18 kasım Pazar günü akşam saat 20.00'de, Karabük'te bir programa katıldık. Program emsalleri gibi Kuvay-ı Milliye ekibinin öncülüğünde icra edildi.
Salon kaç kişilikti net bilemiyoruz ama, salonun hem içi, hem dışı adeta insan istifi oldu. Ellerde bayrak, dillerde vatan ve millet türküleri söyleniyordu. Yerimize geçmek için adeta zorlandık.
Bağımsız Türkiye Partisi'nin öne çıktığı gecede, milletin gözleri gülüyordu. Siyasetin tükendiği, insanımızın karamsar bir duruma düştüğü şu zamanda farklı bir bekleyiş farklı bir bakış gördük.
Mandacıların, teslimiyetçilerin, IMF'cilerin, AB'cilerin kol gezdiği bir zamanda halk, bir şeyler bulmuş olmanın heyecanını yaşıyordu.
Hep bir ağızdan Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e hitaben "Bu vatan, bu millet sizi bekliyor" sloganı atıyor, bayrak sallıyordu. Kendileri salonda olmadığı halde, halk Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e olan ilgisini ortaya koyuyordu.
Karabük İl Başkanı sn. İbrahim Erdöl, Safranbolu İlçe Başkanı sn. Mertel Erenel başta olmak üzere, siyasi ekip olayı halka taşımada, ya da halkta mevcut olan potansiyeli ifade etmede fevkalade başarılı oldular.
Bu arada geceye katılan ve konuşmalarıyla halkı adeta hop oturtup hop kaldıran değerli arkadaşlarımıza da teşekkür etmek istiyorum.
Gecenin müzik bölümü yine harika idi. Sn. Ali Altun salonu inleten nameleri ile halkın gönlünü ihya etti.
Zahiri şartları ile Karabük gecesi çok mükemmel bir gece oldu. Kanaatimizce eksik yoktu. Fakat olayın arka planına bakarsak, siyasetin pörsüdüğü bu zamanda halkı böyle cezbeden şey ne olmuştur? Halk niçin yağmur, kar, soğuk demeden koşuyor? Halk neyi bulacağını ümit ediyor?
Evet, olayı sıradan bir iş olarak göremezsiniz. Olay ciddidir. Zira iktidarın üç ortağı masanın bir kenarına, IMF heyeti diğer kenarına oturuyor ve IMF'nin dediği oluyorsa, halkın mevcut siyasilere güvenmemesi kaçınılmazdır.
Karabük gecesinde çok yoğun bir katılım oldu Bağımsız Türkiye Partisine. Hemen mevcut partilerin hepsinden ve bağımsız olarak gelen vatandaşlar katıldı.
Katılanların ortak tespiti şu: "Şu ana kadar ümitle, gayretle koştuk. Üye olduk, delege olduk, hizmet ettik. Fakat halk yararına hiçbir şey göremedik."
Bir başka katılımcı şöyle diyordu: "Bir kısmı dini, birileri de milliyetçiliği tekellerine alıp, sadece kullandılar. Bu sahalarda hiçbir hizmet göremedik. Onun için muhterem Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in fikirlerinden doğan Bağımsız Türkiye Partisine katılıyorum."
Yüzlerce insan hep aynı kanaatte "ülkeyi düze çıkarmak için, ancak Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ihtiyaç var. Onu bekliyoruz. Ona olan inancımız tam." Bize düşen ise haydi hayırlı olsun demek.
Tebrikler Karabük...
Salon kaç kişilikti net bilemiyoruz ama, salonun hem içi, hem dışı adeta insan istifi oldu. Ellerde bayrak, dillerde vatan ve millet türküleri söyleniyordu. Yerimize geçmek için adeta zorlandık.
Bağımsız Türkiye Partisi'nin öne çıktığı gecede, milletin gözleri gülüyordu. Siyasetin tükendiği, insanımızın karamsar bir duruma düştüğü şu zamanda farklı bir bekleyiş farklı bir bakış gördük.
Mandacıların, teslimiyetçilerin, IMF'cilerin, AB'cilerin kol gezdiği bir zamanda halk, bir şeyler bulmuş olmanın heyecanını yaşıyordu.
Hep bir ağızdan Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e hitaben "Bu vatan, bu millet sizi bekliyor" sloganı atıyor, bayrak sallıyordu. Kendileri salonda olmadığı halde, halk Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e olan ilgisini ortaya koyuyordu.
Karabük İl Başkanı sn. İbrahim Erdöl, Safranbolu İlçe Başkanı sn. Mertel Erenel başta olmak üzere, siyasi ekip olayı halka taşımada, ya da halkta mevcut olan potansiyeli ifade etmede fevkalade başarılı oldular.
Bu arada geceye katılan ve konuşmalarıyla halkı adeta hop oturtup hop kaldıran değerli arkadaşlarımıza da teşekkür etmek istiyorum.
Gecenin müzik bölümü yine harika idi. Sn. Ali Altun salonu inleten nameleri ile halkın gönlünü ihya etti.
Zahiri şartları ile Karabük gecesi çok mükemmel bir gece oldu. Kanaatimizce eksik yoktu. Fakat olayın arka planına bakarsak, siyasetin pörsüdüğü bu zamanda halkı böyle cezbeden şey ne olmuştur? Halk niçin yağmur, kar, soğuk demeden koşuyor? Halk neyi bulacağını ümit ediyor?
Evet, olayı sıradan bir iş olarak göremezsiniz. Olay ciddidir. Zira iktidarın üç ortağı masanın bir kenarına, IMF heyeti diğer kenarına oturuyor ve IMF'nin dediği oluyorsa, halkın mevcut siyasilere güvenmemesi kaçınılmazdır.
Karabük gecesinde çok yoğun bir katılım oldu Bağımsız Türkiye Partisine. Hemen mevcut partilerin hepsinden ve bağımsız olarak gelen vatandaşlar katıldı.
Katılanların ortak tespiti şu: "Şu ana kadar ümitle, gayretle koştuk. Üye olduk, delege olduk, hizmet ettik. Fakat halk yararına hiçbir şey göremedik."
Bir başka katılımcı şöyle diyordu: "Bir kısmı dini, birileri de milliyetçiliği tekellerine alıp, sadece kullandılar. Bu sahalarda hiçbir hizmet göremedik. Onun için muhterem Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in fikirlerinden doğan Bağımsız Türkiye Partisine katılıyorum."
Yüzlerce insan hep aynı kanaatte "ülkeyi düze çıkarmak için, ancak Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ihtiyaç var. Onu bekliyoruz. Ona olan inancımız tam." Bize düşen ise haydi hayırlı olsun demek.
Tebrikler Karabük...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Baki Bektaş / diğer yazıları
- Gerçek hayat ahiret hayatıdır / 09.09.2003
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002


































































































