logo
31 AĞUSTOS 2026

Kapitalizmde gelir dağılımı

Ekonomi politikalarının en önemli hedeflerinden biri de gelir dağılımında adaleti temin edilmesidir

31.08.2026 00:08:00
Haber Merkezi
 
Kapitalizmde gelir dağılımı
Kapitalizmde gelir dağılımı
Ekonomi politikalarının en önemli hedeflerinden biri de gelir dağılımında adaleti temin edilmesidir.

Gelir dağılımının dengelenmesi, Sosyal adaleti sağlayacağı gibi, sürekli büyümenin de temelidir.

Ekonomilerde tüketimin artması, fertlerin gelirlerinin dengeli bir şekilde artmasından geçmektedir. Milli Devlet anlayışımızda gelir dağılımındaki adaletten kastımız, tüm bireylerin aynı hayat standardına kavuşması değildir.

Önemli olan bireylerin gelirleri arasında toplumsal dokuyu zedeleyecek bir uçurumun oluşmaması ve en alt gelir grubunda ki bireylerin hayatlarını kimseye muhtaç olmadan ikame edecekleri bir gelire malik olmalarıdır. Bireylerin kimseye muhtaç olmadan hayat sürecekleri bir gelire sahip olmaları, aynı zamanda onların doğuştan gelen haklarındandır.







Sosyal Devlet/Milli Devlet, bireylerin doğuştan gelen asgari bir gelire sahip olma hakkını onlara yaşatmakla da mükelleftir. Adil bir gelir dağılımı olmadan toplumsal barışın sağlanması da mümkün değildir.

Ancak adil bir gelir ortamında milletin kendi içerisin de birlik ve beraberlik yakalanabilir. Bu birliktelik için adil gelir dağılımı yeter şart değildir; ancak gerek şarttır. Bu adaletin devlet eli ile sağlanması ise devlet–millet kaynaşmasını beraberinde getireceği için, milletlerin varlıklarını daim kılmalarına da zemin oluşturacaktır.







Kapitalizmde gelir dağılımı

Bugün uygulanan kapitalist sistemlerde, adaletsiz gelir dağılımı sebebiyle, toplumu oluşturan geniş bir halk kesiminin, gıda, giyim, konut, sağlık, ulaşım, eğitim… vb. temel ihtiyaçlardan dahi mahrum olduğu tespit edilmektedir.

TÜİK'in 2017 yılı Eylül ayı raporuna göre Türkiye'de nüfusun en fakir %20'lik kesimi gelirin %6,2'sini alırken, en zengin %20'lik kesimi gelirin %47,2'sini almaktadır. Ve gelir dağılımındaki adaletsizliği gösteren GİNİ katsayısı 0,404 gibi çok yüksek bir seviyededir.  Bu katsayı son 10 yılda artarak bu sevilere çıkmıştır.

Türkiye için bahsettiğimiz bu tablo, globalleşen dünyada diğer ülkeler için de yaklaşık olarak aynıdır. Dünya Bankası'nın verilerine göre, 2013 yılında dünyada 770 milyon insan, günlük 2 doların altında bir ücretle çalışmaktadır; bu rakam çalışan kesimin, %24'üne denk gelmektedir. Kalkınmakta olan ülkelerde ise bu oran %58.7 seviyesindedir.  







Adaletsiz gelir dağılımını gösteren bu rakamlar, kapitalizmin doğasından kaynaklanmaktadır.

Gelişmiş kabul edilen ülkelerde bile gelir adaletsizliğine işaret eden Gini Katsayısı son derece yüksektir. Nitekim ABD'nin 2013 yılı Gini katsayısı 0,41 İngiltere'nin 2014 yılı Gini katsayısı 0,34, Almanya'nın 2013 yılı Gini katsayısı 0,31'dir.  

Kapitalistler, devlete ve paraya getirdikleri tarifler ve yükledikleri görevlerle, gelir dağılımının kökten bozulmasına sebep olmuşlardır. Liberal–kapitalist anlayışa göre devlet, güvenlik, asayiş, altyapı… vb. yatırımlarla uğraşmalı; ekonomiye ve ticarete kesinlikle müdahale etmemelidir. Devletler, kamu harcamaları için ihtiyaç duydukları finansmanı emisyon ile değil, yüksek faizli iç ve dış borçlarla karşılamalıdırlar.

