logo
10 EKİM 2026

Müslümanların mağlubiyetlerinin sebepleri

Az bir topluluk olsalar bile, samimiyetle inanmış orduların; sayıca çok, maddî güç olarak teçhiz edilmiş nice bâtıl dava sahibi orduları mağlup ediş sebeplerini vurgulamağa çalıştık

10.10.2026 00:12:00
Haber Merkezi
 
Müslümanların mağlubiyetlerinin sebepleri
Müslümanların mağlubiyetlerinin sebepleri
"Az bir topluluk olsalar bile, samimiyetle inanmış orduların; sayıca çok, maddî güç olarak teçhiz edilmiş nice bâtıl dava sahibi orduları mağlup ediş sebeplerini vurgulamağa çalıştık.

Söz konusu vasıflar tahakkuk ettiğinde Cenâb-ı Hak, zaferi müyesser kılmaktadır. Bunun tersi de aynen vâkidir. Yani, zaferi davet eden sebepler, vasıflar bozulduğunda karışıklık, panik baş göstermekte, mağlubiyet alametleri tezahür etmektedir.

Şimdi, mağlubiyeti hazırlayan temel sebeplere işaret edelim:

İmandaki zafiyet

Zaferlerin temel sebebi, imandaki katiyyet ve köklülüktür. Ondaki zayıflık ve zafiyet ise savaşın gidişatını bir anda değiştirir. Böyle anlarda Cenâb-ı Hak, inanmış da olsalar, kalplere ürkeklik ve korkaklık, düşmana da cesaret verir ki, işte bu, mağlubiyetin başlangıcıdır.

Bu hallerde mü'minlerin, kendilerine gelip Allah'ın vaadine güvenmeleri, imanlarını yenileyip canlı tutmaları şarttır. Sünnetullah öyledir ki, inanan ve sonra da imanında sebat edenler mutlaka İlahî yardıma mazhar olurlar; şüpheye düşen veya imanında zafiyet gösterenler ise bu yardımdan mahrum olurlar.







Niyet, ihlâs bozukluğu

Savaşta niyet i'lâ-yı kelimetullah, ihlâs ve rıza-i Bari uğruna mücadele etmektir. Bu espri bozulduğunda Cenâb-ı Hak, mü'minler üzerinden desteğini çeker, karışıklık ve bunalım başlar, kalplere korku düşer.

Nitekim Uhud'da ve Huneyn'de ganimet toplama arzusu ve mü'minlerin çokluklarıyla gururlanmaları karışıklık ve paniğe sebep olmuştur. Eğer söz konusu savaşlarda tashih-i niyet ve ihlâs ile derlenip, toparlanma olmasaydı karışıklık ve panik geçici olmayıp mağlubiyete dönüşebilirdi.







İtaat ve disiplinin; birlik ve beraberliğin bozulması

Bu da karışıklık sebebi, mağlubiyet alâmetidir. Nitekim Uhud'daki bunalım ve karışıklığın sebebi; başta merkezî otoritenin meyil ve iradesine ters düşmek, savaş esnasında emre itaatsizlik ve ganimet toplamak derdine düşmektir.

Bu sebepler i'lâ-yı kelimetullah mantığına ters düştüğünden adalet-i İlahînin gereği olarak panik ve karışıklık kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Savaşta itaat, disiplin, birlik ve beraberlik büyük önem taşımaktadır. Bu bozulduğunda, mağlubiyet sebepleri baş göstermiş demektir. Bu bozulduğunda, derlenip toparlanma olmaz ise mağlubiyetle karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır.







Güç, kudret ve zaferi Allah'tan bilmek hususunda zafiyet göstermek

Bu hususta da zafiyet baş gösterdiğinde yine felâketler arka arkaya gelmeğe başlar. Maddî güç ve zâhir sebepler savaşta asıl unsur değildir. Tevhidi anlamak, her şeyin Allah-u Tealâ'nın elinde olduğunu bilmek gerekir.

