22 temmuz seçimlerinde milletimiz tercihini açık ve net bir şekilde yaptı.2002 seçimlerinde ortada denenmemiş ve İstanbul Belediye Başkanlığı'ndan tanınan bir Erdoğan vardı, son seçimde ise, 4,5 yıldır yaptıkları, yapacaklarının teminatı olan bir Erdoğan vardı ve milletimiz daha fazla oy vererek "Yola devam" dedi.Dilerseniz, milletimiz yaptığı seçimle, nelere "devam" dedi, nelerin ortağı olmayı kabul etti bir bakalım:4,5 yıllık AKP iktidarı döneminde Irak işgal edildi, milyona varan insan katledildi, kadınların namusu kirletildi, çocuklar, bebekler acımasızca öldürüldü. Bu işgal ABD Başkanı Bush'un ifadesiyle "Crusade" yani "Haçlı Seferi" olarak ilan edildi, tankların ucuna haçlar bağlandı.AKP iktidarı bu işgalde ABD'nin müttefiki olduğunu her zaman ifade etti. ABD'li yetkililer, "AKP'nin desteğini almadan Irak'ı işgal edemezdik"; Dışişleri Bakanımız ise "Biz Irak'ta ABD ile omuz omuza savaştık" açıklamalarını yaptılar. Başbakan Erdoğan'ın ABD askerlerinin sağ salim yurtlarına dönmesi için yaptığı dua ise hala kulaklarımızda?Milletimiz de AKP'nin bu ABD müttefikliğine destek vermiş oldu ve hatta ABD'nin yeni işgallerini de onaylamış oldu.AKP döneminde "ek protokol" imzalanarak Kıbrıs Rum Kesimi, Kıbrıs Cumhuriyeti devleti olarak resmen tanınmış oldu ve KKTC devre dışı bırakıldı, Kıbrıs davamızda sürekli geriye doğru adım attık.Milletimiz de seçimde AKP'ye destek vererek, AKP'nin Kıbrıs politikasına destek olmuş oldu ve bundan sonraki süreçte KKTC'nin tamamen ortadan kalkmasına onay vermiş oldu.AKP hükümeti döneminde AB'ye uyum adı altında yüzlerce yasa çıkartıldı, bunlardan hiçbirisi vatandaşlarımızın lehine değildi, hep yabancıların ve azınlıkların faydasınaydı.Milletimiz bunu da onaylamış oldu ve "devam" dedi. Yani vatandaş, "Benim için yasa çıkartmana gerek yok, sen yabancılara ve azınlıklara hizmet etmeye devam et" demiş oldu. AKP hükümeti döneminde, onlarca devlet, sözde Ermeni Soykırımını kabul etti ve hatta bazıları da inkarına cezai müeyyide getirdi. Sözde soykırıma destek toplantısı bizzat AKP'nin de desteğiyle İstanbul'da bir üniversitede organize edildi.Milletimiz de AKP'ye destek vererek bu adımları onaylamış oldu ve "yola devam" dedi.AKP hükümeti döneminde Fener Rum Patrikhanesi ekümeniklik vasfını yeniden kazandı. Adeta devlet içinde devlet oldu. Papanın ziyaretiyle bu pekiştirildi. Milletimiz de bu sürece verdiği oyla destek olmuş oldu ve yine "yola devam" dedi.AKP hükümeti döneminde imar yasasında yapılan değişiklikle kilise evlerinin önü açıldı ve 40 bin kilise evi açıldı. Bizzat Başbakan'ın katılımıyla, içinde kilise ve havraların bulunduğu Dinler Bahçeleri, Halepli Bahçeler açıldı, kanlı ve iğrenç bir tarihi olan Akdamar Kilisesi devlet bütçesinden 4,5 trilyon harcanarak restore edildi, ama bu süreçte tarihi camilerimize bir çivi dahi çakılmadı, hatta kuran kursları yıkıldı, 15 bini aşkın cami ibadete kapatıldı. Milletimiz de verdiği oylarla bu sürece "devam" dedi. AKP hükümeti maden arazilerimizi, Telekom, Petkim, Tüpraş, Seydişehir Alüminyum gibi stratejik kurumlarımızı, tarım ve orman arazilerimizi haraç mezat yabancılara sattı.Milletimiz de kendisine ait olan bu değerlerin