logo
31 AĞUSTOS 2026

İnsan ve din

Din bazılarının zannettiği gibi öyle 15. asırda vardı. 17. asırda olacaktı. 18. asırda biraz ihtiyaç vardı. 20. asırda buna gerek yoktur. 30. asırda hiç gerek yoktur" mantığının çok ötesinde, her dönem ve devirde insanların mutlak ihtiyacı olduğu bir kurumdur. 

31.08.2026 00:01:00
Haber Merkezi
 
İnsan ve din
İnsan ve din
Din bazılarının zannettiği gibi öyle 15. asırda vardı. 17. asırda olacaktı. 18. asırda biraz ihtiyaç vardı. 20. asırda buna gerek yoktur. 30. asırda hiç gerek yoktur" mantığının çok ötesinde, her dönem ve devirde insanların mutlak ihtiyacı olduğu bir kurumdur. Bu kurum olmasaydı, yani Allah bunu insanoğluna ikram etmemiş olsaydı, o zaman insanoğlunun, ne benliğinden, ne Rabbinden haberi olacaktı.


Bir defa, din kurumunun kurucusu olan, kural ve kaidelerini, prensiplerini belirleyen bizatihi "Cenab-ı Vacibü'l Vücut" olan Rabbimiz Allah-u Teala ve Tekaddes Hazretleridir.

Yani Cenab-ı Hak, din kurumunu koymuştur. Bu kurum kurulmamış, Allah bunu insanoğluna ikram etmemiş olsaydı, o zaman insanoğlunun, ne benliğinden, ne Rabbinden haberi olacaktı.

Hatta geçmişteki alimlerimiz: "Şayet onlara bir nebi, bir peygamber gelmemiş olsaydı, insanların mesuliyetleri sadece Allah'ı bulmak olurdu" diyorlar.

Tabiata bakarlar. Siyak, sibak/geçmiş-gelecek mukayesesiyle "bir yaratıcı vardır" derlerdi.







Burada delil olarak da, "Yerin ve göğün yaratıcısı olan Allah'tan şüphe mi ediyorsunuz?" (İbrahim; 10) ayetini kullanırlar. Bu münasebetle Ehl-i Sünnetten bazı ulema, "İnsanoğlu aklıyla, hiçbir şey de olmasa, Allah'ı bulma mükellefiyetindedir" derler. Bunun ötesinde hiçbir şey bilemezdi ve yapamazdı.

Buradan hareketle ben diyorum ki, insanın Allah'ı tanıması, "var" demesi de yetmiyor. Günümüzün en büyük derdi de bu. "Allah var" diyoruz. Ama "var" dediğimiz bu Allah, benim neremde? Veya ben, O'nun neresindeyim? Günümüzün inanç seviyesini anlama babında söylüyorum bunu. Yoksa hiç kimseyi tenkit etme niyetimiz de kesinlikle yoktur.

Allah buyuruyor ki: "Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve Biz ona şah damarından daha yakınız." Bu bir.

İkincisi, "Ben her an yaratıcıyım, yaratıyorum." Tabiatta yaratıyor. İnsanın iç tabiatında yaratıyor. Bünyesinde yaratıyor. Şu hücreler her gün diriliyor, ölüyor.

Bu özelliklere baktığın zaman O Rab, o kadar güçlü ki, her an bir işle meşgul. Yani her şeyin faili. Bir başka ifade ile öznesi. Bu kadar işi gören, her şeye Kadir olan, muktedir olan, Rahman olan, Rahim olan, Hakim olan, hülasa, 99 esma-i ilahinin sahibi ve faili olan Allah'tır O.







Benimle, senin aranda O Rab olması lazım, O Allah olması lazım. İkinin üçüncüsü, üçün, dördüncüsü O olması lazım...

Bu ne demektir? Hem bana, benden yakındır O, hem seninle bir araya geldiğim zaman O var. Bir kişi daha ilave edildiği zaman yine O var. Bütün işlerde O var.

Bu, şu demektir: "Kullarım! Ben madem her yerde varım. Ben, sana madem senden yakınım. O zaman sen, yaptığın bütün işlerde Bana danışacaksın. Beni hakem edeceksin."

Müslüman'ın, Kur'an'da tarif edilen vasfı nedir? Allah'ı hakem kabul etmesi değil mi?

