Geçtiğimiz Pazar günü Gaziantep'te Bağımsız Türkiye mitingi vardı. Bu miting, İstanbul, Bursa, Ankara ve Trabzon'dan sonra "Bağımsız Türkiye" mitinglerinin beşincisiydi. Bir seri halinde olsa da yapılan her bir mitingin farklı bir havası, farklı bir coşkusu vardı.Gaziantep mitinginde Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in konuşmasının içeriği, hitap ederkenki coşkusu, samimiyeti, heyecanı bambaşkaydı.Defalarca göz yaşlarımızı tutamadık. Kime sorduysam aynı duyguları yaşamışlar."İşte bu" dedik, "Türk milletinin aradığı lider bu".Proje var, çözüm var, aidiyet duygusu var, iman var, vatan, bayrak, asker, millet sevgisi var, samimiyet var, ümit var, bağımsızlık ruhu var, her şeyden önemlisi bütün bu özelliklere sahip tertemiz, hiçbir kire bulaşmamış mükemmel ve eğitimli bir kadrosu var?Bugün hangi lider milletinin önüne proje, çözüm koyabiliyor? Sayın Baş'ın tez haline getirdiği ve dünyanın birçok meşhur bilim adamlarının takdir ettiği, bazı ülkelerin de uygulamaya başladığı, Nobel'e aday bir projesi var ve gittiği her yerde, her toplantıda milletine değer vererek bu projelerini tek tek anlatıyor, ikna etmeye çalışıyor ve akla takılan sorulara cevap veriyor.Milletinden kaçmıyor, milletiyle paylaşıyor, milletinden icazet istiyor.Her şeyden önemlisi milletiyle her fırsatta gurur duyuyor. "Ben elimi dünyaya öptürdüm, şimdi sıra milletimin elini öptürmede" diyor. Bakü'deki Milli Ekonomi Modeli kongresine katılan Rus bilim adamlarından Prof. Dr. Kavriles, kitabı okuduktan sonra "Biz böyle bir ekonomik modeli Rusya'dan bekliyorduk, maalesef Türkiye'den çıktı" diyor. Hayranlığını gizleyemiyor.Kongreye katılan Rusya'dan, Azerbaycan'dan, Almanya'dan, Amerika'dan, Kazakistan'dan, Tataristan'dan, Gürcistan'dan ve daha nice ülkelerden birçok bilim adamı Milli Ekonomi Modeli'nin sadece Türkiye'nin değil, dünyanın aradığı model olduğunu ifade ediyorlar. Normal şartlar altında böyle bir lider Rusya'da çıksa hemen başa geçirilir ve fırsat verilirdi. Her ülke böyle çözümü olan değerli şahsiyetlerini baş tacı eder.Ama ne var ki, Sayın Baş ve modeli hakkında gerek yerli basın gerekse siyasiler bir tek kare yer vermediler.Çünkü ülkenin AB bataklığına gömülmesinden, milletin ekonomik, siyasi her konuda perişan olmasından rant sağlayanlar var. Böyle bir çözüm modeli onların suyunu keseceğinden asla gündem etmiyorlar.Halbuki bu ülke milli bir modelle şaha kalksa, borçlarını ödese bundan herkes istifade edecek; aksine bu gemi batarsa içindeki herkes boğulur.Kimse "biz paçamızı kurtarırız" diye düşünmesin, dün ABD ile müttefik olan Saddam'ın durumu ortada.Sayın Baş'ın mitingde kadrosu hakkındaki söyledikleri de oldukça manidardı.Sayın Baş'a soruyorlar "niçin vitrin olabilecek adamları partinize almıyorsunuz?" Prof. Dr. Baş: "kimi alayım?". "Şunu". "O'nun şu yolsuzluk davası var". "Bunu". "Onun da şu hırsızlık davası var."?Sayın Baş vurucu cümleyi söylüyor: "Size göre vitrinde olması gereken adamlar hep hırsız ve yolsuz mu olması gerekiyor?"Ve ardından büyük bir heyecan ve gururla konuşma mekanında bulunan kadrosunu tek tek sayıyor, "İşte benim vitrinimdeki adamlar: Prof. Dr. Ata Selçuk, Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Ali Gedik, Mehmet Emin Koç, Enerji Uzmanı Fuat Şengül?"Öyle bir kadro ki, yolsuzluğu yok, arsızlığı yok, hırsızlığı yok, tertemiz, her biri birbirinden kabiliyetli, sahasında uzman?Çözümü olmayan partiler vitrinine tanınmışları koyarak milletin gözünü boyamak istiyorlar. Bu tanınmış siyasiler zaten dün çözüm olsaydı, ülke bugünkü perişan haline gelir miydi?İşçisi, memuru, köylüsü, emeklisi meydanlara dökülür müydü? İç ve dış politikada bu kadar acziyete düşer miydi?Sayın Baş'ın hedefi oyalanmak ve milletin de gözünü boyamak değil; bu sebeple de hem yepyeni milli bir çözüm projesi ortaya koyuyor, hem de bu projeyi hayata geçirecek, çalmayacak, çırpmayacak, sicili temiz ve sahasında uzman kadroyu. Buradaki en önemli nükte ise icazetin milletten alınması. Bu sebeple Sayın Baş, il il, köy köy dolaşıyor, AB sürecinde ülkemizi bekleyen tehlikelerden, dönen dolaplardan milletimizi haberdar ediyor, çözümü ve projesi konusunda milleti tek tek bilinçlendiriyor. İstanbul'da, Bursa'da, Ankara'da, Trabzon'da ve son olarak Gaziantep'te yapılan mitinglerdeki katılıma ve coşkuya bakılırsa, en ücra yerlerde bile Prof. Dr. Haydar Baş'ın tek ve son ümit olduğunu söyleyenlerin çokluğuna bakılırsa milletimiz de Sayın Baş'ı bağrına basıyor ve "bu sefer Haydar Baş", "Dün yanıldık, bugün yanılmayacağız" diyor.Ne diyelim, Sayın Baş'ın mitingde de dediği gibi, bu sefer kader gerçekten BTP'den yana.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 12. MEM Kongresi için Buhara’dan davet / 20.02.2026
- Dünyada barış ve huzur MEM ile sağlanır / 19.02.2026
- Bilim insanları Viyana’da ‘MEM’ dedi / 18.02.2026
- ‘Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur’ / 17.02.2026
- "Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur" / 14.02.2026
- BTP lideri Hüseyin Baş’ın kongre konuşması tarihi bir manifestoydu / 13.02.2026
- Milli Ekonomi Modeli ‘dinamik’ bir model / 12.02.2026
- 11. MEM Kongresi, tebliğ hazırlayan ve sunan bilim insanları, konular / 11.02.2026
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- Dünyada barış ve huzur MEM ile sağlanır / 19.02.2026
- Bilim insanları Viyana’da ‘MEM’ dedi / 18.02.2026
- ‘Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur’ / 17.02.2026
- "Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur" / 14.02.2026
- BTP lideri Hüseyin Baş’ın kongre konuşması tarihi bir manifestoydu / 13.02.2026
- Milli Ekonomi Modeli ‘dinamik’ bir model / 12.02.2026
- 11. MEM Kongresi, tebliğ hazırlayan ve sunan bilim insanları, konular / 11.02.2026
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026




























































