HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 23 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

İki hadise

14.08.2001 00:00:00
Haftasonunda mahallemde iki önemli olay yakaladım. Hemen notlar aldım. Bunları okuyucuya aktaracağım dedim. Ne de olsa yazdıklarımız hayat sahnesinde gördüklerimiz ya da görülmesini beklediğimiz gerçeklerdi. Bu arada akıl veren müfettişin hesabına göre "bir kahveye oturup yazı yazmak lazım". Devede tüy cinsinden nasihatına da tıklamış oldum. Biz yazılarımızı Ay'dan veya Mars'tan yazmıyoruz. Bizatihi halkın içinden haykırıyoruz. Neyse...

Sizlere aktaracağım birinci hadise şudur:

Cami düğün salonunda (aslında konferans, seminer, hitabet, kıraat, panel salonu olarak da kullanılabilir) bir başka düğün var bugün. Avcılar'da deprem sebebiyle enkaz altından çıkan Ziya Bey'in kızı evleniyor... Deprem günü annesi hayatını kaybetmişti. Kendisi yıkılan enkaz altından çıkarılmıştı. Bakın bakın... Kızcağız ne kadar da dalgın. Eteklerindeki tozları silkeliyor. Enkazdan çıktığı tozlu elbiselerini hatırladı herhalde...

Ziya Bey kızının ismini kekeliyor.

El açıp amin, diyor. Hayır dualar ediyor. Hayat devam ediyor, hayırlar devam.

***

İkinci olarak anlatacağım bir müşahedem...

Cami lokali veya çay ocağı veya kahvehanesi veya kıraathanesi ne derseniz deyin...

Bir masada oturuyorum. Konuşmaları dinliyorum...

-Filanca yamuk adam...

-Şu hoca şöyle.

-Şu komşu böyle.

-Şu alacaklı ablak.

-Şu borçluyu zaten icraya verdim.

-Filanca A partili.

-Feşmekan B partili.

-C partisi. D partisi...

-Parti başkanları, sıfatları, oy verenler...

Gündem uzayıp giderken benim kafam hocalar hakkında söylenenlere takıldı.

Bir kaç cümle söyleyeyim dedim ama "sen hangi sıfatla konuşuyorsun" bakışları altında klişeye uygun bir resim bulamayacağımı anlayınca sustum. Konuşmak nafile.

1978'li yıllardı. Anadoluhisarı'nda gerçekten ilmi kariyeri olan Arapça muallimi bir Halil Hoca vardı.

Bir gün cami çay ocağında bir konuda konuşurken dinleyenlerden biri şöyle demiş "iyi de senin diploman var mı?" Halil Hocanın ilkokul diploması vardı. Adamcağız o kadar konuşmanın ardından diplomaya takılmış... Halil Hoca daha sonra dışarıdan ortaokul imtihanlarını kazanmış ve bitirmişti. Liseden haberim olmadı.

1983'lü yıllarda yeni İmam Hatip Lisesi mezunuydum. Bir camiye gittim. Dernek başkanı benim boyum küçük ve sakallarım seyrek diye "Bize, kavga ettik mi birbirimizi barıştıracak hoca lazım" demişti. Herifin derdi, beklentisi başka.

Sonuç olarak şunu demek istiyorum:

Camiye gittim çay ocağındaki bütün dedikodular imamın "Allahu Ekber" demesiyle kesilmişti. Ta ki selamdan sonra tesbihat ve dualar ardından ikindi namazına kadar tekrar başlayıp tekrar devam edecek.

Bu ne güzel misaldir bütün olayları anla gör...

Küçük mahalleden, büyük beldelere hep dedikodu, derman kör.
 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.