İlla herhangi bir kaba idrakin anlayacağı işlerde mi O hakemdir? Benim yaptığım işlerde de hakemdir. Senin yaptığın işlerde de hakemdir. Senin ve benim aramda olan işlerde de hakemdir. Her yerde hakemdir O Allah.







Peki, O'nun bize yanlış ya da doğru dediğini nasıl öğreneceğiz? İşte Kur'an-ı Kerim ortada. "Hocam! Hepimiz hafız değiliz. Bu işin ilmini bilmeyiz. Yani hepimiz, Kur'an'ın ne dediğini mi öğreneceğiz?"

Kulluk dediğimiz bir olay var. Cenab-ı Hak Kur'an-i Kerim'de: "Ey iman edenler! Eğer Allah'tan korkarsanız O, size iyi ile kötüyü ayırt edecek bir anlayış verir..." (Enfal 29 ) buyuruyor.

"Bildiklerinizle amel ederseniz bilmediklerinizi Allah, size öğretir" buyuruyor Hz. Muhammed (as).

Sen, bildiklerinle amel ediyor, ibadette, taatte ısrar ediyorsun. Öyle bir şey oluyor ki, hakikaten hiçbir şey bilmiyorsun. Birden o bilmediğin şeye Allah, seni alim yapıyor, arif yapıyor.







Bendeniz bunu hayatımda çok yaşadım

Bir mesele oluyor ki takılıyorum. Dini bir konu. Acaba bunun cevabı nedir? Arasam, araştırsam, belki kaynak eser de bulamayacağım. İnanır mısınız faraza namaz için camiye gidiyorum, bakıyorum ki vaiz efendi o konuyu mevzu edinmiş.

Bir gün rızık meselesini düşünüyorum. Geldi bir dilenci, başladı bana nasihat etmeye. Hem benden para istiyor, hem de nasihat ediyor. O zaman dedim ki, "Bildiklerinizle amel ederseniz Allah, bilmediklerinizi hem dilenciyle öğretir. Hem hamalla öğretir. Hem hoca efendi ile öğretir. Yeter ki okumasını bil." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eserinden)

Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı

Bakırköy'de bir güzellik merkezinde kadınların haberi olmadan mahrem görüntülerinin kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 1 şüpheli daha yakalandı. Soruşturma kapsamında daha önce yakalanan 2 şüpheli ise tutuklandı

30.08.2026 11:55:00 / Güncelleme: 30.08.2026 12:00:16
İHA
 
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, bir iş yerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, 28 Ağustos tarihinde müracaatta bulunan 4 kadın şahsın, daha önce hizmet aldıkları Bakırköy ilçesi Zuhuratbaba Mahallesi'nde bulunan bir güzellik merkezinde kendilerinden habersiz şekilde mahrem görüntülerinin kaydedildiği ve söz konusu görüntülerin dijital platformlar üzerinden ücret karşılığında yayımlandığı yönündeki beyanları üzerine inceleme başlatıldı.






Yapılan incelemeler kapsamında söz konusu iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda, gizli kamera düzeneği bulunan aktif 1 cihaz, daha önce iş yerinden söküldüğü belirlenen 6 cihaz ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Konu kapsamında iş yeri yetkilisi F.Ö. isimli kadın şüpheli bahse konu iş yerinde, kamera ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirdiği belirlenen E.S.C. isimli şüpheli ise Kağıthane ilçesindeki ikametinde yakalandı.








Çalışmaların devamında, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu tespit edilen A.Ç. (30) isimli şüpheli de 29 Ağustos tarihinde Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.








F.Ö. ve E.S.C., "Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" ve "Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali" suçlarından 29 Ağustos tarihinde sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

A.Ç.'nin de aynı suçlardan 30 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.

İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede


 
Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.

29.08.2026 16:10:00 / Güncelleme: 29.08.2026 16:20:43
Haber Merkezi/AA
 
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede

Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.
Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsünün, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarptığı kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.







Kameralardan kaçamadı

Soruşturma kapsamında, şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü R.S.F. gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli sürücü, adliyeye sevk edildi.

Ne olmuştu?

Dün Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsü, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarpmış, kazada 2 kişi hayatını kaybetmiş, 1'i ağır 16 kişi yaralanmıştı.
Güvenlik kamerasınca kaydedilen kaza anına ilişkin görüntülerde, aynı istikamette seyreden bir otomobilin şerit değiştirmek için İETT otobüsünün önüne doğru manevra yapması üzerine sağa yönelen otobüsün yoldan çıkarak sitenin bahçe duvarına çarpması yer almıştı.







