logo
13 MART 2026


Enkazın altından da üstün de feryat yükseliyor

08.02.2023 00:00:00

Ülkemiz büyük bir deprem felaketi yaşadı. Büyük bir yıkım yaşandı ve depremin bilançosunun nerelere gideceği hala belirsiz.

13.5 milyon bir nüfusun yaşadığı 10 ilimizi yerle bir eden depremde, bina enkazlarının altında hala on binlerce vatandaşımızın olabileceği ifade ediliyor.

Bölgeden gelen haberler gerçekten içler acısı ve ürkütücü…

Örneğin en çok binanın yıkıldığı, can kayıplarının çok olduğu Hatay ilimiz…

Depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay'da birçok bina yerle bir oldu. Şehrin giriş yolunda çatlaklar meydana gelirken, özel hastane, polis karakolu, oto galeriler, birçok kamu kurum binası ve iş yeri yıkıldı. Yıkılan apartmanların önüne park edilen birçok otomobil enkaz altında kaldığı görüldü.

Deprem haberini alır almaz Antalya'dan Hatay'a gelen Murat Unutulmaz, ailesinin enkaz altında olduğunu söyledi. Şehrin çok büyük hasar gördüğüne değinen Unutulmaz, "1999 Depremi'nde bölgeye gittim. Adapazarı, Düzce'nin her tarafını gezdim; oralarda 1-2 cadde ve sokakta yıkılma vardı ama şu an Hatay'ın yüzde 90'ı yıkılmış durumda. Yıkılmayan binalar da çok büyük hasar almış. Hatay haritadan silinmiş. Bütün binalardan sesler geliyor. Annem ve kardeşim halen binanın altında, dokunduklarımız oldu. Dün bir tanesine su içirdim ama kaldıramadık, sıkışmış kalmış. Çok acil yardım istiyoruz. Antakya'da, diğer çevre illerinden 8-10 katı büyüklüğünde hasar oluştu" dedi.

AFAD'ın verilerine göre, depremde toplam 5 bin 775 bina yıkıldı, 11 bin 302 binaya ilişkin ise henüz teyit edilmemiş ihbar bulunduğu öğrenildi.

10 bin bina yıkılmış olsa, bu binalarda ortalama 10 daire bulunmuş olsa ve her dairede 1 kayıp olsa felaketin büyüklüğünü düşünebiliyor musunuz?

İnşallah bu tahminlerimde yanılıyorumdur, yanılmayı çok isterim.

Resmi verilere göre, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3 bin 432, yaralı olanlar da 21 bin 103'e ulaşmış durumda.

Deprem felaketinin ardından 7 gün milli yas ilan edildi.

Biz bölgeden gelen haberlere devam edelim.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Youtube üzerinden katıldığı bir yayında Nurdağı ilçesini kastederek "İlçenin yarısından fazlası yok" ifadelerini kullandı. Daha sonra yaptığı açıklamada ise öncekinin yanlış anlaşıldığını belirterek, "Kastım, 30 bin kişinin yaşamını yitirmesi değil, 30 bin kişinin yaşadığı bölgede konutların yıkılmasıydı" dedi. Saat 04.17'de herkes uykudayken 30 bin kişinin yaşadığı konutların yıkılması ne anlama geliyor, burası da önemli…

Depremin en çok etkilediği illerden Hatay'da, hayatını kaybeden vatandaşlar hastane bahçesinde bekletilirken, hastalara çadırlarda müdahale ediliyor. 

Duruma isyan eden vatandaşlar, "Acil, çalışır durumda değil, dışarıda yağmur yağıyor. Cenazeler dışarıda bekletiliyor. Tıbbi destek istiyoruz. Hastanemiz çok kötü durumda" şeklinde tepkisini dile getirdi.

Bölgede yıkılan hastaneler nedeniyle sağlık hizmetinde yaşanan sorunları dile getiren bir hekim şunları söyledi:

"Biz şuanda Hatay Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeyiz. Burada Türkiye'nin her yerinden gelen çok sayıda sağlık personeli var. Doktorlar, beyin cerrahından ortopedisine kadar, hemşiresinden paramediğine kadar sağlık personeli açısından hiçbir sıkıntı yok. Ancak çok ciddi bir sistemsizlik, dehşet bir malzeme kıtlığı var. Burada su yok, burada mazot yok. Burada yiyecek hiçbir şey yok. Burada antibiyotik çok kısıtlı. Serum fizyolojik damar yolu açma imkanınız çok kısıtlı. İşin aksi gibi hiçbir şeklide hastaları buradan bir yere sevk edemiyorsunuz."

Hatay'ın Antakya ilçe merkezinde yapıların büyük bir bölümü yerle bir oldu. Adeta kaderine terk edilen kentte vatandaşlar kendi imkânlarıyla enkaz altındaki insanları çıkartmaya çalıştı. Yardım gelmemesine isyan eden vatandaşlar, "Sabahtan beri geziyoruz, şehir kalmadı, şehir yıkıldı. Millet ölülerini arabalarında götürüyor. Kaymakamlığa gidin cesetleri görün" diyerek tepki gösterdi.

7.6'lık ikinci depremin merkez üssü Elbistan'da birçok vatandaş, yeterli arama kurtarma ekibinin bölgeye ulaşamaması sebebiyle yakınlarını kendi imkânlarıyla enkaz altından çıkarmaya çalışıyor. Yoğun kar yağışının etkisiyle yolların kapanması sonucu bölgeye gıda ve çadır yardımı da yapılamıyor.

Bölgeden yapılan açıklamada şu sorunlar dile getirildi: 

"İnsanlar çaresiz bir şekilde yardım bekliyor. İş makineleri var ama onları kullanacak kimse yok. Şu ana kadar buraya gıda yardımı da gelmedi. Burada resmen bir can pazarı yaşanıyor. Su yok, ekmek yok, çadır, doktor yok… Fırınlar da kapalı. Bunların yanında bir de ciddi bir kar yağışı da var. Bu da Elbistan'a ulaşımı zorlaştırıyor. Aralarında Japonya'dan gelen arama ekiplerinin de olduğu ekip bu sebeple henüz buraya ulaşamadı. Karayolları ekiplerinin acilen buradaki yolları açması lazım. Şu an buranın dünyayla iletişimi kopmuş gibi."

Netice olarak diyebiliriz ki; Türkiye bir deprem ülkesi ama görünen o ki, depremlere karşı hiçbir hazırlığımız yok.

 

 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.