Dünkü yazımda geçtiğimiz cumartesi BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in katıldığı İmrahor köyü ve Küçükçekmece'deki programlardan bahsettim. Tabii ne kadar anlatırsak anlatalım, orada yaşanılan duygu selini, coşkuyu aktarabilmemiz mümkün değil; canlı olarak görmek ve yaşamak lazım. Bu programlardan bir gün sonra, yani pazar günü iki organizasyon daha yapıldı: Biri Bayrampaşa'nın Yıldırım Mahallesinde, diğeri Çatalca'nın Balaban köyünde.Yıldırım Mahallesindeki program mahalle teşkilatının açılmasıydı, ama oldukça yoğun bir katılım olunca toplantı mitinge dönüştü. Haydar Bey'i dinlerken, beni en çok etkileyen hususlardan birisi de azmi ve kararlılığıydı. Perşembe Bursa'da, cuma İzmit'te, cumartesi İmrahor ve Küçükçekmece'de ve nihayet Bayrampaşa'da idi. Dimdik ayakta, performansında en ufak bir azalma yoktu.Sayın Baş konuşmasında bu koşuşturmanın sebebini şöyle özetliyordu: "Milletim şark projesiyle paramparça edilip bu topraklardan koparılmak isteniyor. Vatanım karış karış satılıyor. Böyle bir manzarada bizler bir kenarda oturup 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diyemezdik".Sayın Baş 20'lik bir delikanlı gibi ülkesini karış karış, kapı kapı, mahalle mahalle, köy köy dolaşıyordu.Ve milletine gönülden ve inanarak sesleniyordu, "Ey milletim, sakın umutsuzluğa kapılmayın. Vatanımıza sahip çıkın. Bölünmeyin parçalanmayın. Çözüm mü? Çözüm bizde var. Proje mi? Proje bizde var. Hangi partiye mensup olursanız olun, bir kereye mahsus bizi iktidara getirin, bizler de dünyanın en meşhur yüzlerce bilim adamının çözüm olarak kabul ettiği Milli Ekonomi Modeli projemizi devreye koyalım ve ülkemizi 2 yılda Avrupa'nın, 3 yılda Amerika'nın üstüne çıkaralım ve 4. yılında ise bir kainat devleti yapalım; var mısınız?" diyordu.Sayın Baş olması gerekenleri saydıkça, projelerini bir bir ortaya koydukça, Yıldırım Mahallesi bürosunun önü doldu ve taştı; kapalı camlar açıldı civar evlerde oturanlar ailece camlara ve balkonlara çıktılar, kahvelerde oturanları bir sessizlik bürüdü ve kulaklarını Sayın Baş'a çevirdiler; yoldan geçenler takılıp dinlemeye başladılar. Çünkü bütün siyasilerin yalana teslim olduğu bir ortamda, bir ses gerçekleri haykırıyor, milletin diliyle konuşuyor, askere, sivile, devlete, millete, işçiye, memura, emekliye, özürlüye? kısaca toplumun her kesimine sahip çıkıyor, birlik ve beraberlik mesajları veriyor, problemlerin çözümü için milli projeler sunuyor ve bu projelerin bilimsel zeminini de ortaya koyuyordu. Sayın Baş Balaban köyünde de temaslarda bulundu, sorunları yerinde dinledi. Haydar Bey'e göre, sorunlar tepeden inme çözümlerle değil, yerine ve vatandaşın ihtiyacına göre halledilmeliydi. Vatandaşa değer verilmeli, dertleri dinlenmeli ve dertlerine çare olunmalıydı.Bu manada bir liderde olması gereken bütün vasıflar Prof. Dr. Haydar Baş'ta vardı.O yeri geldiğinde bir ekonomist, bir siyasi lider, bir tüccar, bir bilim adamı, yeri geldiğinde ise bir baba, bir arkadaştı.Çünkü o bütün yaklaşımlarında merkeze insanı oturtmuştu ve insanın yapısından, fıtratından yola çıkarak olaylara bakıyordu.Ona göre insan meselesi halledilmedikçe hiçbir mesele halledilmezdi. Zaten "Milleti yaşat ki devlet yaşasın" anlayışı bu temel yaklaşımın bir neticesi değil miydi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026























































































