logo
30 EKİM 2026

Nepal'deki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 794'e yükseldi

Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısının 794'e yükseldiği bildirildi

31.08.2026 00:10:00
AA
 
Nepal'deki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 794'e yükseldi
Nepal'deki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 794'e yükseldi

Nepal'in Çin sınırına yakın bölgelerini etkileyen felaket nedeniyle sel sularına kapılanları kurtarmak için başlatılan çalışmalar devam ediyor.

BBC'nin haberine göre, Nepal polisi, selden etkilenen çeşitli bölgelerde şimdiye kadar toplam 794 cesede ulaşıldığını açıkladı.

Selden etkilenen bölgelerde arama ve kimlik tespit çalışmaları sürerken, aralarında 591 yabancı uyruklunun da bulunduğu 2 bin 500'ü aşkın kişiden halen haber alınamıyor.

Kurtarılan 38 kişiyi taşıyan otobüsün Nawalparasi bölgesinde kaza yapması sonucu 32 kişi yaralandı. Yetkililer, yaralı 27 kişinin kaldırıldıkları hastanelerden taburcu edildiğini, 5'inin ise tedavisinin sürdüğünü belirtti.

Nepal'de yetkililer, Bhotekoshi Nehri'ndeki su seviyesinin yükselmesinin ardından yeni seller meydana gelebileceği uyarısında bulunarak, selden etkilenen bölgelerde yaşayanlardan yüksek teyakkuz halinde olmalarını istedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yapılan paylaşımda, Nepal'e 10 bine kadar haneye acil gıda yardımı dahil 3,6 milyon dolardan fazla insani yardım sağlayacağını duyurdu.

Nepal'deki sel nedeniyle Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde yaşamını yitirenlerin sayısının 16'ya yükseldiği bildirilmişti.

Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyor

Nepal'in Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos'ta sel meydana gelmiş, sel suları nedeniyle düzinelerce köprünün yıkıldığı, yolların hasar aldığı ve arama kurtarma çalışmaları için helikopterlerin sevk edildiği bildirilmişti.

Sel öncesi bölgede ilk olarak deprem meydana geldiğini açıklayan ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, verilerini güncelleyerek 5,2 büyüklüğündeki sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğunu ifade etmişti.

Merkezi Katmandu'da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi'nde görevli uzmanlar, selin bölgedeki dağlık alandan kopan buzul parçalarının tetiklediği çığ nedeniyle meydana geldiğini belirtmişti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 11:09:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(TDT Zirvesi) Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi
[1/18] Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi. Fotoğrafta; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev de yer aldı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz.",

"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz."

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum."

"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır."

"Serdar (Berdimuhammedov) kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz."

"İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir."

"Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim."

"Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız."

"Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek 'kazan kazan' anlayışı ile ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz."

"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."

Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi

İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde sağanak sonrası kısmi çökme meydana gelen yol trafiğe kapatıldı

30.10.2026 05:53:00 / Güncelleme: 30.10.2026 05:56:42
AA
 
Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi
Gaziosmanpaşa'da sağanak sonrası yolda çökme meydana geldi

Kent genelinde aralıklarla devam eden ve akşam saatlerinde etkisini artıran sağanak nedeniyle Karadeniz Mahallesi 1128 Sokak'taki yolda kısmi çökme meydana geldi.

İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Zabıta ve belediye ekipleri, yaklaşık bir metrekarelik çökme alanında incelemelerde bulundu.

Ekipler, çökme meydana gelen yerin etrafına emniyet şeridi çekerek bariyerlerle yolu trafiğe kapattı. 

Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi

Nevşehir'in Göreme beldesinde peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak hayatını kaybeden biri yabancı uyruklu 3 kişinin kimlikleri belli oldu

30.10.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.10.2026 01:29:32
AA
 
Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi
Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi

Göreme Açık Hava Müzesi civarında etkili olan sağanak nedeniyle peribacasından kopan kaya parçalarının enkazında yürütülen çalışmalarda ulaşılan cesetlerin Fatih Eray Tuna (31) ve eşi Begüm Çetinkaya Tuna (31) ile Fransız uyruklu Cynthia Francine Marie Madeleine Houpert'e (37) ait olduğu belirlendi.

Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı Fransız uyruklu Nael Mgattaf'ı (8) ziyaret etti.

Vali Kök, küçük çocuğun babasıyla bir süre sohbet ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Olayda yaralanan 4 kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edilmişti.

Hayatını kaybeden Fatih Eray Tuna'nın, Sakarya'da yayın yapan yerel haber kuruluşunun imtiyaz sahibi olduğu, Tuna çiftinin temmuz ayında evlendiği öğrenildi.

Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu

Kapadokya'da yaşanan peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu

29.10.2026 20:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu
Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu
Nevşehir'in Göreme beldesinde yağışların ardından yaşanan peribacası çökmesinde hayatını kaybeden 3 kişiden ikisinin Sakaryalı gazeteci Eray Tuna ile eşi Begüm Tuna olduğu belirlendi.

Olay, Göreme Açık Hava Müzesi girişinde meydana geldi. Bölgedeki yağışlar sonrasında deforme olan bir peribacasında çökme yaşandı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çalışmaları olay yerinde takip eden Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, enkaz altından 3 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığını bildirdi. Vali Kök, "Şu ana kadar enkaz altından 2'si Türk, 1'i yabancı uyruklu olmak üzere 3 vatandaşımızı ölü olarak çıkarttık.

5 turist ise yaralı olarak bölgedeki hastanelere sevk edilerek hemen tedavilerine başlandı. 4 turistin tedavisi tamamlanarak taburcu edildi, 1 vatandaşımızın ise tedavisi devam ediyor. Devlet olarak tüm imkanlarımızı olay anından itibaren seferber ettik. Arama kurtarma çalışmaları da yine son dakikaya kadar devam edecek. Her ihtimali göz önünde bulunduruyoruz" dedi.

Sakaryalı yeni evli çift hayatını kaybetti

Olayın ardından yürütülen çalışmalarda hayatını kaybedenlerin cansız bedenlerinin enkaz altından çıkartılmasının arından gerçekleştirilen kimlik tespit çalışmalarında, yaşamını yitiren Türk vatandaşlarının temmuz ayında dünyaevine girdiği, Sakarya'da yayın yapan bir basın kuruluşunda muhabir olarak çalışan Eray Tuna ile muhasebeci eşi Begüm Tuna olduğu öğrenildi.

Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor

Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi’nde dönem başkanlığını Türkiye’ye devretmeye hazırlanan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yoğun programı gerekçesiyle zirveye katılmama kararı aldı. Ankara-Bakü hattında son dönemde yaşanan "başörtüsü gerilimi" iddialarının gölgesinde alınan bu karar sonrasında, Azerbaycan’ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor

29.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Türk dünyasının gözü kulağı Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'ne çevrilmişken, Bakü'den diplomatik dengeleri hareketlendiren bir son dakika haberi geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, dönem başkanlığının Türkiye'ye devredileceği bu kritik zirveye katılmayacağı resmi olarak açıklandı.


Resmi gerekçe: Bakü'deki FIFA organizasyonu


Azerbaycan'ın önde gelen basın mecralarından Report Haber Ajansı ve Oxu.az'ın resmi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, Aliyev'in Ankara programını iptal etmesinin arkasında Bakü'deki yoğun çalışma takvimi yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Aliyev, Bakü'nün ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış ile ödül törenine katılacak. Bu organizasyonun önceden planlanmış bir program olması nedeniyle Aliyev'in Ankara'daki zirve yerine Bakü'deki törende yer alacağı bildirildi.

Aliyev'in talimatıyla Ankara'daki liderler zirvesinde ve öncesinde gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.


İptalin perde arkası


Bakü yönetimi katılamama gerekçesini "yoğun takvim ve FIFA organizasyonu" olarak açıklasa da, kulislerde bu kararın arkasında son günlerde iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilimin etkili olduğu konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim'de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye şahsen davet etmişti. Ancak bu davetin ardından, Azerbaycan'daki Türk eğitim kurumlarında başörtüsü takılmasının yasaklandığına dair iddialar ve buna bağlı olarak iki ülkenin siyasi figürleri ile medya organları arasında karşılıklı sert açıklamalar yaşandı. Ankara-Bakü hattında diplomatik bir soğukluğa neden olan bu tartışmaların, Aliyev'in liderler zirvesine fiziken katılmama kararında rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.


