logo
04 EKİM 2026

İmam Ali, Allah'a şöyle dua etmektedir

Hamd; beni geçmiş ümmetlerin azabıyla azaplandırmadan, aklımı kaybetmeden, imanımdan paniğe kapılmadan, Rabbime inkârcı, dinimde mürted olmadan, soyumu kesmeden, kötü işlerimle cezalandırmadan, damarlarıma kötü bir afet bulaşmadan, hastalanmadan ve ölmeden sabaha çıkaran Allah'a mahsustur

04.10.2026 00:57:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali, Allah'a şöyle dua etmektedir
İmam Ali, Allah'a şöyle dua etmektedir
"Hamd; beni geçmiş ümmetlerin azabıyla azaplandırmadan, aklımı kaybetmeden, imanımdan paniğe kapılmadan, Rabbime inkârcı, dinimde mürted olmadan, soyumu kesmeden, kötü işlerimle cezalandırmadan, damarlarıma kötü bir afet bulaşmadan, hastalanmadan ve ölmeden sabaha çıkaran Allah'a mahsustur.

Hükmedilen bir kul olarak, nefsime zulmederek sabahladım. Allah'ım benim üzerimde hüccetin var; benim sana karşı bir hüccetim yok. Ancak bana verdiğini almaya, beni koruduğundan korunmaya güç yetirebiliyorum.

Allah'ım, senin zenginliğin içinde fakir olmaktan, hidayetinden sapmaktan, egemenlik sana aitken zulmedilmekten, emir sana aitken mağdur olmaktan sana sığınırım.

Allah'ım nefsimi; bahşettiğin nimetlerden alacaklarının ilki, bana verdiğin emanetlerden geri alacaklarının evveli karar kıl!

Allah'ım, sözünden uzaklaşmaktan, dininde fitneye düşmekten, senin katından gelen hidayeti bırakıp heva ve heveslerimize uyarak sapıtmaktan sana sığınırız."







Hz. Ali bu hutbeyi Sıffin'de irat etmiştir.

"...Allah, işlerinizin idaresi sebebiyle üzerinizde benim için bir hak karar kılmıştır. Benim sizin üzerinizde hakkım olduğu gibi sizin de benim üzerimde hakkınız var. Hak nitelendirilmede en geniş, amel makamında en dar olan bir şeydir. (Haklar karşılıklıdır.)

Başkasının üzerinde hakkı olanın, başkasının da onun üzerinde hakkı vardır. Baş­kasının kendi üzerinde hakkı olanın da, başkası üzerinde hakkı vardır. Birinin üzerinde hakkı olan, ama başkasının kendi üzerinde hakkı olmayan biri olsaydı, bu yaratıkları değil, ancak münezzeh olan Allah olurdu.

Zira kulları üzerinde güç sahibi ve her işi adaletiyle icra eden O'dur. Ama münezzeh olan Allah'ın, kulları üzerindeki hakkı, kulları­nın kendisine itaat etmesidir. Buna karşılık O da lütfüyle onların yapaklarını kat sevapla mükâfatlandırmasını, ehli olana da artırarak genişlik vermesini bir hak bilmiştir.







Münezzeh olan Allah, ayrıca insanların birbiri üzerinde olan haklarını da düzenlemiştir. Çeşidi yönleriyle o hakları eşit kılmış, bazılarının vücudunu diğer bazılarına bağlamıştır.

Biri, ancak öbürü yapılınca yapılmalıdır. Bu haklardan Allah'ın farz kıldıklarının en büyüğü, emir sahibinin tebaası, tebaanın da emir sahibi üzerindeki hakkıdır. Bu hakkı eda etmeyi Allah her iki tarafa da farz kılmıştır ve bunu onların uzlaşmasını temin eden, dinlerin yücelip güçlenmesini sağlayan bir vesile kılmıştır.

Halk, ancak emir sahipleri Islah olunca düzene girer. Emir sahipleri de ancak halkın doğru olmasıyla düzelir. O halde tebaa emredenin hakkını ve emreden de tebaanın hakkını eda ederse aralarında hak üstün olur, dinin programları uygulanır, adaletin nişaneleri doğrulur, kanunları halk arasında yürürlükte olur. Zaman bununla ıslah olur, düş­manın ümitlerinin ye'se dönüşmesi ve devletin bekası bu­nunla gerçekleşir.

Halk, emirine karşı koyduğu, emir de halkına zulmettiği zaman da halk ihtilafa düşer, zulüm alametleri ortaya çıkar. Dinde bozgunculuk artıp, sünnetler terk edilir, heva ve hevesle amel edilir, hükümler yürürlükten kaldırılır. İnsanların ahlaki hastalıkları çoğalır.

