logo
30 EKİM 2026

İsrail'den küstah açıklama

09.08.2006 00:00:00
 
İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'ya ''göz yaşlarını silerek, çalışmaya başlaması'' çağrısında bulundu.

Tzipi, İsrail parlamentosunda yaptığı konuşmada, ''Dün Sinyora'nın ağladığını gördüm. Hepimiz, gizli ya da açık ölenlerimize ağlıyoruz'' diyerek, Sinyora'ya gözyaşlarını silerek, ağladığı siviller için daha normal, daha iyi bir gelecek yaratma yönünde çalışması çağrısını yaptı.

İsrailli bakan, bölgenin gelecekteki durumunun ilk önce Sinyora'ya, Sinyora'nın alacağı kararlara ve yapacağı işlere bağlı olduğunu söyledi. Tzipi, İsrail'in, Lübnan hükümetinin Hizbullah'ı silahsızlandırması ve İsrail sınırına Lübnan askerlerini konuşlandırması taleplerini de yineledi.

Sinyora, Beyrut'ta dün yapılan Arap Birliği dışişleri bakanları toplantısı sırasında, İsrail'in Hula'daki saldırısında ölenlerin sayasını açıklarken gözyaşlarını tutamamıştı.Gaziye köyünde ölü sayısı 14'e çıktıİsrail'in, Lübnan'ın güneyindeki Gaziye köyüne düzenlediği hava saldırısında ölenlerin sayısının 14'e yükseldiği bildirildi. Kurtarma görevlileri, Gaziye'ye bir gün önceki bombardımanda ölen 15 kişinin cenazesi sırasında düzenlenen hava saldırısında 23 kişinin de yaralandığını kaydetti. Bölgedeki Reuters muhabiri, köye düzenlenen hava saldırısının ardından cenazeye katılanların ABD aleyhine sloganlar attığını kaydetti. Hava saldırısının düzenlendiği yerin, cenaze töreninin yapıldığı alana çok yakın olmadığı belirtildi.

Şii köyü olan Gaziye, İsrail sınırı yakınındaki köylerinden ayrılanların barındığı başkent Beyrut'a 40 kilometre uzaklıktaki ülkenin güneyindeki en büyük kent olan Sayda'nın hemen güneyinde yer alıyor. Lübnan halkının çoğunun, İsrail'in Hizbullah militanlarının 2 askerini kaçırmasının ardından Lübnan'a başlattığı saldırılardan kısmen İsrail'in baş müttefiki olan ABD'yi sorumlu tuttuğu belirtiliyor.Hizbullah, İsrail'e 90 roket fırlattı İsrail'in kuzey bölgesine, dün 90 roket fırlatıldığı bildirildi.İsrail polisi, bu roketlerden yedisinin yerleşim birimlerine düştüğünü belirtti. Polis, saldırılarda ölü veya yaralı olmadığını, ancak maddi hasar meydana geldiğini kaydetti.

Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu

Kapadokya'da yaşanan peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu

29.10.2026 20:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu
Peribacası çökmesinde hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu
Nevşehir'in Göreme beldesinde yağışların ardından yaşanan peribacası çökmesinde hayatını kaybeden 3 kişiden ikisinin Sakaryalı gazeteci Eray Tuna ile eşi Begüm Tuna olduğu belirlendi.

Olay, Göreme Açık Hava Müzesi girişinde meydana geldi. Bölgedeki yağışlar sonrasında deforme olan bir peribacasında çökme yaşandı. İhbar üzerine bölgeye AFAD, UMKE, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çalışmaları olay yerinde takip eden Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, enkaz altından 3 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığını bildirdi. Vali Kök, "Şu ana kadar enkaz altından 2'si Türk, 1'i yabancı uyruklu olmak üzere 3 vatandaşımızı ölü olarak çıkarttık.