İETT'den açıklama


Kazayla ilgili İETT'den yapılan açıklamada, BN1 hattında görev yapan otobüsün saat 16.48'de Zeytinburnu mevkisinde önündeki sivil otomobilin aniden şerit değiştirmesi sebebiyle kaza yapmamak için manevra yaptığı sırada yoldan çıkarak site duvarına çarptığı kaydedildi. Açıklamada, "Söz konusu özel halk otobüsü kazası ile ilgili kurumumuz ve emniyet birimlerince gerekli idari ve adli soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, yaralıları ziyaret etti

İstanbul Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Vali Gül'ün, Zeytinburnu'nda İETT otobüsünün bir sitenin bahçe duvarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralıları tedavi gördükleri Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtilerek, "Vali Gül, yaralı vatandaşlarımızın sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi alarak geçmiş olsun dileklerini iletti" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, valilikten yapılan açıklamada Vali Gül'ün, yaralananların tedavi gördüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi ile Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bilgi aldı

Öte yandan, Vali Gül'ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş olsun dileklerini yaralı vatandaşlara ilettiği ve sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi aldığı kaydedildi.

Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü

Gaziantep'te bir restoranda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü. Yangının çıktığı ilk anlar cep telefonu kamerasına yansırken yangın sonrası küle dönen restoranın içi görüntülendi

29.08.2026 11:04:00
İHA
 
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Yangın, Şahinbey ilçesi Bey Mahallesi'nde bulunan Gece Gündüz isimli restoranda sabah erken saatlerde çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek restoranı tamamen sardı.






Yangını fark edenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarıyla olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, 30 personel ve 14 itfaiye aracıyla alevlere müdahale etti. Yangın, ekiplerin müdahalesi sonrası söndürüldü.








Alevler cep telefonu kamerasında, yangın sonrası restoran kül oldu

Ekiplerin yer yer soğutma çalışmaları devam ederken yangının ilk çıktığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde, restoranı saran alevler dikkat çekerken yangın sonrası restoranda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Yangının söndürülmesinin ardından küle dönen restoran içi görüntülendi.








Yaralananın olmadığı yangının çıkış nedeni ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu

Yıllık izinlerini Türkiye'de geçiren gurbetçilerin Avrupa'ya dönüş yolculuğu sürerken, Edirne'deki Kapıkule Sınır Kapısı ile Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda yoğunluk yaşanıyor

28.08.2026 14:19:00 / Güncelleme: 28.08.2026 14:33:34
İHA
 
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Yaz tatilini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek üzere Türkiye'ye gelen gurbetçiler, izinlerinin sona ermesiyle birlikte yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönmek üzere yola çıktı. Başta Almanya olmak üzere farklı Avrupa ülkelerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar, Kapıkule Sınır Kapısı'na ulaştı.

Sınır kapısında işlemlerini tamamlamak için bekleyen gurbetçiler, sıcak havaya rağmen uzun araç kuyruklarında saatlerce beklerken, Türkiye'den ayrılmanın hüznünü de yaşadı. Öte yandan diğer sınır kapılarında da yoğunluk yaşanıyor.






"Türkiye'ye gitmeye değer, Kapıkule'deki yoğunluk zorluyor ama dayanıyoruz"

Belçika'da yaşayan ve yıllık iznini Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde geçiren gurbetçi Akif Çil, dönüş yolunda olduğunu belirterek, "Ben Afyon Emirdağ ilçesinden geliyorum. Belçika'da kalıyorum. Her sene olduğu gibi yıllık iznimize gittik. Şu anda dönüşteyiz. İznimiz bitti. Her seneki gibi hani bir yandan iyi oluyor, bir yandan kötü. Ama bu rezillik olmasa, Kapıkule'mizde yoğunluk olmasa bir şekilde iyi olacak ama yapacak bir şey yok. Değer yani, Türkiye'mize gitmeye değer. Zorluyor ama yapacak bir şey yok. Dayanıyoruz artık. Gurbet olduğu için vız geliyor. Sıramız da geldi, ben gideyim, önümü kaptırmayayım" dedi.








"Orası da ekmek parası, insanlar mecbur gidiyor"

Almanya'da yaşayan gurbetçi Fatma Yıldız, "Orası da ekmek parası, herkes mecbur gidiyor. Ne yapalım'" diye konuştu.

