logo
13 MAYIS 2026

İstanbul'da 'yıldırımlı' yağış

21.08.2001 00:00:00
İstanbul'da etkili olan sağanak yağış sırasında Tuzla'daki bir gecekondunun üzerine yıldırım düştü, Pendik'te ise hafriyat yüklü bir kamyon toprak yolun çökmesi nedeniyle devrildi.

Kentte devam eden sağanak yağış esnasında, Tuzla Aydınlı Köyü Bahçeler Sokak'taki 50 numaralı gecekondunun üzerine yıldırım düşmesi sonucu çatıda yangın çıktı.

Çatının kullanılamaz hale gelmesine yol açan yangın, Tuzla İtfaiyesi tarafından söndürüldü. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı.

Pendik Kaynarca'da ise E-5 Karayolu yakınındaki boş alana toprak taşıyan bir inşaat firmasına ait Metin Akar yönetimindeki 34 UP 3024 plakalı damperli kamyon, yağış nedeniyle yumuşayan toprak yolun çökmesi nedeniyle devrildi.

Yan yatan kamyonun sürücüsü Akar, kazadan yara almadan kurtuldu.

Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın, itfaiye ekiplerini telsiz anonsuyla uyararak, su baskınlarına karşı hazır halde bulunulmasını istedi.

Yağışlar 3 gün

daha sürecek

Bu arada İstanbul'da önceki günden itibaren etkili olan yağışın, Perşembe gününe kadar gökgürültülü sağanak şeklinde süreceği bildirildi.

Fabrika yangınından acı haber

Mersin'de faaliyet gösteren bir yağ fabrikasında çıkan yangında bir işçi hayatını kaybetti. Yangının halen kontrol altına alınamadığı bildirildi

13.05.2026 16:55:00
İhlas Haber Ajansı
Fabrika yangınından acı haber
Fabrika yangınından acı haber
Mersin'de bir yağ fabrikasında çıkan yangında bir işçi yaşamını yitirdi. 

Olay, merkez Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi'nde bulunan Aves Enerji Dolum Tesislerinde meydana geldi. Yakıt tankında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama yaşandı. Patlama sırasında tank üzerinde bulunan Süleyman Güner (47), yaklaşık 20 metre yükseklikten beton zemine düştü. Ağır yaralı olarak Toros Devlet Hastanesi'ne kaldırılan işçi, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Patlamanın ardından fabrikada çıkan yangına ilk olarak tesisin kendi ekipleri müdahale etti. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine bölgeye Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, AFAD ve emniyete bağlı TOMA araçları sevk edildi.

Yağ dolum silolarındaki yanıcı maddeler nedeniyle ekiplerin söndürme çalışmalarını güçlükle yürüttüğü öğrenildi. Fabrikadan yükselen yoğun siyah duman kilometrelerce uzaklıktan görülürken, yangın dron ile havadan görüntülendi.

Öte yandan, fabrika çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, muhtemel risklere karşı bazı bölümlerin tahliye edildiği bildirildi. Yangına müdahalenin sürdüğü, olayla ilgili inceleme başlatıldığı öğrenildi.

Kayseri merkezli 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 115 gözaltı

Kayseri merkezli 19 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 115 kişi gözaltına alınırken, 2 bin 800 hesaba da geçici olarak el konuldu

13.05.2026 15:21:00 / Güncelleme: 13.05.2026 15:24:11
İHA
Kayseri merkezli 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 115 gözaltı
Kayseri merkezli 19 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 115 gözaltı
Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar, Hazine ve Maliye Bakanlığı MASAK tarafından hazırlanan Analiz Raporu ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazısına istinaden 20 ayrı yasa dışı bahis sitesi üzerinden yaklaşık 2 bin 800 ayrı IBAN kullanılarak yasa dışı bahis oynatıldığı tespit edilerek soruşturma başlatıldı.

Soruşturmalar kapsamında yapılan çalışmalarda sitelerde minimum 263 bin ayrı oyuncunun olduğu ve 8 milyar 600 milyon TL işlem hacmi olduğu belirlendi.

Polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda yasa dışı bahis sitelerinde kullanılmak üzere başka şahıslara ait banka hesaplarını toplayıp aracılar kullanarak üçüncü kişilere aktaran, aracılık eden, adına şirket kurulup şirket hesabı açılarak yasa dışı para trafiği içerisinde olduğu tespit edilen ve kendisine ait banka hesap bilgilerini para karşılığında veren Kayseri'de 95, İstanbul'da 8, Yozgat'ta 4, Adana'da 3, Gümüşhane'de 3, Ankara'da 2, Aksaray'da 2, Mersin'de 2, Manisa'da 2, Antalya'da 2, Bursa'da 1, Isparta'da 1, Muğla'da 1, Nevşehir'de 1, Niğde'de 1, Artvin'de 1, Amasya'da 1, Malatya'da 1 ve Trabzon'da 1 kişi olmak üzere 19 ilde 132 şüpheli şahıs tespit edildi.



Tespit edilen şüpheli şahısların banka hesaplarında yaklaşık 8 milyar 600 milyon TL'lik işlem hacimleri olduğu anlaşılırken, soruşturma kapsamında 2 bin 800 hesaba da geçici el konuldu. Ayrıca operasyon kapsamında 115 şahıs yakalanarak gözaltına alındı, 17 firari şahsı yakalama çalışmaları devam ediyor.

Gözaltına alınan 115 şüphelinin adli iş ve işlemleri Cumhuriyet Başsavcılığı talimatları doğrultusunda Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından sürdürülüyor.

‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı

İstanbul'daki "casusluk" davasında ara karar çıktı. Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün tutukluluk halinin devamına hükmedildi. 20’şer yıla kadar hapsi istenen sanıkların yargılandığı duruşma 6 Temmuz’a ertelendi

13.05.2026 15:10:00
Haber Merkezi
‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı
‘Casusluk’ davasında ara karar açıklandı
Kamuoyunun yakından takip ettiği, görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün'ün yargılandığı "siyasal casusluk" davasında ara karar verildi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Cezaevi kampüsünde görülen duruşmada, heyet tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek bir sonraki celseyi 6 Temmuz tarihine erteledi.

20'şer yıla kadar hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanıklar; "devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek" (TCK 328) suçlamasıyla yargılanıyor.

Savcılık; Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İddianamede, İBB veri tabanındaki bazı bilgilerin "dark web" üzerinden paylaşıldığı ve bu yolla 2019 yerel seçim sonuçlarının manipüle edilerek siyasi nüfuz kazanılmasının amaçlandığı iddiaları yer alıyor.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşma periyodu boyunca savunma yapan sanıklar, dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını belirterek suçlamaların tamamını reddetti.

Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Ortada ne bir suç ne de delil var. Tamamen siyasi hedefler uğruna uydurulmuş bir senaryoyla karşı karşıyayız" diyerek beraat ve tahliye talep etti. Son oturumda ise mahkeme heyetine seslenerek Necati Özkan ve Merdan Yanardağ'ın tahliye edilmesini istedi.

Soruşturmanın başlangıcında etkin pişmanlık beyanlarıyla gündeme gelen Hüseyin Gün, mahkemedeki ifadesinde İBB veri tabanını kopyalamadığını, söz konusu çalışmanın sadece açık kaynak verilerine dayanan ücretsiz bir sosyal medya analizinden ibaret olduğunu savundu.

Necati Özkan davanın absürt bir kurgu olduğunu belirterek, "Bu davanın sanığı olmamın tek nedeni Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyalarını yönetmiş olmamdır" dedi.

Merdan Yanardağ ise kendisine ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1 kanalına yönelik iddiaların haksız olduğunu vurgulayarak, "Hayatım boyunca bağımsız gazetecilik yaptım. Emperyalizmin işbirlikçileri yurtseverleri casuslukla suçluyor" ifadeleriyle tepki gösterdi.

