Duyduk duymadık demeyin.
20 Mayıs 2001 Pazar günü 13:00'de Çağlayan Meydanında miting var.
"Soykırım İddialarını Red ve Ulusal Bağımsızlık" mitingi milletin makus talihini aydınlatacak bir nitelik taşıyor.
1938 yılından beri ülkemizde oynanan oyunlara karşı millet olarak "DUR" demenin vakti gelmiştir. Uzun yıllardan beri ülkemizde tezgahlanan oyunlara bakıldığı zaman görülecektir ki, yapılan hiç bir hareket ve icraat tesadüfi değildir. Bilerek veya bilmeyerek yapılan icraatlarla, milli olma vasfımızdan uzaklaşılmış neticede ülkemiz karanlık bir ortamın içine çekilmiştir.
Ulusal bağımsızlığımızın kaybedilmesi anlamına gelen egemenliğimizin devri, hükümet nezdinde bile ifade edilebilmektedir. Yabancı güçlerin etkisinde kalarak, kararlarını hür iradesiyle vermekten aciz kalmak anlamına gelen bağımsızlığımızın kaybı, milletimizin ve devletimizin esareti anlamına gelmektedir.
Oysa egemenliğin kayıtsız ve şartsız milletin olması, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin temel ilkelerinden bir tanesidir.
Hangi sebeple olursa olsun egemenliğimizin bırakın devrini, bu konuyu gündem bile etmek, tehlikeli bir oyun oynamaktır.
Dışarıdan borç almayı bir marifet bilenler, taşımakta zorlandıkları borç kamburlarına bakmaksızın kahraman edasına bürünmektedirler. Yabancıların borç karşılığında beklentileri olacağını, bizzat başbakan ifade etmektedir. Elbette elin oğlu, babasının hayrına bize paralarını vermeyecektir. Bu konuda Atatürk'ün "Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklalden mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık olamaz" sözü bir tokat gibi yetkilileri ikaz etmelidir.
Uşak olan millet ise her şeyini teslim etmeğe hazır demektir. İşte o zaman Ermeni Soykırım İddiaları daha farklı bir veche kazanacak, Avrupa mahkemeleri tarafından verilecek kararlarla tazminat verme ve toprak kaybetme günleri gelecektir.
İşte bütün bu tehlikelere karşı yıllardan beri mücadele veren Prof. Dr. Haydar Baş'la beraber olmak için Pazar günü Çağlayan'da buluşacağız.
Çağlayan, Kuvayı Milliye ruhunun yeniden dirilmesinde önemli bir adım olacaktır.
20 Mayıs 2001 Pazar günü 13:00'de Çağlayan Meydanında miting var.
"Soykırım İddialarını Red ve Ulusal Bağımsızlık" mitingi milletin makus talihini aydınlatacak bir nitelik taşıyor.
1938 yılından beri ülkemizde oynanan oyunlara karşı millet olarak "DUR" demenin vakti gelmiştir. Uzun yıllardan beri ülkemizde tezgahlanan oyunlara bakıldığı zaman görülecektir ki, yapılan hiç bir hareket ve icraat tesadüfi değildir. Bilerek veya bilmeyerek yapılan icraatlarla, milli olma vasfımızdan uzaklaşılmış neticede ülkemiz karanlık bir ortamın içine çekilmiştir.
Ulusal bağımsızlığımızın kaybedilmesi anlamına gelen egemenliğimizin devri, hükümet nezdinde bile ifade edilebilmektedir. Yabancı güçlerin etkisinde kalarak, kararlarını hür iradesiyle vermekten aciz kalmak anlamına gelen bağımsızlığımızın kaybı, milletimizin ve devletimizin esareti anlamına gelmektedir.
Oysa egemenliğin kayıtsız ve şartsız milletin olması, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin temel ilkelerinden bir tanesidir.
Hangi sebeple olursa olsun egemenliğimizin bırakın devrini, bu konuyu gündem bile etmek, tehlikeli bir oyun oynamaktır.
Dışarıdan borç almayı bir marifet bilenler, taşımakta zorlandıkları borç kamburlarına bakmaksızın kahraman edasına bürünmektedirler. Yabancıların borç karşılığında beklentileri olacağını, bizzat başbakan ifade etmektedir. Elbette elin oğlu, babasının hayrına bize paralarını vermeyecektir. Bu konuda Atatürk'ün "Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklalden mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye layık olamaz" sözü bir tokat gibi yetkilileri ikaz etmelidir.
Uşak olan millet ise her şeyini teslim etmeğe hazır demektir. İşte o zaman Ermeni Soykırım İddiaları daha farklı bir veche kazanacak, Avrupa mahkemeleri tarafından verilecek kararlarla tazminat verme ve toprak kaybetme günleri gelecektir.
İşte bütün bu tehlikelere karşı yıllardan beri mücadele veren Prof. Dr. Haydar Baş'la beraber olmak için Pazar günü Çağlayan'da buluşacağız.
Çağlayan, Kuvayı Milliye ruhunun yeniden dirilmesinde önemli bir adım olacaktır.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Milli eğitimde yapboz düzeni çöktü / 10.05.2026
- Ortadoğu yanarken İslam ülkeleri kimin safında? / 09.05.2026
- Muhalefetin gerçek sınavı şimdi başlıyor / 08.05.2026
- Türkiye’de sorun fakirlik değil, adaletsizliktir / 07.05.2026
- Hürmüz kartı, OPEC krizi; petrodoların sonu mu? / 03.05.2026
- Asıl soru şu: İşçi neden hâlâ mağdur? / 02.05.2026
- Bir ağaç meselesi / 01.05.2026
- Devlet şirket olursa / 30.04.2026
- Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi? / 28.04.2026
- Adalet sarsılırsa devlet sarsılır / 27.04.2026
- Ortadoğu yanarken İslam ülkeleri kimin safında? / 09.05.2026
- Muhalefetin gerçek sınavı şimdi başlıyor / 08.05.2026
- Türkiye’de sorun fakirlik değil, adaletsizliktir / 07.05.2026
- Hürmüz kartı, OPEC krizi; petrodoların sonu mu? / 03.05.2026
- Asıl soru şu: İşçi neden hâlâ mağdur? / 02.05.2026
- Bir ağaç meselesi / 01.05.2026
- Devlet şirket olursa / 30.04.2026
- Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi? / 28.04.2026
- Adalet sarsılırsa devlet sarsılır / 27.04.2026




























































