Yahudiler; başta Gatafanlılar olmak üzere çevrelerindeki Arap kabilelerine uğruyor hepsini ayaklanmaya teşvik ediyorlardı.
"Kureyş müşrikleri Medine'ye yürüme hazırlıklarına giriştikleri sırada Huza'a kabilesinden bir süvari, dört gecede Medine'ye yetişip Kureyş müşriklerinin, Mekke'den Medine üzerine yürüme hazırlıkları içinde bulunduklarını Peygamberimize haber verdi. (Haber niteliği önemli...)
Peygamberimiz, Müslümanları acele toplayıp düşmanlarının kararlarını onlara bildirdi. Yapılan iştişare neticesinde "Müdafaa Hendekleri" kazılmasına karar verildi.
Peygamberimiz hemen atına bindi. Muhacir ve Ensarın ileri gelenlerinden bazılarını yanına alarak Hendek ve karargah keşfine çıktı.
Müslümanlardan, hendek kazmayan veya toprak taşımayan bir kimse yoktu. Bizzat Peygamberimiz de, zenbille toprak taşımakta ve yer kazmakta idi.
Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi Sahabiler de, bir an bile çalışmaktan geri durmuyorlar, zenbil bulamadıkları zaman, etekleriyle toprak taşıyorlardı.
(Davaya inanmak... Teknik, imkanlar bulunmadığında mazeret üretmeden o an yapılması gereken işi bitirmek...)
Peygamberimiz, (sav) her gün yoruluncaya kadar çalışır, sonra, oturup dinlenirdi. Eshab-ı Kiram, O'na "Ya Rasulallah! Bizim çalışmamız sana yeter. Sen çalışma, otur" derler.
Peygamerimiz ise: "Ben, sizin ecrinize ortak olmak istiyorum" buyurur, çalışmaya koyulurdu.
* * *
Beşir b. Sa'dın kızı ve Numan b. Beşir'in kız kardeşi der ki:
"Annem Amre binti Revaha, beni çağırdı. Eteğime iki avuç hurma koyduktan sonra:
"Kızcağızım! Git de, baban ile dayın Abdullah b. Revaha'nın gıdalarını kendilerine ver." dedi.
Giderken, Rasulullah'a (sav) rastladım. Babamla dayımın nerede olduklarını sordum. Rasulullah:
"Kızcağızım! Beri gel. Yanındaki nedir?" buyurdu.
"Ya Rasulullah!... Bu hurmadır. Annem, bunu babam Beşir b. Sa'd ile dayım Abdullah b. Revaha'ya yesinler diye gönderdi" dedim.
Rasulullah:
"Getir onu" buyurdu.
Ben de onu, Rasulullah'a (sav) iki avucuna döktüm. Avuçlarını doldurmadı.
Sonra bir örtü getirilmesini emr etti. Örtü getirilip serildi. Hurmayı, ona koyduktan sonra örtünün üzerine yayıp dağıttı.
Yanındakilere:
"Gıdaya, kumanyaya geliniz" diyerek "Hendek halkına sesleniniz" buyurdu.
Hendek halkı toplanıp ondan yemeğe koyuldular. Hurmalar, yendikçe artmış, örtünün etrafından dökülüp taşmıştı.
(İslam Tarihi. M. Asım Köksal. C.12 S.214 Samil yy)
Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel kendi güzel Muhammed.
"Kureyş müşrikleri Medine'ye yürüme hazırlıklarına giriştikleri sırada Huza'a kabilesinden bir süvari, dört gecede Medine'ye yetişip Kureyş müşriklerinin, Mekke'den Medine üzerine yürüme hazırlıkları içinde bulunduklarını Peygamberimize haber verdi. (Haber niteliği önemli...)
Peygamberimiz, Müslümanları acele toplayıp düşmanlarının kararlarını onlara bildirdi. Yapılan iştişare neticesinde "Müdafaa Hendekleri" kazılmasına karar verildi.
Peygamberimiz hemen atına bindi. Muhacir ve Ensarın ileri gelenlerinden bazılarını yanına alarak Hendek ve karargah keşfine çıktı.
Müslümanlardan, hendek kazmayan veya toprak taşımayan bir kimse yoktu. Bizzat Peygamberimiz de, zenbille toprak taşımakta ve yer kazmakta idi.
Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi Sahabiler de, bir an bile çalışmaktan geri durmuyorlar, zenbil bulamadıkları zaman, etekleriyle toprak taşıyorlardı.
(Davaya inanmak... Teknik, imkanlar bulunmadığında mazeret üretmeden o an yapılması gereken işi bitirmek...)
Peygamberimiz, (sav) her gün yoruluncaya kadar çalışır, sonra, oturup dinlenirdi. Eshab-ı Kiram, O'na "Ya Rasulallah! Bizim çalışmamız sana yeter. Sen çalışma, otur" derler.
Peygamerimiz ise: "Ben, sizin ecrinize ortak olmak istiyorum" buyurur, çalışmaya koyulurdu.
* * *
Beşir b. Sa'dın kızı ve Numan b. Beşir'in kız kardeşi der ki:
"Annem Amre binti Revaha, beni çağırdı. Eteğime iki avuç hurma koyduktan sonra:
"Kızcağızım! Git de, baban ile dayın Abdullah b. Revaha'nın gıdalarını kendilerine ver." dedi.
Giderken, Rasulullah'a (sav) rastladım. Babamla dayımın nerede olduklarını sordum. Rasulullah:
"Kızcağızım! Beri gel. Yanındaki nedir?" buyurdu.
"Ya Rasulullah!... Bu hurmadır. Annem, bunu babam Beşir b. Sa'd ile dayım Abdullah b. Revaha'ya yesinler diye gönderdi" dedim.
Rasulullah:
"Getir onu" buyurdu.
Ben de onu, Rasulullah'a (sav) iki avucuna döktüm. Avuçlarını doldurmadı.
Sonra bir örtü getirilmesini emr etti. Örtü getirilip serildi. Hurmayı, ona koyduktan sonra örtünün üzerine yayıp dağıttı.
Yanındakilere:
"Gıdaya, kumanyaya geliniz" diyerek "Hendek halkına sesleniniz" buyurdu.
Hendek halkı toplanıp ondan yemeğe koyuldular. Hurmalar, yendikçe artmış, örtünün etrafından dökülüp taşmıştı.
(İslam Tarihi. M. Asım Köksal. C.12 S.214 Samil yy)
Canım kurban olsun senin yoluna
Adı güzel kendi güzel Muhammed.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Feyyaz İnanç / diğer yazıları
- ‘Işıkları açın’ / 07.05.2021
- Kulluğun gerçek tarifi / 06.05.2021
- Asli ihtiyaçlar / 30.04.2021
- Mecnun’un Leylası / 29.04.2021
- Rahman Suresi-II / 21.04.2021
- Rahman Suresi / 19.04.2021
- 14 Nisan / 15.04.2021
- İmam Muhammed Et-Takî’nin (a.s) Öğütleri / 14.04.2021
- Sağlam kale Ehl-i Beyt / 12.04.2021
- Bizi deryaya salan / 08.04.2021
- Kulluğun gerçek tarifi / 06.05.2021
- Asli ihtiyaçlar / 30.04.2021
- Mecnun’un Leylası / 29.04.2021
- Rahman Suresi-II / 21.04.2021
- Rahman Suresi / 19.04.2021
- 14 Nisan / 15.04.2021
- İmam Muhammed Et-Takî’nin (a.s) Öğütleri / 14.04.2021
- Sağlam kale Ehl-i Beyt / 12.04.2021
- Bizi deryaya salan / 08.04.2021


























































