Mahkeme heyetinden tutukluluğa devam kararı

Sanık avukatlarının tahliye ve dosyanın usulden reddi taleplerini değerlendiren mahkeme heyeti, mevcut delil durumunu ve suçlamaların niteliğini gerekçe göstererek 4 sanığın da tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

Davanın bir sonraki duruşması, eksik evrakların tamamlanması ve tanık beyanlarının alınması amacıyla 6 Temmuz gününe bırakıldı.

IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi

Küresel petrol arzı, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın etkisiyle nisanda önceki aya göre günlük 1 milyon 800 bin varil azaldı

13.05.2026 14:57:00
AA
IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi
IEA: Küresel petrol arzı nisanda savaşın etkisiyle günlük 1,8 milyon varil geriledi
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Petrol Piyasası Raporu'na göre, petrol arzı geçen ay Orta Doğu'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle düştü.

Küresel petrol arzı nisanda günlük 1 milyon 800 bin varil azalarak 95,1 milyon varile gerilerken, savaşın başlangıcından bu yana toplam arz kaybı günlük 12,8 milyon varile ulaştı.

Bu dönemde, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük üretimi 1,9 milyon varil azalarak 40 milyon 100 bin varile geriledi. Böylece grubun üretimi savaş öncesi seviyelerin günlük 11,9 milyon varil altında kalırken, OPEC'in üretimi son 35 yılın en düşük düzeyine geriledi.

OPEC+ dışı ülkelerin arzı ise mart ayındaki düşük seviyelerin ardından nisanda sınırlı toparlanma göstererek günlük 90 bin varil artışla 54,9 milyon varile çıktı. Buna rağmen üretim, İran'ın Katar'daki enerji altyapısına yönelik saldırılarının ardından yaşanan kayıpların etkisiyle çatışma öncesine göre günlük 820 bin varil daha düşük seviyede kaldı.

Körfez ülkelerinin toplam petrol ihracatı nisanda bir önceki aya göre günlük 1,9 milyon varil artarak 10,5 milyon varile yükseldi.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Irak ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan gerçekleştirdiği petrol ihracatı nisanda toplam günlük 1,3 milyon varil artarak 7,8 milyon varile çıktı.

Katar dahil Orta Doğu Körfez bölgesinin toplam petrol üretimi ise savaşın başlangıcından bu yana günlük 14,4 milyon varil azalışla yüzde 45 gerileyerek nisanda 17,6 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.

Hürmüz Boğazı'nın haziran başına kadar kapalı kalacağı öngörülüyor
Raporda, Hürmüz Boğazı'nın raporun hazırlandığı dönemde fiilen kapalı olduğu ve ABD ile İran arasında müzakerelerin sürdüğü belirtilerek, tahminler üzerinde önemli belirsizlikler bulunduğu ifade edildi.

Mevcut senaryoda boğazın haziran başına kadar kapalı kalacağının varsayıldığı aktarılan raporda, mayın temizleme çalışmalarının ardından ihracatın tamamen normale dönmesinin en az iki ila üç ay sürebileceği, Orta Doğu'daki petrol üretiminde ciddi toparlanmanın ise daha uzun zaman alabileceği değerlendirildi.

Raporda ayrıca enerji altyapısında meydana gelen hasarın mevcut tahminlere dahil edildiği, ancak etkinin gerçek boyutu ve toparlanma sürecine ilişkin daha net veriler ortaya çıktıkça öngörülerin yeniden revize edilebileceği kaydedildi.

Küresel petrol arzının mayısta günlük 530 bin varil daha azalarak 94,5 milyon varile gerileyeceği, 2026'nın üçüncü çeyreğinden itibaren ise kademeli toparlanma sürecine girileceği tahmin edildi. Küresel petrol üretiminin 2026 genelinde ise bir önceki yıla göre günlük 3,9 milyon varil düşüşle 102,2 milyon varil seviyesine ineceği öngörüldü.

Katar'daki kayıplar OPEC+ dışı üretimi baskıladı
OPEC+ grubunun üretiminin, BAE'nin de dahil olduğu hesaplamaya göre, Körfez ülkelerindeki ağır üretim kayıplarının etkisiyle bu yıl günlük 4,7 milyon varil azalarak 46,4 milyon varile gerilemesi bekleniyor.

