Başta MHP'li vekiller olmak üzere, 30 bin insanımızın katili bölücübaşı Apo'yu affedip, 65 milyon Türkün yüreğini dağlayan Meclis'teki vekillere söylenecek pek bir şey yok. Şehit kanını AB'ye merdiven yapıp, acziyet ve ihaneti marifet göstermekte hemfikir başka bir Meclis Türk tarihinde görülmemiştir. Umarız bu Meclis o kara sıfatıyla türünün ilk ve son örneği olur ve Türk milleti bir daha, kendisine bu acıları yaşatan böyle bir Meclis tarafından yönetilmek zorunda kalmaz.
Halkının en az yüzde 90'ı Avrupa Birliği'ne bilinçli bir şekilde karşı olan Türkiye'de, Bağımsız Türkiye Partisi haricindeki bütün partiler yüzde 10'luk küçük azınlığa hitap ederken, MHP gibi kimi aklı evveller de, milletle adeta dalga geçercesine "hem AB'ci hem değil"i oynayarak oy istismarı peşinde koşuyor. MHP'nin idrak edemediği husus şu: Ya Avrupa Birliği'ni destekliyorum diyeceksiniz ya da Avrupa Birliği'ne kesinlikle karşıyım diyeceksiniz. Bunun ortası yok. Bundan gayrisi ikiyüzlülükte mertebe atlamaktan başka bir şey değildir.
MHP'nin Türk milletini kandırmaya çalışırken kullandığı, "Avrupa Birliği'ne onurlu üyelik" argümanına havadaki kuşlar bile gülüyor. Avrupa Birliği'ne girdiğinizde onur diye bir şey kalmıyor ki, onurlu üyelik olsun. Ya onurlu Türkiye ya da AB'nin yaması onursuz bir ülke. (onursuz sıfatının önüne Türkiye'yi koymak ihanetine düşmeyeceğim için "onursuz ülke" diyorum)
20 yaşındaki gözbebeği yavrusunu seve seve vatanı için şehit veren şehit annelerinin, cumartesi annelerine bile uygulanmayan yöntemlerle gözaltına alındığı bu acı günleri de yaşayacak mıydık? Ama normal. Çünkü 18 Nisan 1999'da biri size şöyle bir şey deseydi inanır mıydınız: "Sizin bugün bölücübaşı Apo'yu assın diye oy verdiğiniz MHP 2002'de bölücübaşı Öcalan'ın ipten kurtulması için elinden gelen her şeyi yapacak. Hatta komisyonda Apo'yu ipten kurtaran parti olacak." Böyle bir iddiaya bırakın inanmayı, herhalde iddia sahibinin deli olduğunu sanırdınız. Ama oldu. Hem de noktası noktasına eksiksiz bir şekilde. Avrupa sevdası öyle şeyler yaptırıyor ki, bazan yaptıkları şeylere kendileri bile inanamıyor.
Ne de olsa sevda bu, serden geçiliyor ama yardan geçilmiyor...
AB bize gülüyor
AB'ye uyum adı altında Türkiye'nin sonunu hazırlayan dayatma yasaları Meclis'ten geçiren vekiller, Kopenhag Zirvesi'nde müzakere tarihi bekleyedursunlar, Avrupa, bizdeki bu aciz duruma kahkahalarla gülüyor.
Reuters Haber Ajansı'nın Avrupa editörü Paul Taylor'ın haberinde Türkiye'nin AB hayaliyle ilgili çarpıcı değerlendirmeler var. Türkiye'deki siyasilerin Meclis'te üstün bir efor sarfederek çıkardıkları ihanet yasaları sonucunda AB'den beklentilerinin gerçekçi olmadığının vurgulandığı haberde, Kıbrıs'ta çözüm, AGSP konusunda taviz, ordunun iç siyasetteki etkisinin kırılması konusunda önemli adımlar atması gerektiği üzerinde önemle duruluyor.
