Milli Devlet’te sağlık
Milli Devlet’in hayata geçireceği sağlık sistemi, birbiri ile alakalı birçok projenin birleşiminden oluşmaktadır. Sağlık sistemimiz birkaç kısma ayrılmaktadır. Bunlar “koruma tedbirleri, kontrol ve iyileştirme, tedavi önlemleri” olarak ifade edilebilir
04.10.2026 01:09:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Milli Devlet'in hayata geçireceği sağlık sistemi, birbiri ile alakalı birçok projenin birleşiminden oluşmaktadır. Sağlık sistemimiz birkaç kısma ayrılmaktadır. Bunlar "koruma tedbirleri, kontrol ve iyileştirme, tedavi önlemleri" olarak ifade edilebilir.
KORUMA AMAÇLI TEDBİRLER
Bireylerin hastalanmalarına sebep olan çevresel ve bireysel etkilerin azaltılması sağlanacaktır.
– Çevresel Etkiler
Yanlış sanayi uygulamaları, dünyanın talan edilircesine global firmalar tarafından tahrip edilmesi, ormanların yok olması, çevresel etkilerine dikkat edilmeden yapılan üretimler, dünyada var olan temiz su kaynaklarının ancak üçte birini kullanılır kılmaktadır.
Dünyada yaşayan 2.1 milyarı aşkın insan güvensiz su kaynakları Kullanmaktadır.
Her ne kadar Kyoto Protokolü imzalansa da, ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin ve onlar üzerinden global firmaların birkaç kuruşluk daha fazla kâr elde etmek için, bu protokole uymamaları ekosistemde tamir edilmesi güç tahribatlar yapmaktadır.
Milli Devlet, her şeyden önce sadece kendi insanı ile değil, aynı zamanda yaşadığı çevre ve doğa ile de barışık bir yaklaşım sergilemektedir. Her türlü yasal düzenlemeler yapılarak ekosisteme zarar verecek uygulamaların önüne geçmek, sağlık sisteminin temel adımıdır.
Unutmamalıyız ki kaynakların tükenmesinden değil, onların tahrip edilmesinden çekinmemiz gerekmektedir.

– Bireysel Etkiler
Bireylerin çevrelerine zarar vermeleri, hem insan hakları açısından, hem de hukuki düzenlemelerle yasaklanmıştır. Ancak bireylerin kendilerine de zarar vermesi mümkündür. Bu hususta Milli Devlet, bir anne hassasiyeti ile vatandaşlarına yaklaşacak ve vatandaşlarının kendi sağlıklarına zarar verebilecekleri kötü alışkanlıkları, kısmen yasal yöntemle ama genel olarak eğitimle çözecektir.
Bireyin kendi bedeni ile barışık olması, daha ilk okul dönemlerinden itibaren gerek eğitim sistemi, gerekse sağlık personelinin aile hekimliği çerçevesinde vereceği eğitimle sağlanacaktır.
Bu eğitim çerçevesinde, sigara ve alkol gibi sağlığa zararlı maddelerin zararlarının öğretilmesinin yanında; yanlış beslenmenin sebep olduğu obeziteye karşı bireylerin bilinçlendirilmesi yer alacaktır. Aşırı hız sebebi ile trafik kurallarına uyulmadığı için her yıl sakatlanan 50 milyona yakın insan ve ölen 1.25 milyon insan sayısının azaltılması için eğitimler verilecektir.

