logo
05 KASIM 2026

Kapitalizmde gelir dağılımı

Ekonomi politikalarının en önemli hedeflerinden biri de gelir dağılımında adaleti temin edilmesidir

31.08.2026 00:08:00
Haber Merkezi
 
Kapitalizmde gelir dağılımı
Kapitalizmde gelir dağılımı
Ekonomi politikalarının en önemli hedeflerinden biri de gelir dağılımında adaleti temin edilmesidir.

Gelir dağılımının dengelenmesi, Sosyal adaleti sağlayacağı gibi, sürekli büyümenin de temelidir.

Ekonomilerde tüketimin artması, fertlerin gelirlerinin dengeli bir şekilde artmasından geçmektedir. Milli Devlet anlayışımızda gelir dağılımındaki adaletten kastımız, tüm bireylerin aynı hayat standardına kavuşması değildir.

Önemli olan bireylerin gelirleri arasında toplumsal dokuyu zedeleyecek bir uçurumun oluşmaması ve en alt gelir grubunda ki bireylerin hayatlarını kimseye muhtaç olmadan ikame edecekleri bir gelire malik olmalarıdır. Bireylerin kimseye muhtaç olmadan hayat sürecekleri bir gelire sahip olmaları, aynı zamanda onların doğuştan gelen haklarındandır.







Sosyal Devlet/Milli Devlet, bireylerin doğuştan gelen asgari bir gelire sahip olma hakkını onlara yaşatmakla da mükelleftir. Adil bir gelir dağılımı olmadan toplumsal barışın sağlanması da mümkün değildir.

Ancak adil bir gelir ortamında milletin kendi içerisin de birlik ve beraberlik yakalanabilir. Bu birliktelik için adil gelir dağılımı yeter şart değildir; ancak gerek şarttır. Bu adaletin devlet eli ile sağlanması ise devlet–millet kaynaşmasını beraberinde getireceği için, milletlerin varlıklarını daim kılmalarına da zemin oluşturacaktır.







Kapitalizmde gelir dağılımı

Bugün uygulanan kapitalist sistemlerde, adaletsiz gelir dağılımı sebebiyle, toplumu oluşturan geniş bir halk kesiminin, gıda, giyim, konut, sağlık, ulaşım, eğitim… vb. temel ihtiyaçlardan dahi mahrum olduğu tespit edilmektedir.

TÜİK'in 2017 yılı Eylül ayı raporuna göre Türkiye'de nüfusun en fakir %20'lik kesimi gelirin %6,2'sini alırken, en zengin %20'lik kesimi gelirin %47,2'sini almaktadır. Ve gelir dağılımındaki adaletsizliği gösteren GİNİ katsayısı 0,404 gibi çok yüksek bir seviyededir.  Bu katsayı son 10 yılda artarak bu sevilere çıkmıştır.

Türkiye için bahsettiğimiz bu tablo, globalleşen dünyada diğer ülkeler için de yaklaşık olarak aynıdır. Dünya Bankası'nın verilerine göre, 2013 yılında dünyada 770 milyon insan, günlük 2 doların altında bir ücretle çalışmaktadır; bu rakam çalışan kesimin, %24'üne denk gelmektedir. Kalkınmakta olan ülkelerde ise bu oran %58.7 seviyesindedir.  







Adaletsiz gelir dağılımını gösteren bu rakamlar, kapitalizmin doğasından kaynaklanmaktadır.

Gelişmiş kabul edilen ülkelerde bile gelir adaletsizliğine işaret eden Gini Katsayısı son derece yüksektir. Nitekim ABD'nin 2013 yılı Gini katsayısı 0,41 İngiltere'nin 2014 yılı Gini katsayısı 0,34, Almanya'nın 2013 yılı Gini katsayısı 0,31'dir.  

Kapitalistler, devlete ve paraya getirdikleri tarifler ve yükledikleri görevlerle, gelir dağılımının kökten bozulmasına sebep olmuşlardır. Liberal–kapitalist anlayışa göre devlet, güvenlik, asayiş, altyapı… vb. yatırımlarla uğraşmalı; ekonomiye ve ticarete kesinlikle müdahale etmemelidir. Devletler, kamu harcamaları için ihtiyaç duydukları finansmanı emisyon ile değil, yüksek faizli iç ve dış borçlarla karşılamalıdırlar.

Kapitalist anlayışta faizle satın alınan paraların geri dönüşü için seçilen tek yol, halktan vergi toplanmasıdır. Bu ise, toplumun büyük bir kesimine ait gelirlerin, global sermayeye aktarılması ve vatandaşların gerekli oranda Sosyal Güvenlikten mahrum kalmalarından başka bir şey değildir.







