, bu kapsamda "Durup, Anlamak" demek zorunluluğunu hissetmek farklı bir algılamayı da dikte ettiriyordu sanki anlayan için. Acaba Dışişleri Bakanı Türk Dış Politikasındaki acullüğümüzü, birileri tarafından oradan oraya koşturulduğumuzu ya da her şeyden önemlisi kraldan fazla kralcı tavrımızı eleştiriye mi tabi tuttu, doğrusu pek anlayamadım. Bir başka eleştirel bakış ise, yoksa diyorum "Akil Ülke Vizyonu"ndan gerisin geriye dönüldü mü? Yoksa bu vizyonun farklı bir versiyonu mu gündeme alındı? Bu konudaki soruları çoğaltmak mümkün?"Büyükelçiler Konferansı" ilk olarak Ali Babacan'ın Dışişleri Bakanlığı döneminde gerçekleştirilmişti. Toplantılar Ankara'da başlayıp, ikincisi Mardin'de, Üçüncüsü Erzurum'da sonlandırılmış, bu yılkinin de Edirne'de sonlandırılacak olması gerçekten önemlidir. Bir hafta süren istişare toplantılarından sonra, Sırbistan Dışişleri Bakanının bir konuşma yapacağı Edirne'nin seçilmesi, Sırbistan ve Türkiye'nin başını çektiği "2012 Balkanlar Barış Yılı" etkinlikleri için simgesel önem ifade etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu arada hemen söylemeliyim, konferansın Ankara'daki yarım gün süren Açılış Töreni Programına Dışişleri Bakanlığı tarafından davet edildim, üçüncüsüne katılmıştım, bu dördüncü nazik davete de icap ettim. Bu süreye kadar Türkiye'nin yurtdışında görev yapan yaklaşık 180 büyükelçisi, vizyon belirleyen Devletin üst düzey yöneticileri ile bu yeni vizyonunu tartışacaklar ve de merkezden talimatlandırılacaklar. Bakan Davutoğlu, IV. Büyükelçiler Konferansı'nın Marriot Otel'de düzenlenen açılışında büyükelçilere hitaben yaptığı bir planlama direktifi olarak yapmış olduğu konuşmasında, 2011 yılının genel bir değerlendirmesini yaptı. Her on yılda bir yaşanan üç depremden, soğuk savaş sonrası yaşanan jeopolitik, 11 Eylül 2001'de yaşanan güvenlik ve 2011'de yaşanan siyasi ve ekonomik depremden, en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Ancak Türkiye'nin soğuk savaşın galip ülkesi olmasına karşın bu dönemin maalesef kayıp yıllar olduğunu, ortaya çıkan fırsatları Türkiye'nin yeteri kadar algılayamadığını ifade etmekten kendini alamadı. Dışişleri Bakanı Türkiye'nin geçmiş on yılda restorasyonunu tamamladıktan sonra 2012 yılında uzlaşma dönemine girildiğini büyük harflerle ifade etti. Görünen odur ki, 2012 yılında Türkiye "Tarihle Yüzleşmek" masalı adı altında hemen herkesten özür dileyecek ve bu bağlamda o kadar özgürleşecek ve de uzlaşacak. Bu açık seçik artık göründü. Bütün bunlardan sonra, insanın keşke her devlet birbirlerine karşı önyargısız olarak beyaz sayfalar açabilseydi, ne güzel olurdu, diyesi geliyor. Ama nedense kapalı kapılar arkasında örgütlendirilen açılımlardan ve de tazminatlarla bütünleşen yaptırımlardan hiç söz edilmiyor, bu konuşmalar açıldığında? Hiç kuşkunuz olmasın bütün bunlar yapıldı ve de yapılıyor.Hemen arkasından Sayın Bakan, Türkiye'nin bundan sonra küresel güç olacağı ütopyasını da açıklamaktan kendini alamadı. Haydi, hayırlısı, duyduk duymadık demeyin. Kuşkusuz, tarih akıp giderken, arada sırada durmak ve rasyonel bir zeminde tarihin akışını yorumlamak güzel de... Ama bunun için her şeyden önce, Türkiye'nin kendi temel dayanakları ile gerçekleştirebileceği sağlam milli bir zeminin olması gerekmez mi? Tarihin akışında sorgulanmakta olan demokratik değerler ve bu değerler bağlamında ulusal çıkarların nerede ve nasıl konumlandırılacağı ondan daha da önemli değil midir?İşte böyle, sevgili okurlar inanın biz de sizler gibi durup, bakacağız ve olup bitenleri anlamaya çalışacağız. Doğrusu bu. Ama bir şeyi büyük harflerle ifade edelim ve de şurası açık ki, iktidar tarafından şapkanın öne konulduğu aşikâr, besbelli. Ne bileyim, Hani Kızıl derilinin koşup durduktan sonra söylediği gibi acaba "Çok hızlı gittik de Ruhumuz mu arkada kaldı." Bence ruhumuzla birlikte milli değerlerimizi de geride bıraktığımız çok açık belli öyle değil mi? Sevgili okurlar?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Prof. Dr. Esat Arslan / diğer yazıları
Bordo Mavilileri önce ter bastı sonra da rahatlık
Trabzonspor, Konyaspor'u yenerek zirve yarışını sürdürdü
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
Bordo Mavilileri önce ter bastı sonra da rahatlık
Trabzonspor, Konyaspor'u yenerek zirve yarışını sürdürdü
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.