Buna karşın OPEC+ dışı üretimin ABD, Kanada, Brezilya, Guyana ve Arjantin'den oluşan "Amerika Beşlisi"ndeki artışların Katar'daki üretim kayıplarını fazlasıyla telafi etmesi sayesinde günlük 820 bin varil artışla 55,8 milyon varile ulaşacağı tahmin ediliyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin halen sınırlı seviyelerde seyretmesi nedeniyle Körfez ülkelerinden kaynaklanan toplam petrol arz kaybının şimdiden 1 milyar varili aştığı belirtilirken, günlük 14 milyon varilin üzerinde üretimin durduğu ve bunun benzeri görülmemiş bir arz şoku yarattığı ifade edildi.

Buna rağmen, piyasanın krize arz fazlası koşullarında girdiğine işaret edilen değerlendirmede, hem üreticilerin hem de tüketicilerin piyasa sinyallerine tepki vermesi sayesinde mevcut arz-talep açığının daha sınırlı seviyede kaldığı kaydedildi.

Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı

Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı

13.05.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa'da yasa dışı bahis operasyonu: 61 gözaltı
Şanlıurfa merkezli 21 ilde yasa dışı bahse yönelik operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı.

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, Jandarma Genel Komutanlığı KOM ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde; Şanlıurfa merkezli Adana, Ankara, Antalya, Batman, Bingöl, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Mardin, Mersin, Niğde, Osmaniye, Samsun, Şanlıurfa, Şırnak ve Yozgat'ta yasa dışı bahse yönelik operasyonlar düzenlendi.

Yapılan operasyonlarda hesaplarında 5 milyar 800 milyon Türk lirası para hareketliliği bulunan 61 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin İinternet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve bu suçtan elde edilen gelirin nakline aracılık ettikleri tespit edildi.

PKK tarafından 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü

Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti

13.05.2026 00:50:00
İhlas Haber Ajansı
PKK tarafından 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü
PKK tarafından 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti.






Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl'ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK'lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi'ne gelmişti.

Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK'lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor.









"Biz onları unutmayacağız"

Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, "Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016'da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.









"Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak"

Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da, "Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan'a ve Devlet Bahçeli'ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun" diye konuştu.

"Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor"

Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise, "12 Mayıs 2016'da Tanışık köyünde terör örgütü PKK'nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor" şeklinde konuştu.






Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon

Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediyesi'ne yönelik sabah saatlerinde 5'inci dalga operasyonu düzenlendi. Operasyon kapsamında belediyeye bağlı bazı birimler ve Bol Tur A.Ş.'deki evraklar inceleme altına alındı

12.05.2026 12:39:00
İHA
Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon
Bolu Belediyesi'ne 5'inci dalga operasyon
Edinilen bilgiye göre, yürütülen bir soruşturma kapsamında Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri sabah saatlerinde Bolu Belediyesi hizmet binasına geldi.






Binaya otopark kısmından giriş yapan jandarma ekipleri, belediye bünyesindeki bazı birimler ile Bol Tur A.Ş.'de arama ve inceleme çalışması başlattı. 






Soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda evrak, jandarma ekipleri tarafından titizlikle mercek altına alındı.








Ekiplerin binadaki incelemeleri sürüyor.













TÜİK'in "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı

Türkiye'de ortalama hane halkı büyüklüğü geçen yıl 3,08 kişiye gerilerken ortalama hane halkı büyüklüğünün en yüksek olduğu il 4,84 kişiyle Şırnak olarak kayıtlara geçti

 

12.05.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
TÜİK'in "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı
TÜİK'in "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı

Türkiye İstatistik Kurumunun, "İstatistiklerle Aile 2025" bülteni yayımlandı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye'de 2008'de 4 olan ortalama hane halkı büyüklüğü azalış gösterdi ve 2025'te 3,08 kişiye düştü.

İllere göre incelendiğinde, 2025'te ortalama hane halkı büyüklüğü en yüksek il 4,84 kişiyle Şırnak oldu. Bu ili, 4,63 kişiyle Şanlıurfa ve 4,43 kişiyle Batman izledi.

