logo
08 EKİM 2026

Hacı adaylarına acente uyarısı

23.09.2001 00:00:00
 
TÜRSAB, gazetelere verdiği ilanlarla hacı adaylarını uyararak, yetki belgesi olmayan (A) grubu seyahat acentalarına kayıt yaptırmamalarını istedi. Seyahat acentalarının isimlerinin ve telefon numaralarının yer aldığı ilanda, hacı adaylarının ücretlerini ödedikten sonra kayıtlarını Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Hac Kayıt Belgesi'ni almaları gerektiği ifade edildi.

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'un verdiği bilgiye göre, (A) grubu seyahat acentaları ile hacca gitmek isteyen hacı adayları havayolu için 1800 dolar, karayolu için de 1400 dolar ödeyecekler.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nca, ekonomik kriz dolayısıyla bu yıl hacı adaylarından alınacak hac ücretinden Türkiye'de harcaması yapılacak ilaç, tıbbi malzeme, personel, kargo, kurye, otobüs, kitap ve hac malzemeleri ile diğer masrafların Türk Lirası olarak tahsil edilmesine ilişkin kararı, TÜRSAB da uygulayacak.

TÜRSAB, hacı adaylarından ücretlerin 150 dolarlık bölümünü Türk Lirası olarak alacak.

Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi

Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi. Binanın üst katlarında mahsur kalanlar tahliye edilirken, yıkılan bölümlerde arama kurtarma çalışmaları devam ediyor 

08.10.2026 06:53:00 / Güncelleme: 08.10.2026 07:26:13
AA / Haber Merkezi
 
Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi
Maltepe'de 7 katlı binada çökme meydana geldi
Maltepe'de 7 katlı bir binanın alt katlarının çökmesi nedeniyle arama kurtarma çalışması başlatıldı.
 
Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı bir binanın ilk üç katı, henüz bilinmeyen nedenle çöktü.

Binanın tamamı yıkılmazken alt katlarda meydana gelen çökme nedeniyle yapı zemine doğru oturdu. 
 
Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine, itfaiye, AFAD, UMKE, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
 
Binanın çökme yaşanmayan üst katlarında mahsur kalanlar, olay yerindeki ekipler tarafından tahliye edilirken, enkazda arama kurtarma çalışması başlatıldı. 

İlk bilgilere göre enkazdan bir kişi çıkarıldı. 

Çökme nedeniyle binada başka kişilerin bulunup bulunmadığının belirlenmesine yönelik arama kurtarma faaliyetleri devam ediyor.
 
Ayrıntılar gelecek...

İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi

Türkiye genelinde son dönemde eğitim kurumlarında tırmanışa geçen şiddet olayları ve güvenlik zafiyetleri, velileri, öğretmenleri ve karar vericileri harekete geçirdi. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve İçişleri Bakanlığı peş peşe sert tedbirleri devreye alırken, güvenlik ve eğitim uzmanları kalıcı huzur için "bütüncül bir güvenlik ekosistemi" kurulması gerektiğine dikkat çekiyor

07.10.2026 16:10:00
Eyüp Kabil
 
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
İşte uzmanların okul güvenliği reçetesi
Türkiye'de eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte okullardaki güvenlik sorunları yeniden kamuoyunun en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi. Özellikle Kahramanmaraş ve Şanlıurfa gibi illerde ve dün Başakşehir'de yaşanan menfur silahlı saldırıların yanı sıra akran zorbalığının dijital mecralara kayması, "Güvenli okul nedir ve nasıl sağlanır?" sorusunu acil bir ihtiyaç olarak önümüze koydu.

Resmî makamların attığı idari adımları, sahada uygulanan yeni yönetmelikleri ve uzmanların sunduğu somut çözüm önerilerini mercek altına aldık.


Bakanlıklardan ortak çizgi: X-ray, tek kapı ve yapay zekâ dönemi


Eğitim kurumlarında tırmanan risklere karşı İçişleri Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda yepyeni bir güvenlik konseptine geçildi. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından açıklanan "Güvenli Okul İklimi" tedbirleri kapsamında sahada köklü değişiklikler uygulanıyor.

Veliler artık okullara istedikleri an giriş yapamıyor. Geliştirilen Veli Randevu Sistemi üzerinden randevu almayan hiçbir dış şahıs ders saatlerinde okul binalarına kabul edilmiyor.

Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle, okul yönetimlerine risk durumlarında öğrencilerin kişilik haklarını zedelemeden sınıflarda, sıralarda ve dolaplarda arama yapma yetkisi verildi. Okul giriş-çıkışları tek bir kontrollü kapıdan sağlanırken, yüksek riskli okullara X-ray cihazları ve siber devriye destekleri entegre ediliyor.

Binlerce okulda doğrudan "Okul Kolluk Görevlisi" (Okul Polisi) ve "Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi" konumlandırılarak emniyetle anlık hatlar kuruldu.


Uzman gözüyle okul güvenliği


Okul güvenliği üzerine önemli araştırmalara imza atan Güvenlik Uzmanı ve CSG City Security Group Kurucusu Osman Öztürk, güvenli okul kavramının çocuğun evden çıktığı andan itibaren eve döndüğü ana kadarki tüm süreci kapsadığını vurguluyor.

Öztürk'e göre okulların fiziki önlemlerle donatılması şart, ancak tek başına yeterli değil. Uzmanın dikkat çektiği hayati noktalar şu şekilde:

1. Okulun "zorbalık ve risk haritası" çıkarılmalı

Araştırmalar akran zorbalığının ve fiziksel şiddetin en çok okul bahçesi, kör koridorlar ve teneffüs alanları gibi gözetimin zayıfladığı yerlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Okul yönetimlerinin büyük bütçeler harcamadan önce kendi binalarının risk haritasını çıkarması ve nöbetçi öğretmen ile kamera takibini bu sıcak noktalarda yoğunlaştırması gerekiyor.

2. Bilgi kopukluğu engellenmeli: Erken uyarı sistemi

Büyük şiddet olayları nadiren bir anda ortaya çıkar. Çocuklar çoğunlukla niyetlerini dijital ortamda, arkadaş sohbetlerinde ya da davranış değişiklikleriyle önceden açık ederler. Rehberlik servisleri, öğretmenler ve aileler arasındaki bilgi kopukluğunu önleyecek, yapay zekâ destekli bir erken uyarı sistemi çocuğun "damgalanmadan" sisteme kazandırılmasını sağlayabilir.

3. Dijital şiddet kapıda beklemiyor, sınıfın içinde!

Öğrenciler arasında şiddetin en az yüzde 37'si dijital ortamlarda hayat buluyor. Sosyal medya üzerinden gelen hakaret ve tehditler okul koridorlarında fiziki kavgaya dönüşüyor. Bu nedenle siber güvenlik eğitimleri ve çocuklara "dijital davranış kültürü" kazandırılması fiziki bariyerler kadar koruyucudur.


"65 bin profesyonel şart"


Meclis gündemine taşınan kanun teklifleri ve eğitim sendikalarının raporları, okullardaki güvenlik personelinin geçici çözümler yerine kalıcı kadrolarla sağlanması gerektiğini savunuyor. Siyasiler ve uzmanlar, Türkiye genelindeki okulların korunması için en az 65 bin profesyonel güvenlik görevlisinin istihdam edilmesini talep ediyor.

Bununla birlikte, sadece polisiye tedbirlerin şiddeti önleyemeyeceği ortak kanaat. Okullara yeterli sayıda psikolog ve sosyal hizmet uzmanı atanarak; yoksulluk, aile içi şiddet veya psikolojik buhran yaşayan öğrencilerin erkenden tespit edilip rehabilitasyon sürecine alınması, sorunu kökten çözecek en büyük adım olarak görülüyor.

Eğitim kurumlarımızın tamamen güvenli hale gelmesi, devletin kararlı regülasyonları, okul idarelerinin sıfır toleranslı uygulamaları ve ailelerin çocuklarının dijital/fiziksel dünyasını yakından takip etmesiyle mümkün olacak.

Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga

İstanbul Esenyurt'taki bir lisede sınıf arkadaşları arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü; olayda yaralanan iki öğrenci hastaneye kaldırılırken, 16 yaşındaki şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili geniş çaplı adli inceleme ve soruşturma başlatıldı

07.10.2026 16:02:00 / Güncelleme: 07.10.2026 16:06:30
İHA
 
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde öğrenciler arasında çıkan tartışmada 2 öğrenci bıçakla yaralandı. Olay yerine gelerek bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, yaralı öğrencilerin tedavisinin devam ettiğini açıkladı.

