HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Kadının yeri ve değeri

04.10.2020 00:00:00

İnsan eşref-i mahlûk (yaratılmışların en değerlisi) dendiği zaman cinsiyet ayırımı yoktur. Kadın ve erkek insani değerlere sahip olması oranında değerlidir.

İnsanın yaratılış gayesi Allah'ı bilmek ve O'na karşı kulluk görevlerini yerine getirmektir.

Kadın veya erkek için üstünlük ancak takva iledir. Allah'a karşı görevlerinde, Sünnete uyumunda, Ehl-i Beyt'e bağlılığında, insan, hayvan, doğaya karşı görevini hakkı ile yerine getirmede yüksek iman ve ahlak sahibi olan üstündür.

Allah Resulü'nün (s.a.a) müşahhas hayatında kadının yeri kusursuz olarak yaşanmışken, Emevi zihniyeti ile cahiliye dönemindeki kadın ve çocuğu bir eşya gibi görme anlayışı maalesef İslam dünyasına sokulmuştur. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk kadının değerini, layık olduğu yeri gösterebilen bilgin ve dehadır. Dini, tarihi, kültürel varlığı ile güçlü olan Türk'ün en önemli varlık sebebi kadını gerçek değer ve hakları ile yüceltmişidir. Bu büyük bir inkılaptır. Atatürk'ten bu kadar yıl sonra Emevi İslam anlayışı ile asli hüviyetinden koparmak isteyenleri görebiliyoruz. 

Kadın bünyenin en önemli parçasıdır. Kadın, çocuk, erkek, idare, tarih, ahlak, ilim, her biri sağlam bünyenin parçalarıdır. Misyoner ne için çalışır? Bunlar hedefidir. İç düşmanlar da aynı gaye için çalışır…

Kadını basitleştiren, aşağılayan, meta olarak gösteren dizi, yazı, filimler Türk'ün asil kimliğine geleneğine asla yakışmaz. 

Son çağların bilgesi Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in tespitine bakalım. Nezaket, bilgelik, ders, vaaz, nasihat, ilmi tespitler ile dolu olan yazısından bir bölüm aktaralım:

"Kadın haklarının bir mücadele mantığı ile ele alınması, kadını acındırma edebiyatına tevessül edilmesi bir yaklaşım değildir. Bu yaklaşım, kadın konusunu bir antitez mantığı ile ele alıştır. Hâlbuki kadın hakkı ve uğradığı haksızlığı bir tartışma, polemik, zıtlaşma ve ideolojik çatışma aracı yapmak yerine, tez mantığı ile ele alıp bir insan olarak onu gerçek yönleriyle ortaya koymak esas olmalıdır. Mühim olan kadının huzuru ve insanlığın sükûn ve selameti olduğuma göre, bu açıdan kadının hayati görevleri ve insanlık içindeki yeri tanımlanmalıdır.

Kadın hakları ve erkek kadın eşitliği gibi kavramların mantığı ile ele alınması İslam tefekkür metodu ve sistematiğine uymaz. Salim bir akıl sahibi de bunu uygun bulmaz. Bizde kadının bir hürriyet ve eşitlik problemi olmadığı gibi böyle bir kavganın yeri de anlamı da yoktur. Nitekim matematiksel bir kuraldır ki eşitlik ve eşitsizlik aynı cinslerin mukayesesinde söz konuşur. Örneğin elma ile armut aynı cins olmadığından, bu iki farklı varlık toplanamayacağı gibi, birbirinden çıkarılamaz ve birbirlerine eşitlenemezler de. Her birini yeri ve özelliği ayrıdır.

Dolayısıyla kadın, bir gerçek, bir vakıa olarak fıtri, sosyolojik, kültürel, ekonomik ve bütün açılardan ele alınarak insanlık camiası içindeki yeri tarif edilmelidir.

Peki, kadın nedir? Kadının toplum içindeki yeri, yetkisi, mesuliyet ve mükellefiyeti ile beraber hak ve hürriyeti nedir?

Asıl bu unsurlar ele alınmalıdır.

Hemen ifade edelim ki, kadınlara gereken yeri, fazileti ve şerefi ancak İslam vermiştir. Veda Hutbesi'nde de belirtildiği üzere kadın layık olduğu yeri ancak İslam'la kazanmıştıri." (Prof. Dr. Haydar Baş, Veda Hutbesinde İnsan Hakları, s.143-144, 6. Baskı, İcmal yy. 1998).

 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.