Ortalama hane halkı büyüklüğünün en düşük olduğu il ise 2,49 kişiyle Tunceli olarak belirlendi. Bu şehri, 2,5 kişiyle Giresun ve 2,51 kişiyle Çanakkale takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre, 2014'te yüzde 13,9 olan yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hane halklarının oranı 2025'te yüzde 20,5'e yükseldi.

Tek çekirdek aile olarak ifade edilen, yalnızca eşlerden veya eşler ve çocuklarından veya tek ebeveyn ve en az bir çocuktan oluşan hane halklarının oranı 2014'te yüzde 67,4 iken 2025'te yüzde 62,7'e geriledi. Diğer yandan, geniş aile olarak tanımlanan ve en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halklarının oranı, aynı dönemde yüzde 16,7'den yüzde 13,5'e düştü.

Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının oranı, 2014'te yüzde 2,1 iken, 2025'te yüzde 3,3'e yükseldi.

En yüksek tek kişilik hane halkı oranı Gümüşhane'de

İllere göre hane halkı tipleri incelendiğinde, geçen yıl tek kişilik hane halklarının oranının en yüksek olduğu il yüzde 32,7 ile Gümüşhane oldu. Bu ili yüzde 30,8 ile Tunceli ve yüzde 30,5 ile Giresun izledi.

Tek kişilik hane halklarının oranının en düşük olduğu il ise yüzde 11,5 ile Batman olarak kayıtlara geçti. Bu ili yüzde 12,4 ile Diyarbakır ile Van takip etti.

Aynı dönemde, tek çekirdek aileden oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu il, yüzde 70,5 ile Gaziantep oldu. Bu kentin ardından yüzde 69,8 ile Diyarbakır ve yüzde 69,6 ile Şanlıurfa geldi. Tek çekirdek aileden oluşan hane halkları oranının en düşük çıktığı il ise yüzde 49,9 ile Tunceli olarak saptandı. Bu şehri yüzde 51,5 ile Gümüşhane ve yüzde 53,4 ile Artvin izledi.

Hane halklarının yüzde 11,3'ü tek ebeveyn ve çocuklu

Türkiye'de 2025'te, toplam hane halklarının yüzde 11,3'ünü tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan aileler oluşturdu. Toplam hane halklarının yüzde 2,8'inin baba ve çocuklar, yüzde 8,5'inin ise anne ve çocukların bulunduğu ailelerin oluşturduğu belirlendi.

Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu il, geçen yıl yüzde 13,8 ile Bingöl olarak kayıtlara geçti. Bu şehri, yüzde 13,7 ile Elazığ ve yüzde 13,4 ile Adana izledi. Bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 8,3 ile Ardahan, yüzde 8,9 ile Burdur ve yüzde 9,1 ile Yozgat olarak tespit edildi.

Toplam hane halkları içinde anne ve çocuklardan oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu iller, yüzde 10,7 ile Bingöl, yüzde 10,4 ile Elazığ ve yüzde 10,2 ile Adana, bu oranın en düşük olduğu iller ise yüzde 5,6 ile Ardahan, yüzde 6,5'er ile Burdur ve Yozgat oldu.

Baba ve çocuklardan oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu şehirler yüzde 4,3 ile Kilis, yüzde 3,7 ile Batman, yüzde 3,6 ile Malatya olarak belirlenirken bu oranın en düşük olduğu iller yüzde 2,2 ile Sinop, yüzde 2,3'er ile Nevşehir ve Kastamonu olarak kayıtlara geçti.

Geniş aileler en çok Hakkari'de

Geniş aileden oluşan hane halkları oranının en yüksek olduğu il, 2025'te yüzde 21,2 ile Hakkari oldu. Hakkari'yi yüzde 19,2 ile Batman, yüzde 18,6 ile Şırnak izledi. Bu oranın en düşük olduğu şehir ise yüzde 9,2 ile Eskişehir olarak belirlendi. Bu ili, yüzde 10,3'er ile Ankara ve Çanakkale takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre, geçen yıl toplam hane halkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 olurken bunların yüzde 41,9'unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü.