5 turist ise yaralı olarak bölgedeki hastanelere sevk edilerek hemen tedavilerine başlandı. 4 turistin tedavisi tamamlanarak taburcu edildi, 1 vatandaşımızın ise tedavisi devam ediyor. Devlet olarak tüm imkanlarımızı olay anından itibaren seferber ettik. Arama kurtarma çalışmaları da yine son dakikaya kadar devam edecek. Her ihtimali göz önünde bulunduruyoruz" dedi.

Sakaryalı yeni evli çift hayatını kaybetti

Olayın ardından yürütülen çalışmalarda hayatını kaybedenlerin cansız bedenlerinin enkaz altından çıkartılmasının arından gerçekleştirilen kimlik tespit çalışmalarında, yaşamını yitiren Türk vatandaşlarının temmuz ayında dünyaevine girdiği, Sakarya'da yayın yapan bir basın kuruluşunda muhabir olarak çalışan Eray Tuna ile muhasebeci eşi Begüm Tuna olduğu öğrenildi.

Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor

Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi’nde dönem başkanlığını Türkiye’ye devretmeye hazırlanan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yoğun programı gerekçesiyle zirveye katılmama kararı aldı. Ankara-Bakü hattında son dönemde yaşanan "başörtüsü gerilimi" iddialarının gölgesinde alınan bu karar sonrasında, Azerbaycan’ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor

29.10.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Aliyev Ankara’daki zirveye katılmıyor
Türk dünyasının gözü kulağı Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'ne çevrilmişken, Bakü'den diplomatik dengeleri hareketlendiren bir son dakika haberi geldi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in, dönem başkanlığının Türkiye'ye devredileceği bu kritik zirveye katılmayacağı resmi olarak açıklandı.


Resmi gerekçe: Bakü'deki FIFA organizasyonu


Azerbaycan'ın önde gelen basın mecralarından Report Haber Ajansı ve Oxu.az'ın resmi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, Aliyev'in Ankara programını iptal etmesinin arkasında Bakü'deki yoğun çalışma takvimi yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Aliyev, Bakü'nün ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali'nin kapanış ile ödül törenine katılacak. Bu organizasyonun önceden planlanmış bir program olması nedeniyle Aliyev'in Ankara'daki zirve yerine Bakü'deki törende yer alacağı bildirildi.

Aliyev'in talimatıyla Ankara'daki liderler zirvesinde ve öncesinde gerçekleştirilen Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nda Azerbaycan'ı Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.


İptalin perde arkası


Bakü yönetimi katılamama gerekçesini "yoğun takvim ve FIFA organizasyonu" olarak açıklasa da, kulislerde bu kararın arkasında son günlerde iki ülke arasında yaşanan diplomatik gerilimin etkili olduğu konuşuluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ekim'de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde İlham Aliyev'i Ankara'daki zirveye şahsen davet etmişti. Ancak bu davetin ardından, Azerbaycan'daki Türk eğitim kurumlarında başörtüsü takılmasının yasaklandığına dair iddialar ve buna bağlı olarak iki ülkenin siyasi figürleri ile medya organları arasında karşılıklı sert açıklamalar yaşandı. Ankara-Bakü hattında diplomatik bir soğukluğa neden olan bu tartışmaların, Aliyev'in liderler zirvesine fiziken katılmama kararında rol oynamış olabileceği değerlendiriliyor.


Mesajlarla "müttefiklik" vurgusu korunuyor


Zirveye katılamayacak olmasına rağmen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara ile köprüleri kurmayacak adımlar atmaya özen gösteriyor. Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği resmi tebrik mektubunda, iki ülke arasındaki Şuşa Beyannamesi ile taçlanan müttefiklik ilişkilerinin en üst düzeyde olduğunu ve "tek millet, iki devlet" şiarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği bu tarihi zirvede, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri ve liderlerin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği yüz yüze temaslar diplomatik çevreler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.


31 Türk vatandaşına giriş yasağı ve "istenmeyen kişi" kararı


Ankara-Bakü hattındaki kırılmanın en somut adımlarından biri, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın radikal bir kararla 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan ederek ülkeye girişini yasaklaması oldu.