Kapitalist anlayışta faizle satın alınan paraların geri dönüşü için seçilen tek yol, halktan vergi toplanmasıdır. Bu ise, toplumun büyük bir kesimine ait gelirlerin, global sermayeye aktarılması ve vatandaşların gerekli oranda Sosyal Güvenlikten mahrum kalmalarından başka bir şey değildir.







Ülkeleri adeta haraca bağlayan, milletlerin kaynaklarını ve gelirlerini faizle birlikte dışarıya aktaran bu yol, kapitalizmin devletlere tavsiye ettiği ekonomi sistemidir.

Paranın belli ellerde tekelleşmesini sağlayan bu yöntem, piyasada herkesin ihtiyaç duyduğu anda paraya ulaşmasını da engellediği için, üretim yapma kabiliyeti belli ellerde tekelleşmekte; bu da gelir dağılımında adaletsizliğe sebep olmaktadır.

Üretimle para kazanmanın yerine, para ile para kazanmayı teşvik eden kapitalist modeller, faizi, sistemlerinin merkezine oturttuğu için, gelir dağılımında büyük uçurumların olması kaçınılmazdır.

Bu sistemlerde devletlerin, ekonomilerdeki ağırlığı azaltılırken; global sermaye sahipleri adına vatandaşlarından topladığı vergi gelirlerini bu sermaye gruplarına faiz ödemeleri adı altında aktaran devlet anlayışları ortaya çıkmıştır.







Özelleştirme adı altında ise devletlerin en kârlı ve stratejik kurumlarının, piyasa değerinin çok altında satılmasıyla; devlet ile çokuluslu şirketler yer değiştirmektedir. Global şirketler, satın aldıkları bu kurumlar vasıtasıyla ülkenin zenginliklerini kendilerine aktarırken; bu gelirlerden mahrum kalan milletler ise, açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadırlar.

Yukarıda değindiğimiz üzere global firmaların ciroları hatırı sayılır büyüklükteki devletlerin GSMH'sından daha fazla bir noktaya gelmiştir.

Burada bizim dikkat çekmek istediğimiz nokta, bazı firmaların neden çok kazandığından ziyade, dünyadaki gelir dağılımındaki çarpıklıktır.

Bir tarafta trilyon dolarlar ile oynayanlar, diğer tarafta ise bir doları dahi bulmakta zorlananlar olduğu sürece, dünyada sosyal huzurun oluşması imkansızdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı

Bakırköy'de bir güzellik merkezinde kadınların haberi olmadan mahrem görüntülerinin kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 1 şüpheli daha yakalandı. Soruşturma kapsamında daha önce yakalanan 2 şüpheli ise tutuklandı

30.08.2026 11:55:00 / Güncelleme: 30.08.2026 12:00:16
İHA
 
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, bir iş yerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, 28 Ağustos tarihinde müracaatta bulunan 4 kadın şahsın, daha önce hizmet aldıkları Bakırköy ilçesi Zuhuratbaba Mahallesi'nde bulunan bir güzellik merkezinde kendilerinden habersiz şekilde mahrem görüntülerinin kaydedildiği ve söz konusu görüntülerin dijital platformlar üzerinden ücret karşılığında yayımlandığı yönündeki beyanları üzerine inceleme başlatıldı.






Yapılan incelemeler kapsamında söz konusu iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda, gizli kamera düzeneği bulunan aktif 1 cihaz, daha önce iş yerinden söküldüğü belirlenen 6 cihaz ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Konu kapsamında iş yeri yetkilisi F.Ö. isimli kadın şüpheli bahse konu iş yerinde, kamera ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirdiği belirlenen E.S.C. isimli şüpheli ise Kağıthane ilçesindeki ikametinde yakalandı.








Çalışmaların devamında, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu tespit edilen A.Ç. (30) isimli şüpheli de 29 Ağustos tarihinde Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.








F.Ö. ve E.S.C., "Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" ve "Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali" suçlarından 29 Ağustos tarihinde sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

A.Ç.'nin de aynı suçlardan 30 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.

Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni

Samsun'da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla sağanak yağmur altında Atatürk Anıtı'nda çelenk töreni düzenlendi

30.08.2026 11:47:00
İHA
 
Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni
Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni
Samsun'da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Samsun Valisi Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.