0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hane halkı oranının en yüksek olduğu il yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu il ise yüzde 27,3 ile Tunceli olarak kayıtlara geçti.

Hanelerin yüzde 19,1'inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 14,1'inde iki çocuk, yüzde 5,7'sinde üç çocuk, yüzde 1,9'unda 4 çocuk, yüzde 1,1'inde ise 5 ve daha fazla çocuk bulunduğu belirlendi.

1 milyon 836 bin 496 yaşlı tek başına yaşıyor

Türkiye'de, hanelerin 7 milyon 46 bin 560'ında yaşlı nüfus olarak tanımlanan 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunduğu, hanelerin yüzde 26,1'inde en az bir yaşlı fert yaşadığı tespit edildi.

Bu hanelerin, 1 milyon 836 bin 496'sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu.

Söz konusu yılda, 25-29 yaş grubunda ve hiç evlenmemiş 3 milyon 502 bin 33 kişiden, 2 milyon 452 bin 909'unun anne ve/veya babasıyla yaşadığı görüldü.

Bu gruptaki kişilerin oranı, yüzde 70 olarak hesaplandı. Bu oranın yüzde 42,6'sını erkekler, yüzde 27,4'ünü kadınlar oluşturdu.

Akraba evlilği yüzde 3'e geriledi

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025'te toplam resmi evlilikler içinde, birinci dereceden kuzenleriyle akraba evliliği yapmış 16 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı yüzde 8 oldu. Akrabalık türüne göre evlilikler incelendiğinde, bireylerin yüzde 46,4'ünün hala/dayı çocukları, yüzde 27,2'sinin amca çocukları, yüzde 26,4'ünün ise teyze çocukları ile evlendiği belirlendi.

2010'da gerçekleşen resmi evlenmelerin yüzde 5,9'unu akraba evliliği oluştururken bu oran sürekli düşüş göstererek 2020'de yüzde 3,8'e, 2025'te yüzde 3'e geriledi.

Geçen yıl toplam evli bireyler içinde akraba evliliği yapmış 16 ve üzeri yaştaki bireylerin oranının en fazla olduğu il yüzde 19,7 ile Mardin olarak belirlendi. Bu ili yüzde 18,8 ile Şanlıurfa, yüzde 16,7 ile Siirt izledi. Bu oranın en az olduğu iller ise yüzde 1,2 ile Edirne, yüzde 1,5 ile Kırklareli ve yüzde 2 ile Çanakkale olarak sıralandı.

Akraba evliliği oranı en yüksek il yüzde 16,9 ile Şanlıurfa olarak tespit edildi. Bu ili, yüzde 11 ile Mardin, yüzde 10,8 ile Siirt izledi. Bu oranın en az olduğu iller ise yüzde 0,4'er ile Kütahya ve Edirne, yüzde 0,5 ile Çanakkale çıktı.

Aile ve çocuklar en büyük mutluluk kaynağı

Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2025 sonuçlarına göre kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı yüzde 69 oldu. Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler sıralamasında bunu yüzde 15,6 ile çocuklar, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eş, yüzde 3,3 ile anne/baba ve yüzde 1,9 ile torunlar takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre geçen yıl Türkiye'de 21 milyon 375 bin 930 çocuk içinde hem annesi hem babası vefat etmiş olanların sayısının 4 bin 907, babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, annesi vefat etmiş olanların ise 79 bin 214 olduğu hesaplandı.

Cinsiyete göre incelendiğinde, hem annesi hem babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 2 bin 552, kız çocuk sayısının 2 bin 355, babası vefat etmiş erkek çocuk sayısının 128 bin 983, kız çocuk sayısının 122 bin 946, annesi vefat etmiş erkek çocuk sayısının 40 bin 478, kız çocuk sayısının 38 bin 736 olduğu kayıtlara geçti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025'te ülke genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısı 15 bin 508 olarak kaydedildi. Koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 ve evlat edindirilen çocuk sayısı 681 oldu.

