Bir ülkenin nasıl yönetildiğini anlamak için bütçe tablolarına, resmi açıklamalara, süslü cümlelere bakmaya gerek yok. Bir emeklinin mutfağına bakmak yeterli.
Tencerenin içi boşsa, ilaç kutusu yarım doluysa, fatura zarfı korku uyandırıyorsa, orada sorun vardır.
Hem de büyük bir sorun.
Bugün emekliye reva görülen şey, açlık sınırının altında bir maaş, "artış" denilerek sunulan komik rakamlar ve insanca yaşamdan sistemli biçimde dışlanmasıdır.
Hayat standardı diye bir kavram, emekli için artık yok hükmünde.
Tatil hayal, sosyal yaşam lüks, kültür nefes alınmaz bir uzaklıkta.
Emekli için yaşam, gün saymaya indirgenmiş.
Bir ömür çalışmış, prim ödemiş, bu ülkenin yükünü omuzlamış insanlar bugün yaşamak için dilenci hâline getirildi.
Belediye yardım kuyrukları, aş evleri, sosyal destek kolileri.
Hak olanın lütuf gibi sunulduğu bir düzen bu. Emekli, kendi parası için bile mahcup edildi.
Bu tabloya bakıp "kaynak yok" demek artık kimseyi ikna etmiyor.
Çünkü kaynak var.
Hem de fazlasıyla.
2026 bütçesinde öngörülen 63 milyar dolarlık faiz ödemesi, her şeyi apaçık ortaya koyuyor.
Bu para, 12 milyon emekliye bölündüğünde, her birinin maaşına aylık yaklaşık 25 bin TL eklenebilir.
Yani emeklinin 40–45 bin TL maaş alması bir hayal değil, bilinçli olarak yapılmayan bir tercih.
Ama tercihler bununla da bitmiyor.
Emekli olan miletvekili maaşları, normal bir emeklinin maaşının katbekat üzerinde.
Yaklaşık 4 bine yakın emekli milletvekilinin aldığı maaşlar ve sahip olduğu ayrıcalıklar, gerçek emekçinin ne hale düşürüldüğünü daha da görünür kılıyor.
Aynı ülke, aynı devlet ama iki ayrı hayat.
Biri refah içinde, diğeri hayatta kalma mücadelesinde.
Mecliste emekli maaşlarının iyileştirilmesine yönelik önergelerin Cumhur İttifakı oylarıyla reddedilmesi ise artık alışığız.
Her zamanki gibi oldu. Emekliye gelince el kalkmadı.
Şaşırdık mı? Hayır.
Çünkü bu yönetim anlayışı kendini defalarca kanıtladı. Emekliye "sabret" denirken, faize tek kalemde milyarlar aktarıldı.
İşte bu yüzden Çalışma Bakanı'nın hala çıkıp "emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz" demesi, gerçekle bağını koparmış bir cümle olarak havada kalıyor.
Ezdirmediniz, evet.
Direkt kazıdınız.
Hem emekliyi, hem asgari ücretliyi.
BTP Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş'ın anlattığı vatandaş sohbetleri bu yüzden bu kadar çarpıcı. Genç, dinamik ve ezber bozan bir lider olarak Hüseyin Baş, rakamların değil insanların konuştuğu yerden bakıyor meseleye. Vatandaşın ağzından dökülen cümle her şeyi özetliyor:
"Gelecek umudumuz kalmadı. Gelecek umudumuzu yok ettiler."
Bu sadece bir serzeniş değil, toplumsal bir çöküşün ifadesi.
Çünkü yoksulluk, sadece cebin boşalması değildir. Umudun da elinden alınmasıdır.
Emekli bugün sadece parasız değil, yarınsızdır.
Hüseyin Baş'ın altını çizdiği gerçek nettir.
"Bu ülkede toplanan vergiler ve mevcut kaynaklar, emeklinin de asgari ücretlinin de refah içinde yaşamasına yeter. Bu bir hayal değil."
Evet, hayal değil.
Bu ülke fakir değil. Fakirleştirilen bir halk var. Sorun ekonomi değil, yanlış yönetim.
Sorun kaynak yokluğu değil, yanlış öncelikler ve bilinçli yoksullaştırmaktır.
Artık mesele maaş meselesi olmaktan çıktı.
Mesele onur meselesidir. Emeklinin can çekişmesini görüp hala aynı cümleleri kurmak, yönetememenin açık belgesidir.
Ve bu noktada söz vatandaşa düşer.
Demokrasi bunun için vardır. Sandık bunun için vardır. İnsanların kendine reva görülen bu yönetim anlayışına, günü ve saati geldiğinde demokrasinin verdiği en meşru yol olan seçimle "ret" oyu vermesi, hem en doğru hem de en onurlu yoldur.
Emekliye reva görülen bu hayat değişmeli.
Vatandaşın düştüğü kötü durum değişmek zorunda.
Çünkü bir ülkede emekli can çekişiyorsa, şapkayı önüne koyup bir kez daha düşünmesi gerekir.
- Senyoraj hakkı / 10.01.2026
- Emekliye reva görülen / 09.01.2026
- İş yaşamında Peter İlkesi / 08.01.2026
- Bileşik enflasyon / 07.01.2026
- Hasatta hasar yılı 2025 / 06.01.2026
- Emperyalizm pençesi altındaki Venezuela / 05.01.2026
- Kilimin dili / 04.01.2026
- Kağıthane Nurtepe Cemevi / 03.01.2026
- Aslan Apartmanı / 01.01.2026






























































