Olay, Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. Öğrenciler arasında çıkan tartışma sırasında bir öğrenci, diğer 2 öğrenciyi bıçakla yaraladı. Olayın ardından okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin okulda yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralı 2 öğrenci, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Saldırgan ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.



Kaymakam Çobanoğlu açıklama yaptı

Okula gelerek konuyla ilgili bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Çobanoğlu, "Sınıf içerisinde bir öğrencimiz, iki sınıf arkadaşını bıçakla yaralamış. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Tedavi süreçleri devam ediyor. Adli ve idari tahkikat sürüyor. Yaralı bir çocuğumuzun durumu iyi, hafif yaralı. Diğer çocuğumuzun tedavisi sürüyor. İnşallah en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz" ifadelerini kullandı.

2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

2026 Nobel Kimya Ödülü'ne, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfi" dolayısıyla Henri B. Kagan ve Kenso Soai layık görüldü

 

07.10.2026 13:57:00
Anadolu Ajansı
 
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı
2026 Nobel Kimya Ödülü'nü Kagan ve Soai kazandı

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisinde düzenlenen basın toplantısında, 2026 Nobel Kimya Ödülü'nün sahipleri açıklandı.

Kagan ve Soai, "asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkilerin ve otokatalizin keşfine" yaptıkları katkılar dolayısıyla ödülün sahibi oldu.

Amino asitler gibi bazı moleküller, birbirlerinin ayna görüntüsü olan iki varyant halinde bulunuyor ancak canlı organizmalar bu ayna görüntülerinden yalnızca birini içeriyor.

Kagan ve Soai, yaptıkları çalışmalar kapsamında, bu tür bir kimyasal asimetrinin nasıl oluşmuş olabileceğini ortaya koyuyor.

Kagan, kimyasal tepkimeleri yönlendirmek için geliştirdiği yeni yöntemle, birbirinin ayna görüntüsü olan moleküllerden birinin daha önce mümkün olduğu düşünülenden çok daha yüksek oranda elde edilmesini sağladı.

Bu keşif, ilaç, aroma, koku ve yeni malzemelerin üretiminde kullanılan kimyasal tepkimelerin geliştirilmesinde önemli rol oynuyor.

Soai ise olası ayna görüntülerinden yalnızca birinin oluştuğu ilk kimyasal tepkimeyi tasarladı.

"Soai tepkimesi" olarak bilinen bu yöntem, Akademi tarafından bugüne kadar gerçekleştirilen "en dikkat çekici kimya deneylerinden biri" olarak nitelendiriliyor.

Henri B. Kagan ve Kenso Soai kimdir

Fransız kimyager Henri B. Kagan, organik ve organometalik kimya, asimetrik sentez ve asimetrik kataliz alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Fransa'da 1930'da doğan Kagan, Paris'teki Sorbonne Üniversitesinde eğitim gördükten sonra 1960'da College de France'tan doktora derecesini aldı.

Organik kimyager Kenso Soai ise Japonya'nın Hiroşima kentinde 1950'de doğdu. Tokyo Üniversitesinden mezun olan Soai, doktora ünvanını 1979'da aldı.

Nobel Ödülleri hakkında

İsveçli Alfred Nobel'in vasiyeti üzerine ölümünden sonra, 29 Haziran 1900'de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.

Bunlara ek olarak Nobel Ekonomi Ödülü, 1968'de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel'in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969'da verildi.

Nobel Ödülleri, her yıl Alfred Nobel'in ölüm yıl dönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor.

Ödüller 1901'den bu yana veriliyor. Ödüllerin verilmediği durumların çoğu Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında gerçekleşti. Ödül törenleri, Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021'de de yapılamamıştı.

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu

07.10.2026 12:11:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu
Fon soruşturmasında adı geçen Finansal Kurumlar Birliği Başkanı Ali Emre Ballı İstanbul'da ölü bulundu.

Ajanslara yansıyan bilgilere göre Ballı, Çekmeköy'de bir aracın içinde tabancayla başından vurulmuş şekilde ölü bulundu.

Yapılan ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri olay yerine geldi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ajanslara göre Başsavcılık açıklamasında Ballı'nın Sırapınar mahallesinde saat 15.40 sıralarında boş arazide bir araç içerisinde ölü olarak bulunduğunu teyit etti.

Adil Katılım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Finansal Kurumlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ballı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında geçtiğimiz günlerde ifade vermişti.