Sabır ve sebat göstermemek; kararsızlık ve istikrarsızlık

Bu da karışıklık sebebi ve mağlubiyeti celbeden bir amildir. Mü'minler bu tip zaaflarla karşılaştıklarında; hemen kalben ve lisânen Allah'a münacaatla dayanma gücü ve istikrar istemelidirler. Nitekim Uhud'da, Hendek'te, Huneyn'de ve Mûte'de hep aynı toparlanmayı ve arkasından da zaferleri görüyoruz.

Bu tashih ve kendine gelme, anında ve ortamında yapılmalıdır. Bu işin gecikmeğe tahammülü yoktur. Allah, düşülen hatanın neticesini anında gösterir.

Eğer tedbir alınmaz, düzeltme yapılmazsa felâket büyüyebilir. Sünnetullah, âdet-i İlahî ve adalet-i İlahî, kimsenin iradesine bağlı olarak değişmez. Ezelî ve İlahî düsturlara öncelikle mü'minler itaat etmeli, hayattaki muvaffakiyetlerin sebeplerini ve bu sebeplere yapışmanın ehemmiyetini çok iyi bilmeli ve onlara ittiba etmek temel görevimiz olmalıdır. Bununla beraber, her muvaffakiyetin Allah'ın kudret elinde olduğu da asla unutulmamalıdır.







Tehlikenin en büyüğü: nifak ve münafıklık

İslamiyet'in Mekke döneminde, inananlar ve inanmayanlar olmak üzere iki grup insan vardı. Mü'minler büyük işkencelere tâbi tutuluyor, baskı görüyorlardı. Mekke döneminde, Müslümanlar arasında, münafık sınıfı yoktu. Çünkü, Mekke devri, bir çile ve meşakkat devriydi.

Ancak Medine devri farklıydı. Çünkü bu devirde, İslam bir yurt bulmuş, Allah'ın hükmü ve şeriatı hâkimiyet kazanmıştı. Münafık grubunun ortaya çıkışı da işte bu devreye rastlar.

Düzelen şartlar, Mekke devrine kıyasla artan imkânlar; İslam'ın güç kazanmasından ürken bu bencil, korkak ve zayıf karakterli insanların, Müslüman kisvesi altında, mü'minler arasına nifak sokmaya başlamalarına sebep olmuştur.

Aslında; kâfirlerle münafıklar arasında, düşmanlık ve küfürde bir fark yoktur. Şu var ki, münafıklar yalancıdırlar ve Müslümanların arasına nifak sokarlar.

Bu sebeple Müslümanlar, İslam'a açıktan düşmanlık gösteren kâfirlerden daha ziyade bu münafık grubundan zarar görürler. Nitekim Cenâb-ı Hak, Münafıkûn Sûresi'nin 4. ayetinde buyuruyor: "Onları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa, sözlerini dinlersin. Onlar, sanki elbise giydirilmiş kütüklerdir. Her gürültüyü aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakının. Allah, onları kahretsin! Nasıl olup da, döndürülüyorlar!"

(…) Münafıkların, Müslümanları bölmek ve aralarına düşmanlık sokmak için giriştikleri faaliyetlere pek çok örnek gösterilebilir. Bu örnekler bize, münafıkların belli başlı özelliklerini göstermektedir. Bunlar her devirde aynıdır ve her devirde Müslümanlar, münafık tipinin karakter özelliklerini iyi tespit ederek, ona göre tedbirli davranmalıdırlar." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eserinden)

Trump'ın F-35 vaadi havada kaldı

ABD Başkanı Trump'ın Ankara'da vadettiği gibi F-35 savaş uçakları Türkiye'ye verilecek mi? ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atina'da bu soruyu "Türk tarafı S-400 sorununu çözmedikçe, teslimat da yok. Elbette bu uçakların teslimatına daha çok ama çok uzun yıllar var" şeklinde cevapladı. Türkiye'nin parasını ödediği F-35'lerin Türkiye'ye teslimatına İsrail de, ABD'deki Yahudi lobisi de karşı çıkıyordu. İsrail ve Yunanistan, Türkiye'ye karşı ittifak içinde.