Mesajlarla "müttefiklik" vurgusu korunuyor


Zirveye katılamayacak olmasına rağmen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara ile köprüleri kurmayacak adımlar atmaya özen gösteriyor. Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği resmi tebrik mektubunda, iki ülke arasındaki Şuşa Beyannamesi ile taçlanan müttefiklik ilişkilerinin en üst düzeyde olduğunu ve "tek millet, iki devlet" şiarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği bu tarihi zirvede, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri ve liderlerin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yüz yüze temaslar diplomatik çevreler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.


31 Türk vatandaşına giriş yasağı ve "istenmeyen kişi" kararı


Ankara-Bakü hattındaki kırılmanın en somut adımlarından biri, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın radikal bir kararla 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan ederek ülkeye girişini yasaklaması oldu.

Bakü yönetimi, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğini, millî güvenliğini ve anayasal düzenini hedef alan açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Giriş yasağı getirilen ve kamuoyunda bilinen kritik isimler şunlar:

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yeni Şafak yazarları Yusuf Kaplan, İsmail Kılıçarslan, ilahiyatçı Mehmet Boynukalın, gazeteci Adem Özköse, spor yorumcusu Ahmet Çakar.

Ayrıca, yasak kararının ardından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Köklü Değişim İstanbul Temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım'ın İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alınması, krizin Türkiye içindeki hukuki yansımalarını gösteren bir diğer gelişme oldu.


Oktay Saral'ın görevden alınması


Krizin merkezinde yer alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarını sert bir dille eleştirmesinin ardından 26 Ekim'de görevinden ayrıldı. Saral, sosyal medya hesabından "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!" ifadelerini kullanmış ve bu çıkış Bakü'de büyük bir rahatsızlık yaratmıştı.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Aliyev bizzat Saral'ın görevden alınmasını talep etti. Gazeteci Talat Atilla'ya konuşan Saral, görevden ayrılmasının Azerbaycan açıklamalarıyla ilgili olup olmadığı sorusuna "Evet, öyle görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ayrıldım" diyerek bu iddiaları doğruladı.


Bakü'nün talepleri Saral ile sınırlı değil


Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, Aliyev yönetiminin Ankara'dan talepleri sadece Oktay Saral'ın istifasıyla sınırlı kalmadı. Azerbaycan'ın, sosyal medyada Aliyev'e yönelik eleştiri ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesapların listesini Türkiye'ye ileterek erişim engeli ve hukuki işlem talep ettiği belirtildi.

Hatta Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ve aralarında Rıdvan Kaya ile Fatih Tezcan'ın da bulunduğu yedi kişi hakkında "anayasal düzeni zorla değiştirmeye çağrı ve dini nefreti körükleme" suçlamalarıyla gıyabi tutuklama kararı çıkartarak uluslararası arama başlattı.


Ankara'nın "Saral" hamlesi Aliyev'i getirmeye yetmedi


Türkiye, müttefikiyle ilişkileri korumak adına Başdanışman Oktay Saral'ı görevden alarak Bakü'ye net bir jest yapmış olsa da, bu hamle Aliyev'in Ankara'daki liderler zirvesine katılımını sağlamaya yetmedi.

Aliyev'in bu adımların ardından yaptığı konuşmada isim vermeden "başkalarına nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmeye kalkanları" eleştirerek çifte standart vurgusu yapması, iki ülke ilişkilerinde "abi-kardeş" yaklaşımından duyulan rahatsızlığın ve diplomatik soğukluğun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

Peribacası çöktü ölenler var

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kapadokya’nın kalbi Göreme’de, aşırı yağışların tetiklediği toprak kayması nedeniyle dev bir peribacası çöktü. İlk belirlemelere göre olayda 3 kişi hayatını kaybederken, enkaz altında kalma ihtimali olan diğer kazazedeler için bölgede geniş çaplı arama-kurtarma çalışması yürütülüyor

29.10.2026 18:45:00
Haber Merkezi
 
Peribacası çöktü ölenler var
Peribacası çöktü ölenler var
Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinden acı haber geldi. Bugün saat 15.15 sıralarında, Nevşehir'in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde bulunan, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası Göreme Açık Hava Müzesi girişindeki ikonik bir peribacası büyük bir gürültüyle çöktü.

