HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 MAYIS 2022, CUMARTESİ

"Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I

15.10.2012 00:00:00
 Tarihin sayfalarını geriye doğru çevirdiğimiz zaman, tarih bizleri günümüz olaylarına benzer günlere geri götürüyor aslında. Zaman Hz. Peygamber Efendimizden yaklaşık yirmi beş yıl sonrasıydı. O günlerin Müslüman toplumlarına, Müslüman camianın pazarlarına, camilerine, sokaklarına, tarlalarına, iş hanelerine baktığımız zaman kısmen sorunlar olmasına rağmen hayat iç çatışmalara, sıcak savaşlara gebe kalmadan devam edip gidiyordu. Sadece kısmi olarak o günün devlet başkanının, müşavirinin, valilerinin, askerlerinin yanlış uygulamalarından dolayı halk kendi içinde birbirleri ile konuşur dururdu.
Devlet erkânından olan yetkili kişiler kamu malını kendi kabilelerine, akranlarına, yandaşlarına hesapsız olarak sunuyor ve böylelikle onlarda kamu malından kendilerine lüks saraylar ve hatta şaraptan havuzlar bile yaptırıyorlardı. Diğer tarafta ise eli çalışmaktan nasır bağlamış fakirler, babalar, anneler akşam ne yiyeceklerinin hesabını yaparak çalışıyorlardı. Sabah evden çıkarken bu gün maişetimi sağlayabilecek miyim endişesi ile evden çıkıyorlardı.
Halk tamamen kutuplaşma halini almıştı. Bir tarafta lüks ve varlık içerisinde yaşayan kamu malı yiyenler diğer tarafta ise ezilenler, sömürülenler, haklarından mahrum olanlar ve köleleştirilmek istenenler. Bu minvalde halkın ezilenleri, sömürülenleri, düzen tarafından ikinci plana atılanları dertlerini bilgelerin bilgesine ve en büyük bilgenin etrafında kümeleşen bilgelere açıyorlardı. En büyük bilge ve etrafında kümelenen bilgeler ise her defasında halka sükûneti, metaneti, taşkınlık yapmamayı tavsiye ediyor diğer taraftan da mezkûr devlet başkanına yanışlarını vurgulayarak kendisine çeki düzen vermesini tavsiye ediyor ve böylelikle halkın sakinleşeceğinin altını çiziyordu.
Mezkûr devlet başkanı bilgenin her nasihatini dinliyor ancak bilge insan gittikten sonra yine bildiklerini okuyordu. Bilgenin nasihatleri kısa bir süreliğine devlet başkanında etkili olduğu zamanlarda da devreye karanlık ve gizli el olan müşavirin eli giriyor ve böylelikle yapılmaması geren şeyler yapılıyordu. Sonunda bu gidişata yeter artık deyip, bu duruma son vermek isteyen mustazaflar kendi adlarına en büyük bilgenin öğrencilerinden bir tanesini dertlerine tercümanlık yapması için devlet başkanına gönderdiler. Ancak gönderilen bu seçkin bilge devlet başkanı tarafından öldüresiye dövüldü ve bir başka seçkin bilge ise Şam kentine ve sonrasında ölüm vadisi Rebeze'ye sürgün edildi. Bu durum birkaç yıl böylece devam etti gitti. Ama ezilen halklar, haklarından mahrum bırakılan mustazaflar bu duruma daha fazla dayanamadılar ve böylelikle devlet başkanının evinin etrafını sardılar. Kuşatma günlerce devam etti. Dışarıdan içeriye kimse giremiyor ve içeriden dışarıya kimse çıkamıyordu.
Devlet başkanı, aile yakınları, müşaviri kuşatılmış ve bu kuşatılma birkaç gün sürmüştü. Kuşatma gerçekleşmeden önce olacakları tahmin eden devlet başkanı Şam'da bulunan ve asker bakımından büyük bir güce sahip olan valisine bir mektup yazdı, durumu ona bildirdi ve bir an önce hükümetin merkezine Medine'ye yardıma koşmasını ondan istedi. Bu arada en büyük bilge devlet başkanlığı makamında bulunan birisinin öldürülmesinin alışkanlık haline gelmemesi ve bundan da önemlisi Müslüman camianın içerisinde iç savaş çıkmaması için devlet başkanının evine evlatları ile yiyecek ve içecek göndererek olaydaki yapıcılığını da ortaya koymuş ve sonradan Şam valisinin hakkında söylediklerini devre dışı bırakmıştır. Zira Şam valisi iktidar hırsı ile en büyük bilgeyi devlet başkanının kanının dökülmesinde mes'ul görüyor ve kan davası güdüyordu. Şam valisi büyük bir orduyu Medine'ye doğru göndermiş, ancak Medine'ye girmemelerini emretmiştir. Bu tutumu ile hem devlet başkanına taraf olanlara kendisini devlet başkanının yanında olduğunu gösterme görüntüsü vermiş ve hem de devlet başkanının öldürülmesine göz yummuştur.      
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.10.2011, 15.10.2010, 15.10.2009, 15.10.2008, 15.10.2007, 15.10.2006, 15.10.2005, 15.10.2004, 15.10.2003, 15.10.2002, 15.10.2001, 15.10.2000, 15.10.1999, 15.10.1998, 15.10.1997, 15.10.1996, 15.10.1995, 15.10.1994, 15.10.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.