logo
25 ŞUBAT 2026


Gizli el ve demokrasi

02.06.2018 00:00:00
Serbest piyasa mekanizmaları, Kapitalizmin "her arz kendi talebini gizli bir el tarafından karşılar" ifadesi çerçevesinde uygulanır. Bu ifadenin koskocaman bir yalan olduğu MEM'de mısır örneğiyle anlatılır. Dünya 250 yıldan bu tarafa, Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezine kadar bu yalana teslim olmuş durumdaydı.
Gizli el aynı zamanda haksız kazancın da ifadesidir. Bu eli arayıp bulamayanların, ülkelerin borçlanma enstrümanlarına bakmaları onlar için yeterli olacaktır. 
Kapitalizmin serbest piyasa mekanizmaları, gücünü tarih boyunca paraya getirilen yanlış tanımlardan almıştır. İster Karl Marks (1818-1883), İrwing Fisher (1867-1947) ve isterse Milton Friedman (1902-2006) olsun, hepsinin para tanımları incelendiğinde sömürü aracı olarak kullanılmaya müsait olduğu görülür. 
Haydar Baş'a göre para (1947- ) ise maliyetsizdir ve üretim ve tüketimin dışında karlılığı mevcut değildir. Asla finansal sömürüye de izin vermez. Onun için ekonomide para çok önemlidir ama daha önemlisi paraya getirilen tanımdır. 
Bir taraftan serbest piyasa ekonomisini kullanacağız diyeceksiniz diğer taraftan da Vatandaşlık maaşı vereceğinizi veya asgari ücreti 2.300 TL seviyesine çekeceğinizi ifade edeceksiniz. Bunun net iki manası vardır: Ya siz YALAN söylüyorsunuz ya da serbest piyasa ekonomisinin ne demek olduğunu ve çalışma mekanizmalarını bilmiyorsunuz. 
Bir örnek de AB'den verecek olursak, AB devletleri Prof. Dr. Haydar Baş'ın paraya getirdiği tanımı ve altında yatan matematiği kavramış olsalardı bugün yaşadıkları ekonomik sıkıntıların hiçbirini yaşamayacaklardı. 
Özellikle AB devletlerinin ortak paraya, Euro'ya geçtikten sonra kamu borçlarının arttığını görmekteyiz. AB devletlerinin ortak paraya geçtiklerini ilan ettikleri ilk gün Prof. Dr. Haydar Baş "AB Devletleri ihtiyaç duyacakları parayı senyoraj geliriyle üretme yerine, Avrupa Merkez Bankasından borçlanarak elde edecekler. Bu durum devletlerin kamu borçları arttıracak bu da sosyal devletin bireye yansıyan yönünü negatif etkileyecektir" demişti. Bugün AB devletlerinin geldiği nokta, Haydar Baş'ın 16 sene önce ifade ettiği gerçekler olmuştur.
Ortak paraya geçmeden önceki ve bugün Almanya, Hollanda ve Fransa'nın kamu borçlarını incelediğimizde, 2002 yılında Prof. Dr. Haydar Baş'ın yapmış olduğu tespitin ne kadar haklı olduğunu görmekteyiz:
Almanya 1.241.050 trilyon $ (2002), 2.364.059 trilyon $ (2017)
Fransa 904.731 milyar $ (2002), 2.506.167 trilyon $ (2017)
Hollanda 226.541 milyar $
 (2002), 470.000 milyar $ (2017)
Devletlerin kamu borçları son tahlilde her bireyin borcu olarak, bireyin ekonomisine olumsuz bir şekilde yansıyacaktır. Bu olumsuz tablo altında yaşayan bireyin insan haklarını tam olarak, eksiksiz yaşayabileceğini kim söyleyebilir? Onun için bireye onurlu bir yaşam sunmadan insan haklarından bahsetmenin laftan öteye geçmesi mümkün olmayacaktır. 
İşsiz insanların, dilenen bireylerin, çalışan yoksulların, aldığı paranın kendisini mutlu etmediği işçilerin, devletin kamu açığını, vergileri arttırarak tahsil ettiği vatandaşların yaşadığı ve dolaylı vergilerin fakir zengin ayırımı yapmadan aynı oranda tahsil edildiği bir ülkede, ne kadar insan haklarından ve demokrasiden bahsedebiliriz? 
İnsan hakları, ancak bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine inşa edilebilir ve insan hakları ancak o zaman hakkıyla yaşanabilir.
Bunun için ilk yapılması gereken, kapitalizmin gizli ve kirli elinden kurtulup Prof. Dr. Haydar Baş'ın MEM'de tarifi ve matematiği ortaya koyulan BABA devleti devreye koymaktır. Türk insanının ve bütün dünya insanlığının başka çaresi de kalmamıştır.
 
Harun Kayacı / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.