Bakü yönetimi, bu kişilerin Azerbaycan'ın egemenliğini, millî güvenliğini ve anayasal düzenini hedef alan açıklamalarda bulunduğunu öne sürdü. Giriş yasağı getirilen ve kamuoyunda bilinen kritik isimler şunlar:

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yeni Şafak yazarları Yusuf Kaplan, İsmail Kılıçarslan, ilahiyatçı Mehmet Boynukalın, gazeteci Adem Özköse, spor yorumcusu Ahmet Çakar.

Ayrıca, yasak kararının ardından sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Köklü Değişim İstanbul Temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım'ın İstanbul Emniyeti tarafından gözaltına alınması, krizin Türkiye içindeki hukuki yansımalarını gösteren bir diğer gelişme oldu.


Oktay Saral'ın görevden alınması


Krizin merkezinde yer alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü kısıtlamalarını sert bir dille eleştirmesinin ardından 26 Ekim'de görevinden ayrıldı. Saral, sosyal medya hesabından "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez!" ifadelerini kullanmış ve bu çıkış Bakü'de büyük bir rahatsızlık yaratmıştı.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde Aliyev bizzat Saral'ın görevden alınmasını talep etti. Gazeteci Talat Atilla'ya konuşan Saral, görevden ayrılmasının Azerbaycan açıklamalarıyla ilgili olup olmadığı sorusuna "Evet, öyle görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ayrıldım" diyerek bu iddiaları doğruladı.


Bakü'nün talepleri Saral ile sınırlı değil


Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, Aliyev yönetiminin Ankara'dan talepleri sadece Oktay Saral'ın istifasıyla sınırlı kalmadı. Azerbaycan'ın, sosyal medyada Aliyev'e yönelik eleştiri ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan hesapların listesini Türkiye'ye ileterek erişim engeli ve hukuki işlem talep ettiği belirtildi.

Hatta Azerbaycan Başsavcılığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ve aralarında Rıdvan Kaya ile Fatih Tezcan'ın da bulunduğu yedi kişi hakkında "anayasal düzeni zorla değiştirmeye çağrı ve dini nefreti körükleme" suçlamalarıyla gıyabi tutuklama kararı çıkartarak uluslararası arama başlattı.


Ankara'nın "Saral" hamlesi Aliyev'i getirmeye yetmedi


Türkiye, müttefikiyle ilişkileri korumak adına Başdanışman Oktay Saral'ı görevden alarak Bakü'ye net bir jest yapmış olsa da, bu hamle Aliyev'in Ankara'daki liderler zirvesine katılımını sağlamaya yetmedi.

Aliyev'in bu adımların ardından yaptığı konuşmada isim vermeden "başkalarına nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmeye kalkanları" eleştirerek çifte standart vurgusu yapması, iki ülke ilişkilerinde "abi-kardeş" yaklaşımından duyulan rahatsızlığın ve diplomatik soğukluğun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

Peribacası çöktü ölenler var

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kapadokya’nın kalbi Göreme’de, aşırı yağışların tetiklediği toprak kayması nedeniyle dev bir peribacası çöktü. İlk belirlemelere göre olayda 3 kişi hayatını kaybederken, enkaz altında kalma ihtimali olan diğer kazazedeler için bölgede geniş çaplı arama-kurtarma çalışması yürütülüyor

29.10.2026 18:45:00
Haber Merkezi
 
Peribacası çöktü ölenler var
Peribacası çöktü ölenler var
Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinden acı haber geldi. Bugün saat 15.15 sıralarında, Nevşehir'in merkez ilçesine bağlı Göreme beldesinde bulunan, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası Göreme Açık Hava Müzesi girişindeki ikonik bir peribacası büyük bir gürültüyle çöktü.