Yürürlükten kaldırdıkları en büyük haktan ve uygulamaya koydukları en büyük batıldan korkmazlar. O zaman da işte orada iyiler zillete düşer, kötüler izzet sahibi olur. Allah'ın kullarına yönelttiği azaplar çoğalır ve büyür.

Öyleyse, birbirinize nasihat etmeniz, güzel bir şekilde yardımlaşmanız gerekir. Bir kimse, Allah'ın hoşnutluğunu elde etmeyi ne kadar şiddetle isterse istesin, ibadeti ve çalışması ne kadar çok olursa olsun, Allah'a itaat hakkını eda edemez.

Allah'ın kulları üzerindeki farz haklarından biri de gücü yettiğince nasihatte bulunmak ve hakkı kendi aralarında ikame etmek hususunda yardımlaşmaktır.

Hakta yüce bir makamı ve dinde üstün bir fazileti de olsa, Allah'ın kullarına yüklediği hakların edası konusunda hiç kimse yardım edilmekten müstağni değildir. Kişi gözlerde küçülmüş de olsa, hakir de görülse, hakkı eda konusunda diğerlerine yardım etmeli veya yardım edilmelidir.







Ashabından biri kalkıp ıızun bir konuşmayla cevap verdi, onu çokça övdü, "emrini işitip, itaat ettiklerini..." söyledi, Bunun ürerine Hz. Ali de şöyle buyurdu:

Nefsinde Allah'ın büyüklüğünü duyan ve kalbinde Al­lah'ın yerini yücelten kimsenin hakkı, Allah'tan başka her şey küçük görmesidir. Bundan daha büyük hak sahibi ise Allah'ın büyük nimetler verdiği ve ihsan ettiği kimsedir. Zira Allah'ın üzerinde nimetlerini büyüttüğü kimsenin, üzerindeki hakları da büyür.

Emir sahiplerinin insanların salihlerince en aşağı sayılan durumları, kendilerini övülme sevgisine kaptırmaları, işlerini kibirlenerek yapmalarıdır. Beni övülmeyi seven, övgü duymak isteyen biri sanmanızdan nefret ederim. Allah'a hamd olsun, böyle değilim.

Eğer böyle demenizden hoşla­nan biri olsaydım, yine de Allah'ın yüceliği ve azameti kar­şısında bu huydan vazgeçerdim. (Çünkü Allah azamete ve yüceliğe en çok layık olandır.) Birçok insan önemli bir faaliyette bulunduktan sonra övülmek ister.

Ama Allah'tan korktuğum için işlerinizi iyi idare ettiğimden dolayı beni güzel övgülerle övmeyin. Zira henüz yerine getirmem gereken görevlerim ve eda etmem gereken haklarım var. Zalimlere söylenen övgü dolu sözleri söylemeyin bana.

Öfkeli kişilere söylenemeyen sözleri benden gizlemeyin. Benimle yalakalık ederek muaşerette bulunmayın. Hakkı söylemenizin bana ağır geleceğini düşünmeyin. Beni büyüklerden sanmayın. Zira hakkı duymak ve adil olmaya çağrıl­mak nefsine ağır gelen kimseye hak ve adaletle amel etmek daha ağır gelir.

Hakkı söylemekten ve adil olarak benimle müşaverede bulunmaktan çekinmeyin. Ben kendiliğimden (Allah'ın koruması olmaksızın) hataya düşmeyecek üstün­lükte biri değilim. Eğer, nefsime benden çok malik olan Allah beni alıkoyarsa, ancak o zaman hataya düşmekten emin olabilirim.

Ben de siz de kendisinden başka Rab olmayan Rabbin hükmü altındaki kullarız. Sahip olamadığımız nefsimizin sahibi O'dur. Bizi içinde bulunduğumuz durumdan çıkarıp kurtuluşa erdiren O'dur. Dalaletten sonra hidayete ileten, körlükten sonra basiret veren O'dur." Nehc'ul Belaga 215-216 Hutbe

Konya'da yeni obruk oluştu

Konya'nın Karapınar ilçesinde pancar ekili tarlada yeni bir obruk oluştu

02.10.2026 14:04:00
İHA
 
Konya'da yeni obruk oluştu
Konya'da yeni obruk oluştu
Obruk, Fevzipaşa Mahallesi'nde pancar ekili bir tarlada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, obruk bölgede çalışma yapan bir işçi tarafından fark edildi.






Pancar ekili tarlada oluşan obruğun yakın zamanda meydana geldiği tahmin edilirken, yaklaşık 15 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Obruğu fark eden işçi, durumu vakit kaybetmeden belediye ekiplerine bildirdi. 






