logo
04 HAZİRAN 2026

'İkinci el'de bayram yoğunluğu

İkinci el araç piyasası Kurban Bayramı öncesi canlılık kazandı. Bayramın yaklaşmasıyla otomobillere talep arttı. İkinci el otomobil pazarlarında araç alacak vatandaşlar ekspertiz sırasına girdi. Oto galericiler, Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla piyasanın canlılık kazandığını belirtti

06.06.2022 20:43:00
'İkinci el'de bayram yoğunluğu
'İkinci el'de bayram yoğunluğu
İkinci el araç piyasasında yaklaşan Kurban Bayramı öncesi hareketlilik başladı. Bayramın yaklaşmasıyla tatile gidecek vatandaşlar otomobillere yöneldi. Otomobil pazarlarında araç alacak vatandaşların ekspertiz sırasına girdiği görüldü. Yoğun bir taleple karşılaştıklarını söyleyen oto galericiler, Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla piyasanın canlılık kazandığını belirtti. Öte yandan galericiler, sıfır araçlarda yaşanan tedarik sıkıntısının ikinci el araç fiyatlarını etkilediğini söyledi. Galericiler, çip krizinin çözülmesi durumunda ikinci el araç fiyatlarının geri çekilebileceğini aktardı.

"Piyasa canlılık kazandı"

Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla ikinci el araç piyasasında hareketliliğin başladığını söyleyen oto galerici Yavuz Çifçi, "Ayrıca okulların tatil olması ve yaz dönemine girilmesi piyasayı her zaman canlandırıyor. Şu dönemde piyasa canlılık kazandı diyebiliriz. Genel piyasadan bahsedecek olursak, ikinci el araç piyasasında zor dönemler geçirdik ve zorlanmaya devam ediyoruz. Zorlanma sebebimiz de sınırlı sayıda gelen sıfır araçların piyasaya yeterince girmemesinden kaynaklanıyor. Bundan dolayı ikinci el araç fiyatları artıyor. Kurban Bayramı veya tatil öncesinde araç almaya çalışanlar daha yüksek fiyatlardan araç alabiliyor" dedi.

"Yıl sonu çip krizinin biteceği konuşuluyor"

Sıfır araç tedarik sıkıntısının tüm dünyada devam ettiğini dile getiren Çifçi, "Çip krizinin altıncı ayda biteceği söyleniyordu ancak sıkıntı devam ediyor. Yıl sonu çip krizinin biteceği konuşuluyor. Bu krizin giderilmemesi, piyasaya yeterince sıfır aracın gelmesini engelliyor. Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada sıfır araç tedarik sıkıntısı yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

"Çip krizinin çözülmesiyle ikinci el araç fiyatları düşebilir"

Otomotiv sektöründe Ukrayna - Rusya savaşından kaynaklanan sıkıntılar da yaşandığını belirten Çifçi, "Ukrayna otomotivde önemli bir rol oynuyor. Ukrayna otomotiv sektörüne kritik parçalar üreten bir ülke. Çip krizinin çözülmesi durumunda piyasaya daha fazla sıfır araç girecek. Bu durumda ikinci el araç fiyatlarının biraz da düşebileceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Araç almaya gelen Oktay Aslanoğlu, "Kurban Bayramı yaklaşıyor. Zaten bir otomobile ihtiyacımız vardı. Memlekete gitmek için bayram gelmeden araç almak istedik. Araçlara talep artıyor. Bizde değerlendirmek istedik" diye konuştu.

"İnsanlar eskiden bayramda şeker veya kıyafet almaya çıkarlardı, şimdi ise araba almaya çıkıyorlar"

Aracını satmaya gelen Talha Can ise "Model yükseltmek için aracımı satıyorum. Dün ilana koydum bugün satılacak. İlana koyduğum andan itibaren yoğun bir telefon trafiği oluştu. Araç almak isteyenler gün boyunca beni aradı. Beklediğimden çok fazla bir taleple karşılaştım. Bayram yaklaşmadan bende yeni bir araç almak istiyorum. İnsanlar eskiden bayramda şeker veya kıyafet almaya çıkarlardı. Şu anda ise bayram yaklaşmadan otomobil alıyorlar. Oto galerilerde çok fazla bir yoğunluk var" dedi.

Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"

Armutlu’da 2023 yılında depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Armutlu Ortaokulu’nun akıbeti belirsizliğini koruyor. Aradan geçen 3,5 yıla rağmen inşaatın başlamamış olması, velileri ve eğitimcileri ayağa kaldırdı

04.06.2026 11:56:00
Hasan Gündoğdu
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Eğitim-İş Sendikası öncülüğünde, günümüzde otopark olarak kullanılan eski okul bahçesinde bir araya gelen veliler, ellerinde taşıdıkları pankartlarla duruma tepki gösterdi.






Gerçekleştirilen basın açıklamasında, yaklaşık 1.060 öğrencinin ikili eğitim sebebiyle yaşadığı mağduriyet vurgulandı.

Öğrencilerin kısıtlı ders süreleri ve kalabalık sınıflarda eğitim görmesinin "eğitimde fırsat eşitliğini" zedelediği belirtilerek, yetkililere sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.






Edinilen bilgilere göre, okulun yapılacağı alandaki zemin etüdü çalışmaları nihayet tamamlandı. Yetkililer, ihale sürecinin önümüzdeki aylarda netleşeceğini ve yeni binanın deprem yönetmeliğine uygun, modern bir yapıda inşa edileceğini ifade ediyor.

Veliler ise artık somut adımlar görmek istiyor. Armutlu Ortaokulu'nun bir an önce ayağa kaldırılması ve öğrencilerin kalıcı yuvalarına kavuşması tek beklenti.






Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savcılıkta ek ifade verdi. Böcek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin beyanlarda bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya gittiğini ve Ferdi Zeyrek'e yaklaşık 950 bin euro teslim ettiğini öne sürdü. Böcek ifadesinde, "Masasının yanına, içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim" ifadelerini kullandı

04.06.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in ek ifadesi alındı.

Avukatı eşliğinde ifade veren Böcek, daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri teyit ettiğini belirterek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin yeni beyanlarda bulunmak istediğini söyledi. Böcek, "Daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınızda avukatım eşliğinde ifade vermiştim. Bu ifadelerimin içeriğini tekrar teyit ediyorum. Ancak bu ifadelerime ek olarak yaşadığım, bildiğim şeyleri anlatmak istiyorum. Özellikle 2024 yılı yerel seçimleri adaylık sürecimle ilgili yaşananları tüm açıklığı ile anlatacağım" dedi.

"Adaylığım yaklaşık 20 gün açıklanmadı"

Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde yaşananları anlatarak, CHP'de adaylık belirleme sürecinin MYK önerisi ve Parti Meclisi onayıyla kesinleştiğini ifade etti.

Kendi adaylığına ilişkin sürecin farklı ilerlediğini ileri süren Böcek, "Fakat benim adaylık sürecimde MYK öneride bulunmasına rağmen PM'de oylama yapılmadan MYK önerisi geri çekildi. Bu şekilde adaylığım beklemeye alındı. Partideki neredeyse tüm belediye başkan adayları açıklanmasına rağmen benim adaylığım yaklaşık 20 gün kadar açıklanmadı" ifadelerini kullandı.

Böcek, bu süreçte Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı ile birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştüğünü, görüşmede Antalya'daki genel durumu ve oy potansiyelini anlattığını belirterek, "Burada herhangi bir para konusu geçmedi" dedi.

"Genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir"

Adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıya katıldığını hatırlatan Böcek, toplantının Özgür Özel başkanlığında yapıldığını kaydetti. Böcek ifadesinde, Özel'in toplantıda belediye başkan adaylarına yönelik, "Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun" şeklinde söylemi olduğunu öne sürdü.

Bu toplantının ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e bilgi verdiğini belirten Böcek, "Ben de oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e partinin ilerleyen dönemlerde bu şekilde talepleri olabileceğini, böyle bir talep geldiğinde gereğini yapmasını söyledim" ifadelerini kullandı.