Aşırı yağışların yol açtığı toprak kayması ve kaya düşmesi sonucu meydana gelen faciada 3 kişi hayatını kaybetti, yaralanan 5 kişi ise hastaneye sevk edildi.


Vali Kök: "Aşırı yağış kaynaklı toprak kayması"


Olayın hemen ardından kriz masası oluşturulurken, bölgeye çok sayıda AFAD, UMKE, jandarma, polis, sağlık ve arama-kurtarma ekibi sevk edildi. Olay yerine giderek çalışmaları yakından takip eden Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Saat 15.15 itibarıyla aşırı yağıştan kaynaklanan bir toprak kayması oldu. Göreme beldemizde meydana gelen kaya düşmesi nedeniyle şu an itibarıyla maalesef 2 vatandaşımızın cenazesine ulaştık. Yaralılarımız hastaneye kaldırıldı. Devletimiz tüm imkanlarıyla, personeliyle arama kurtarma çalışmalarına devam ediyor."


Bakanlıktan adli soruşturma açıklaması


Yaşanan facianın ardından adli süreç de gecikmeden başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, peribacası çökmesine ilişkin Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ivedilikle soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 2 Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.


Hassas dinleme çalışmaları sürüyor


Bölgede kopan dev kaya kütlelerinin altında başka kazazedelerin bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla ekipler adeta zamanla yarışıyor. Arama-kurtarma ekipleri, göçük alanında periyodik olarak sessizlik sağlanmasını isteyerek hassas cihazlarla dinleme çalışmaları yürütüyor. Güvenlik çemberine alınan bölge, dronlar vasıtasıyla havadan da saniye saniye taranıyor.


Doğal yapının kırılganlığı ve koruma çalışmaları yeniden gündemde


Uzmanlar, Kapadokya genelindeki peribacalarının milyonlarca yıl önce volkanik tüflerin aşınmasıyla oluşan, doğası gereği oldukça hassas yapılar olduğuna dikkat çekiyor. Kaya çatlaklarına sızan yağmur ve kar sularının, ani sıcaklık değişimleriyle birlikte bloklarda kopma ve kaymalara yol açabildiği belirtiliyor.

Kapadokya Alan Başkanlığı yetkilileri, bölgenin kırılgan yapısı nedeniyle deformasyon riski taşıyan peribacalarını korumak amacıyla bir süredir yoğun çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Son dönemde riskli olduğu saptanan 5 peribacasında koruma uygulamalarının gerçekleştirildiği, müze girişindeki bu acı olayın ardından bölgedeki diğer riskli yapıların da süratle incelemeye alınacağı bildirildi. Bölgedeki gelişmeler ve kimlik tespit çalışmaları anlık olarak takip ediliyor.

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı

Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı. Soruşturma, dün dosyaya giren bir videonun ardından cinsel saldırı ve istismar iddialarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti

29.10.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı
 Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla yürütülen soruşturmada 8 kişi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 10 kişiden 8'i gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan diğer 2 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın kapsamı genişletilmişti
Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik "kara para aklama" iddialarıyla başlatılan soruşturma, dün (28 Ekim 2026) dosyaya Sarıgül'e ait olduğu öne sürülen bir videonun dahil edilmesinin ardından cinsel saldırı ve istismar iddialarını da kapsayacak şekilde genişletilmişti.

Soruşturma kapsamında 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bu kişiler arasında Sarıgül'ün iki yakın koruması, dönemin Şişli Belediyesi'nde lise kamplarından sorumlu bir çalışan ve Ankara'da faaliyet gösteren bir erkek berberinin bulunduğu belirtilmişti.

Ayrıca lise öğrencisi oldukları dönemde istismara uğradıkları iddia edilen iki kardeş ile söz konusu görüntüleri kaydettiği öne sürülen bir temizlik görevlisinin de gözaltı kararı verilen kişiler arasında yer aldığı bildirilmişti.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi

29.10.2026 14:18:00
Haber Merkezi
 
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi.