Aşırı yağışların yol açtığı toprak kayması ve kaya düşmesi sonucu meydana gelen faciada 3 kişi hayatını kaybetti, yaralanan 5 kişi ise hastaneye sevk edildi.


Vali Kök: "Aşırı yağış kaynaklı toprak kayması"


Olayın hemen ardından kriz masası oluşturulurken, bölgeye çok sayıda AFAD, UMKE, jandarma, polis, sağlık ve arama-kurtarma ekibi sevk edildi. Olay yerine giderek çalışmaları yakından takip eden Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Saat 15.15 itibarıyla aşırı yağıştan kaynaklanan bir toprak kayması oldu. Göreme beldemizde meydana gelen kaya düşmesi nedeniyle şu an itibarıyla maalesef 2 vatandaşımızın cenazesine ulaştık. Yaralılarımız hastaneye kaldırıldı. Devletimiz tüm imkanlarıyla, personeliyle arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor."


Bakanlıktan adli soruşturma açıklaması


Yaşanan facianın ardından adli süreç de gecikmeden başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, peribacası çökmesine ilişkin Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ivedilikle soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 2 Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.


Hassas dinleme çalışmaları sürüyor


Bölgede kopan dev kaya kütlelerinin altında başka kazazedelerin bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla ekipler adeta zamanla yarışıyor. Arama-kurtarma ekipleri, göçük alanında periyodik olarak sessizlik sağlanmasını isteyerek hassas cihazlarla dinleme çalışmaları yürütüyor. Güvenlik çemberine alınan bölge, dronlar vasıtasıyla havadan da saniye saniye taranıyor.


Doğal yapının kırılganlığı ve koruma çalışmaları yeniden gündemde


Uzmanlar, Kapadokya genelindeki peribacalarının milyonlarca yıl önce volkanik tüflerin aşınmasıyla oluşan, doğası gereği oldukça hassas yapılar olduğuna dikkat çekiyor. Kaya çatlaklarına sızan yağmur ve kar sularının, ani sıcaklık değişimleriyle birlikte bloklarda kopma ve kaymalara yol açabildiği belirtiliyor.

Kapadokya Alan Başkanlığı yetkilileri, bölgenin kırılgan yapısı nedeniyle deformasyon riski taşıyan peribacalarını korumak amacıyla bir süredir yoğun çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Son dönemde riskli olduğu saptanan 5 peribacasında koruma uygulamalarının gerçekleştirildiği, müze girişindeki bu acı olayın ardından bölgedeki diğer riskli yapıların da süratle incelemeye alınacağı bildirildi. Bölgedeki gelişmeler ve kimlik tespit çalışmaları anlık olarak takip ediliyor.

TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor

TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre bir veya birden fazla kurumda toplam en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor

29.10.2026 16:00:00 / Güncelleme: 29.10.2026 16:04:46
Haber Merkezi
 
 TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor
 TBMM'ye sunulan ve özel sektör öğretmenlerini ilgilendiren yeşil pasaport düzenlemesine göre en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörülüyor
Özel okul öğretmenleri için hazırlanan ve TBMM'ye sunulan yeşil pasaport düzenlemesinin detayları belli oldu.

Teklifte MEB'e bağlı devlet okullarında olduğu gibi özel öğretim kurumlarında, bir veya birden fazla kurumda toplam en az on yıl öğretmenlik yaptığını belgelendiren öğretmenlere yeşil pasaport verilmesi öngörüldü.

Teklifin gerekçesinde şunlara dikkat çekildi:

"Öğretmenlik mesleği, yalnızca bir iş değil, toplumun geleceğini kuran kamusal bir görevdir. Bu görev, çalışılan kurumun kamu ya da özel olmasıyla değişmez. Bir öğretmenin dünyayı tanıması, farklı eğitim sistemlerini yerinde görmesi, uluslararası eğitim projelerine, çalıştaylara ve değişim programlarına katılabilmesi doğrudan sınıfa, dolayısıyla çocuklara yansıyan bir kazanımdır. Vize ve pasaport maliyetleri ise düşük ücretle çalışan eğitim emekçileri için çoğu zaman aşılması güç bir yük oluşturmaktadır.