"Oğlum 1 milyon euroyu teslim etmek üzere Genel Merkez binasına gitti"

Böcek, adaylık sürecinde 9-10 Ocak 2024 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gittiğini, burada JW Marriott Otel'de kaldığını ve parti yöneticileriyle görüşmeler yaptığını anlattı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de 10 Ocak 2024'te Ankara'ya geldiğini belirten Böcek, otelde bir görüşme yaptıklarını söyledi. Böcek, "Daha önce Özgür Özel'in adaylık için verdiği talimat uyarınca, gerekli maddi desteğin yapılması hususunda burada tekrar kendisini yönlendirdim. Oğlum, Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın araması neticesinde 1 milyon euroyu teslim etmek üzere gün içinde Genel Merkez binasına gitti. Parayı kime teslim ettiğini bilmiyorum fakat oğlum daha önce ifadesinde bu hususu belirtmişti" dedi.

"Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittim"

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce Manisa'ya gitme gerekçesini de aktardı. Böcek, Özgür Özel'in Manisalı olması ve CHP Genel Başkanı olması nedeniyle bu ziyaretin adaylığına katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.

Ankara'daki toplantının ardından Özel'in kendisine Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi yönünde talimat verdiğini ileri süren Böcek, "Daha önce yukarıda bahsettiğim Ankara'daki toplantı sonrasında Özgür Özel bana özel olarak ayrıca Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunmuştu. Bunun üzerine Manisa iline giderken yanımda bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin euro götürdüm. Bu çantayı başkalarının fark etmesi mümkün değildir, çünkü proje sunumu kapsamında birçok evrak ve çanta vardı" ifadelerini kullandı.

"Çantayı masasının yanına koydum"

Manisa'ya makam aracı ve beraberindeki heyetle gittiğini anlatan Böcek, Ferdi Zeyrek'in ofisi olduğunu düşündüğü yerde buluştuklarını kaydetti. Görüşmede bölge milletvekillerinin de bulunduğunu, ayrıca Özgür Özel'in danışmanı olarak bilinen D.G.'nin de orada olduğunu söyledi.

Böcek, burada sosyal proje sunumu yapıldığını, ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını belirtti. Bu sırada paranın bulunduğu çantayı teslim ettiğini öne süren Böcek, ifadesinde şu beyanlarda bulundu:

"Bu esnada masasının yanına içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim. Bunu, yukarıda bahsettiğim gibi Ankara'da Özgür Özel'in tarafıma Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi talimatına istinaden yaptım. Bu parayı Ferdi Bey'in ne şekilde kullandığını bilmiyorum."

Böcek, söz konusu parayı teslim ettiği sırada odada yalnızca Ferdi Zeyrek'in bulunduğunu da ifade etti. Böcek, Ferdi Zeyrek'e para verdiğini öne sürdüğü beyanında, bu desteği neden sağladığını da anlattı. Böcek, "Ben Özgür Bey'in Manisalı olması, rahmetli Ferdi Bey ile olan yakınlıkları sebebiyle, bunun da adaylığıma katkısı olabileceğini düşündüğüm için bunu yaptım" dedi.

"Konyaaltı adayının seçim masraflarını karşıladım"

Ocak ayı sonlarında CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının açıklandığını belirten Böcek, devam eden süreçte genel merkezin ve Özgür Özel'in talimatlarıyla seçim çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli yerlere para gönderdiğini ileri sürdü. Böcek, daha önceki seçimlerde CHP Genel Merkezi tarafından adayların seçim giderlerinin bir kısmının karşılandığını, ancak 2024 yerel seçimlerinde destek almadığını belirterek, "Fakat ilk kez genel merkezden herhangi bir destek alamadık. Aksine benden başka yerlere de maddi yardımlarda bulunmam istendi. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkan adayının tüm seçim masraflarını karşıladım. Ben bu konuda oğlum Mustafa Gökhan Böcek'i yetkilendirdim. Oğlumun daha önceki beyanına göre yaklaşık 15 milyon TL harcama yapıldı" ifadelerini kullandı.