Avukat Akın Atalay, tahliye başvurusu üzerine müvekkili ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle cezaevinden tahliyesine karar verildiğini duyurdu.

"Rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Dedetaş, 31 Temmuz'da tutuklanmıştı.

Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi

29.10.2026 13:09:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:12:56
Haber Merkezi
 
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Devlet erkanı Anıtkabir'i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz." dedi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk tören, Anıtkabir'de düzenlendi. Tören, devlet erkanının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı.

Anıtkabir'de 29 Ekim töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki Aslanlı Yol'daki kortejde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, yüksek yargı organlarının başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, siyasi partilerin temsilcileri ve diğer devlet erkanı yer aldı.
Erdoğan'ın, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk'ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:
"Aziz Atatürk, bugün, uğruna buyük bedeller ödediğimiz Cumhuriyetimizin kurulușunun 103'üncü seneidevriyesini kutluyoruz. Tarihimize yeni bir istikamet çizen bu önemli günde, zatıalinizi, silah arkadașlarınızı ve kahraman şehitlerimizi şükranla yad ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ni, devleti ve milletiyle birlikte müreffeh ve muzaffer yarınlara ulaștırmak için farklı cephelerde yoğun bir mücadele içindeyiz. Cumhuriyet henüz ilan edilmemişken zatıalinizin 1 Mart 1922 tarihli Büyük Millet Meclisi hitabında münderiç, 'Bizi, milli davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Milli davamız bizim hayatımızdır' sözleri ışığında, milli davamız olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşıncaya kadar kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Ruhun şad olsun."

Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet

29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti, salt egemenliğin tek bir kişiden alınarak asıl sahibi olan millete devredilmesiyle Türk tarihinin en büyük toplumsal ve siyasal dönüşümünü başlattı. Cumhuriyet fikri sadece anlık bir siyasi krizin çözümü değil, temelleri Milli Mücadele’nin başında, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda atılmış köklü bir bağımsızlık ve iman hareketidir

29.10.2026 11:06:00
Eyüp Kabil
 
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Hacıbektaş’ta alınan büyük karar: Cumhuriyet
Cumhuriyet'in ilanı ve Türk milleti üzerindeki eşsiz kazanımları manevi bir uyanışın ve sarsılmaz bir iradenin öyküsüdür.


İlk karar ve Hacı Bektaş Veli dergâhı ziyareti


Milli Mücadele'nin henüz ilk dönemlerinde, Sivas Kongresi'nin ardından Ankara'ya doğru yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde Kırşehir'in Hacıbektaş ilçesine uğradı. Hoş Geldin Atatürk eserinde bu ziyaretin sıradan bir duraklama değil, kurulacak yeni devletin yönetim şeklinin ilk kez kararlaştırıldığı tarihi bir eşik olduğu aktarılır.

Dönemin dergâh postnişini Cemalettin Çelebi ile baş başa yapılan uzun görüşmede Mustafa Kemal, kafasındaki yönetim modelini paylaşmıştır. Çelebi'nin "Paşam, açacağınız meclis ve kuracağınız devletin idare şekli Cumhuriyet olacak mı?" sorusuna Gazi, kesin ve kararlı bir dille "Olacak Çelebi Efendi, elbet olacak" yanıtını vermiştir. Bu tarihi mutabakatın ardından Atatürk, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin kabrine kapanarak şu duayı etmiştir:

"Evladını önüme rehber eyledim. Meydana çıkıyorum. Yüzümü utandırma."

Prof. Dr. Haydar Baş'ın eserinde vurguladığı üzere, Cumhuriyet'in manevi harcı ve ilk kararı işte bu inanç ve birlik ruhuyla, Ehlibeyt meşrebinin merkezinde atılmıştır.