Eğitim hizmetinin yükünü omuzlayan özel okul öğretmenlerinin emeğinin karşılıksız ve görünmez bırakılmaması, kamu görevlisi emsallerine tanınan benzer imkânlardan keyfi biçimde dışlanmaması gerekmektedir. Bu teklifle, özel öğretim kurumlarında en az on yıl öğretmenlik yapmış emekçilere hususi damgalı pasaport verilmesi öngörülmektedir. On yıllık süre şartı, rastgele bir ayrıcalık değil, uzun yıllara yayılan mesleki emeğin karşılığıdır."

MEB'in verilerine göre özel eğitim kurumlarında şu anda 1 milyon 485 bin öğretmen görev yapıyor. Ancak bunların kaçının 10 yıl veya üstünde görev yaptıkları ise bilinmiyor.

Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"

Muğla'nın Bodrum ilçesinde 2010 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden ve Yargıtay'ın kararı bozması ile yeniden görülmeye başlanan 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş davası, Baş ailesinin mazeret bildirmesiyle ertelendi. 16 yıldır hukuk mücadelesi veren baba Mehmet Yavuz Baş, kızının cinayete kurban gittiğini iddia etti. Acılı baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. "Dava başladığında 62 yaşındaydım, şimdi 78. Benim ölümü mü bekliyorlar' Öldüğümde mahkeme sonuçlanacak mı' Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Benim ahım var" dedi

29.10.2026 14:03:00 / Güncelleme: 29.10.2026 14:09:11
İhlas Haber Ajansı
 
Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"
Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"
2003 yılında düzenlenen 'Miss Model Of Turkey' yarışmasında birinci olan Aslı Baş, 21 Temmuz 2010'da gece saatlerinde turizmci Ahmet Bayer'in Bodrum'da bulunan Tatil Köyündeki villasının 6,5 metre yüksekliğindeki balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Aslı Baş'ın Bodrum'daki şüpheli ölümüyle ilgili kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından Muğla 1'inci ağır Ceza Mahkemesinde tekrar başlayan duruşmanın bugün yapılan celsesine Aslı Baş ailesinin avukatı ve ailenin mazeret bildirmesi nedeniyle 21 Ocak 2027 tarihine ertelendi.

"16 senedir hukuk mücadelesi veriyoruz"

Aslı Baş'ın Antalya'da yaşayan babası Mehmet Yavuz Baş, rahatsızlığı nedeniyle ertelenen duruşmaya katılamadığını kaydetti. 16 yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirten ve kızının cinayete kurban gittiğini savunan acılı Baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Onun çözülmesi, teknik sorunların giderilmesi, o telefon konuşmalarının ne olduğu, teknik olarak ortaya çıkması için araştırma yapıldı. Bir sonuç alınamadı. Ve Yargıtay'ın beraat kararını bozmasından sonra üç mahkemeye girdik. Dördüncü mahkemede ben rahatsızlandım. Gidemeyecek durumdaydım. Avukatlarım ile mazeret bildirerek bu mahkemeye katılamadık" dedi.

"Çitli bitkiden atlamış olsaydı eteği bir yerlere takılırdı"

Olayın gerçekleştiği günden bahseden Mehmet Yavuz Baş, "Cinayetin işlendiği gece 112 aranıyor. Oradaki eleman, 'Ne var'' diyor. 'Bir düşme hadisesi var. Merdivenlerden düştü, kafası kanıyor' diyor. 'Kim bu'' 'Müşteri.' 'Evet, müşteri.' diyor. Aslı'dan bahsediyor. Ambulans üç saat sonra geliyor. Yani bu arada da benim görüşüm, benim tahminim, ölmesi bekleniyor. Merdivenlerden düştü, başı kanıyor dediğiniz insan kendini nasıl yüksekten atıp da intihar etti deniyor' Şahitlerden bir tanesi diyor ki, şahitlerden bir tanesi, 'Çit bitkisini balıklama atladı.' Bir tanesi diyor ki, 'Sportif atladı.' Diğer bir tanesi diyor ki, 'Bitkileri araladı, arasından" Bakın, bu yüksekliği bir metre, eni 80 santim bir bitkiden üzerinde entarisi olan bir kişi buradan balıklama dahi atlasa eteği oralardan bir yere takılır, yırtılır. Böyle bir şey de yok. Zaten bunlar da saklanmış, gizlenmiş. Yani elbisesi de verilmedi. Yırtık da yok zaten. Öyle bir şey de söz konusu değil" diye konuştu.