KONTROL VE İYİLEŞTİRME
Yaşam kalitesini arttırarak sürdürmek için atılacak adımlar, kontrol ve iyileştirme kapsamında ele alınacaktır. Her şeyden önce yetersiz beslenmeye karşı, öncelikle doğan her çocuk için 15 bin liralık yıllara yayılmış kademeli doğum desteği verilecektir. Bu rakam ülkemizin satın alma gücüne göre hesaplanmıştır. Her ülke için farklı olmakla birlikte; hedef, doğan her bebeğin okul öncesi öncelikli olarak beslenme ihtiyacı olmak üzere ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.
Uygulanacak Sosyal Devlet projeleri ve ekonomi politikaları ile vatandaşların gelir düzeyi asgari geçim seviyesine taşınacak; ayrıca tarım politikaları ile fiyatların ucuzlaması hedeflenerek iki yönden bireylerin satın alma gücü desteklenip arttırılacaktır.
Yine kontrol çalışmaları çerçevesinde aile hekimliği sistemi devreye konularak; her vatandaşın bağlı bulunduğu bir aile hekimi sistemi geliştirilmiştir. Bireylerin sağlık durumları, daha ana rahminden itibaren belli periyotlarda düzenli takip edilerek; hastalanmadan önceki evrede gerekli olan desteklerle birlikte hastalık öncesi iyileştirme sistemi devreye konulacaktır.
Bugün üniversite kapılarında bekleyen yüz binlerce genç, sınavı kazanamadığı için meslek sahibi olamaz iken; diğer taraftan yeterli doktor olmadığı için insanlar kuyruklarda sıra beklemek zorunda bırakılmaktadırlar. Doktor olanların ise ihtisas yapmasına yine sınav sistemi ile engel olunmaktadır.
Gerek gençlerin, gerekse üniversite mezunlarının önündeki sınav engeli kaldırılacaktır. Devlet, eforunu vatandaşlarını engellemek için değil, onları yetiştirip toplumun yaşam standardını yükseltmek üzere kullanacaktır.

TEDAVİ SİSTEMİ
Teşhis ve tedavide, gerek özel sektör, gerekse kamuya ait hastanelerden istifade edilecektir. Aile hekimliği sistemi ile hizmet ayağa götürülürken; gerekli görülen yerlerde daha ağır tedaviler için hastaneler kullanılacağı için randevu sistemi ile kuyruklara son verilecektir.
Gerek özel, gerekse kamu hastanelerinde bireylerin tedavi ücreti, devlet tarafından karşılanacaktır. Sağlık sisteminden ilaç ve hastane hizmeti olarak istifade eden vatandaşlar, bunun için her hangi bir prim ödemek zorunda kalmayacaktır.
İlaç sanayi bugün global firmaların tekelindedir. Aynı formüllerle muadil ilaçların yapılmasına ise globalleşme sürecinde yasaklar getirilmiştir. Oluşan bu monopol piyasa, ilaç firmalarının çok yüksek kâr marjları elde etmesine imkan tanımaktadır. Bunun sonucu olarak maliyeti ucuz olan ilaçlar, pahalı rakamlarla satılmakta; fatura ise kamunun sırtına, dolayısı ile vatandaşların sırtına yüklenmektedir.