Çankaya'dan Meclis kürsüsüne: 29 Ekim mucizesi


Hacıbektaş'ta sözü verilen ve sarsılmaz bir "sır" gibi taşınan o büyük ideal, takvimler 28 Ekim 1923 gecesini gösterdiğinde ete kemiğe büründü. Çankaya Köşkü'nde kurmaylarını toplayan Atatürk, tarihe geçen "Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" sözüyle Türk milletinin makus talihini kökten değiştirecek adımı attı.

29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM'de Teşkilât-ı Esâsiye Kanunu'nun birinci maddesine "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" ibaresi eklendi. Saat 20.30'da oturuma katılan 158 milletvekilinin tamamının oy birliğiyle Cumhuriyet resmen ilan edildi ve salon "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleriyle yankılandı.


Prof. Dr. Haydar Baş'ın perspektifinden cumhuriyet ve "kul hakkı"


Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk eserinde dikkate değer bir tespitte bulunur: İslam inancına göre her insan, yaratıcısına karşı doğrudan ve eşit bir mesuliyete sahiptir. Bu bağlamda, egemenliğin tek bir kişiden (saltanattan) alınarak milletin tamamına devredilmesi, devlet idaresindeki adalet terazisinin kurulması ve İslam'ın özünde yer alan "kul hakkı" bilincinin devlet yapısına aktarılmasıdır.

Atatürk, inancından aldığı bu güçle hiçbir gücün Türk milletinin üzerinde bir tahakküm kurmasına izin vermemiştir. Nitekim Prof. Dr. Haydar Baş'ın meşhur "Milli bayramlarımız olmasa, dini bayramlarımız olmazdı" tezi de Cumhuriyet'in işgalci Haçlı dünyasına karşı İslam'ı ve Türk varlığını koruyan en büyük kalkan olduğunu tescil etmektedir.


Cumhuriyet'in devlet ve millet üzerindeki olumlu etkileri


• Kişilerin birer kul/tebaa olarak görüldüğü dönem kapanmış; her bir vatandaş kanun önünde eşit, devletin asli ve egemen unsuru olan "yurttaş" kimliğini kazanmıştır.

• Meclis Hükümeti sistemindeki tıkanıklıklar aşılmış, kabine sistemine geçilerek devlet mekanizmasının daha hızlı, demokratik ve kalıcı çalışması sağlanmıştır.

• Eğitimde, hukukta ve sosyal yaşamda topyekûn bir kalkınma hamlesi başlatılmış, Türk kadını hak ettiği sosyal ve siyasal özgürlüğe kavuşmuştur.

• Siyasi bağımsızlık, sonraki yıllarda yerli üretim hamleleriyle desteklenmiş ve kendi kendine yeten devlet idealinin ilk sarsılmaz temeli atılmıştır.


Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte 46 fabrika kuruldu


Cumhuriyet'in ilanından sonra, Atatürk'ün "Her fabrika bir kaledir" sözüyle başlattığı milli ve bağımsız ekonomi hamlesi kapsamında 1923-1938 yılları arasında 46 büyük fabrika ve üretim tesisi kuruldu. Kurulan bazı fabrikalar şunlardı:

Ankara Fişek Fabrikası (1924)

Gölcük Tersanesi (1924)

Şakir Zümre Fabrikası (1925)

Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)

Kayseri Uçak Fabrikası (1926)

Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)

Alpullu Şeker Fabrikası (1926)

Uşak Şeker Fabrikası (1926)

Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)

Turhal Şeker Fabrikası (1934)

Ankara Çimento Fabrikası (1928)

Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)

Paşabahçe Cam Fabrikası (1935)

İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1936)

Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937 - Temel Atma)

Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltı sayısı 62'ye yükseldi

Bakırköy Belediyesi'ne yönelik, ihale dosyalarında usulsüzlükler neticesi kamu zararı oluştuğu, işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada, gözaltı sayısı 62'ye yükseldi. Başsavcılıkça, 8 şüpheli hakkında daha gözaltı talimatı verildi

28.10.2026 13:05:00
İHA
 
Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltı sayısı 62'ye yükseldi
Bakırköy Belediyesi'ne yönelik operasyonda gözaltı sayısı 62'ye yükseldi
Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında usulsüzlükler neticesi kamu zararı oluştuğu, iş yeri çalışma ruhsatı talep eden işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği, miktarı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin sürüncemede bırakıldığı iddiaları üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı.