Ülkeleri adeta haraca bağlayan, milletlerin kaynaklarını ve gelirlerini faizle birlikte dışarıya aktaran bu yol, kapitalizmin devletlere tavsiye ettiği ekonomi sistemidir.

Paranın belli ellerde tekelleşmesini sağlayan bu yöntem, piyasada herkesin ihtiyaç duyduğu anda paraya ulaşmasını da engellediği için, üretim yapma kabiliyeti belli ellerde tekelleşmekte; bu da gelir dağılımında adaletsizliğe sebep olmaktadır.

Üretimle para kazanmanın yerine, para ile para kazanmayı teşvik eden kapitalist modeller, faizi, sistemlerinin merkezine oturttuğu için, gelir dağılımında büyük uçurumların olması kaçınılmazdır.

Bu sistemlerde devletlerin, ekonomilerdeki ağırlığı azaltılırken; global sermaye sahipleri adına vatandaşlarından topladığı vergi gelirlerini bu sermaye gruplarına faiz ödemeleri adı altında aktaran devlet anlayışları ortaya çıkmıştır.







Özelleştirme adı altında ise devletlerin en kârlı ve stratejik kurumlarının, piyasa değerinin çok altında satılmasıyla; devlet ile çokuluslu şirketler yer değiştirmektedir. Global şirketler, satın aldıkları bu kurumlar vasıtasıyla ülkenin zenginliklerini kendilerine aktarırken; bu gelirlerden mahrum kalan milletler ise, açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadırlar.

Yukarıda değindiğimiz üzere global firmaların ciroları hatırı sayılır büyüklükteki devletlerin GSMH'sından daha fazla bir noktaya gelmiştir.

Burada bizim dikkat çekmek istediğimiz nokta, bazı firmaların neden çok kazandığından ziyade, dünyadaki gelir dağılımındaki çarpıklıktır.

Bir tarafta trilyon dolarlar ile oynayanlar, diğer tarafta ise bir doları dahi bulmakta zorlananlar olduğu sürece, dünyada sosyal huzurun oluşması imkansızdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu

Balıkesir'in Edremit ilçesinde sokak üzerinde vücudunda bıçak darbeleri bulunan bir kişi kanlar içinde yerde yatarken bulundu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde hayatını kaybettiği belirlenen şahsın kesin ölüm nedeninin tespiti için geniş çaplı soruşturma başlatıldı

04.11.2026 13:56:00
İHA
 
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edinilen bilgilere göre, Camivasat Mahallesi 5011 sokak üzerinde bir kişinin vücudunun çeşitli yerlerinde bıçak yaralarıyla kanlar içinde hareketsiz yattığını gören vatandaşlar durumu hemen polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Olay Yeri İnceleme ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan sağlık görevlilerinin yaptığı ilk muayenede, şahsın hayatını kaybettiği tespit edildi. Polis ekipleri olayın gerçekleştiği sokakta güvenlik şeridi çekerek çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay Yeri İnceleme ekipleri ise sokakta ve çevresinde detaylı delil araştırması gerçekleştirdi.








Şahsın şüpheli bulunan ölümü üzerine Edremit Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kimliği henüz açıklanmayan kişinin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazesi savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna sevk edilecek. Emniyet güçlerinin olayla ilgili başlattığı tahkikat çok yönlü olarak devam ediyor.






Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması başladı

03.11.2026 13:27:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:30:41
İHA
 
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, sanıkların tahliye edilmemesini istediklerini söyledi. Gikan, "8 Kasım 2025'te Dilovası'nda canlarımızı diri diri yaktılar. Oransal ailesinin sermaye hırsı, para hırsı yüzünden insanların canı yandı. 7 kişi cayır cayır yandı. Acil çıkış kapısı yok, merdiven yok, yangına karşı hiçbir önlem yok. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Biz burada hiçbir sanığın tahliye edilmesini istemiyoruz çünkü bir kişi bile tahliye edilirse bizim canımız bir kez daha yanacak. Buradaki sanıklar, 'Bizim can güvenliğimiz yok' diyor. Peki, benim şu anda evde 3 evladım var. Onların can güvenliği nerede' Lütfen artık adalet yerini bulsun. Biz adalet istiyoruz" dedi.






