Dünkü yazımı, "Geçtiğimiz ay Barzanilere yakınlığıyla bilinen Kürt Diaspora Konfederasyonu (DİAKURD) adlı bir kuruluş, Lozan'da 'Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının gasp edildiği' iddiasıyla yargı yoluna başvurma kararı almış" şeklinde bitirmiştim.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Erbil merkezli bir Kürt medya grubu olan Rudaw'ın mayıs ayındaki haberine göre yukarıda bahsi geçen talebin karşılanması için, evvela Erdoğan'a dilekçeyle müracaat edilmiş, olumlu cevap alınmadığı takdirde ise iç hukuk yollarına, ardından BM İnsan Hakları Komitesi'ne başvurulacağı bildirilmiş.
Lozan'da toplandılar
Lozan Antlaşması'nın 100'üncü yılı dolayısıyla İsviçre'nin Lozan kentinde bir konferans düzenleniyor.
İki gün sürecek konferansa, Kürdistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Hemin Hewrami, Kürt siyasetçiler Huşyar Zebari, Mele Bahtiyar, Hişyar Özalp, Osman Baydemir, Hatip Dicle; Almanya Kürt Toplumu (KGD) Başkanı Mehmet Tanrıverdi, Avusturya Graz Üniversitesinden Prof. Dr. Bilgin Ayata, Süleymaniye Üniversitesinden Pişko Hemetahir, Prof. Dr. Abbas Vali ve Sosyolog İsmail Beşikçi'nin yanı sıra çok sayıda yabancı ülke temsilcisi katılıyor.
'Kürtlerin meşru hakları tanınmamış ve varlıkları inkar edilmiştir'
Konferansa mesaj gönderen Mesut Barzani'nin cümleleri birazcık dini ve milli hassasiyeti olanlar için yenilir, yutulur cinsten değildi. Bakın ne diyor Mesut Barzani:
"Unutmayalım ki, Lozan'ın kötü sonuçlarıyla yüzleşmek ve hataları düzeltmek sadece Kürt halkının değil, bölge devletlerinin ve uluslararası denklemlerde söz sahibi olan ülkelerin de omuzlarındadır…
Lozan Antlaşması'nın Kürdistan halkının kaderi üzerindeki etkisi ve sonuçları sayılamayacak kadar felaket, hak mahrumiyeti, ötekileştirme ve inkarla doludur.
Bu anlaşmanın asıl mağduru Kürdistan halkı olmuştur, çünkü binlerce yıldır köklerini bu topraklarda ve coğrafyada salmış bir halkın temel hak ve iradesi dikkate alınmamıştır.
Lozan Antlaşması, Kürtlerin hafızasında her zaman zulüm, mahrumiyet ve karanlık bir dönemin başlangıcı anlamına gelmektedir.
Lozan Antlaşması'ndan üç yıl önce Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması, Kürtlerin her millet için meşru ve mutlak hakkı olan bağımsızlık hakkından yararlanmalarına izin vermiş, ancak Lozan Antlaşması'nda Kürtlere kısıtlamalar konularak umutları söndürülmüştür.
Lozan Anlaşması'nın sonuçları ve etkileri bölge halklarına ilerleme, bir arada yaşama ve birlik getirmemiş, özellikle Kürdistan halkı için sağlıksız ve doğal olmayan bir gerçekliğin dayatılmasına yol açmıştır.
Lozan sonrası ortaya çıkan gerçeklik, çok karmaşık bir jeopolitik durum yarattı ve bölgede uzun süreli istikrarsızlığa kapı araladı. Yeni sınırların çizilmesi ve Kürdistan'ın bölünmesi, Kürdistan'ın her parçasına kendine has özellikler kazandırdı. Maalesef hiç bir parçada Kürtlerin meşru hakları tanınmamış ve varlıkları inkar edilmiştir…
"Lozan'ın kötü sonuçlarıyla yüzleşmek bölge devletlerin de omuzundadır"
"Kürdistan halkının temel sorunu bölgedeki milletlerle değil, rejimlerle, diktatörlerle, yanlış politika ve baskıya karşı olmuştur.
Unutmayalım ki, Lozan'ın kötü sonuçlarıyla yüzleşmek ve hataları düzeltmek sadece Kürt halkının değil, bölge devletlerinin ve uluslararası denklemlerde söz sahibi olan ülkelerin de omuzlarındadır.
Ayrıca sivil toplum örgütleri, akademik ve sosyal merkezler, aktivistler ve uluslararası figürler de sorunları çözmek için barışçıl, demokratik ve iyi niyetli bir çerçeve oluşturmaya katılmalıdır…
Elbette bu kutsal bir görevdir ve bu görevin ifası hepinizin kardeşliğini, ortaklığını ve birliğini gerektirir. Bu görev içerisinde dar çıkarlardan vazgeçmeli ve Kürdistan tüm çıkarların üzerinde görülmelidir" diyen Barzani, konferansa başarılar diledi. (27-05-2023 https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/27052023)
Bu daha bir şey değil. Aynı konferans Diyarbakır'da da yapılmış. Yarın…
- Devlet Bahçeli ‘15 Temmuz’u, ABD gerçekleştirdi’ mi demek istiyor? / 07.01.2026
- Erdoğan’a, Maduro eleştirileri / 06.01.2026
- Trump: ‘Bizim dostumuz yoktur, menfaatlerimiz vardır’ / 05.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -2- / 03.01.2026
- Peygamberimizin, İmam Ali üzerinden bize mesajları -1- / 02.01.2026
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025





























































































