Ülkenin içinde bulunduğu şartlar hayati önem arz etmektedir. Adeta Sırat köprüsünden geçiyoruz. Hem abartıp ümitleri kırmadan, hem hafife alıp oyalamadan olayları, gelişmeleri ve tehlikeleri olduğu gibi doğru görmek şarttır. Bu da yetmez, çözüm ve çareleri de aynı şekilde doğru ve uygulanabilir bir şekilde ortaya koymak da olmazsa olmaz şartlardandır. Mesele bununla da bitmez. Bütün bunları görecek ve en doğru olanı yaparak bir irade yani bir lider ve kadro da en az diğerleri kadar önemli ve gereklidir.
Bu üç unsurun bir arada olmadığı dönemleri yaşayarak bugünlere geldik.
Kimbilir belki de bu üçün bir araya gelmesi için yaşananları ve başa gelenleri görmek gerekiyormuş...
Hiç şüphesiz bilhassa son dönemlerimiz bu üçün çok uzaklarında olduğumuz için tarihin hiç bir döneminde olmayan çok sinsi, hileli, tehlikeli tuzaklarla karşı karşıyayız.
Bir defa yaşanan olaylar halktan gizleniyor. Yanlış ifadeler, yorumlarla halk oyalanıyor. Ayrıca yanlış çözüm ve çareler üzerinde halk iyiden iyiye çökertiliyor. Ekonomik, sosyal ve siyasal dengeler altüst ediliyor. Bütün bunlara üstüne üstlük içerden ve dışarıdan yapay ve sanal kişiliklerle toplum ordan oraya sürüklenip gidiyor.
İşte bu noktada bütün bunları çok öncelerden görüp sezenler Prof. Dr.
Haydar Baş'ın liderliğinde elde bayrak bütün Türkiye'yi adım adım, karış karış dolaşıyorlar. Bugüne kadar fikir babalığını yaptığı hareketin başına Prof. Dr. Haydar Baş'ın fiili olarak geçmesi de olayı tam manasıyla bir Kuvayı Milliye hareketine dönüştürmüştür. Halkın her kesiminin çok yoğun ve ısrarlı talepleri adeta toplumsal bir baskı halini alınca Kuvayı Milliye hareketinin siyasi bir parti haline gelmesi hem tabii bir oluş ve hem de kaçınılmaz bir zaruret olmuştur.
Güneydoğunun ardından Marmara ve Karadeniz halkının Kuvayı
Milliye hareketine katılması, diğer bölgelerimizin, "bize ne zaman geliyorsunuz" diye sabırsızlıkla beklemeleri 70 milyonu kucaklayan Kuvayı Milliye hareketinin müjdesini vermektedir.
Milletimize ve devletimize hayırlı olsun.
Bu üç unsurun bir arada olmadığı dönemleri yaşayarak bugünlere geldik.
Kimbilir belki de bu üçün bir araya gelmesi için yaşananları ve başa gelenleri görmek gerekiyormuş...
Hiç şüphesiz bilhassa son dönemlerimiz bu üçün çok uzaklarında olduğumuz için tarihin hiç bir döneminde olmayan çok sinsi, hileli, tehlikeli tuzaklarla karşı karşıyayız.
Bir defa yaşanan olaylar halktan gizleniyor. Yanlış ifadeler, yorumlarla halk oyalanıyor. Ayrıca yanlış çözüm ve çareler üzerinde halk iyiden iyiye çökertiliyor. Ekonomik, sosyal ve siyasal dengeler altüst ediliyor. Bütün bunlara üstüne üstlük içerden ve dışarıdan yapay ve sanal kişiliklerle toplum ordan oraya sürüklenip gidiyor.
İşte bu noktada bütün bunları çok öncelerden görüp sezenler Prof. Dr.
Haydar Baş'ın liderliğinde elde bayrak bütün Türkiye'yi adım adım, karış karış dolaşıyorlar. Bugüne kadar fikir babalığını yaptığı hareketin başına Prof. Dr. Haydar Baş'ın fiili olarak geçmesi de olayı tam manasıyla bir Kuvayı Milliye hareketine dönüştürmüştür. Halkın her kesiminin çok yoğun ve ısrarlı talepleri adeta toplumsal bir baskı halini alınca Kuvayı Milliye hareketinin siyasi bir parti haline gelmesi hem tabii bir oluş ve hem de kaçınılmaz bir zaruret olmuştur.
Güneydoğunun ardından Marmara ve Karadeniz halkının Kuvayı
Milliye hareketine katılması, diğer bölgelerimizin, "bize ne zaman geliyorsunuz" diye sabırsızlıkla beklemeleri 70 milyonu kucaklayan Kuvayı Milliye hareketinin müjdesini vermektedir.
Milletimize ve devletimize hayırlı olsun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Gedik / diğer yazıları
- Milli Çözüm Milli Ekonomi Modeli / 03.07.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010
- Türkiye'nin çıkmazı / 02.07.2010
- Geleceğe yürüyebilmek adına / 14.05.2010
- Bir başka gerekçe ile Milli Ekonomi Modeli / 06.05.2010
- Son olaylar üzerine / 30.04.2010
- Kararı milletin kendisi verecek / 22.04.2010
- Problem temelde / 10.04.2010
- Anayasa değişikliği üzerine / 01.04.2010
- Siyaset nedir ve siyasetçi kimdir? / 30.03.2010
- Bu bir kör dövüşü müdür? / 26.03.2010