Sağanak yağış altında düzenlenen törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan'ın yanı sıra emniyet mensupları, askeri erkan, ilçe belediye başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, gaziler ve şehit yakınları ile vatandaşlar katıldı.








Samsun Valisi Orhan Tavlı, anıt şeref defterini imzaladıktan sonra yaptığı konuşmada, "Aziz Türk milletinin istiklal ve istikbaline kast edildiğinde, esaret ve hürriyet arasında bir tercihe zorlandığında neleri başarabileceğinin en açık ispatı olan 30 Ağustos ruhu son olarak 15 Temmuz 2016'da bir kez daha ortaya çıkmış. O gece tam anlamıyla tek yürek olan aziz milletimiz, Büyük Taarruz'a ilham veren sarsılmaz iradesinin kalplerde hâlâ canlı olduğunu birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde tekrar bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir" dedi.






















Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı

Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler

30.08.2026 08:56:00
Yaşar Cebesoy
 
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler.

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılması ve liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin öne çıkması, toplumda "ne yaparsam yapayım hakkımı alamam" duygusunu güçlendirebiliyor.







Adalet duygusu yaralanınca öfke büyüyor

Bir toplumun istikrarını sağlayan en önemli unsurlardan biri, vatandaşların hukukun ve kamu düzeninin herkese eşit uygulandığına inanmasıdır. Yolsuzluk ve kayırmacılık algısının güçlenmesi ise tam tersine, vatandaşın devlet ve kurumlarla kurduğu güven ilişkisini zedeliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü de yolsuzluğun hukuka olan güveni azalttığına, toplumun ekonomik ve siyasi yapısını olumsuz etkilediğine ve devlet-toplum güvenini zedeleyebildiğine dikkat çekiyor.







"Benim hakkım neden yok?" sorusu

Kayırmacılığın en tehlikeli sonucu yalnızca bir kişinin haksız biçimde işe alınması ya da bir başkasının avantaj elde etmesi değildir.

Asıl tehlike, haksızlığın normalleşmesidir.

Bir genç, eğitimine ve emeğine rağmen işe giremediğini; buna karşılık torpili bulunan bir kişinin önüne geçtiğini düşünüyorsa, zamanla sisteme olan inancını kaybedebilir.

"Çalışmanın anlamı yok."

"Liyakat önemli değil."

"Kurallara uyan kaybediyor."

gibi düşünceler yaygınlaştıkça toplumsal dayanışmanın yerini öfke ve güvensizlik almaya başlar.







Kayırmacılık liyakati çözer

Devlet kurumlarının güçlü olabilmesi için görevlendirmelerde liyakat, ehliyet ve objektif ölçütlerin esas alınması gerekir.

Kayırmacılık ise bunun tersidir. Bir kişinin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeden ziyade siyasi, akrabalık, hemşehrilik veya kişisel bağlantılarının belirleyici olduğu düşüncesini doğurur.

Akademik çalışmalar da kayırmacılığın toplumsal adalet, toplumsal barış, güven ve kurumların işleyişi üzerinde önemli etkileri bulunduğuna dikkat çekiyor.







Yolsuzluk ekonomiden fazlasını çalar

Yolsuzluğun bedeli yalnızca devlet bütçesinden eksilen para değildir.

Yolsuzluk; kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına, rekabetin bozulmasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyümesine, vatandaşın devlete güveninin azalmasına, kurumların itibar kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca ekonomik bir mesele değil, hukuk ve devlet yönetimi meselesidir.







Öfke ne zaman tehlikeli hale gelir?

Toplumlarda adaletsizlik algısının sürekli büyümesi, bireysel tepkilerin ötesinde daha geniş bir toplumsal öfke yaratabilir. Ancak burada kritik nokta, hak arama ile şiddet arasındaki ayrımın korunmasıdır.

Yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı oluşan tepkinin demokratik hukuk yollarına, denetime, özgür basına, bağımsız yargıya ve hesap verebilirliğe yönelmesi gerekir. Öfkenin şiddete veya hukuk dışı eylemlere dönüşmesi ise sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurur.

Çözüm: Şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik

Toplumsal güvenin yeniden güçlenmesi için kamu yönetiminde şeffaflık, denetim, liyakat ve hesap verebilirlik temel ilkeler olmalıdır.

Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde son yıllarda mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kanun teklifleri de gündeme geldi.

Çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için yalnızca suçluların cezalandırılması değil, haksızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek güçlü kurumların kurulması gerekir.

Bir ülkede vatandaş "hakkımı ararsam sonuç alırım" diyorsa devlet güçlüdür. "Torpilim yoksa hakkımı alamam" düşüncesi yaygınlaşıyorsa, sorun artık tek tek yolsuzluk olaylarını aşmış, toplumsal güven meselesine dönüşmüştür.

Ve toplumsal barışın en sağlam temeli, insanların aynı kuralların herkes için geçerli olduğuna inanmasıdır.

İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede


 
Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.

29.08.2026 16:10:00 / Güncelleme: 29.08.2026 16:20:43
Haber Merkezi/AA
 
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede
 İki kişinin ölümüne yol açan sürücü adliyede

Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün Büyükyalı Sitesi'nin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı. R.S.F. adlı sürücü adliyeye sevk edildi.
Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsünün, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarptığı kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.







Kameralardan kaçamadı

Soruşturma kapsamında, şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü R.S.F. gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli sürücü, adliyeye sevk edildi.

Ne olmuştu?

Dün Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsü, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarpmış, kazada 2 kişi hayatını kaybetmiş, 1'i ağır 16 kişi yaralanmıştı.
Güvenlik kamerasınca kaydedilen kaza anına ilişkin görüntülerde, aynı istikamette seyreden bir otomobilin şerit değiştirmek için İETT otobüsünün önüne doğru manevra yapması üzerine sağa yönelen otobüsün yoldan çıkarak sitenin bahçe duvarına çarpması yer almıştı.







İETT'den açıklama


Kazayla ilgili İETT'den yapılan açıklamada, BN1 hattında görev yapan otobüsün saat 16.48'de Zeytinburnu mevkisinde önündeki sivil otomobilin aniden şerit değiştirmesi sebebiyle kaza yapmamak için manevra yaptığı sırada yoldan çıkarak site duvarına çarptığı kaydedildi. Açıklamada, "Söz konusu özel halk otobüsü kazası ile ilgili kurumumuz ve emniyet birimlerince gerekli idari ve adli soruşturma başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.

İstanbul Valisi Davut Gül, yaralıları ziyaret etti

İstanbul Valiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Vali Gül'ün, Zeytinburnu'nda İETT otobüsünün bir sitenin bahçe duvarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralıları tedavi gördükleri Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtilerek, "Vali Gül, yaralı vatandaşlarımızın sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi alarak geçmiş olsun dileklerini iletti" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, valilikten yapılan açıklamada Vali Gül'ün, yaralananların tedavi gördüğü Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi ile İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi ile Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ziyaret ettiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bilgi aldı

Öte yandan, Vali Gül'ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmiş olsun dileklerini yaralı vatandaşlara ilettiği ve sağlık durumları hakkında doktorlardan bilgi aldığı kaydedildi.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı

Samsun'da polis ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 12 kişi yakalandı

28.08.2026 11:33:00
İHA
 
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, İlkadım ve Atakum ilçelerinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi.






Ekipler tarafından 12 şahsın üst, araç ve ikametlerinde arama yapıldı. Aramalarda 5 bin 528 adet sentetik ecza hap, 875,50 gram skunk, 70,70 gram metamfetamin, 34 gram sentetik kannabinoid, 3 adet hassas terazi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız pompalı tüfek ve 7 adet fişek ele geçirildi.








Operasyon kapsamında yakalanan 12 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.






Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı

Kocaeli'de nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiasıyla iki aile arasında kovalamaca sonrası çıkan kavgada 5 kişi bıçaklandı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

27.08.2026 08:00:00 / Güncelleme: 27.08.2026 12:38:46
İHA
 
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Nişanlı kızın kaçırıldığı iddiası ortalığı karıştırdı: 5 kişi bıçaklandı
Olay, Derince ilçesi Mersincik Mahallesi Hayat Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 27 ZA 568 plakalı minibüs ile plakası öğrenilemeyen otomobil arasında kovalamaca yaşandı.






Kovalamacada bir araç park halindeki başka araca çarptı. Kazanın ardından araçlardan inen taraflar birbirine tekme, tokat, bıçak ve beyzbol sopası ile saldırdı. Kavgada bir kişi karnından, bir kişi boğazından, 2 kişi ise vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklandı.









