HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Mürekkebi döken değil, içendir ehil

29.10.2012 00:00:00
Her devirde kalem ve beyanın etkisi ve önemi herkes tarafından bilinmektedir. Yazan kalemlerin ve beyan eden lisanların çok olması, beyan ederken seslerin hançereler patlarcasına yüksek çıkması önemli değildir. Önemli olan kalemin yazdıkları ve lisanın beyan ettikleridir. Çok kalemler vardır yazarlar ve bir şey yazdıklarını zannederler, aslında mürekkebi dökmekten başka bir şey yapmazlar. Hançerelerini patlatırcasına yüksek sesle bağırarak çok konuşanlar vardır ama halkı cehaletten, kutuplaşmaktan, bağnazlıktan mezhepçilikten, ırkçılıktan, cemaatçilikten bilahare şuculuk, buculuk, çilikçilik, çulukçuluk taasubuna götürmekten başka bir şey yapmazlar. Ama mürekkebi içenlerin kalemlerinden beyanlarından ilim, irşat, birlik, mana, ahlak ve marifetten başka bir şey çıkmaz. Onun için kalem ve beyan her toplum için çok önem arz etmeli ve nitelikli insanlar irşat ihraç eden kalemlere ve beyanlara sahip çıkmalı ve o kalemlerden ve beyanlardan yana olarak nitelikli olduklarını kaleme yemin içene kanıtlamalıdırlar.
Zamanı çok iyi okuyan, İslami ilimler ile bakış ve görüşünü şekillendiren, bağnaz ve nefsi saplantılara girmeyen, ilmi şekil, kıyafet, binek ve cep de görmeyen, bildikleri ile ilimleri ile amel edenler, basiret ve hidayet üzere olanlar; alimler kesimini teşkil ederler. İslami realiteler bizlere ulema kaleminin mücahitlerin kılıcından daha etkili ve daha üstün olduğunu öğretti.
Bu bağlamda Allah Resulü de şöyle buyurdu: "Âlimlerin kaleminin mürekkebi şehitlerin kanından daha üstündür." Zira kalemin irşadıyla yoğrulmayan bir insan, mücahit olamaz. Kalemin, beyanın irşadı ile basiret kazanmayanlar ancak ve ancak harici zihniyete sahip olup da zamanın hüccetine kılıç çekerler. Bu türleri bu gün de yok değildir. Silah, tank, top ve savaş aletleri tahrip eder, öldürür, savunma yapmak ve ülkeleri fethetmek için kullanılır. Ama vahşileri, canileri, barbarları, duyarsızları, sorumsuzları, bilinçsizleri, şuursuzları ve bunların toplumlarını samimi, manevi, insani toplumlara dönüştüren unsur kalem ve beyandır.
İlahi kavramlara göre, enbiyaya hakiki anlamda varis olan âlimlerin makamları önemli olduğu kadar, sorumlulukları da bir o kadar önemlidir. Varis konumunda olan ve bu konumda kalmak isteyen bir âlim bir takım şeylerden sonra, kendisine ve insanlığa acımalıdır.
Yüce İslam dini manevi ve maddi bütün sorun, noksanlık ve hastalıkların doktorunu da ilacını da belirtmiştir. Tüm olumsuzlukların doktoru Hz. Fahr-i kâinat efendimiz, o hazretin Ehlibeyti ve bu nurların doğrultusunda olan Allah kulları, erenler ve velilerdir, devası ise Kuran'ı Kerim'dir.
Ellerinde bunca deva olan İslam bilginleri bu devaları hastaların hizmetine sunmalı ve kendileri de hasta oldukları zaman bir an önce bu devalardan kullanarak kendilerini tedavi etmelidirler. Aksine halk arasında yaygın olan şu söz "yarım tabip candan yarım âlim dinden eder insanı" vuku bulmuş olur. İslami bir camiada hastalık ve hastaların sayısı çok ise ve bu hastalıklar ve hastalar her geçen gün artış kaydediyorsa bu durumun müsebbibi olarak biraz da sorumluluklarını yerine getirmeyen ilim adamlarını görmek gerekir.
Ellerinde her hastalığa karşı İslam gibi bir deva laboratuarı varken, insanlığın ruhunun hastalıktan ölmesine seyirci kalmamalıdır ilim adamları.
Yine ilim adamları insanların dertlerini, sorunlarını dert edinen, fedakâr, onların kederleri ile gamlanan, zamanı iyi okuyarak zamanına âlim olmalı ve insanlığa ilmi ve hizmeti ile ışık olup yol göstermelidirler. Habis hastaların, aşağılık kıskançların, kalıplaşmış kindarların, çaresizlerin, ümitlerini yitirenlerin, öfkeden kan kusanların, hatta böyle bir nesil ve hastalıklı bir toplum yetiştirmeye, oluşturmaya çalışan zalimlerin yersiz, hadsiz, çapsız, tutarsız, haksız tutumlarına aldırmamaları, Allah aşkı ile insanlığı sevmeli, severek onların hidayet olması uğrunda yılmadan çalışmalı, hastaların iyileşerek Allah ile sulh yapmalarını sağlamalı, Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehlibeytin prensiplerini yaşam felsefesi haline getirmeleri için onlara yardımcı olmalıdırlar. .
Kalem ve beyanın önemini bilen mürekkep içenler ve kaleme and içen Mevla'ya kendilerini kanıtlamak için bunların safında ve yanında yer alanlar kulluğun amacı olan Allah’ın rızası gibi ulvi bir değerden düşüncelerini asla ayırmazlar. Her iki sınıf da bu düşünce ile yaşar, her türlü çileyi, belayı, ızdırabı, zulmü, iftirayı, haksızlığı göze alarak yaşarlar ve değerlerinden asla ödün vermezler. Kalem ve beyancılar asla mı asla usanıp da insanlığı terk etmezler, meydanı insanlardan ve cinlerden olan şeytanlara, hannaslara, gulyabanilere bırakmazlar. Elbette onların bu kararlılığı ve tutumu cahilleri çok mu çok rahatsız eder, onlar bu rahatsızlıklara da aldırış etmezler.
Aziz kardeşlerim! Bu gün insanlığın çilesi nefsi eğitmemekten, cehalet ve bilgisizlikten kaynaklanmaktadır.
İslam dininin Peygamberlerden ve Ehlibeyt imamlarından sonra tebliğ ve irşat yükümlülüğünü emanet ettiği ilim adamları bu emanet bilinci ile insanlığın çilesinin kaynağını yani bataklığı kurutmak için bir şeyler yapmalıdırlar.
Bu, ilim adamları için vazgeçilmeyecek, önemsenmeyecek, hafife alınmayacak bir görev ve sorumluluktur. Kaleme ve yazdıklarına "And olsun" diye buyuran "Mevla"nın tevfik ve inayeti üzerinize olsun.
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

29.10.2011, 29.10.2010, 29.10.2009, 29.10.2008, 29.10.2007, 29.10.2006, 29.10.2005, 29.10.2004, 29.10.2003, 29.10.2002, 29.10.2001, 29.10.2000, 29.10.1999, 29.10.1998, 29.10.1997, 29.10.1996, 29.10.1995, 29.10.1994, 29.10.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.