logo
10 OCAK 2026

İşte şimdi olmadı

06.02.2008 00:00:00
2 Şubat 08 Cumartesi akşamı Meltem Televizyonunun baş klasiklerinden biri olan ve Muharrem Bayraktar'ın oldukça başarılı sunumu ile seyirciyi adeta ekran karşısına çivileyen "Diyalog" programını sonuna kadar izledikten sonra, kanallar arasında dolaşırken ART'de devam eden Yaşar Hacısalihoğlu'nun programında kaldım."Jeopolitik Analiz" adlı programın o akşamki konuğu Yaşar Nuri Öztürk idi. Gecenin son yarısına kadar devam eden programda çeşitli konular gündem edildi, Vakıflar Yasası, türban meselesi, İstanbul'un durumu, Fener Rum Patriğinin çevirdiği dolaplar, Amerika'nın ve Avrupa'nın bu konudaki çifte standartlı tutumları, Milli Mücadele ve önderi Mustafa Kemal?Kur'an'da sıkça yer alan, özel vurgu yapılan zulüm kavramı üzerine derinlemesine bir tahlil yaptı sayın Öztürk ve dedi ki; "Zulüm öylesine büyük bir suçtur ki, zulme karşı savaşırken ölen şehit hükmündedir, hatta zulme karşı savaşan Hıristiyan bile olsa şehittir. Bu hakikat Said Nursi'nin eserlerinde de yar almaktadır. Eserleri bir çok hurafelerle doludur ama bu gerçeği görmüştür."Oldukça dikkatli ve birikimli bir programcı olan sayın Hacısalihoğlu'ndan bekledik ki itiraz eder, sorularla meseleyi açar. Fakat olmadı, başka konuya geçildi.Halbu ki az önce Patriğin oynadığı oyunlar, İstanbul sur içinde devlet kurma planları, ekümenlik konusundaki ısrarı konuşulmuştu ve Patrik bir Hıristiyandı. Patriğe göre, 1453 yılında Müslüman Türklerin surlardan içeri girip o şehri İstanbul yapmaları bir zulümdü ve patrik kendi inancına göre 24 saat zulme karşı savaşıyordu.Kuran'ın zulüm dediğine, şiddetle reddettiği eylemlere Hıristiyanlar ibadet gözü ile bakıyorlardı.İslam'a göre Irak'ta bir milyondan fazla müslümanın katledilmiş olması elbette zulümlerin en büyüğü, en korkuncu idi fakat Hıristiyanlara göre ise başlattıkları "haçlı seferi"nin başarı ile sürdürülmesinin bir sonucu idi.Milli Mücadele meşalesini yakan bir avuç delikanlı adama karşı başlatılan karalama kampanyasını ve o kampanyada din adına yer alan Şeyhulislam Dürrüzade'yi ve benzerlerini haklı olarak en ağır ifadelerle yerin dibine batıran sayın Öztürk, haçlı dünyasını temsilen Polatlı'ya kadar gelen Yunanlıların Hıristiyan olduklarını ve kendi inançlarına göre zulme karşı savaşmak için oralara kadar geldiklerini nasıl göz ardı edebilir?Kur'an'ın lanetlediği, en büyük günah saydığı zulmün baş faillerinden biri de Hıristiyanlar değil mi? Bizzat zalim olan zulme karşı mücadele edebilir mi? Bizzat terörist olan teröre karşı savaşabilir mi? Bir gece boyunca beni uykusuz bırakan bu yanlışı sizlerle paylaştıktan sonra konuya daha da açıklık getiren bir yazıyı, arkadaşımız Mehmet Emin Koç'un yazısını dikkatlerinize sunuyorum: "Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'na son günlerin en yaygın sorularından birkaç tanesini sordum. Sağ olsunlar, cevaplarını tarafıma e-mail olarak ulaştırdılar.Kafası karışıklar veya gönlü bulanıklar için faydalı olacağı umuduyla birkaç sorumu ve Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın verdiği cevapları sizlerle paylaşmak istiyorum.Sorular? İslam kaynaklarına göre, "Hıristiyan şehit" veya "gayr-ı Müslim şehit" olabilir mi? İslam kaynaklarına göre, Vatikan'ın dinler arası diyalog misyonu çerçevesinde "Ehl-i Kitap ile amentüde ittifakımız vardır" şeklinde bir akaid esası ihdas edilebilir mi? İslam kaynaklarına göre, "Kur'an-ı Kerim'de bulunan Yahudi ve Hıristiyanlara dair ayetler bugünkü Yahudi ve Hıristiyanları bağlamaz, tarihseldir; söz konusu ayetler, Hz. Peygamberin (sav) devrindeki Yahudi ve Hıristiyanlara ilişkindir" şeklindeki inanç, doğru mudur? İslam ölçüleri ve kaynaklarına göre, "Müslüman bir kadın, gayr-ı Müslim bir erkek ile papaz, haham ve müftünün huzurunda nikahlanabilir mi?" İslam ölçüleri ve kaynaklarına göre, bir Müslüman, "hem Müslüman hem Hıristiyan; aynen çift pasaportlularda olduğu gibi" olabilir mi?Diyanetin cevabı?Din İşleri Yüksek Kurulu, ülkemizdeki Müslüman kılıklı dinler arası diyalogcuların ve diyalogcu nurcuların yaymaya çalıştıkları bu anlayışların, "yanlış" olduğunu bildirdi. 