Avrupalı diplomatlar, Türkiye Kıbrıs'tan vazgeçmedikçe, AGSP'de emrimize girmedikçe ve Türk ordusu tasfiye etmedikçe yanımıza yaklaşmasın derken, bizdeki umut tacirlerinin yaygarasına ne demeli.
Bu kadarla da yetinilmeyen haberde, Türkiye'nin nüfusunun sürekli artması ve İran, Irak ve Suriye ile sınırdaş olmasının müzakere tarihi verilmesini imkansız kıldığını belirten bir AB diplomatı şöyle diyor: "Türkler, halka Kopenhag'da müzakere takvimi alacaklarını söyleyerek gerçekçi olmayan beklentiler yarattılar. Hiçbir zaman böyle bir şey söylenmedi ve böyle de olmayacak."
AB'nin asıl derdinin Kıbrıs Rum Kesimi'yle müzakerelerin bu yıl sonunda tamamlanacak olmasına karşın, adada henüz çözümün görünmemesi olduğunu söyleyen AB'li diplomatlar, "Türkiye Denktaş'ı taviz vermeye ikna edemezse, üyelik konusunda ciddi gelişme olmaz" ortak paydasında birleşiyorlar. Bir başka pişkin diplomat da: "Kıbrıs konusunda yardımcı olurlarsa, yakında müzakerelere hazır olup olmadıklarını görüşmek üzere Türklere bir takvim, ayrıca mali yardım verilebilir. Fakat insan hakları sicilleri hala engel" diyerek, Türkiye ile adeta dalga geçiyor.
Bir yanda "Bizim MHP olarak Avrupa Birliği yolundaki çalışma ve gayretlerimizi görmezden gelerek MHP'yi Avrupa Birliği karşıtı olarak göstermeye hakkınız yok.", "MHP'ye AB karşıtı diyen vicdansızdır" diyen MH; öbür yanda kendi ifadeleriyle, "Çok büyük, çok Müslüman" diye niteledikleri Türkiye'yi birliğe almalarının imkansızlığının altını ısrarla çizen Avrupa. Beri tarafta da, tam milletin yanında olan beri tarafta da "AB'ye karşı Bağımsız Türkiye" diyen BTP...
Saflar oldukça net: Bağımsız Türkiye Partisi ve diğerleri...
Halkının en az yüzde 90'ı Avrupa Birliği'ne bilinçli bir şekilde karşı olan Türkiye'de, Bağımsız Türkiye Partisi haricindeki bütün partiler yüzde 10'luk küçük azınlığa hitap ederken, MHP gibi kimi aklı evveller de, milletle adeta dalga geçercesine "hem AB'ci hem değil"i oynayarak oy istismarı peşinde koşuyor. MHP'nin idrak edemediği husus şu: Ya Avrupa Birliği'ni destekliyorum diyeceksiniz ya da Avrupa Birliği'ne kesinlikle karşıyım diyeceksiniz. Bunun ortası yok. Bundan gayrisi ikiyüzlülükte mertebe atlamaktan başka bir şey değildir.
MHP'nin Türk milletini kandırmaya çalışırken kullandığı, "Avrupa Birliği'ne onurlu üyelik" argümanına havadaki kuşlar bile gülüyor. Avrupa Birliği'ne girdiğinizde onur diye bir şey kalmıyor ki, onurlu üyelik olsun. Ya onurlu Türkiye ya da AB'nin yaması onursuz bir ülke. (onursuz sıfatının önüne Türkiye'yi koymak ihanetine düşmeyeceğim için "onursuz ülke" diyorum)
20 yaşındaki gözbebeği yavrusunu seve seve vatanı için şehit veren şehit annelerinin, cumartesi annelerine bile uygulanmayan yöntemlerle gözaltına alındığı bu acı günleri de yaşayacak mıydık? Ama normal. Çünkü 18 Nisan 1999'da biri size şöyle bir şey deseydi inanır mıydınız: "Sizin bugün bölücübaşı Apo'yu assın diye oy verdiğiniz MHP 2002'de bölücübaşı Öcalan'ın ipten kurtulması için elinden gelen her şeyi yapacak. Hatta komisyonda Apo'yu ipten kurtaran parti olacak." Böyle bir iddiaya bırakın inanmayı, herhalde iddia sahibinin deli olduğunu sanırdınız. Ama oldu. Hem de noktası noktasına eksiksiz bir şekilde. Avrupa sevdası öyle şeyler yaptırıyor ki, bazan yaptıkları şeylere kendileri bile inanamıyor.