Bu hususta hem yerli sanayinin desteklenmesi sağlanacak, hem de Sağlık Bakanlığı bünyesinde, üniversitelerle koordineli yüksek bütçeli araştırma ve geliştirme departmanı kurulacaktır. Bu departmanda, gerek ilaç, gerek genetik, gerekse yeni tıbbi çalışmaların yapılmasına imkan tanınacaktır.
Borç alarak borcu kapatmaya dayalı, dış yardımlarla ayakta durmaya çalışan bir ekonomi anlayışını tamamen reddeden Milli Devlet, bir devletin var olabilmesi ve milletine hizmet edebilmesinin yolunun Milli bir ekonomiden geçtiğini bilmektedir, bunu projelendirmiştir. Bizim devlet sistemimizdeki, "devletin veren el olması" anlayışı, vatandaşlarımıza hizmeti doruk noktada sunmak olarak projelendirilmiştir.
Bugün hastane kuyruklarında muayene olmak için bekleyenlerin görüntüleri; ilaç almak için parası olmadığından hastasını kaybedenlerin feryatları; maddi imkânsızlıklarla ameliyat olamayanların durumu Milli Devlet'in sağlık projeleriyle tamamen tarihe karışacaktır.
Bizce, her vatandaşın, tedavi imkânlarından insan onuruna yakışır bir şekilde istifade etmesini temin edecek sağlık güvencesi, hem vatandaşların en doğal hakkı, hem de devletin vatandaşına karşı görevidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
KORUMA AMAÇLI TEDBİRLER
Bireylerin hastalanmalarına sebep olan çevresel ve bireysel etkilerin azaltılması sağlanacaktır.
– Çevresel Etkiler
Yanlış sanayi uygulamaları, dünyanın talan edilircesine global firmalar tarafından tahrip edilmesi, ormanların yok olması, çevresel etkilerine dikkat edilmeden yapılan üretimler, dünyada var olan temiz su kaynaklarının ancak üçte birini kullanılır kılmaktadır.
Dünyada yaşayan 2.1 milyarı aşkın insan güvensiz su kaynakları Kullanmaktadır.
Her ne kadar Kyoto Protokolü imzalansa da, ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin ve onlar üzerinden global firmaların birkaç kuruşluk daha fazla kâr elde etmek için, bu protokole uymamaları ekosistemde tamir edilmesi güç tahribatlar yapmaktadır.
Milli Devlet, her şeyden önce sadece kendi insanı ile değil, aynı zamanda yaşadığı çevre ve doğa ile de barışık bir yaklaşım sergilemektedir. Her türlü yasal düzenlemeler yapılarak ekosisteme zarar verecek uygulamaların önüne geçmek, sağlık sisteminin temel adımıdır.
Unutmamalıyız ki kaynakların tükenmesinden değil, onların tahrip edilmesinden çekinmemiz gerekmektedir.

– Bireysel Etkiler
Bireylerin çevrelerine zarar vermeleri, hem insan hakları açısından, hem de hukuki düzenlemelerle yasaklanmıştır. Ancak bireylerin kendilerine de zarar vermesi mümkündür. Bu hususta Milli Devlet, bir anne hassasiyeti ile vatandaşlarına yaklaşacak ve vatandaşlarının kendi sağlıklarına zarar verebilecekleri kötü alışkanlıkları, kısmen yasal yöntemle ama genel olarak eğitimle çözecektir.
Bireyin kendi bedeni ile barışık olması, daha ilk okul dönemlerinden itibaren gerek eğitim sistemi, gerekse sağlık personelinin aile hekimliği çerçevesinde vereceği eğitimle sağlanacaktır.
Bu eğitim çerçevesinde, sigara ve alkol gibi sağlığa zararlı maddelerin zararlarının öğretilmesinin yanında; yanlış beslenmenin sebep olduğu obeziteye karşı bireylerin bilinçlendirilmesi yer alacaktır. Aşırı hız sebebi ile trafik kurallarına uyulmadığı için her yıl sakatlanan 50 milyona yakın insan ve ölen 1.25 milyon insan sayısının azaltılması için eğitimler verilecektir.

