logo
09 AĞUSTOS 2026

Halimizden şikayet etmemek mümkün mü?

Sıkıntılar türlü türlüdür. Kimisi bedende, kimisi kalptedir. Bazı sıkıntılar halktan, bazısı da Hak’tan gelir. Sıkıntıya duçar olmayan kimsede hayır yoktur. Sıkıntılar Hakk’ın çengelleridir

07.06.2026 00:31:00
Haber Merkezi
 
Halimizden şikayet etmemek mümkün mü?
Halimizden şikayet etmemek mümkün mü?
"Sıkıntılar türlü türlüdür. Kimisi bedende, kimisi kalptedir. Bazı sıkıntılar halktan, bazısı da Hak'tan gelir. Sıkıntıya duçar olmayan kimsede hayır yoktur. Sıkıntılar Hakk'ın çengelleridir.
   
Bu sıkıntılarla ilgili Allah'a şikayet etme.

Nefsin, aile efradın, malın hususunda Allah ile çekişme. Allah'ın bu hususlardaki hükmüne karşı gelmeye ve onları değiştirmesini istemeye kalkışma. Allah'ın bu hususlardaki hükmünü değiştirmesini adeta O'na emretmekten utanç duymuyor ve sıkılmıyor musun?







Ey oğul!

Bu âlemde yalnız İzzet ve Celal sahibi Allah vardır. Eğer Allah ile birlikte olursan işte bu takdirde sen O'nun kulusun. Yok, eğer Allah ile birlikte değil de insanlarla ve mahlûkatla birlikte olursan; bu takdirde de sen onların kulusun.

İstisnasız bütün fani varlıklar izzet ve celal sahibi Allah ile aranda birer perdedir. Hangisi ile birlikte olur ve hangisine bağlanırsa Allah ile kendisi arasında birer perdedir.

Şunu iyi öğren ki, Hakk'ın kapısından başka kapı yoktur. Ondan kaçmanın mümkün olmadığına inan ve hak işlerden intikam almanın imkânsız olduğunu bil.

Günah yapmak yalnız seni köreltir. Hakk'a yapacağın taarruz yalnız senin tabiatını karartır.
 
Akıllı ol. Dünyanın azıyla yetin, ahiretin çok şeyi gelinceye dek az dünyalıkla yetinmeyi elden bırakma. Böyle olursan yediklerini yeterlik duygusu ile alırsın. Kısmetini dünyada dünyanın eli ile ve tabiat, heva, şeytan, avam, halk ve sultanlarla değil, Yüce Mevla'nın kapısında durarak, O'nun kudret ve fiil tecellisi, O'nun Zatı ile alır yersin…







Dünyanın cenneti, gönül rahatıdır

Buna ermek isteyen, sakin ve olanlara razı olmalıdır. Olanlara razı olmak, bunların içinde kendini Hakk'a teslim olmuş bulmak en iyi yoldur.

Allah'ın mana kapısı buradan açılır. Ve kulun sevilmesi böyle oldukça gerçeğe uyar. 'Sıkıntı' denen illet en büyük dünya azabıdır. Ahiret azabı daha başkadır.

Allah bir kuluna sevgi yolunu gösterirse evvela ona gönül rahatlığı verir; o da bu rahatlık sayesinde hoş bir ömür sürer. Allah'a kavuşma yolu buradan başlar. O'nun nuruna vasıl olma böyle tahakkuk eder.

Halinden şikayet etmemek Allah'tan rıza halidir.

Oğlum! Amellerinde ihlaslı olmaya bak. Ameline bakmayı ve yaptığın amele Yaratan'dan ve yaratılanlardan karşılık beklemeyi bırak. Allah'ın vereceği nimetler için değil, sırf Allah rızası için amel et. Allah'ın rızasını arayanlardan ol. O'nun rızasını ara ki sana versin. Sana verdiği zaman dünyada da, ahirette de cenneti elde etmiş olursun.

Dünyadaki cennet Allah'a yakınlık, ahirette ki ise O'nun cemalini seyretmektir…

O kimse ki, Allah'ın hükmüne rıza duygusuna sahip olmayı diler, ona gerektir ki, ölümü düşünmeye devam ede…







Nefsine, malına ve yavruna taraf çıkarak Hak Teâlâ'yı itham etme. Sana gereken, "Bu işi Rabb'im daha iyi bilir" demektir. 

Buna devam edersen razı olmanın tadı sana gelir; uyar olmayı sevmeye başlarsın. Afetlerin parçası da, aslı da sökülüp gider. Onların karşılığı nimet ve güzellik olarak sana gelir. Her ne zaman ki, uyar oldun ve bela içinde razı olmanın tadını aldın, her yandan ve her yerden nimetler sana doğru akmaya başlar.

Hak Teâlâ'ya itirazda bulunmak kalbi ve yüzü karartır. Hakk'a itiraz haramdır.

Bu insanlar neden ellerindekilere razı olmazlar. Öyle zaman olur ki, bu huysuzlukları sonunda ellerindeki de gider. Çünkü kendilerine has olan hiçbir şeyi beğenmezler.







Bütün bu durum, onları öyle perişan eder ki, çabukça yaşları büyür. İşleri dağılır. Vücutları yorulur. Bir başkasının elindekine ermek için günlerce alınlarından ter boşanır. Netice olarak günah veya sevap kaygıları da yok olur ve böylece günah sayfaları dolar.

Bu arada, en büyük suçları yapmaktan çekinmezler. Emr-i ilâhi onların hiç düşünmek istemedikleri bir şey olur. İstediklerini de bulamazlar.

Dünyadan giderken elleri boş olur. Ne başkasının malı bir fayda vermiştir, ne de kendi mallarından bir kazanç temin edebilmişlerdir.

O zavallılar, eğer Allah'a şükredip dursalardı, en büyük nimete ererlerdi. Elinde bulunana ve kısmetine razı olup şükür ve ibadet yolunu aramış olsalardı; kendileri için iyi olurdu.

Kısmetlerine razı olup ibadet ve taat ile meşgul olsalardı, kendilerine yetecek kadar dünyalık gelirdi. Öbür âleme geçtikleri zaman ise, umduklarından daha iyisini bulurlardı. Allah, cümlemizi haline razı olanlardan kılsın." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden) 

Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü

İstanbul Güngören'de 5 katlı binanın birinci katındaki balkon, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Bina tedbir amacıyla boşaltılırken ekipler tarafından mühürlendi. Bina çevresi bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı

09.08.2026 02:40:00
İHA
 
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Güngören'de 5 katlı binanın balkonu çöktü
Olay, saat 22.30 sıralarında İstanbul Güngören Akıncılar Mahallesi Üstün Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sokak üzerindeki 5 katlı binanın birinci katındaki balkonda bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı.






Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken bina tedbir amacıyla boşaltılarak mühürlendi. Binanın çevresi ekipler tarafından bariyerle kapatılarak güvenlik önlemi alındı.








Konu ile ilgili konuşan Tayfun Kurt, "Bildiğim kadarıyla apartmanın balkonu çökmüş. Ama neden kaynaklandığı hakkında bilgimiz yok. Geldiğimizde o esnada binada hala oturanlar vardı. Sonrasında zaten ilgili ekiplere haber verildi. Polis, etrafı kapattı. Oturanları çıkarttı. Şimdi de önlem alıyor" dedi.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.