Böcek ayrıca Bucak, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi araç sayısı az olan ilçelere araç, araç giydirme ve yakıt yardımı yapıldığını, bu harcamaların da talimatı üzerine oğlu Gökhan Böcek tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

"Antalya'daki lansmanda 200 bin dolar verildi"

Böcek, 24 Şubat 2024 tarihinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Antalya Cam Piramit'te düzenlenen lansmana ilişkin de beyanda bulundu. Oğlu Gökhan Böcek'in daha önceki ifadesine atıfta bulunan Böcek, burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verildiğini ileri sürdü. Böcek ifadesinde, "Burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verilmiştir. Bu olay Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın oğlumu araması üzerine gerçekleşmiştir. Seçim harcamalarını oğlum yaptığı için ben bizzat bunlarla ilgilenmedim. Sadece oğluma genel bir talimat verdim" dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Adaylık parası ve seçim masraflarında kullanılan paraların gönüllüler, partililer ve destekçileri tarafından karşılandığını belirten Böcek, aradan zaman geçmesi ve yoğun seçim dönemi nedeniyle bu kişilerin tamamını hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve sağlık sorunlarının arttığını ifade eden Böcek, bu hususların dikkate alınmasını isteyerek tahliye talebinde bulundu.

Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

TBMM Genel Kurulunda tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 5 maddesi kabul edildi

04.06.2026 09:00:00
AA
Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda
Tarım ve ormana yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda

Kabul edilen maddelere göre, köylerin statü değişikliği ve mevcut kanunda uygulanmakta olan mesafelerin 1936 yılına göre değerlendirilmiş olması sebebiyle Çeltik Ekimi Kanunu'nda değişikliğe gidilerek, çeltik ekim alanının yerleşim yerlerine uzaklığı yeniden belirleniyor. Buna göre, çeltik tarlaları, il ve ilçe merkezlerine imar sınırından itibaren 500 metre, köy ve mahallelerde ise 50 metre uzaklıkta bulunabilecek. Uzaklıklar, köy ve mahallelerde en kenar evin dış çevresi ile çeltik ekilen yerlerin en yakın noktasının arası ölçülerek belirlenecek.

Genel Kurulda AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda değişiklik yapılan hüküm hukuki belirlilik ilkesine uygun olarak yeniden düzenlendi.

Buna göre, alkollü içkileri üreten, ithal eden veya pazarlayanlar, her ne suretle olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her türlü mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret ünvanlarıyla, ürünlerinin marka, amblem, logolarıyla, ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamayacak.

Alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleriyle arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görseller iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulundurulamayacak.

Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak, distile alkollü içki markası fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.

Yurt genelinde 22.00-06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satış yasağına ilişkin mülki amirlikler tarafından yapılan tüm tespitlerin, gerekli idari işlemlerin tesis edilmesi ve sonuçlandırılması talebiyle Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına iletilmesinin iş gücünün önemli bir kısmının söz konusu işlemlere tahsis edilmesine neden olması sebebiyle düzenlemeye gidiliyor. Düzenleme ile söz konusu ihlallere idari yaptırım uygulama yetkisi mahalli mülki amirliklere devrediliyor.

Perakende ya da açık alkollü içki satışı yapılan iş yerlerine, yeni düzenlemeye uyum sağlamaları için hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre tanınacak. Bu kapsama giren ürünler, hükmün yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde düzenlemeye uygun hale getirilecek, uygun olmayan ürünler bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyecek.

Atatürk Orman Çiftliği Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin, Müdürlüğün de içinde yer aldığı parseller ve ayrık nizamdaki parsellerin ayrımına gitmeden tamamını kapsayacak şekilde tanımlanarak, Çiftlik adına tescilli bütün gayrimenkullerin bina ve arazi vergileri yönüyle muafiyetinde birlik sağlanması amaçlanıyor.

Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü, Harçlar Kanunu'nun ilgili tarifelerindeki yargı harçları ve vergi yargısı harçlarından muaf tutulacak.

Danışma Kurulu kararı

Teklifin birinci bölümünde yer alan ilk 5 maddenin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi.

Aranın ardından Danışma Kurulu önerisi oylamaya sunuldu. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu bugün toplanmayacak.

Adan, Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinden sonra komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi 9 Haziran Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı. 

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Türkiye'ye iade edilecek

03.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasının kaderini değiştiren firari şüpheli Umut Altaş, ABD'deki iltica talebinin reddedilmesinin ardından Türkiye'ye iade edilecek. Kan donduran itiraflarıyla gündeme oturan Altaş'ın önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında ülkeye getirilmesi bekleniyor.

İltica talebi reddedildi, iade kararı çıktı

Tunceli'de 6 yıldır kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir eşik daha aşıldı. Türkiye'nin talebi doğrultusunda İnterpol tarafından çıkartılan 'kırmızı bültenle' aranırken ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmesine resmi olarak karar verildi. ABD makamları, Altaş'ın sığınma ve iltica talebini geri çevirerek yasal prosedürleri tamamladı.

New York'ta FBI ve İnterpol operasyonuyla yakalanmıştı

Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş, geçtiğimiz haftalarda Türk ve Amerikan güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla New York bölgesinde gözaltına alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ile FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasındaki anlık teknik veri paylaşımı, firarinin hareket alanını daraltmış ve yakalanmasını sağlamıştı.

Şok mesajlar ve "katili teslim edeceğim" itirafları

Umut Altaş'ın Türkiye'deki tutuklu babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini aralayan en büyük delillerden biri olmuştu. Mesajlarda babasına "Bugün para gelmezse savcıyı arar her şeyi anlatırım, beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim" diyerek şantaj yaptığı belirlenen Altaş, ABD'de gözaltındayken sızan ses kayıtlarında ise "Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım, öteceğim her şeyi" ifadelerini kullanmıştı.

Altaş, bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürmüş ve Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gizlenmiş olabileceği noktaları işaret etmişti.

Soruşturmada geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı

Genişletilen Gülistan Doku soruşturmasında aralarında eski vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu çok sayıda kişi "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme/yok etme" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan en kritik isim Umut Altaş'ın, önümüzdeki günlerde uçakla Türkiye'ye getirilmesi ve havalimanına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin iştiraki bir şirkete bağlı spor tesislerinde görevli bazı çalışanların üyeliklerden elde edilen gelirleri resmi hesaplar yerine şahsi hesaplarına aktardığı ve yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazan sağladığı gerekçesiyle düzenlenen operasyonda 8 kişi gözaltına alındı

03.06.2026 14:47:00 / Güncelleme: 03.06.2026 14:51:23
İHA
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
İddialara göre olay, İstanbul Teknik Üniversitesi iştiraki olan spor tesislerinde meydana geldi. Spor tesisi şirketinin Genel Müdürü'nün gelirlerdeki düşüş ile giderlerdeki artışı fark etmesi üzerine durum polise bildirildi. Şikayet üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Yapılan incelemelerde, 300 kişilik olan spor tesisine kapasitenin üzerinde kayıt yapıldığı belirlendi.

İddialara göre tesislere internet üzerinden yapılan üyelik kayıtları sırasında vatandaşların yatırdığı ücretlerin üniversite kasasına aktarılması gerekirken, bazı çalışanların şahsi hesaplarına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında, organizasyonu yönettiği iddia edilen Gökhan K. ve Mehmet İ.'nin internet üzerinden yatırılan paraların bir kısmını kendi hesaplarına, bir kısmını ise çalışanlar ve arkadaşlarının hesaplarına aktardığı belirlendi.



Polis ekiplerinin çalışmaları sonucu şüphelilerin, aralarında yöneticiler, bir yönetici eşi, arkadaşları ve bazı çalışanların da bulunduğu bir yapı oluşturarak üyeliklerden elde edilen gelirleri kendi aralarında paylaştıkları ortaya çıkarıldı. Bu yöntemle yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazanç sağlandığı belirlendi.