"Zorluklara rağmen ülkemizi seviyoruz, her şeye rağmen çok güzel"

Memleketi Adıyaman'da yıllık iznini tamamlayan ve Almanya'nın Münih kentine gitmek üzere Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yola çıkan gurbetçi Fahri Kara, "Zorluklara rağmen güzel. Ülkemizi seviyoruz. Her şeye rağmen çok güzel. Bu tatil zamanında bu yoğunluklar oluşuyor maalesef. Ülkemiz elinden geleni yapıyor. Teşekkür ediyoruz ülkemize. Var olsunlar. Her şeye rağmen çok güzel her şey. Memleketimizi özlüyoruz" dedi.








"Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor"

Gurbetçi Zeliha Kara, "Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bütün akrabalar orada. Hepsini gördük, hasret giderdik. Çok şükür, sağ salim evimize varmayı istiyoruz, bakalım" dedi.








"Üzgünüz"

Gurbetçi İlayda Korkmaz, çok beklediklerini ama dönüş yaptıkları için üzgün olduklarını ifade etti.













Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı

Samsun'da polis ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 12 kişi yakalandı

28.08.2026 11:33:00
İHA
 
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, İlkadım ve Atakum ilçelerinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi.






Ekipler tarafından 12 şahsın üst, araç ve ikametlerinde arama yapıldı. Aramalarda 5 bin 528 adet sentetik ecza hap, 875,50 gram skunk, 70,70 gram metamfetamin, 34 gram sentetik kannabinoid, 3 adet hassas terazi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız pompalı tüfek ve 7 adet fişek ele geçirildi.








Operasyon kapsamında yakalanan 12 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.






Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde gece saatlerinde binalarından gelen çatırdama sesleriyle uyanan vatandaşlar korku dolu anlar yaşadı. Bitişiğindeki temel kazısı nedeniyle hasar gördüğü değerlendirilen 4 katlı bina, güvenlik gerekçesiyle içindeki eşyalar tahliye edilemeden iş makineleriyle yıkıldı. Yıkım çalışmalarını izleyen bina sakinleri ise yaşananları anlattı

27.08.2026 11:36:00
İHA
 
Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar
Kocaeli'de çatırdayan bina yıkıldı: Eşyalarını bile alamadılar
Alınan bilgiye göre, Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta bulunan 4 katlı binada oturan vatandaşlar, gece saatlerinde yapının kolon ve kirişlerinden sesler gelmesi üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik şeridi oluştururken, bina tedbir amacıyla hızla boşaltıldı.






Olay yerine çağrılan AFAD ekiplerince binada ve bitişiğindeki inşaatın temel kazı alanında inceleme yapıldı. İncelemeler sonucunda çökme riski bulunduğu tespit edilen binanın yıkılmasına karar verildi. Güvenlik gerekçesiyle vatandaşların içeriden eşyalarını almasına izin verilmezken, 4 katlı yapı ekiplerin gözetiminde yıkıldı.








"Bir şeyler oluyor Kemal, ev kayıyor galiba"

Binada 21 yıldır ikamet eden Tülay Aydın, İHA'ya yaptığı açıklamada, gece saatlerinde bir gürültü duyduklarını ve binanın kaydığını hissettiğini söyledi. Durumu eşine ve ev sahibine bildirdiğini anlatan Aydın, "Bir şeylerin olduğunu tahmin ettim ve eşime söyledim. 'Bir şeyler oluyor Kemal, ev kayıyor galiba' dedim. Sonra eşim aşağı indi. 'Tülay bir şey oluyor' dedi. Ev sahibime söyledim. 'Ev gidiyor koşun' dedi. Eşim çantamı almaya girdi. Başka da bir şey yok" dedi.








"21 yıllık evimiz bir gecede yok oldu"

Güvenlik gerekçesiyle evden hiçbir eşya alamadıklarını ifade eden Aydın, "Bunlar benim portmantoda namaz kıldığım kıyafetlerimdi, onlarla çıktım. Hepimiz öyle aynı böyle kıyafetlerleyiz. Üst kattakiler zaten uyumaya çalışıyorlarmış. Onları da bağırarak çıkardım. Evin nereye yatacağını anlayamadıkları için yıkıldığını söylediler. Bize tam bilgi vermediler ve anlamadık. Her şeyimiz gitti. 21 yıllık evimiz bir gecede yok oldu. Çocuklar okula başlayacak ve hiçbir şey yok" diye konuştu.