KONTROL VE İYİLEŞTİRME
Yaşam kalitesini arttırarak sürdürmek için atılacak adımlar, kontrol ve iyileştirme kapsamında ele alınacaktır. Her şeyden önce yetersiz beslenmeye karşı, öncelikle doğan her çocuk için 15 bin liralık yıllara yayılmış kademeli doğum desteği verilecektir. Bu rakam ülkemizin satın alma gücüne göre hesaplanmıştır. Her ülke için farklı olmakla birlikte; hedef, doğan her bebeğin okul öncesi öncelikli olarak beslenme ihtiyacı olmak üzere ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.
Uygulanacak Sosyal Devlet projeleri ve ekonomi politikaları ile vatandaşların gelir düzeyi asgari geçim seviyesine taşınacak; ayrıca tarım politikaları ile fiyatların ucuzlaması hedeflenerek iki yönden bireylerin satın alma gücü desteklenip arttırılacaktır.
Yine kontrol çalışmaları çerçevesinde aile hekimliği sistemi devreye konularak; her vatandaşın bağlı bulunduğu bir aile hekimi sistemi geliştirilmiştir. Bireylerin sağlık durumları, daha ana rahminden itibaren belli periyotlarda düzenli takip edilerek; hastalanmadan önceki evrede gerekli olan desteklerle birlikte hastalık öncesi iyileştirme sistemi devreye konulacaktır.
Bugün üniversite kapılarında bekleyen yüz binlerce genç, sınavı kazanamadığı için meslek sahibi olamaz iken; diğer taraftan yeterli doktor olmadığı için insanlar kuyruklarda sıra beklemek zorunda bırakılmaktadırlar. Doktor olanların ise ihtisas yapmasına yine sınav sistemi ile engel olunmaktadır.
Gerek gençlerin, gerekse üniversite mezunlarının önündeki sınav engeli kaldırılacaktır. Devlet, eforunu vatandaşlarını engellemek için değil, onları yetiştirip toplumun yaşam standardını yükseltmek üzere kullanacaktır.

TEDAVİ SİSTEMİ
Teşhis ve tedavide, gerek özel sektör, gerekse kamuya ait hastanelerden istifade edilecektir. Aile hekimliği sistemi ile hizmet ayağa götürülürken; gerekli görülen yerlerde daha ağır tedaviler için hastaneler kullanılacağı için randevu sistemi ile kuyruklara son verilecektir.
Gerek özel, gerekse kamu hastanelerinde bireylerin tedavi ücreti, devlet tarafından karşılanacaktır. Sağlık sisteminden ilaç ve hastane hizmeti olarak istifade eden vatandaşlar, bunun için her hangi bir prim ödemek zorunda kalmayacaktır.
İlaç sanayi bugün global firmaların tekelindedir. Aynı formüllerle muadil ilaçların yapılmasına ise globalleşme sürecinde yasaklar getirilmiştir. Oluşan bu monopol piyasa, ilaç firmalarının çok yüksek kâr marjları elde etmesine imkan tanımaktadır. Bunun sonucu olarak maliyeti ucuz olan ilaçlar, pahalı rakamlarla satılmakta; fatura ise kamunun sırtına, dolayısı ile vatandaşların sırtına yüklenmektedir.

Bu hususta hem yerli sanayinin desteklenmesi sağlanacak, hem de Sağlık Bakanlığı bünyesinde, üniversitelerle koordineli yüksek bütçeli araştırma ve geliştirme departmanı kurulacaktır. Bu departmanda, gerek ilaç, gerek genetik, gerekse yeni tıbbi çalışmaların yapılmasına imkan tanınacaktır.
Borç alarak borcu kapatmaya dayalı, dış yardımlarla ayakta durmaya çalışan bir ekonomi anlayışını tamamen reddeden Milli Devlet, bir devletin var olabilmesi ve milletine hizmet edebilmesinin yolunun Milli bir ekonomiden geçtiğini bilmektedir, bunu projelendirmiştir. Bizim devlet sistemimizdeki, "devletin veren el olması" anlayışı, vatandaşlarımıza hizmeti doruk noktada sunmak olarak projelendirilmiştir.
Bugün hastane kuyruklarında muayene olmak için bekleyenlerin görüntüleri; ilaç almak için parası olmadığından hastasını kaybedenlerin feryatları; maddi imkânsızlıklarla ameliyat olamayanların durumu Milli Devlet'in sağlık projeleriyle tamamen tarihe karışacaktır.
Bizce, her vatandaşın, tedavi imkânlarından insan onuruna yakışır bir şekilde istifade etmesini temin edecek sağlık güvencesi, hem vatandaşların en doğal hakkı, hem de devletin vatandaşına karşı görevidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)















































































