"Benim ablam artık yok"

Ölen Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut ise "Bu süreç çok zor bir süreç. Giren çıkıyor, çok fazla adaletsizlik var. Suçluların kim olduğu, neyin ne olduğu, olayın nasıl planlandığı zaten ortada. Aradan bir yıl geçti, hala ceza alan olmadı. Ben artık bu sürecin tamamlanmasını, cezaların en ağır şekilde verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum çünkü 8 Kasım'da bir yıl olacak. Benim ablam artık yok. Onların, yani katillerin akrabaları, aileleri buraya geliyor. Ancak bizim insanlarımız yok. Onlar öldüler. Biz onları bir daha göremiyoruz. Ben adalet istiyorum. Suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve yıllarca içeride yatmalarını istiyorum. Bizim sevdiklerimiz nasıl öldüyse, onlar da içeride ölsünler" şeklinde konuştu.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.








İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve ana dosyaya dahil edilen iddianamede ise eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.













Tekirdağ'da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde sağanak yağış etkili oldu. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, yağıştan korunmak için kapalı alanlara ve iş yerlerinin tenteleri altına sığındı. Bazı vatandaşlar ise şemsiyelerini açarak yollarına devam etti

03.11.2026 13:17:00
İHA
 
Tekirdağ'da sağanak yağış
Tekirdağ'da sağanak yağış
Kent merkezinde etkisini gösteren sağanak yağış, günlük yaşamı da etkiledi. Yağmura sokakta yakalanan vatandaşlar, korunmak için çevredeki kapalı alanlara yönelirken, yanında şemsiye bulunanlar ise yağışa aldırış etmeden yürümeyi sürdürdü.






Süleymanpaşa'da yağmur altında yürüyen vatandaşlar ve sağanak sırasında yaşanan hareketlilik kameralara yansıdı.













Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.

Gaziantep'te maganda kurşunuyla yaralandı: Yaşam savaşını kaybetti

Gaziantep'in Nizip ilçesinde evindeyken dışarıda annesiyle tartışan şahsın rastgele havaya ateşlediği silahtan çıkan kurşunla ağır yaralanan kadın, 45 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

02.11.2026 12:54:00
İHA
 
Gaziantep'te maganda kurşunuyla yaralandı: Yaşam savaşını kaybetti
Gaziantep'te maganda kurşunuyla yaralandı: Yaşam savaşını kaybetti
Olay, 18 Eylül 2026 günü Nizip ilçesi Kıbrıs Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, sokakta annesiyle tartışan E.A. isimli şahıs, tartışma sırasında tabanca ile rastgele havaya ateş açtı. Bu esnada evinde bulunan 4 çocuk annesi Yıldız Şahinuşağı (69) isimli kadına silahtan çıkan kurşun isabet etti.






Olay sonrası kadın başından yaralanırken ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Nizip Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.








Tedavi gördüğü hastanede 45 günlük yaşam savaşını kaybetti

Olay sonrası Nizip Devlet Hastanesi'nde 45 gündür tedavisi devam eden Yıldız Şahinuşağı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Cenaze, Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda tamamlanan işlemlerin ardından Nizip ilçesinde defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.








E.A. isimli şahsın tutuklandığı olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Bağcılar'da inşaat sebebiyle zemininden kayan 4 bina tahliye edildi

Bağcılar'da inşaat alanındaki çalışma esnasında bitişiğindeki binalarda çatlaklar oluşunca 4 apartman tedbir amaçlı tahliye edildi. Tahliye edilen binalardan birinin zemininde kayma olduğu görüldü

01.11.2026 06:38:00
İHA
 
Bağcılar'da inşaat sebebiyle zemininden kayan 4 bina tahliye edildi
Bağcılar'da inşaat sebebiyle zemininden kayan 4 bina tahliye edildi
Olay, 02.00 sıralarında Bağcılar Kazım Karabekir Mahallesi 262. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanında yapılan çalışmalar esnasında bitişikteki 2 binanın duvarlarında yarıklar ve çatlaklar oluştu.






İnşaatın bitişiğindeki başka bir binanın da ön tarafındaki zeminde kayma yaşanması ile binadan sesler gelmesi üzerine vatandaşlar kendi imkanlarıyla dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi.









Zabıta ekipleri güvenlik önlemi alarak sokağı giriş ve çıkışlara kapattı. Yapılan kontrollerde inşaat alanının etrafındaki 2 apartmanda da kısmi çatlaklar ve yarıklar oluştuğu tespit edildi. Ekipler tarafından hasar gören 2 bina mühürlenirken 2 bina ise tedbiren boşaltıldı.
 
 







"Büyük ihtimalle binayı yıkacaklar"

Bina sakinlerinden İrfan Uluç, "Burada inşaat yapıyorlar, hafriyat çıkarıyorlar binanın alt tarafında hafriyat çıkarırken fazla çıkarmışlar o yüzden binada kayma olmuş. Biz de tedbiren binayı boşalttık. Şu an için yetkililer ne karar verecekler onu bekliyoruz. Büyük ihtimalle binayı yıkacaklar" diye konuştu.