"Çatır çatır sesler gelmeye başladı"

Nebiye Kurtuldu ise binada daha önce de kayma hissettiğini ancak ihtimal vermediğini dile getirerek yaşadığı panik anlarını şöyle anlattı:

"Zaten normalde bina kayıyormuş gibi hissederdim ama ihtimal vermezdim. Dün gece de kapı dikkatimi çekti. 'Kapı neden oynamış'' dedim. Bina yatmaya başlamış ama kapı sabit duruyor. Ama ben yine önemsemedim, gittim yattım. Alt kattaki kiracımız aşağı inmiş. Eşine söylemiş. Bina aşağıdan çatlamaya başlamış. Su boruları patlamış. Dükkanda çatlamalar olmaya başlamış. Görümcem de beni uyarmak için bağırıyordu ama ben uyku sersemiydim, ne yaptığımı bilemedim. O ara da çatır çatır sesler gelmeye başladı. Çok korktuk, zaten sonra da binaya sokmadılar. Eşyalarımızı alamadık. Çantam hazırdı. Kimliğim zaten hep yanımdaydı. Ben diyordum da kimse bana inanmıyordu. 'Bu bina gidecek' diyordum, hep içime doğdu ama ihtimal vermedim. Keşke bir tahliye durumu olsaydı. Yan taraftaki inşaatın ustalarına da söylemiştim. 'Ev sallanıyor, çok sallanıyor' dedim. 'Abla senin psikolojin bozuk' dediler. 'Burası beni korkutuyor' demiştim."






Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı

Kocaeli'de nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiasıyla iki aile arasında kovalamaca sonrası çıkan kavgada 5 kişi bıçaklandı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

27.08.2026 08:00:00 / Güncelleme: 27.08.2026 12:38:46
İHA
 
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Olay, Derince ilçesi Mersincik Mahallesi Hayat Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 27 ZA 568 plakalı minibüs ile plakası öğrenilemeyen otomobil arasında kovalamaca yaşandı.






Kovalamacada bir araç park halindeki başka araca çarptı. Kazanın ardından araçlardan inen taraflar birbirine tekme, tokat, bıçak ve beyzbol sopası ile saldırdı. Kavgada bir kişi karnından, bir kişi boğazından, 2 kişi ise vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı.









Vatandaşlar kavgayı ayırmaya çalıştı

Olayın yaşandığı sırada kahvehanede bulunan vatandaşlar, tarafları ayırmaya çalıştı. Bu sırada kavgayı ayırmaya çalışan vatandaşlardan biri elinden bıçakla yaralandı. Kavganın ardından bazı şüpheliler otomobille olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Öte yandan tarafların akraba oldukları ve olayın, nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiası sebebiyle çıktığı öne sürüldü. Olayla alakalı kaçan şahıslar ise yakalanamadı. Polis olaya ilişkin çalışma başlattı.




















Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor

Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor

26.08.2026 00:48:00
Yaşar Cebesoy
 
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor.

Göç eden topluluklar ile ev sahibi toplum arasında yaşanan "kültürel şok", gündelik yaşam pratiklerinden kamusal alan kullanımına kadar pek çok noktada toplumsal gerilimin artmasına yol açıyor.







Sosyologlar ve göç uzmanları, dil bariyeri ve yaşam tarzı farklılıklarından doğan uyum sorunlarının doğru entegrasyon politikalarıyla yönetilememesi durumunda, kentlerde paralel toplumların oluşabileceği konusunda uyarıyor.

"Kültürel şok, yalnızca yeni gelenlerin değil; alıştığı sosyal çevrenin ve kuralların değiştiğini gören yerel halkın da yaşadığı iki yönlü bir uyumsuzluk sürecidir."







Kültürel şok nedir?

Sosyolojide bireyin veya grupların alıştığı sosyal normlardan, dil ortamından ve kültürel sembollerden aniden uzaklaşarak farklı bir değerler dizisiyle karşılaşması olarak tanımlanan kültürel şok, göç alan kentlerde iki farklı boyutta hissediliyor:

Dil engelinin yarattığı iletişim kopukluğu, sosyal soyutlanma, dışlanma korkusu ve güvenli alan arayışıyla kendi içine kapanma eğilimi.

Yerleşik yaşam düzeninin, komşuluk ilişkilerinin ve kamusal alan normlarının değiştiği algısı; buna bağlı olarak gelişen kimlik kaybı ve güvenlik kaygıları.







