logo
04 ŞUBAT 2026

Kuzey Irak'ta bölücü konferans

21.11.2005 00:00:00


Türk kamuoyu suni bir takım gündem maddeleriyle oyalanırken, Irak'ın kuzeyinde ülkemizi tehdit eden gelişmelerin oldukça hızlandığını görüyoruz.Geçtiğimiz cuma günü Erbil'de oldukça önemli kararların alındığı ABD destekli bir konferans tertip edildi. Konferansın adı: " Bağımsız Kürdistan Konferansı".Toplantıya sadece Irak'taki peşmergeler değil, aynı zamanda sözde Kürdistan projesinin Türkiye, Suriye ve İran'da temsilcileri de katıldı.Hatırlarsanız geçtiğimiz yıllarda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın oldukça önemli bir tespiti olmuştu: "Irak'ın kuzeyinde kurulacak olan bir Kürdistan, Türkiye'yi, İran'ı ve Suriye'yi de bölme amaçlıdır."Tarih bir kez daha Sayın Baş'ı haklı çıkardı ve Irak anayasası ile konumlarını garanti altına alan peşmergeler sınır ötesi benzer oluşumlar için düğmeye basıp önemli adımlar atmaya başladılar.İşte yapılan konferansın gündeminde de bu mevzu hakimdi.Konferansta, Suriye, İran ve Türkiye'de bağımsız Kürt federal bölgelerinin kurulma olanakları, böyle bir olasılıkta, karşılaşılması muhtemel zorluk ve engeller, bağımsızlık yolunda Kürt halkının motivasyonu, Irak'ta oluşturulan federasyonun komşulara etkileri ve bu mücadelede bölge ülkelerinin muhtemel engellemelerine karşı Kürtlerin karşı koyma yöntemleri gibi konular tartışıldı ve konuşuldu.Netice olarak ortak bir görüşle, şimdilik Kürtlerin, bulundukları ülke sınırları içinde mücadele ederek Irak Kürtlerinin elde ettiği haklara benzer haklar elde etmesini sağlamaları kararlaştırıldı.   Konferans'ın sponsorunun, Bush'un destek verdiği ve de kurucuları içinde Amerikan Yahudi lobilerinin önemli isimlerinin de bulunduğu Amerikan Kürt Kongresi'nin olması ayrıca üzerinde durulması gereken bir mevzu.Konferans başta ülkemiz olmak üzere İran ve Suriye'yi de bölmeyi hedefliyor ve esasen son zamanlarda ülkemizi karıştıran iradenin kim olduğunu da gösteriyor.Yaşanan bu gelişmeler, PKK terörünün ABD tarafından bitirilmesini isteyecek kadar basiretsiz olan siyasilerimizin kapasitesini de ortaya koyuyor.Bu noktada Amerikan finanslı, bu bölme hedefli konferansın sonucunu bir daha hatırlatalım:"Şimdilik Kürtlerin, bulundukları ülke sınırları içinde mücadele ederek Irak Kürtlerinin elde ettiği haklara benzer haklar elde etmesini sağlamaları"Yani "Türkiye, Suriye ve İran topraklarında, yarın bir gün başkenti Diyarbakır olan büyük Kürdistan projesinin gerçekleşmesinde birinci basamak olan federasyonların oluşturulması, bunun için de gerek siyasi gerekse terör faaliyetlerinin devamı" anlamında.Ülkemizde özellikle Körfez savaşı sonrası yaşananlara biraz dikkatinizi çekmek istiyorum.Türkiye, PKK terörüyle yoğun bir uğraşı içindeyken, bu arada Irak'ın kuzeyindeki ABD korumalı güvenli bölgede peşmergeler bugünlere hazırlanıyordu. Hatta gruplar halinde ABD'ye götürülüp siyasi, askeri ve ekonomik eğitimden geçiriliyordu.Saddam'ın silahlarının da verildiği peşmergeler 100 bin kişinin üzerinde bir silahlı güce sahip oluyor, yeni anayasa ile de bu askeri