Bugün tablo bütünüyle ortada.
Gözü bu kez İran'a diken ABD Başkanı Trump, nefret ve savaş dilini bilinçli biçimde tırmandırmakta.
Dünyayı yeni bir ateş çemberine sürüklemekten geri durmamakta.
Diplomasi yerine tehdidi, hukuk yerine gücü, akıl yerine hıncı tercih eden bu anlayış, adım adım dünyanın katil defterine adını yazdırmaya çalışmakta.
Bu bir gaf değil, bir tercih.
Bir dil sürçmesi değil, planlı zorbalık.
Trump'ın pervasızlığı kişisel bir hezeyandan çok, Amerika'nın kriz zamanlarında devreye soktuğu sömürgeci refleksin en kaba, en çıplak hali.
Kendi ülkesinde derinleşen toplumsal karışıklıkları, iç siyasi tıkanmaları ve meşruiyet krizlerini örtmek için dışarıyı hedefe koyan bir zihniyetle karşı karşıyayız. İçeride sıkıştıkça dışarıya saldıran, iç ayaklanma ihtimali belirdikçe başka coğrafyaları ateşe atan bir anlayış bu.
Kaos, onun için kaçınılması gereken bir felaket değil, iktidarı ayakta tutan bir araç.
Evrensel hukuku ve insan haklarını hiçe sayarak ülkelerin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına göz diken bu aç gözlü dev, demokrasi ve özgürlük söylemlerini yalnızca vitrin olarak kullanır. İran bugün hedefteyse, dün başka bir ülkeydi, yarın bir başkası olacak.
Çünkü mesele ülkeler değil, kaynaklar ve kontrolü.
Dünya onların gözünde ortak bir gelecek değil, paylaştırılacak bir ganimet sahası.
Küresel ekonomi bu hoyratlığın altında paramparça edilmekte. Güven yok edilmekte, öngörü dağıtılmakta, istikrar bilerek sabote edilmekte.
Bir tweetle piyasalar sarsılır, bir tehdit milyonların hayatını tehlikeye sokar.
Bu bir rekabet değildir, açık bir şantaj.
Bu bir liderlik değil, modern çağın kravatlı eşkıyalığı.
Baskıcı ve kapalı yönetilen ülkeler "özgürlük" bahanesiyle hedef alınırken, aynı insan haklarının işine gelmediğinde nasıl yok sayıldığı herkesin gözü önünde.
Halkların acısı, Amerikan emperyalizmi için bir vicdan meselesi değil, pazarlık unsurudur.
Ticaret savaşları, yaptırımlar, ambargolar, ekonomik kuşatmalar ve şimdi açık savaş tehditleri.
Hepsi aynı sömürgeci zincirin halkaları.
İşte bu noktada rahmetli Prof. Dr. Haydar Baş'ın 26 Ocak 2013'te yaptığı konuşma, bugün tarihsel bir belge niteliği taşımakta.
"Ben sadece Eskişehir ile Türkiye'yi 20 sene idare ederim" derken, Türkiye'nin neden hedefte olduğunu anlatıyordu.
O gün alay edilen bu sözler, bugün Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementleri üzerinden koparılan fırtınayla doğrulanmıştır.
ABD Başkanı Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan bu rezervleri talep edebileceğine dair iddiaların dolaşıma girmesi, Amerika'nın gerçek niyetinin itirafıdır.
Haydar Baş Hoca'nın "3 kat trilyon dolarlık servet elimizde var dediğimde benimle dalga geçiyorlar, 'nerede o kadar servet?' diyorlar.
Şimdi bakıyoruz ki her yerden kaynak fışkırıyor" sözleri bugün tokat gibi ortada.
Amerika'nın dünya üzerinde oynadığı oyunu, Türkiye üzerinde kurulacak senaryoları 13 yıl önceden açıkça işaret etmişti Haydar Hoca.
Bugün İran'a yönelen tehdit dili de aynı senaryonun devamı.
Hitler benzetmesi, bir slogan değil, tarihsel bir uyarıdır. Aynı kibir, aynı fütursuzluk, aynı "ben yaparım olur" anlayışı.
Tankların yerini finansal silahlar, işgallerin yerini ekonomik kuşatmalar ve vekalet savaşları almıştır. Ama sonuç aynı.
Yıkım, ölüm ve kaos.
Eğer bu pervasızlığa dur denmezse, dünya gerçekten yangın yerine döner. Ekonomi cepheye, ticaret silaha, diplomasi tehdide dönüşür.
Bedeli saraylar değil, halklar öder, eksilen ekmekle, çalınan hayatlarla, karartılan geleceklerle.
Ama tarih tek bir gerçeği defalarca yazmıştır.
Zorbalık büyürken gürültü çıkarır, çökerken duyulmaz.
Sömürü düzeni ayakta kalamaz.
Eşkıyalık hüküm süremez.
Bütün bu karanlığın karşısında yine aynı sertlikte durur.
- Yurt dışına giden konut yatırımı 100 milyar Türk Lirası / 21.01.2026
- Susuzluk kader mi, yoksa tercih mi? / 20.01.2026
- Eshab-ı Kehf / 19.01.2026
- Miraç Kandili ve Miraçlama / 18.01.2026
- Metrobüsten tramvaya dönüş / 17.01.2026
- Yüzde 10 / 16.01.2026
- Gebze’de Geleceği Savunmak / 15.01.2026
- Yenilenebilir enerji / 13.01.2026
- Vergi affı / 12.01.2026



























































