14 Mart 2007 tarihli ve 140733 nolu yukarıdaki sorularıma Kurul'un verdiği cevaplar aynen şöyle:"- Şehitlik İslam dinine özgü bir kavramdır. Bu anlamda şehit olmak için Müslüman olmak gerekir.- Dinleri farklı kılan her şeyden önce onların inanç sistemleridir. Bu bakımdan bu dinler arasında "âmentüde ittifak" söz konusu değildir.- Kur'an-ı Kerim'deki hükümlerin geçerliliği belli bir zamanla sınırlı değildir.- İslami hükümlere göre Müslüman bir kadın gayr-i müslim bir erkekle evlenemez. - İslami hükümlere göre bir insan aynı anda iki dine birden mensup olamaz."Gayr-ı Müslim'e Fatiha okunmaz?Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı'na gayr-ı Müslimlere Fatiha veya Kur'an-ı Kerim'den herhangi bir süre ve dua okunup okunamayacağını da sordum. Çünkü Papa VI. Paul öldüğünde "ona rahmet" okuyup ruhuna hatimler indirten diyalogcu nurcular, Dink'in cenazesinin ardından "Hepimiz Ermeni'yiz? Hepimiz Hrant'ız?" sopası kaldırmakla kalmadılar, Fatiha'lar okuttular, Yasinler okuttular. İslam'ın ortaya koyduğu iman esasları "dinlerarası diyalog furyası" ile öylesine örselenmiş ki; MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin yaptığı ankette, Dink'in ardından Fatiha okunmasını doğru bulanların oranı yüzde 47.2 çıktı. Batmanda ise bir diyalogcu vakıf, Dink'e Yasin okutma mesaimi tertip etti.Konu basit bir mesele değildir; İslam'ın itikad sahasına ilişkin bir konudur. Bu bakımdan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığına "Gayr-i Müslim bir ölünün ruhuna Fatiha veya Kur'an-ı Kerim'den bir başka süre okunabilir mi? Gayr-ı Müslim hakkında istiğfar edilebilir mi?" diye sordum. Başkanlık 14 Mart 2007 tarihli ve 140422 nolu kayıtlı soruma şu karşılığı vererek, "Gayr-ı Müslime Fatiha okunmaz, rahmet dilenmez" hükmünü şu satırlarla bildirdi:"Nihai kurtuluş, bir dinin dışında da olabilecekse, o dinin varlığının sebebi kalmaz. Bu gerçek dinlerin temelini oluşturur. Dinlerin kendilerini tek hak din olarak kabul etmesinin gerekçesi budur. Buna göre, her din kendi mensupları dışındaki insanların Allah'ın rahmet ve rızasından mahrum olacakları, varacakları yerin de cehennem olacağı hükmünü koyar. O dine inananlar da tabiatıyla aynı inancı benimser. Başka inançlara mensup olarak ölen kimselerin Allah'ın rahmetinden ebedi olarak mahrum kalacaklarına inanır. Bundan dolayı, bir din mensubunun ölmüş olan diğer bir din mensubu için Allah'ın affını dilemesi açık bir çelişki olur.Kendini son hak din olarak sunan İslâm'ın yaklaşımı da böyledir. İslâm, nihai kurtuluş yolunun kendisi olduğunu, başka inanç üzere ölenlerin Allah'ın rahmetinden mahrum kalacağı esasını getirir ve çağrısını bu temel prensip üzerine oturtur. Nitekim ayette, "Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır ne de müminlere" buyrulur (Tevbe, 113)." Yaptıkları bilgilendirme sebebiyle Diyanet İşleri Başkanlığına ve Din işleri Yüksek Kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. Vaziyet budur vesselam? Yüce Allah, Müslüman milletimizi gayr-ı Müslimlerin safına çekmeye çalışan diyalogcu nurcuların şerrinden vatanımızı ve milletimizi muhafaza buyursun. " (Yeni Mesaj, 17 Mart 2007)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Aziz Karaca / diğer yazıları
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
Trump: 'Uluslararası hukuka ihtiyacım yok'
'Xi, ben başkanken Tayvan'ı ele geçirmez'
Simide Şubatta gelecek zamla o da alınamayacak
En düşük emekli maaşına 58 simit zam!
2026 yılı daha kötü geçecek
Gıda fiyatları dünyada yeniden yükselişe geçti
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
Trump: 'Uluslararası hukuka ihtiyacım yok'
'Xi, ben başkanken Tayvan'ı ele geçirmez'
Simide Şubatta gelecek zamla o da alınamayacak
En düşük emekli maaşına 58 simit zam!
2026 yılı daha kötü geçecek
Gıda fiyatları dünyada yeniden yükselişe geçti
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.