gücün varlığı tescil ediliyordu. Bütün bunları ABD korumasında ve Irak devleti bünyesinde yaptığından dolayı da ABD'yi stratejik müttefik kabul eden siyasi irademiz sadece seyretmekle yetiniyor, müdahale etmiyordu.Halbuki burada oluşan tehdit, Türkiye içindi. Bunu fark eden ve uyaran basiretli insanlarımız vardı, ama bu uyarıları dikkate alıp bir politika belirleyecek siyasilerimiz yoktu.Körfez Savaşı sırasında Prof. Dr. Haydar Baş, oyunun Türkiye üzerinde oynandığını, Irak'ın parçalanacağını ve de kuzeyinde bir Kürt devletinin kurulacağını işaret etmişti, ama dediğimiz gibi siyasilerimiz bu uyarıları dikkate almadı.Neticede yaşadıklarımız bu noktaya geldiğimizi gösteriyor.Yalnız Kürt kardeşlerimizi de uyarmak istiyorum. ABD'nin ve de Barzani'nin hedefi Kürt milletini rahata ve huzura kavuşturmak değildir. Asıl hedef her zaman İsrail'in arzı mevut projesini hayata geçirmektir.Başlangıçta büyük vaatlerle toprakları elinden alınan Filistinlilere bugün yapılanlar ortadadır. "Gayeye ulaşmada her şey mubahtır" anlayışına sahip bir Batı'dan sizi düşünmesini beklemek çok büyük bir yanlıştır.ABD, kısa tarihinde de birçok örnekte olduğu gibi, kullanır kullanır ve paçavra gibi bir kenara atar. Bu ABD'nin ve de İsrail'in ideolojisidir.Dün İran'a karşı Saddam'ı kullandılar, onu paraya ve silaha boğdular, şimdi ise süründürüyorlar. İktidarının son yılarında Saddam'ın 50 milyar doların üzerinde şahsi serveti vardı. Bu rakam bile kim adına çalıştığını göstermektedir.Usame bin Ladin'i de çıkartan ve finanse eden ABD'dir. Ladin'in ABD başkanlık seçimlerinde Bush'a sağladığı desteği unutmayalım.Şimdi de Barzani'yi Saddamlaştırıyor, Ladinleştiriyor. Bunun anlamı yakın bir gelecekte Kürt halkını da Filistinleştirecek.ABD'li Ortadoğu uzmanı Micheal Rubin, Barzani'nin kişisel servetinin 2 milyar dolar olduğunu söylüyor.Rubin, "Bölgede yolsuzluk ve akraba kayırma çok yaygın. Barzani veya onun bir yakınıyla ortaklık kurmadan herhangi bir yatırım yapılabilmesi mümkün değil" dedi ve Erbil'de insan hakları görevlilerine göre Barzani'ye haraç ödemeyenlerin hapis yattığını anlattı.Rubin, "Bölge boyunca Barzani ailesi yönetim, parti ve kişisel servet konularını birleştirmiş durumda. Yerel milisler, yasaları korumak yerine Barzani'nin güçleri olarak çalışıyor" diye yazdı. Bir diktatör indirildi, diğeri yerleştirildi.Yani ABD, Ortadoğu'da yeni bir Saddam oluşturuyor. Yarın hedefine ulaştığında aynen Saddam gibi ne Barzani kalacak, ne de peşmergeler. Bu gerçeği de hatırlatarak Kürt vatandaşlarımızın oyunlara ve provokasyonlara gelmemesini acizane tavsiye ediyorum.Bütün bu oynanan oyunlara karşı tek çözüm var: Bir ve beraber olup, bu ülkenin problemlerini gerçekten çözebilecek kabiliyeti olan bir lidere ülkenin emanetini teslim etmek. AB, ABD ve de IMF tavsiyeli modeller bizi ancak bölünmeye götürür. Bizi bir ve beraber tutacak, kainat devleti yapacak, dünyaya adalet ve sevgi konusunda örnek yapacak bir milli modele ve liderine ihtiyacımız var.  Diğer yollar hep çıkmaz sokak.

 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.