 














Rize'de şiddetli yağış etkili oluyor

Rize'nin Pazar ilçesinde şiddetli yağış hayatı olumsuz etkiledi

31.10.2026 11:42:00
İHA
 
Rize'de şiddetli yağış etkili oluyor
Rize'de şiddetli yağış etkili oluyor
Rize'nin Pazar ilçesinde etkisini artıran şiddetli sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Yağışın ardından Kirazlık Mahallesi sınırlarında bulunan Yüzevler Mevkii'nde taşkın meydana geldi. Menfezlerin tıkanması sonucu taşkın suları yola taşarken, mahalle sakinleri zor anlar yaşadı.






Öztürkler mevkiinden gelen derenin tıkanmasıyla suyun yerleşim yerlerine yöneldiğini belirten mahalle sakini Miraç Parlak, "Su bir anda girdi. Yani orada zaten menfezler herhalde tıkalı. Dere yatağı, ırmak Öztürkler mevkiinden gelen ırmak tıkandı. Apartmanların altına doğru vurdu, bu tarafa doğru geliyor. Sıkıntı büyük" dedi.








Bölgede benzer mağduriyetlerin geçmişte de tekrarlandığına dikkat çeken Adem Turgut ise kalıcı bir çözüm beklediklerini belirterek "Burada yıllardan beri sorunumuz devam etmektedir. Kanallar tıkanmış. Yukarıda afet oldu. Afet olunca toprak yeri kapattı, dere ırmağını kapattı. Bu vesileyle beraber oradaki bütün yağmur suları buraya akıyor. Defalarca yetkililere söylememize rağmen bu olayla iki üç defa daha karşılaştık. Mağduruz, insanlar dışarı çıkamıyor, zor durumda. Gereğinin yapılmasını yetkililerden arz ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri

Heyelan, yeryüzünün dik yamaçlarında bulunan kaya, toprak veya kayaç kalıntılarının yer çekiminin etkisiyle kütle halinde aşağı ve dışa doğru kayması olaydır

29.10.2026 13:58:00
Hasan Gündoğdu
 
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğal afetlerin en yıkıcı ve aniden gelişen türlerinden biri olan bu süreç, yer kabuğunun dinamik yapısının bir sonucudur. Yerküre milyonlarca yıldır şekillenirken dağlar yükselir, vadiler derinleşir; heyelan ise bu jeomorfolojik evrimin en baskın ve keskin mekanizmalarından biridir.






Heyelanın Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Heyelan olayları hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olarak gerçekleşmez; genellikle hazırlayıcı zemin koşulları ile tetikleyici dış etkenlerin birleştiği noktada patlak verir.

Jeolojik ve Litolojik Yapı: Kil, marn ve şist gibi suya doyduğunda kayganlaşan tabakaların yamaç eğimine paralel olarak uzanması, malzemenin tutunma direncini zayıflatır.

Eğim Derecesi: Yamaç ne kadar dikse, kütle üzerindeki yer çekimi bileşeni o kadar yüksek olur ve kayma eşiği o kadar kolay aşılır.






Su (Hidrolojik Faktörler): Şiddetli yağmurlar, ani kar erimesi veya yeraltı su seviyesindeki dalgalanmalar toprağın gözenek basıncını artırır. Su, hem malzemenin ağırlığını artırarak aşağı çeken kuvveti büyütür hem de iç sürtünmeyi azaltarak bir "kayganlaştırıcı" işlevi görür.

İnsan Faaliyetleri (Antropojenik Etkenler): Karayolu yapımı veya tarla açmak amacıyla yamaç eteklerinin bilinçsizce kazılması (yarılması), yamaç üst kotlarına aşırı yük bindiren yapılar inşa edilmesi, bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve yanlış sulama yöntemleri heyelanı tetikleyen en büyük beşeri hatalardır.

Tektonik Hareketler ve Depremler: Şiddetli yer sarsıntıları, yamaç dengesini koruyan iç gerilmeleri aniden bozarak büyük kütlelerin saniyeler içinde aşağıya akmasına yol açabilir.






Türkiye'de En Çok Heyelan Yaşanan Yerler

Türkiye, genç oluşumlu bir ülke olması, dağlık ve engebeli topoğrafyası, kırıklı (faylı) yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle heyelan afetine en çok maruz kalan coğrafyalardan biridir.