Vatandaşlar kavgayı ayırmaya çalıştı

Olayın yaşandığı sırada kahvehanede bulunan vatandaşlar, tarafları ayırmaya çalıştı. Bu sırada kavgayı ayırmaya çalışan vatandaşlardan biri elinden bıçakla yaralandı. Kavganın ardından bazı şüpheliler otomobille olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Bir kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Öte yandan tarafların akraba oldukları ve olayın, nişanlı bir kızın kaçırıldığı iddiası sebebiyle çıktığı öne sürüldü. Olayla alakalı kaçan şahıslar ise yakalanamadı. Polis olaya ilişkin çalışma başlattı.




















Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu

Adana'da ayakkabı tabanı üreten fabrika alev alev yandı. İtfaiye ekiplerinin 2 saatlik müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları sürüyor

27.08.2026 04:16:00
İHA
 
Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu
Ayakkabı tabanı üreten fabrika alevlere teslim oldu
Yangın, saat 00.30 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Yeşiloba Mahallesi Sanayi Sitesi'ndeki ayakkabı tabanı üreten fabrikada meydana geldi.








Fabrikadan alevlerin yükseldiğini gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Bölgeye, sağlık, polis, itfaiye ve orman bölge müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.









İtfaiye ekipleri ve Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ekipler yangına müdahale etmeye başladı. Yaklaşık 2 saat süren müdahalelerinin ardından yangın kontrol altına alındı. Ekiplerin soğutma çalışması sürüyor.




















Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.

Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek

Samsun sahilinde farklı noktalarında görülen, içeriği henüz belirlenemeyen toz halindeki şüpheli maddeden numune alındı. Numunelerin inceleme yapılmak üzere TÜBİTAK'a gönderileceği öğrenildi. Maddenin niteliği ve çevre ile insan sağlığı açısından muhtemel riskleri, yapılacak analizlerin ardından netlik kazanacak

25.08.2026 12:37:00
İHA
 
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Samsun sahiline vuran şüpheli maddeyi TÜBİTAK inceleyecek
Atakum ilçesi İncesu Yalı Mahallesi sahilinde, çuvallar içerisinde kıyıya ulaşan toz halindeki maddeleri gören vatandaşların ihbarı üzerine ekipler bölgede inceleme başlattı. Yapılan kontrollerde söz konusu maddenin sahilin yalnızca bir noktasında değil, farklı bölgelerde de görüldüğü belirlendi. Sahilde ekipler tarafından toplanan maddeler güvenli bir alana taşınırken, incelemelerde kullanılmak üzere numuneler alındı.






Numuneler TÜBİTAK'a gönderilecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden edinilen bilgilere göre, sahilden alınan numunelerin İstanbul'daki TÜBİTAK'a gönderilerek analiz edilmesi planlanıyor. Maddenin kesin olarak hangi içeriğe sahip olduğunun, TÜBİTAK'ta yapılacak incelemelerin ardından tespit edilmesi bekleniyor. Analiz sonuçlarıyla birlikte maddenin insan sağlığı ve çevre açısından herhangi bir risk oluşturup oluşturmadığının da netleşmesi öngörülüyor.








Sahilde ekipler tarafından toplanan maddenin sızdırmaz bir alanda muhafaza edilerek inceleme sonuçlarının beklendiği öğrenildi. Yapılacak analizlerin ardından toplanan maddeye ne şekilde işlem uygulanacağına karar verilecek.








Gündüz net şekilde görüldü

Öte yandan sahildeki durum gündüz saatlerinde dron ile görüntülendi. Görüntülerde, kıyı boyunca bazı bölgelerde toz halindeki maddelerin halen görülebilmesi dikkat çekti. İlk kontrollerde maddede radyoaktif bir unsur tespit edilmediği öğrenilirken, maddenin kimyasal içeriği ve denize nasıl ulaştığına ilişkin kesin sonuçların uzman ekiplerin yapacağı analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.








İncesu Yalı Mahallesi'nde yaşayan Emrullah Yüksel, "Dün öğleden sonra bir çuvalın içinde bu malzemeler kıyıya geldi. Ne olduğunu bilmiyoruz ve bunun araştırılmasını istiyoruz. Bu durumdan dolayı birkaç gün denize girilmeyecek. Bunun bir an önce incelenmesi ve milletin aydınlanması gerekiyor" dedi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.