"Mazlumun ahı indirir şahı"

Baba Baş, olay zamanında 62 yaşında olduğunu, şuanda yaşının 78 olduğuna dikkat çekerek, yine de adalete olan inancını yitirmediğini söyledi. Baş, "Benim ölümümü mü bekliyor' Ben ölünce mahkeme bitecek mi' Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Mazlumun ahı indirir şahı. Benim ahım var" ifadelerini kullandı.

"Yaşama sevincimizi elimizden aldılar"

Kızının her zaman hayata pozitif bakan ve daima gülümseyen bir kız olduğunu ifade eden Baş,

"Onun canına kıyanlar da kendilerine göre, affedersiniz, psikopat. Benim kızım dünya güzeli. Yani fizikselden hariç, ölümünden üç dört gün evvel doğaya teşekkür ediyor. Yani yaşama teşekkür ediyor. Her şeyin çok güzel olduğunu, dünyaya pozitif olarak baktığı için teşekkür ediyor her şeye. Bu sevgimizi elimizden aldılar. Bize dünyayı kapkara yaptılar. Yaşama sevincimizi elimizden aldılar. Dünya kapkara bir hâl alıyor. En büyük acının evlat acısı olduğunu biz de tattık. Yani ateş düşmüyor, ateşi düşürüyorlar. Ateş ediyorlar bize. Biz ateşin düştüğü yerde değil, ateş altında kaldık" dedi.

Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi

29.10.2026 13:09:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:12:56
Haber Merkezi
 
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk tören, Anıtkabir'de düzenlendi. Tören, devlet erkanının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı.

Anıtkabir'de 29 Ekim töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkanı yer aldı.
Erdoğan'ın, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk'ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:
"Aziz Atatürk, bugün, uğruna buyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kurulușunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıalinizi, silah arkadașlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yad ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz. Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıalinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, milli davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Milli davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."

Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde "Bize gelecek yoksa sana huzur yok, Yusuf Tekin istifa" yazılı pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, kamuoyunda oluşan büyük tepkilerin ardından tahliye edildi

28.10.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi
Nehir Dizdar ve Nevin Tekin tahliye edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in İstanbul'daki Kadıköy Lisesi'ne gerçekleştireceği ziyaret öncesinde okul çevresine pankart asan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin, "tehdit" suçlamasıyla çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.

Bu karar eğitim sendikaları, barolar, siyasetçiler ve demokratik kitle örgütlerinin sert tepkisini çekti. Kamuoyunda yükselen itiraz dalgasının ardından savcılık, avukatların resmi tahliye dilekçesini sunmasını beklemeden öğrencilerin resen serbest bırakılmasına karar verdi.

Destek eylemlerindeki gözaltılar da serbest

Gelişmeler bununla da sınırlı kalmadı. İki öğrencinin tutuklanmasına karşı İstanbul başta olmak üzere farklı kentlerde protesto eylemleri düzenlenmişti.

Son olarak sabah saatlerinde bu protestolara katıldıkları gerekçesiyle ev baskınlarıyla gözaltına alınan dört üniversite öğrencisi, savcılık işlemlerinin ardından yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

"Sıra arkadaşlarımızı geri aldık"

Tahliye kararının ardından Öğrenci Sendikası ve TİP'li Öğrenciler cephesinden ardı ardına açıklamalar geldi.

Öğrenci Sendikası, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, "Geçtiğimiz günlerde 'Yusuf Tekin istifa' dedikleri için bir pankart gerekçe gösterilerek tutuklanan sıra arkadaşlarımız Nehir ve Nevin tahliye edildi!" ifadelerine yer vererek kararı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.