Ülke genelinde heyelanın coğrafi dağılımı incelendiğinde belirgin bölgesel yoğunlaşmalar görülmektedir:

Doğu ve Batı Karadeniz Bölümleri: Türkiye'de heyelanın başkenti şüphesiz Karadeniz kıyı kuşağı ve dağlarının kuzey yamaçlarıdır. Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Kastamonu, Sinop, Zonguldak ve Bartın illerinde heyelanlar yılın her döneminde görülebilir. Bunun temel sebepleri; yıl boyunca düşen yüksek miktardaki ve düzenli yağışlar, derin vadilerle parçalanmış dik yamaçlar, arazideki kil oranı yüksek zemin yapısı ve killi tabakaların eğime paralel uzanmasıdır.

Marmara Bölgesi'nin Güney ve Doğu Kesimleri: Özellikle Sakarya (Adapazarı çevresi), Kocaeli, Bursa (Uludağ yamaçları) ve Yalova gibi hem aktif fay hatlarına yakın hem de topoğrafik olarak engebeli ve yoğun yağış alan yerlerde büyük heyelan kütlelerine rastlanır.

Akdeniz Bölgesi (Toroslar Kuşağı): Antalya'nın dağlık ilçeleri, Mersin'in iç kesimleri ve Kahramanmaraş'ın engebeli alanları, kalker ve marn karışımı yamaç yapısının yağışlarla birlikte yumuşaması nedeniyle heyecan riski taşır.

Doğu Anadolu'nun Dağlık Kesimleri (Erzurum, Kars, Van çevreleri): İlkbahar aylarında karların ani bir şekilde erimesi ve toprak altındaki donmuş tabakanın (permafrost etkisinin veya çözülmenin) çözülmesiyle birlikte bu bölgede de geniş alanlı toprak kaymaları meydana gelir.






Heyelana Karşı Alınması Gereken Mühendislik ve İdari Önlemler

Heyelanları tamamen engellemek doğanın dinamikleri karşısında her zaman mümkün olmasa da can ve mal kayıplarını minimuma indirmek, doğru planlama ve mühendislik önlemleriyle mümkündür.

Yer Seçimi ve İmar Planlaması

Eski heyelan sahaları (paleo-heyelanlar) kesinlikle imara ve yerleşime açılmamalıdır.

Yamaç etekleri veya vadi tabanları yerine, zemin etütleri yapılmış güvenli ve sert zeminler yerleşim için tercih edilmelidir.

Mühendislik ve Tahkimat Yapıları (Sanat Yapıları)

İstinat Duvarları ve Gabion Kafesler: Yamaç eteklerine yapılan güçlü betonarme istinat duvarları veya taş dolu tel kafesler, kayabilecek kütleyi mekanik olarak tutar.

Ankraj ve Zemin Çivileme: Kayalık ve dik yamaçlarda çelik halatlar ve derin zemin çivileri kullanılarak tabakaların ana kayaya sabitlenmesi sağlanır.

Püskürtme Beton: Hava ve suyla temas ederek ufalanan, çözünen kaya yüzeylerinin havayla temasını kesmek ve erozyonu önlemek için özel beton tabakalarıyla kaplanması etkilidir.






Yüzey ve Yeraltı Su Kontrolü (Drenaj)

Heyelanı tetikleyen en büyük unsur su olduğu için suyun yamaçtan uzaklaştırılması hayati önem taşır. Yamaç boyunca açılacak ring kanalları ve yüzey hendekleri, yağmur sularının riskli bölgeye sızmasını engeller.

Yeraltı su seviyesini düşürmek amacıyla derin drenaj tünelleri ve yatay sondaj boruları (drenaj boruları) döşenerek su kontrollü bir şekilde tahliye edilir.

Biyolojik Önlemler ve Ağaçlandırma

Kök sistemleri derinlere inen ve toprağı saçak gibi saran ağaç türleri (örneğin derin köklü meşe, çam türleri ve yerel bitki örtüsü) yamaç stabilitesini artırır.

Yol yapım çalışmaları sonrasında açıkta kalan şev yüzeylerinin hızla hidro-tohumlama yöntemiyle yeşillendirilmesi erozyonu ve yüzey kaymalarını engeller.

Beşeri Faaliyetlerin Düzenlenmesi ve Erken Uyarı

Karayolu veya baraj gibi büyük altyapı projelerinde yamaç kesme (şev kazısı) işlemleri sırasında jeoloji mühendislerinin raporlarına birebir uyulmalı, yamaç dengesini bozacak aşırı kazılardan kaçınılmalıdır.

Riskli bölgelerde yerleştirilecek eğim ölçerler (inklinometreler), yer altı su seviyesi sensörleri ve radar sistemleriyle anlık hareketler izlenmeli, tehlike anında erken uyarı sistemleri devreye sokulmalıdır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.