HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Kazancı yıkmak kolay; israfın çarkı yürüsün dursun

24.08.2001 00:00:00
Coşkun ne haber?

-Sağol sen nasılsın?

-İyidir.

-Baksana.

-Emrin olur.

-Emir ne demek rica. Benim çok sevdiğim biri var. Anlarsın. Meramını gider.

-Merak etme...

***

Telefon görüşmesinin ardından...

-Yetkili oldu... Ama bilirim şerefsizin tekidir.

İşi görülecek olan da şaşırır.

-Peki bu adam öyleyse sen nasıl onunla arkadaşsın...

-Anla işte. Biz aynı sofranın misafirleriyiz. Bırak bunları senin kafan almaz. Sen git işin tamam.

***

-Coşkun.

-O Seyficiğim buyur.

-Duydun mu?

-Neyi?

-Harun'ların Cemil var ya...

-Eee...

-Bizim partinin aleyhine konuşmuş...

-Deme ya!..

-Tabi. Hadi göreyim seni.

-Merak etme yarın taş ocağına kilit vururum.

***

Bir gün sonra bir kaç görevli taş ocağına gelirler.

-Nerede buranın sahibi?

-Buyurun ne vardı?

-Şöyle bir denetleme yapacağız da...

-Ne denetimi? Siz kimsiniz ve nereden geliyorsunuz?

-Biz mi? ......dan.

-Allah Allah! Ben bu kadar önemli bir adam oldum demek. Sânım Ankara'dan duyuldu.

-Öyle ya...

-Burası periyodik denetlenir. Bütün izinler alınmış, bütün ödemeler yapılmıştır. Hem 36 yıllık işletmedir.

-Biz onlara bakmayız. Kapatacağımız kapının sadece mührünü nereye vuracağımızı tesbite geldik.

-Komik olmayın.

-Sen bu çağda yaşamıyorsun? Hayatı ciddiye alma.

-Tabi canım ne olacak. 36 yıldır buraya dedem emek verip tırnaklarıyle eşeleyerek ekmek teknesi kurmuş. Ne olacak, ciddiye alma. Annem, babamın binbir sıkıntısına katlanmış, bu tekneden yüzlerce insan geçimini sağlamış, ağlamış, gülmüş, ter akıtmış ne olacak ciddiye alma. Yıllarca verginin her çeşidini ödeyerek devlete gelir kazandırmış, dağları delerek, eleyerek milli ekonomimize bir nefes sağlamanın gururunu yaşamış bir ocağı ciddiye alma, öyle mi?

-Biz gidiyoruz yapılan gözü kapalı denetimde burasının işletilmesi uygun görülmemiştir. 20 gün içinde boşaltmazsanız mıcırlar pilavlık olarak kullanılacaktır...

İş sahibi oturup kara kara düşünür, düşünür bu işe bir türlü anlam veremez. Yoksa... der... Geçen gün kahvede Sacit ile tartışmıştık...

***

-Sacit, sacit...

-Eyvah... yandım. Anladı mı ne?

-Gel bakayım hain...

-Ne haini ne oldu abi...

-Başlarım senin abine... Bugün birileri geldi taş ocağına. Bu senin ve Seyfi'nin işi olmasın.

-Yok abi, şey... hık...

-Hıklayıp, gıklarsın... Ulan helâl olsun sana. Yıllarca hendek kenarlarına pislemekten, armut diplerinde horlamaktan başka bir işe yaramayan sen, abine laf geçirdin ya helâl olsun. Başkan olan abin de yeminsiz bir adam bulabiliyor demek, yuh olsun yalan yere yemin edenlere. Yuh olsun bebek oyunu intikamını almaya çalışanlara... Yuh olsun millet şahsiyetini öne çıkaramayan ilim, irfan coşkusundan yoksun hilekar yetkililere...

Helâl olsun tek başına kalsa da doğruluktan, adaletten, cesaretten ayrılmayan yeminine sadık kalıp ayırım yapmayan yüreklilere...
 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.