Yürütülen soruşturma kapsamında, 2024-2026 yılları arasında Bakırköy Belediyesinin farklı müdürlükleri tarafından yapılan açık pazarlık usulüne tabi 42 ihale dosyasına, 'ihaleye fesat karıştırma' ile 'irtikap' suçları üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldı.

Öte yandan, tespit edilen şüphelilerin HTS kayıtları ve MASAK raporları da analiz edilmişti. Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bakırköy Belediye Meclis üyesi şüpheli Ali Rıza Akyüz'ün, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davası kapsamında tutuklu bulunduğu, 3 Eylül 2026 tarihinde açıklanan ara kararda ise tahliye olduğu ortaya çıkmıştı.

Ayrıca, hakkında gözaltı kararı verilen şüpheli Belediye Meclis Üyesi Erkan Gül'ün, yurt dışında olduğu tespit edilmişti.

Gözaltı sayısı 62'ye yükseldi

Yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltı talimatı verilen şüpheli sayısı 68'den, 76'ya yükseldi. Şüphelileri yakalamaya yönelik kolluk birimlerine talimat verildi. Öte yandan, gözaltına alınan şüpheli sayısı ise 62'ye yükseldi. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı

Balıkesir'in Gönen ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, evinde uyuşturucu madde ve kenevir bitkisi ele geçirilen YouTube yayıncısı Ahmet Çakır (46) tutuklandı

28.10.2026 11:18:00 / Güncelleme: 28.10.2026 11:20:52
İHA
 
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen ilçesine bağlı Şaroluk Mahallesi'nde, Ahmet Çakır'ın arazisindeki ahşap evde kenevir yetiştirdiği bilgisi üzerine jandarma ekipleri harekete geçti.

Sarıköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 26 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, 620 gram skunk uyuşturucu maddesi, 6 kök skunk bitkisi, 50 gram kenevir tohumu, hassas terazi, iklimlendirme ve aydınlatma sistemi, ruhsatsız av tüfeği, cep telefonu ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 34 bin lira ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınan ve YouTube üzerinden yayınlar yaptığı öğrenilen Ahmet Çakır, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayla ilgili uyuşturucu madde imal ve ticareti, yasa dışı ekim ile uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçları kapsamında işlem yapıldı.

Beyoğlu'nda 4 katlı metruk bina çöktü

Beyoğlu'nda çöken 4 katlı metruk binanın enkazında tedbir amaçlı başlatılan arama ve inceleme çalışmaları tamamlandı

28.10.2026 04:54:00
AA
 
Beyoğlu'nda 4 katlı metruk bina çöktü
Beyoğlu'nda 4 katlı metruk bina çöktü

Kalyoncu Kulluğu Mahallesi Kurdela Sokak'ta daha önceden boşaltıldığı belirtilen 4 katlı bina henüz bilinmeyen nedenle çöktü.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, UMKE, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, enkazda tedbir amaçlı arama ve inceleme çalışması başlattı.

Arama kurtarma ekipleri, çalışmalar sırasında zaman zaman çevredekilerden sessiz olmalarını isteyerek "Sesimi duyan var mı'", "Arama kurtarma ekipleri burada, sesimi duyuyorsan ses ver." şeklinde seslendi.

Ekiplerin bölgedeki çalışmalarında dedektör köpeklerden de yararlanıldı.

Çöken binanın karşısındaki bir apartman da tedbiren tahliye edildi.

Yaklaşık 3 saat süren arama ve inceleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından ekipler enkazdan ayrıldı.

Binanın enkazında sabah saatlerinden itibaren kontrollü hafriyat alımı yapılacak. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.