yabancılara peşkeş çekilmesine onay vermiş oldu ve "devam" dedi.AKP hükümeti tarıma desteği azalttı, ürünlere maliyetinin altında fiyatlar verdi, vatandaş toprağını ekemez oldu, ektiğini biçemez, karnını doyuramaz oldu.Ama buna rağmen milletimiz bu politikalara onay verdi ve "devam" dedi.Giresun, Ordu gibi fındık diyarlarından AKP'ye büyük destek çıktı. Demek ki fındıkçılar fındığa 2,5 YTL verilmesini onayladılar.Rize, Trabzon gibi çay diyarlarında da sandıktan AKP çıktı, demek ki onlar da çayın ottan daha pahalı olmasını istemiyorlarmış.Tabii, ister istemez şu soru aklıma geliyor: O halde niye fındık mitingleri yaparak, çayı meydanlara dökerek hükümeti protesto ettiniz, Madem AKP'den memnundunuz bu kadar zahmete ne gerek vardı?AKP hükümeti, açlık sınırının 600 küsur bin lira olduğu ülkemizde asgari ücreti 400 bin lira civarında tuttu.Demek ki işçilerimiz de bu maaştan memnunmuş.AKP hükümeti yoksulluk sınırının 2 bin YTL olduğu ülkemizde, memura ortalama bin YTL civarında maaşı uygun bulmuştu. Demek ki memurlara da bu maaş yetiyormuş.Tabii sandıktan çıkan sonuca bakarak, neden çiftçi mitingleri, memur, işçi eylemleri yapıldı şahsen merak ediyorum.Madem AKP'nin politikalarına artan bir oranda destek verecektiniz, neden bu kadar zahmet çektiniz, bizi de telaşlandırdınız?Emeklilerin de artık bundan sonra sızlanmasına gerek yok, onlar da hükümete büyük oranda destek verdiler.Peki, ya müşteri kıtlığından, geçim darlığından yakınan esnafımıza ne oldu?Demek ki işler tıkırındaymış, para ve müşteri çokmuş, esnafın ağlaması ise sadece siyasetten ibaretmiş. AKP'ye verilen destekten sonra başka ne düşünebiliriz? Ya şu terör mevzuu?AKP sıfır terörle devraldığı ülkeyi, her gün şehit haberlerinin geldiği bir noktaya getirmişti. AKP'ye en büyük destek de, PKK terörünün en büyük destekçileri ABD ve Barzani'den gelmişti. Sayın Erdoğan'ın şehitlere "kelle", teröristbaşına ise "sayın" dediğini herkes duymuştu.Demek ki milletimiz terörün artmasından rahatsız değilmiş, insanlarımızın şehit olması, ülkemizin bölünmesini isteyenlerin sevinmesi demek ki milletimizi pek ilgilendirmiyormuş.Milletimizin kararına saygılıyız. Ne diyelim. Bizler toplumdan feryatlar yükselince, tepki mitingleri yapılınca milletimizin yanında olalım dedik. Ne bilelim yalnız kalacağımızı, bütün bunların bir hiç uğruna yapıldığını?Hükümete tepki gösterenlerin yine gidip ona oy vereceğini nereden bilebilirdik?Milletimiz için verdiği sözün bir anlamının olmadığı nasıl anlayabilirdik?Eğer bilseydik, bizler de davul zurna çalar oynardık, nasıl olsa herkes halinden memnunmuş? Ama yine oynayamazdık, duyarsız kalamazdık.Bir kişi de olsak ülkemizin ve topraklarımızın elimizden kayıp gitmesine müsaade edemezdik.Milletimiz ne kadar duyarsız olursa olsun, bizler sorumluluktan ve milli mücadeleden asla geri duramazdık.Toprağın üzerindekiler hallerinden memnun olsalar da toprağın altındakilerin kemikleri sızlıyor, onlar pek rahat değiller.Yapılanlara seyirci kalamayız.Atatürk ve dedelerimiz geri kalmadı bizler de kalamayız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026

























































