İfadesine başvurulan Ali Emre Ballı hakkındaki mal varlığı tedbir kararı kısa bir süre önce kaldırılmıştı.

Ballı, Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevi yanında Adil Varlık Yönetim A.Ş'nin yönetim kurulu başkanıydı.

Ali Emre Ballı aynı zamanda Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yönetim kurulunda da bulunuyordu.

Ballı kimdir?
TBF'nin internet sitesinde yer alan özgeçmişine göre Ballı, 1980 yılında Mersin'de doğdu.

Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu.

Teknoloji alanında özel sektörde çalışan Ali Emre Ballı, 2001 yılında girişimci olarak kendi şirketlerini kurdu.

Digital Katılım Bankası, finansman şirketi, elektronik para ve ödeme şirketi, teknoloji, alacak yönetimi ve varlık yönetimi şirketlerinde ortaklıkları bulunan Ali Emre Ballı, aynı zamanda Varlık Yönetim Şirketleri Sektör Başkanlığı ve Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığı görevlerini sürdürüyordu.

Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınırken, 3 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor

07.10.2026 12:04:00
Haber Merkezi
 
Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Çeşme Belediyesi'ne yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 12 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, 12 şüpheliye yönelik operasyon 7 Ekim saat 06.30'da İzmir'de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Soruşturmanın, 5 Ekim'de Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan incelemelerle genişletildiği belirtildi.

Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olay sırasında suçüstü yaptığı, yapılan araştırmada ise evrakların imha edilmesi yönündeki talimatın Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiğinin değerlendirildiği kaydedildi.

Başsavcılık, Sağlamer hakkında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden bir soruşturma bulunduğunu açıkladı.

Benzer nitelikteki soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda şüphelilerin söz konusu suçlara iştirak ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı ve delillerin kaybolma ihtimali bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon kararı alındığı bildirildi.

8 KİŞİ GÖZALTINDA
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheliler şöyle sıralandı:

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer
ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın
ÇEŞTUR Büro Memuru Aziz Metin
Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir
Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Okan Aktaş
Çeşme Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl
İşletme sahibi Yücel Güngör
Pansiyon sahibi Metin Akpınar
Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin'in ise başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu belirtildi.

Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit ve emlakçı Şahin Özer'in yerlerinin tespit edildiği, bu kişilerin gözaltına alınarak İzmir'e getirilmelerine yönelik işlemlerin sürdüğü aktarıldı.

BELEDİYEDEKİ İŞLEMLER DE İNCELENİYOR
Soruşturma kapsamında şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleriyle bağlantılı olarak rüşvet ve irtikap suçlarını örgütlü şekilde işledikleri yönündeki iddiaları araştırılıyor.

Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konulduğu bildirildi. Çeşme Belediyesi bünyesindeki ilgili birimlerde arama ve el koyma işlemlerinin de sürdüğü belirtildi.

Derin Mermerci'nin Boğaz'da bulunan tarihi yalısına yolcu vapuru çarptı

Derin Mermerci'nin Boğaz kenarındaki tarihi Kazasker Necmettin Efendi Yalısı'na yolcu vapuru çarptı. O anları Derin Mermerci sosyal medya hesabından paylaştı

07.10.2026 07:00:00
İHA
 
Derin Mermerci'nin Boğaz'da bulunan tarihi yalısına yolcu vapuru çarptı
Derin Mermerci'nin Boğaz'da bulunan tarihi yalısına yolcu vapuru çarptı
Kaza, 23.30 sıralarında Kandilli Sahili'nde bulunan 200 yıllık Kazasker Necmettin Efendi Yalısı'nda meydana geldi.

Boğaz Turu yaptığı öğrenilen yolcu vapuru henüz bilinmeyen sebeple yalıya doğru sürüklenerek önce yalı önünde bulunan yata ardından yalıya çarptı.

Kaza sonrası yaşananları Derin Mermerci sosyal medya hesabından paylaştı.

Görüntülerde Derin Mermerci dava açacağını, rıhtımının yok olduğunu ve çocuklarının travma yaşadığını söyledi.



Kaza anı güvenlik kamerasında



Öte yandan yolcu gemisinin yalıya çarpma anları güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntüleri Derin Mermerci sosyal medya hesabından paylaşırken görüntülerde geminin kontrolsüzce önce yata çarptığı ardından yalının bahçesine çıktığı görülüyor.

Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu

Ankara'da polis uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Ahmet Türkoğlu şehit oldu

07.10.2026 06:03:00 / Güncelleme: 07.10.2026 06:07:45
AA
 
Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu
Başkentte uygulama noktasında ateş açılması sonucu polis memuru Türkoğlu şehit oldu

Pursaklar ilçesinde "şok" uygulama sırasında polis ekipleri bir aracı durdurdu.

Araçtakilerin kimlik kontrolleri yapıldığı sırada arkada oturan şüpheli araçtan inerek elindeki silahla polis memuru Ahmet Türkoğlu'na ateş etti.

İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin müdahalesinin ardından Pursaklar Devlet Hastanesine kaldırılan Türkoğlu, müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Olay yerinden kaçan şüpheliler ise ekiplerin çalışması sonucu yakalandı.

Ankara Valisi Yakup Canbolat, hastane önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, üzüntülü bir olayla karşılaştıklarını söyledi.

Saat 23.25 sıralarında Karacaören TOKİ yolundaki "şok" uygulama noktasında bir aracın durdurulduğunu anlatan Canbolat, aracın içerisinde 3 kişinin olduğunu, öndeki kişilerin kimlik kontrollerinin yapıldığı sırada arkadaki kişinin arabadan inerek polis memuruna 2 el ateş ettiğini söyledi.

Vali Canbolat, polis memuru Ahmet Türkoğlu'nun tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirterek, "Kahraman polisimiz maalesef şehit oldu. Araç kaçıyor, araçtaki 2 kişi elde, onlar alındı. Saldırıyı yapan fail de olaydan hemen sonra kendi kafasına sıkıyor. Ona da şu an müdahale ediliyor ama durumu ağır gözüküyor. Hepimize geçmiş olsun. Şehidimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Başımız sağ olsun." diye konuştu. 

Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!


 
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında başı çekerken, günlük yaşama kolayca dahil edilebilen yürüyüş bu riski azaltmada önemli rol oynuyor. 
 

06.10.2026 11:01:00
Murat Çorbacı
 
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!
Kalp sağlığı için yapılacak yürüyüşün de kuralı var!

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite öneriyor. Ancak özellikle 35 yaşından sonra ve uzun süredir hareketsiz olanlarda, yürüyüşün süresi kadar, temposu ve hangi koşullarda yapıldığı da önem taşıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüşte doğru tempoyu anlamanın en kolay yollarından birinin 'konuşma testi' olduğunu belirterek, "Orta tempolu bir yürüyüşte konuşabilir, ancak uzun cümleleri rahatça söylemekte zorlanırsınız. Konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız temponuz fazla yüksek olabilir" diyor. Prof. Dr. Murat Turfan, 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kalp sağlığı için yürüyüşte dikkat edilmesi gereken 6 temel kuralı anlattı.

Yürüyüşe başlamadan önce kendi risklerinizi öğrenin

Prof. Dr. Murat Turfan, "35 yaşından sonra değişen şey yürüyüşün kuralları değil, kişinin kendi risklerini daha iyi tanımasının önemidir" diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: "Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız, sigara kullanıyorsanız, hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliğiniz varsa ya da ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunuyorsa yürüyüş programına başlamadan önce sağlık durumunuzun değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen kişilerde hekim muayenesi ve ek testlerle egzersizin güvenli sınırları belirlenebilir. Bilinen kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin ise yürüyüşün süresi ve şiddeti konusunda mutlaka hekimlerinin önerisine göre hareket etmeleri gerekir" dedi. 

İlk ve son 5-10 dakikayı hafife almayın

Yürüyüşe başlar başlamaz yüksek tempoya çıkmak kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki yükü aniden artırabilir. Bu nedenle ilk 5-10 dakikayı daha rahat bir tempoda geçirerek vücudun ısınmasını sağlamak, ardından yürüyüş hızını kademeli olarak yükseltmek faydalıdır. Yürüyüşü bitirirken de birden durmak yerine son birkaç dakikada tempoyu yavaşlatmak gerekir. Isınma ve soğuma bölümleri özellikle yüksek tempoda yürüyenler ve kalp-damar hastalığı bulunanlar için daha önemlidir.