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, obruk çevresinde incelemelerde bulundu. Obruğun tarla yollarına yakın olması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri alındı. Ekiplerin bölgede gerekli kontrolleri sürdürdüğü öğrenildi.








Karapınar'da son yıllarda farklı bölgelerde meydana gelen obruklar, tarım arazileri ve ulaşım güzergahları açısından da dikkat çekmeye devam ediyor.

Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği

Şarkışla Belediyesi'nin Şarkışla Sanayi Sitesi'nde kaçak yapıları yıkma girişimi gerginliğe neden oldu

02.10.2026 14:01:00
İHA
 
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Sanayi Sitesi'nde yıkım gerginliği
Şarkışla Belediyesi, Şarkışla Sanayi Sitesi'nde dükkanlara ek yapılan sundurmaları yıkma kararı aldı. Bugün planlanan yıkım işlemi esnafın tepkisine neden oldu. Site içerisinde toplanan esnaf yıkıma karşı çıkarak bir basın açıklaması yaptı.






Şarkışla Esnaf Odası Başkanı Ahmet Özer yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz dönemlerde sanayimizin büyüyebilmesi için satılan arsaların yol, su ve kanalizasyon hatları henüz yapılmamıştır. Gelişmekte olan sanayi esnafımız, yer problemine alternatif olarak ön sundurma ve yan kapatma gibi çözümler aramıştır. Birçok sanayi sitesinde bu tür alternatifler uygulanmaktadır; bunun en yakın örneği Sivas sanayi sitelerinde, bir örneği de Başkent'teki sanayi sitelerinde görülmektedir. Temennimiz; sanayide yer problemi henüz giderilemediği için mevcut yapıların yıkımının durdurulması, satılmış olan parsellerin altyapısı tamamlanarak bir an evvel sanayiye kazandırılması ve bu süre zarfında esnafımıza anlayış gösterilmesidir" ifadelerine yer verdi.








Öte yandan, yıkımların bir ay ertelendiği duyuruldu.

Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda

Sosyal medyada "Motovlogcu Dayı" olarak tanınan ve İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trajik trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü içerik üreticisi Cumhur Kahriman, İstanbul’da binlerce motosikletlinin katıldığı duygu dolu bir törenle son yolculuğuna uğurlandı

30.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet dünyasının yakından tanıdığı, trafik güvenliği, kurallar ve kuryelerin yaşadığı sorunlara yönelik hazırladığı videolarla milyonların sevgisini kazanan 46 yaşındaki Cumhur Kahriman (Motovlogcu Dayı), 27 Eylül akşamı İzmir'in Dikili ilçesinde feci bir kaza geçirmişti.

34 GMM 853 plakalı motosikletiyle seyir halindeyken bir TIR ile çarpışan Kahriman, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yummuştu.

Florya'da binlerce motorcu bir araya geldi

İzmir Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Kahriman'ın cenazesi, İstanbul Küçükçekmece'deki evinin önünde helallik alınmasının ardından cenaze namazı için Florya Yeni Camii'ne getirildi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına; Kahriman'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ile Türkiye'nin dört bir yanından gelen binlerce motosiklet tutkunu katıldı.

Cami avlusuna sığmayan kalabalık sık sık gözyaşlarına boğulurken, dualar eşliğinde helallik alındı. Kılınan namazın ardından tabutu omuzlayan dostları ve takipçileri, Kahriman'ı defnedilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na uğurladı.






Kilometrelerce uzanan duygu dolu kortej

Cenaze töreninin ardından, yüzlerce motosiklet sürücüsü cenaze aracının arkasında dev bir kortej oluşturdu. Florya'dan mezarlığa kadar uzanan yolda motorcular, camianın gür sesi olan "Dayı"larına kornalar basarak ve motorlarını bağırttırarak son görevlerini yerine getirdi.

"Bizim için devletle aramızda bir köprüydü"

Cenazede konuşan motosiklet camiasının önemli isimleri ve Kahriman'ın yakın arkadaşları, onun sadece bir fenomen değil, aynı zamanda motorcuların haklarını savunan bir lider olduğunu vurguladı.

Hakkı Topal (Arkadaşı): "Cumhur abimiz bizim sorunlarımızı dinler, yoldaki çukurları, eksiklikleri dile getirirdi. Adeta devletle aramızda bir bağlantı kurardı. Bugün trafikte motosikletliler olarak çok büyük zorluklar yaşıyoruz, o bu zorlukların aşılmasında hep öncüydü. Bir kolumuz koptu diyebiliriz."

Burçim Özsayar (Osmanlı Motosiklet Derneği Başkanı): "Motosiklet camiasının sorunlarını en yüksek sesle kamuoyuna duyuran liderlerden biriydi. Bu kazayı bir cinayet olarak görüyoruz. Motosikletlerin trafikte fark edilmesi için artık devletimizden yeni düzenlemeler bekliyoruz."