8 şüpheli gözaltına alındı

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla 8 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe'de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şebekenin elebaşı olduğu öne sürülen şüphelilerden Gökhan K.'nin emniyette ifade vermeyerek susma hakkını kullandığı öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti

Kurban Bayramı tatili boyunca Türkiye'nin en önemli geçiş güzergahlarından biri olan TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı. 92 kamerayla saniye saniye izlenen güzergahta ekipler adeta kuş uçurtmadı

03.06.2026 14:35:00
İHA
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan verilere göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihleri arasında TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminde büyük bir araç hareketliliği yaşandı. Tatili memleketlerinde veya tatil beldelerinde geçirmek isteyen vatandaşların 21 Mayıs akşamından itibaren yollara düşmesiyle başlayan yoğunluk, 31 Mayıs'ta dönüş yolculuklarının tamamlanmasıyla sona erdi.






Ankara yönüne 587 bin araç geçti

Bayram tatili süresi boyunca Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine toplam 587 bin 526 araç geçişi kaydedildi. Gidiş yolculuklarında en büyük yoğunluk tatilin başlangıcına denk gelen 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde yaşandı. Sadece bu üç günlük süreçte 229 bin 992 araç Ankara yönüne doğru seyretti.









Dönüşte İstanbul istikametinde yoğun mesai

Tatilin bitmesiyle birlikte dönüşe geçen tatilciler, bu kez İstanbul istikametinde akıcı bir yoğunluk oluşturdu. 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günlük periyotta İstanbul yönüne 463 bin 981 aracın geçiş yaptığı bildirildi. İstanbul istikametine dönüşlerin zirve yaptığı tarihler ise tatilin son günleri olan 29, 30 ve 31 Mayıs oldu. Bu üç günde toplam 260 bin 960 araç İstanbul'a doğru yol aldı. Her iki yön baz alındığında, bayram tatili boyunca tünelden geçen toplam araç sayısı 1 milyon 51 bin 507'ye ulaştı.








92 kamerayla saniye saniye takip

Öte yandan, otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşakları arasında kalan 23 kilometrelik kritik Bolu Dağı güzergahı, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'nde yer alan 92 adet kamerayla 7/24 mercek altına alındı. Bayram tatili boyunca Karayolları ve jandarma ekipleri teyakkuza geçerek bölgede ek tedbirler aldı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

03.06.2026 14:29:00
AA
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
Gölcük'teki Deniz Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen basın bilgilendirme toplantısına, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Deniz Hava Komutanı Tümamiral Savaş Sezer, Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz, Donanma Kurmay Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Rüştü Sezer, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Ahmet Özturşucu, Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Alper Doğukanlı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutan Vekili Albay Levent Aytan katıldı.

Tuğamiral Doğukanlı, Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı'nın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) tatbikatlar programına istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca icra edilen fiili tatbikat olduğunu söyledi.

Tatbikatın amacından bahseden Doğukanlı, "Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda, muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıklarıyla tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesidir." dedi.

Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

03.06.2026 13:41:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:46:25
İhlas Haber Ajansı
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

AFAD Deprem Dairesi'nden alınan bilgiye göre, saat 13.12'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 12.46 kilometre derinlikte oluştuğu ifade edildi.

Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir" dedi

03.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
İyi Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, CHP'de yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirterek, "Gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır. Unutmayalım, 1960'taki Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır" dedi.

"Siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır"
İYİ Parti olarak, taraflarının da duruşlarının da net ve belli olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum. AK Parti'lisi, MHP'lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam" diye konuştu.

"Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır"
Dervişoğlu, "Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilir ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye'ye sadece yeni krizler üretir. Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl-parçala-yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı bölüp-parçalayıp-yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor. Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de şu anda yürütülen seçim stratejisi de iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90'ı terör hükümlüsü Öcalan'ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, 'devlet aklı' masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da terör hükümlüsü Öcalan'ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.