Kesinleşen davalar sonucu geçen yıl 193 bin 793 çift boşandı. 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Velayetlerin yüzde 74,6'sını anne, yüzde 25,4'ünü baba aldı.

Yoksulluk oranları araştırıldı

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarına göre eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen sınır kapsamında yoksulluk oranı 2025'te yüzde 20,6 olarak hesaplandı.

Hane halkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise tek kişilik hane halklarının yüzde 9,8'inin, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yüzde 20,4'ünün, geniş ailelerden oluşan hane halklarının yüzde 27,1'inin, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hane halklarının ise yüzde 14,3'ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirlendi.

Kendilerine ait konutta oturanların oranı yüzde 57,1

Konutun mülkiyet durumları incelendiğinde, 2025'te fertlerin yüzde 57,1'inin oturduğu konutun sahibi olduğu, yüzde 27'sinin ise kiracı yaşadığı anlaşıldı. Lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9 olurken kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 olarak kayıtlara geçti.

Nüfusun yüzde 28,8'inin konutunda, sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi sorunlar, yüzde 27,9'unun izolasyondan dolayı ısınma sorunları, yüzde 22,1'inin trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadığı tespit edildi.

Virüs salgına dönüşür mü?


 
Hantavirüs görülen kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçaklar Hollanda'da Eindhoven Havalimanı’na indi. Uçakları karşılayan görevliler özel koruma kıyafetleri giydi. Yolcular karantinaya alındı. Benzer görüntüler 6 yıl önce Covid-19 salgınında yaşanmıştı. 

12.05.2026 06:45:00
HABER MERKEZİ/AA
Virüs salgına dönüşür mü?
Virüs salgına dönüşür mü?

Hantavirüs görülen kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçaklar Hollanda'da Eindhoven Havalimanı'na indi







Hantavirüs görülen MV Hondius kruvaziyer gemisinin yolcu ve mürettebatını taşıyan uçakların çevresinde, Eindhoven Havalimanı'nda koruyucu kıyafetli ekipler hazır bulundu.
Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi MV Hondius da İspanya'nın Tenerife kentinden ayrılarak Rotterdam'a hareket etmişti.







Gemiden tahliye edilerek Madrid'e getirilen 14 İspanyol yolcudan birinin PCR hantavirüs testi pozitif çıktı.







Fransa'da 13 kişi hantavirüs nedeniyle karantinada tutuluyor. İtalya'da da 4 kişi Hantavirüs şüphesiyle tedbiren karantinada tutuluyor. "MV Hondius" gemisinden tahliye edilen Fransa ve ABD vatandaşı iki kişinin hantavirüs testleri pozitif çıkmıştı.







Avrupa Birliği (AB) Komisyonu sözcülerinden Eva Hrncirova, hantavirüs vakalarının tespit edildiği "MV Hondius" gemisindeki vatandaşların üye ülkelere dönüşü için Birliğin Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla 4 uçuş gerçekleştirildiğini bildirdi.









Dünya Sağlık Örgütü, hantavirüste küresel bir risk olmadığını açıklamıştı.

Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı


 
İstanbul'da bir etkinlikte konuşan sanatçı Yusuf İslam, "Ben Müslüman olduğum zaman öyle bir an vardı ki, Müslüman dünyasının kültürleri de beni sömürgeleştiriyordu. 'Neden başına sarık takmıyorsun?' ya da 'Niye gitar çalıyorsun?' diyorlardı. Bir düşünce aşırı hale gelmişti ve o noktada müzik de yasaktı. O yüzden ben bu anlayış konusunda komple bir değişimden geçtim" dedi.

12.05.2026 06:14:00
AA
Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı
Sanatçı Yusuf İslam, neden müziğe döndüğünü anlattı

Cat Stevens ismiyle yaptığı albümlerle 1960 ve 1970'li yıllara damga vuran, 1977'de ise Müslüman olmayı seçen yorumcu, şarkı sözü yazarı ve müzisyen Yusuf İslam, "Biri yeni Müslüman olduğunda kültürünü kapının dışında bırakmak zorunda değil. Ancak belli bir miktar öğrenmeniz ve daha sonra isteklerinizi yönetmeniz gerekiyor. Bunu İslami değerlerin özüyle özdeşleştirmeniz gerekiyor" dedi.