Kazadaki süreç takip ediliyor

Cenazeye katılan motorcular, kazaya karışan TIR sürücüsünün gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığı ve ardından yeniden gözaltına alındığı yönündeki iddiaları hatırlatarak sürecin takipçisi olacaklarını ve adaletin yerini bulmasını istediklerini belirtti.

YouTube'da paylaştığı sürüş deneyimleri, mizahi videoları ve trafik farkındalığı içerikleriyle 35 milyonun üzerinde izlenmeye ulaşan "Motovlogcu Dayı", arkasında yollarda daha güvenli sürüş yapılabilmesi adına adanmış binden fazla eğitici video ve yasa boğulmuş bir camia bıraktı.

Aniden yola çıkan TIR'ın dorsesine çarptı

İzmir-Çanakkale kara yolunda seyir halinde olan Kahriman, aniden yola çıkan ve geniş açıyla manevra yapan bir TIR'ın dorsesine arkadan çarptı. Selektör yaparak durumu engellemeye çalışsa da çarpışmadan kaçamayan ünlü motorcu, olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazanın ardından olay yerinden kaçan TIR sürücüsü jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı

İzmir'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden motosiklet tutkunu sosyal medya fenomeni Cumhur Kahraman İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunlarının oluşturduğu konvoy havadan görüntülendi

30.09.2026 15:47:00
İHA
 
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
İzmir'in Dikili ilçesinde tırla çarpışması sonucu hayatını kaybeden "Motovlogcu Dayı" lakaplı Cumhur Kahraman için İstanbul Florya Yeni Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kahraman'ın ailesi, yakınları ve çok sayıda motosiklet tutkunu katıldı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunları konvoy oluşturdu. Oluşturulan konvoy havadan görüntülendi. Cumhur Kahraman, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası, toprağa verilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na götürüldü.






"Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok"

Cumhur Kahraman'ın arkadaşı Cemal Dalyan, "Cumhur Kahraman arkadaşımız çok bilinçli bir sürücüydü. Kesinlikle hız kurallarına, trafik kurallarına uyan bir arkadaşımızdı. Hiçbir zaman hız yapmazdı. Birçok arkadaşımız hız yapar, o kesinlikle yapmazdı. Soma Motosiklet Festivali'nde beraberdik. Festivalden sonra İzmir'de bir arkadaşını ziyarete geçti. Daha sonra Çanakkale'de bir arkadaşımız vardı, onun yanına gitmek için yola çıktı ve bu kaza gerçekleşti. Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok. Kamera görüntülerini gördük. Görüntüde tırın sol şeride kontrolsüz bir şekilde aniden girmesi sonucu dorsenin savrulmasından dolayı sol şeritte olan arkadaşımıza çarpmıştır" dedi.
Görkem Akbulak isimli motosiklet tutkunu ise, "Cumhur abimiz motosiklet camiasına çok emek veren bir insandı. Elinden gelen her şeyi yapardı. Aşırı derecede milliyetçi, cumhuriyetçi bir insandı. Her şeye değer veren, kanunu bilen bir insandı. Maalesef bizi üzdü, erkenden aramızdan ayrıldı. Çok üzgünüz. Allah geride kalanlara sabır ihsan eylesin" diye konuştu.








"Hala şaka gibi geliyor"

Nur Köseoğlu arkadaşı ise, "Çok üzgünüm. Cumhur'u ben çok eskiden beri tanıyorum. Camiamızın önemli değerlerinden biriydi. Motosiklet camiasına çok fazla şey yaptı. Yani sürekli, ben de bir motosiklet eğitmeniyim, özellikle gençlere çok önem verirdi. Biz eski motorcuların hepsi gençlerimizi korumak için üstümüze düşen görevleri yapıyoruz. O bunu fazlasıyla yapıyordu ve bunu sosyal medyada dile getiriyordu, esprili yollarla. Şaka yaptığını düşündüm. Daha önceden bu tarz şakaları vardı. Hâlâ şaka gibi geliyor" şeklinde konuştu.



























Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent'te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 02:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı.








Villaların devir geçmişleri incelendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi.









Bu kapsamda Beykoz Acarkent'te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı

Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ'dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi'ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner'den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi'nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık'tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen'den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi'ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
 







Villalar boş ve tadilat halinde çıktı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi'nde de inceleme yapıldı.
 
Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi.
 
Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi.
 
 







Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi

Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı.
 
Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi.
 
 







Savcılık el koyma talebinde bulundu

Savcılık, Muhammed Yarız'ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi'ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan'ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti.
 
Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.