Temponuzu 'konuşma testi' ile ayarlayın


Yürüyüş sırasında nabzınızı sürekli takip etmek zorunda değilsiniz. Bunun için oldukça basit bir yöntem var; konuşma testi. Orta şiddette bir yürüyüş sırasında konuşabilirsiniz, ancak uzun cümleleri rahatlıkla söylemekte zorlanmaya başlarsınız. Buna karşılık konuşamayacak kadar nefes nefese kalıyorsanız tempo sizin için fazla yüksek olabilir. Elbette bu sınır kişiden kişiye değişir. Düzenli egzersiz yapan bir kişinin 'orta şiddeti', uzun süredir hareketsiz bir kişinin temposundan oldukça farklı olabilir.

Bir günde çok değil, haftaya yayarak yürüyün

Kalp sağlığı için haftada bir gün birkaç saat yürümek yerine, hareketi haftanın geneline yaymak daha doğru bir yaklaşım. Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin. Örneğin, haftanın 5 günü 30'ar dakikalık tempolu yürüyüş iyi bir başlangıç olabilir. Üstelik bu süreyi tek seferde tamamlamanız gerekmiyor; gün içinde yapacağınız 10-15 dakikalık yürüyüşleri bir araya getirerek de toplam süreye ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan kusursuz bir program değil, hareketsiz geçen günlerin sayısını azaltmak ve sürdürülebilir bir düzen oluşturmak.

Yemek saatine ve hava koşullarına dikkat edin

Özellikle ağır bir öğünün hemen ardından tempolu yürüyüş yapmak hazımsızlık, şişkinlik ve rahatsızlık hissine yol açabilir. Büyük öğünlerden sonra bir süre beklemek ve yürüyüşe daha hafif tempoda başlamak daha uygun olacaktır. Sıcak ve nemli havalarda vücudun ısı düzenlemesi zorlaşırken, çok soğuk havalarda damarların büzüşmesi ve tansiyonun yükselmesi gibi etkiler görülebilir. Kalp hastalığı olan kişilerin özellikle aşırı sıcak veya soğuk havalarda egzersiz koşullarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Bu belirtilerde yürüyüşe devam etmeyin!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Turfan, yürüyüş sırasında bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: "Yürüyüş sırasında göğüste baskı veya sıkışma; kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, alışılmadık nefes darlığı; belirgin çarpıntı; baş dönmesi; soğuk terleme veya bayılacak gibi olma hissi gelişirse yürümeye devam edilmemelidir. Belirtiler kısa sürede geçse bile tekrarlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Belirgin ya da devam eden göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı veya bayılma gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Unutmayın, yürüyüşün amacı sınırlarınızı zorlamak değil, sağlığınızı güvenli ve düzenli hareketle desteklemektir."

Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!


 
Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

06.10.2026 10:52:00
Murat Çorbacı
 
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!
Ani başlayan ateş, öksürük ve kas ağrısına dikkat!

Sonbaharın gelmesiyle birlikte influenza (grip) vakalarının görülme sıklığı artabiliyor. Hava sıcaklıklarındaki değişimler, okulların açılması ve kapalı, kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi solunum yolu virüslerinin daha kolay yayılmasına zemin hazırlayabiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı bulunanlar ve obezitesi olan kişilerde daha ağır seyredebildiğini vurguluyor.

Bazı basit ama etkili önlemlerle influenzadan korunmanın mümkün olabildiğini vurgulayan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Koyunseven, 7 etkili önlemi anlattı.
1. Grip aşınızı olun! Özellikle komplikasyon riski yüksek kişilerde aşılama hastalığın ağır seyretme ve ciddi sonuçlara yol açma riskini azaltmada önem taşır.
2. Sağlıklı ve dengeli beslenin!
3. Uyku düzeninize dikkat edin!
4. El hijyenine çok özen gösterin!
5. Hasta kişilerle temastan uzak durun!
6. Ortamı sık sık havalandırın.
7. Maske takın.


Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, "İnfluenza tedavisinde antiviral ilaçlar, hastalık süresinin kısaltılmasına ve özellikle risk grubundaki kişilerde komplikasyonların azaltılmasına katkı sağlayabilir. Tedaviden en yüksek yararın sağlanabilmesi için antiviral ilaçlara, belirtilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 48 saat içinde başlanması önemlidir. Bununla birlikte ağır seyreden veya hastaneye yatış gerektiren durumlarda, 48 saat geçmiş olsa dahi hekim değerlendirmesiyle antiviral tedavi gündeme gelebilir" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.