Ne de olsa sevda bu, serden geçiliyor ama yardan geçilmiyor...
AB bize gülüyor
AB'ye uyum adı altında Türkiye'nin sonunu hazırlayan dayatma yasaları Meclis'ten geçiren vekiller, Kopenhag Zirvesi'nde müzakere tarihi bekleyedursunlar, Avrupa, bizdeki bu aciz duruma kahkahalarla gülüyor.
Reuters Haber Ajansı'nın Avrupa editörü Paul Taylor'ın haberinde Türkiye'nin AB hayaliyle ilgili çarpıcı değerlendirmeler var. Türkiye'deki siyasilerin Meclis'te üstün bir efor sarfederek çıkardıkları ihanet yasaları sonucunda AB'den beklentilerinin gerçekçi olmadığının vurgulandığı haberde, Kıbrıs'ta çözüm, AGSP konusunda taviz, ordunun iç siyasetteki etkisinin kırılması konusunda önemli adımlar atması gerektiği üzerinde önemle duruluyor.
Avrupalı diplomatlar, Türkiye Kıbrıs'tan vazgeçmedikçe, AGSP'de emrimize girmedikçe ve Türk ordusu tasfiye etmedikçe yanımıza yaklaşmasın derken, bizdeki umut tacirlerinin yaygarasına ne demeli.
Bu kadarla da yetinilmeyen haberde, Türkiye'nin nüfusunun sürekli artması ve İran, Irak ve Suriye ile sınırdaş olmasının müzakere tarihi verilmesini imkansız kıldığını belirten bir AB diplomatı şöyle diyor: "Türkler, halka Kopenhag'da müzakere takvimi alacaklarını söyleyerek gerçekçi olmayan beklentiler yarattılar. Hiçbir zaman böyle bir şey söylenmedi ve böyle de olmayacak."
AB'nin asıl derdinin Kıbrıs Rum Kesimi'yle müzakerelerin bu yıl sonunda tamamlanacak olmasına karşın, adada henüz çözümün görünmemesi olduğunu söyleyen AB'li diplomatlar, "Türkiye Denktaş'ı taviz vermeye ikna edemezse, üyelik konusunda ciddi gelişme olmaz" ortak paydasında birleşiyorlar. Bir başka pişkin diplomat da: "Kıbrıs konusunda yardımcı olurlarsa, yakında müzakerelere hazır olup olmadıklarını görüşmek üzere Türklere bir takvim, ayrıca mali yardım verilebilir. Fakat insan hakları sicilleri hala engel" diyerek, Türkiye ile adeta dalga geçiyor.
Bir yanda "Bizim MHP olarak Avrupa Birliği yolundaki çalışma ve gayretlerimizi görmezden gelerek MHP'yi Avrupa Birliği karşıtı olarak göstermeye hakkınız yok.", "MHP'ye AB karşıtı diyen vicdansızdır" diyen MH; öbür yanda kendi ifadeleriyle, "Çok büyük, çok Müslüman" diye niteledikleri Türkiye'yi birliğe almalarının imkansızlığının altını ısrarla çizen Avrupa. Beri tarafta da, tam milletin yanında olan beri tarafta da "AB'ye karşı Bağımsız Türkiye" diyen BTP...
Saflar oldukça net: Bağımsız Türkiye Partisi ve diğerleri...
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012

























