Toplumsal gerilimi besleyen temel etkenler

Saha araştırmaları ve uzman değerlendirmeleri, kent merkezlerinde ve mahalle ölçeğinde yaşanan sürtüşmelerin ana sebeplerini şu başlıklar altında topluyor:

Ortak bir dilin kurulamaması, gündelik hayattaki basit etkileşimlerin dahi yanlış anlaşılmasına ve karşılıklı güvensizliğe zemin hazırlıyor.







Komşuluk ilişkileri, gürültü standartları, eğlence biçimleri ve kamusal mekanların kullanımı konusundaki alışkanlık farklılıkları mahalle ölçeğinde huzursuzluk yaratıyor.

Ev kiralarındaki değişimler, iş gücü piyasasındaki rekabet ve kamusal hizmetlere erişim konularındaki algılar toplumsal tepkileri artırabiliyor.







Entegrasyon mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda göçmen grupların belirli bölgelerde kümelenmesi, toplumlar arasındaki temas noktalarını tamamen yok ediyor.

Uzmanlar, kültürel şok ve uyum krizlerinin aşılması için yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımın yeterli olmadığını; zorunlu dil eğitimi, kamusal kural uyum programları ve yerel halkı da kapsayan sosyal entegrasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama

Uluslararası suçlulukla mücadelede sınırların ötesine geçen en etkili adli iş birliği aracı "Kırmızı Bülten"dir (Red Notice)

25.08.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası Suç Polisi Teşkilatı (INTERPOL) bünyesinde yürütülen bu mekanizma, sınır ötesine kaçan şüpheli veya hükümlülerin dünya genelinde tespit edilmesini, yakalanmasını ve iade edilmesini hedefleyen uluslararası bir talep bildirisidir.






Kırmızı Bülten Şunları İfade Eder:

Uluslararası Tutuklama Tutanağı Değildir: Kırmızı bülten bizzat bir uluslararası tutuklama kararı sayılmaz. İlgili üye ülkenin adli makamları tarafından verilmiş yerel bir tutuklama veya mahkumiyet kararına dayanan "küresel bir duyuru" niteliğindedir.

Geçici Gözaltı Talebidir: Bülten yayınlandığında, taraf ülkelerin kolluk kuvvetleri aranan kişiyi gördükleri yerde tespit edip geçici olarak gözaltına alma ve iade sürecini başlatma yetkisine sahip olur.

Egemenlik İlkesi Geçerlidir: Bir ülkenin kırmızı bülten çıkaran kişiyi kendi topraklarında yakalayıp tutuklaması tamamen o ülkenin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere olan taraf durumuna bağlıdır.






Yayınlanma Süreci ve Hukuki Şartlar

Bir devlet, hakkında kesinleşmiş ceza bulunan veya ağır bir suçtan aranan bir şahsın yurt dışına kaçtığını tespit ettiğinde Ulusal Merkez Büro (NCB) aracılığıyla INTERPOL Genel Sekreterliğine başvurur.

Bültenin onaylanması için şu şartların sağlanması zorunludur:

• Suçun Niteliği: İşlenen suçun ağır bir adli suç (cinayet, terör, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık vb.) olması gerekir. Önemsiz veya hafif suçlar için kırmızı bülten çıkarılamaz.

• Hukuki Dayanak: Talebe eklenmiş geçerli bir yerel tutuklama müzekkeresi veya kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmalıdır.

• Anayasal Sınırlar (Madde 3): INTERPOL Tüzüğü'nün 3. maddesi uyarınca; siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki talepler kesinlikle reddedilir.






Diğer INTERPOL Bülten Türleri

INTERPOL, farklı durumlara özel renk kodlarıyla bültenler düzenler:

Kırmızı: Aranan kişilerin yerinin tespiti ve iade amacıyla yakalanması
Sarı: Kayıp kişilerin (özellikle çocukların) bulunması
Mavi: Şüpheli kişilerin kimlik veya faaliyetleri hakkında ek bilgi toplanması
Siyah: Kimliği tespit edilemeyen cesetlerin teşhis edilmesi
Yeşil: Sabıkalı suçluların yeni ülkelerde suç işleme riskine karşı uyarı yapılması
Turuncu: Kamu güvenliğine açık ve yakın tehdit oluşturan durum/materyal uyarısı






Kırmızı bülten, uluslararası adaletin kaçış alanlarını kapatan ve suçluların iade sürecini başlatmak için kullanılan en kritik iş birliği mekanizmasıdır.

Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.