İstanbul'da bir panelde konuşan Yusuf İslam, kendi hayatından ve Müslüman olduğu dönemde yaşadıklarından örnekler vererek dünyayı müzikle birleştirmenin ve bağlantılar kurmanın önemli olduğunu söyledi. İslam, şöyle devam etti:
"Benim yolculuğum Londra'da başladı. Babam Yunan, annem İsveçli. Zaten burada birtakım kültürel farklılıkların içinden geçmem gerekiyordu. Tabii ki içine doğduğunuz kültürden etkileniyorsunuz. Londra'da okula gittim, orada şarkılar, ilahiler söyledim, ilahilerden sonra rock müziğe geçtim, bu da kültürün bir parçası."

Müslümanlar gitarı Bağdat'tan İspanya'ya getirdi

Usta sanatçı, İslam dinini seçtiği ilk yıllarda yaşadığı zorluklardan bahsederek, şöyle konuştu: "Ben Müslüman olduğum zaman öyle bir an vardı ki, Müslüman dünyasının kültürleri de beni sömürgeleştiriyordu. 'Neden başına sarık takmıyorsun?' ya da 'Niye gitar çalıyorsun?' diyorlardı. Bir düşünce aşırı hale gelmişti ve o noktada müzik de yasaktı. O yüzden ben bu anlayış konusunda komple bir değişimden geçtim. O zaman, 'Müslümanlar gitarı Bağdat'tan İspanya'ya getirdi, İspanya'dan Avrupa'ya geldi, şimdi o gitar elimizde' diye düşünmeye başladım. 'Ben bunun neresindeyim' diye düşündüm. Biri yeni Müslüman olduğunda kültürünü kapının dışında bırakmak zorunda değil. Ancak belli bir miktar öğrenmeniz ve daha sonra isteklerinizi yönetmeniz gerekiyor. Bunu İslami değerlerin özüyle özdeşleştirmeniz gerekiyor."


Müziğe dönüş nedeni Bosna


İslam, müziğe bakış açısının Bosna Savaşı yıllarında değiştiğini dile getirerek, şunları kaydetti: "Benim biliyorsunuz, bir zamanlar müziğin haram olduğuna inandığım bir dönem vardı. Ondan sonra Bosna'daki olaylar meydana geldi ve ben orada birtakım kurtarma çalışmalarına girdim. Bosnalılardan şarkılar duydum. Orada duyduğum şarkılar içimde birtakım güçlü hisler uyandırdı. Balkanlar, zaten babam da Yunan kökenli olduğu için benim doğamda var. Yani bir müzikle bir insanın gözünü açıp uyandırabilirsiniz. Biz de insanların gözünü açmak, aydınlatmak istiyoruz. Onları körleştirmeyelim. Gidip başka bir plak almanın kölesi yapmayalım. Tamam bu biraz aykırı bir fikir ama müziği durduramazsınız. Müziğin hayatımız üzerinde hep etkisi var. Şarkı sözleri benim için hep önem taşıdı."

Müzikte ihtimaller sonsuz

Müziğe ara vermesinin ardından yeniden albüm çıkarmaya başlamasına ilişkin İslam, "Evde bir gitar vardı, aldım onu ve ne yapmam gerektiğini gördüm. 'Niye ben bunu yapıyorum?' dedim. Allah bana bu yeteneği vermiş. Herkesin Allah vergisi bir yeteneği var. İşte hayatın alışverişi bu. Herkes farklı bir şeyler yaparak birbirine hizmet ediyor. Dolayısıyla benim için kıvılcım buradaydı" dedi.

İslam, bugün genç sanatçıların muhteşem şarkı sözleri yazdığını ve söylediğini belirterek, "Gerçekten müzikte ihtimaller sonsuz. Yeni yetenekler var ve sağladığınız pencereye baktığımızda tek bir isim söylemem imkansız" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.