10.10.2026 00:40:00
Haber Merkezi
 
 Trump'ın F-35 vaadi havada kaldı
 Trump'ın F-35 vaadi havada kaldı

ABD Başkanı Trump'ın Ankara'da vadettiği gibi F-35 savaş uçakları Türkiye'ye verilecek mi? ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atina'da bu soruyu "Türk tarafı S-400 sorununu çözmedikçe, teslimat da yok. Elbette bu uçakların teslimatına daha çok ama çok uzun yıllar var" şeklinde cevapladı. Türkiye'nin parasını ödediği F-35'lerin Türkiye'ye teslimatına İsrail de, ABD'deki Yahudi lobisi de karşı çıkıyordu. İsrail ve Yunanistan, Türkiye'ye karşı ittifak içinde.







ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ağırlandığı Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılmadan önce F-35'ler konusunda "Muhtemelen Türkiye'yi mutlu edecek bir şey yapacağım" demişti. Ancak gelişmeler hiç de bu istikamette ilerlemedi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atina ziyaretinde Türkiye'ye F-35'lerin teslimatı ve Türkiye ile Yunanistan arasında muhtemel bir ihtilafa ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yunanistan'ı 'vazgeçilmez' ve 'güçlü ve örnek NATO müttefiki' sözleriyle öven Rubio'nun ziyareti sırasında iki ülke arasında savunma ve terörle mücadeleden enerji tedarikine pek çok alanda stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi konusunda uzlaşıya varıldı.







Türkiye 'pas' geçildi

Geçmişte Washington'un izlediği denge politikaları nedeniyle ABD'li dışişleri bakanları Türkiye ve Yunanistan'ı art arda ziyaret etmeye, her iki ülkeyi gerçekleştirdikleri bölge turu kapsamına dahil etmeye özen gösteriyordu. Bu sefer ABD'li Bakan Rubio, bölge turuna İzlanda, Yunanistan ve Portekiz'i dahil etmeyi tercih etti. Bununla birlikte Marco Rubio, Atina'da Türkiye ile Rus S-400'ler nedeniyle yaşanan F-35 çıkmazı ve Türkiye ile Yunanistan arasında muhtemel bir ihtilaf ile ilgili olarak çarpıcı mesajlar verdi.

Rubio, Kathimerini gazetesine verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump'ın F-35'lerin Türkiye'ye verileceği yönündeki beyanatına "Başkan, mümkün olduğu takdirde, ödemesi yapıldığı için bu uçakların teslim edilmesi isteğini ifade etti" sözleriyle açıklık getirdi. Rubio, bu uçakların bir kısmı için ödemenin çoktan yapıldığını söylemekle birlikte F-35'lerin yakın bir gelecekte Türkiye'ye verilmesine ihtimal vermediğini açıkladı. Rubio, şunları söyledi: "Elbette bu uçakların teslimatına daha çok ama çok uzun yıllar var. Ödemesi halihazırda yapılmış iki uçak söz konusu. Ne var ki, ABD Kongresi tarafından kabul edilmiş bir yasa mevcut. Ortada bir yasa var ve aynı zamanda Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nda yer alan ve çok katı koşullar getiren bir hüküm bulunuyor. Dolayısıyla dürüstçe konuşmak gerekirse bu koşullar yerine getirilmediği müddetçe söz konusu teslimat yapılamaz. Ve bu durum Türk tarafına iletildi. Onlar da biliyor ve sanırım buna bir çözüm yolu bulmaya çalışıyorlar. Mesele S-400 sistemi ekseninde şekilleniyor. Yani şu an itibarıyla bu sorun çözülmüş değil ve biz de hukuken sorun çözülmeden teslimatı gerçekleştiremeyiz. Belki çözüme kavuşur, farklı seçenekler mevcut, ama şu an itibariyle çözülmüş değil."







Türkiye-Yunanistan ilişkileri

Marco Rubio'ya "Ege Denizi veya Kıbrıs'ta, Türkiye ile ilişkiler kötüye giderse, durumun gerçekten kötüye gitmesini önlemek için müdahale edeceğinize dair bir ABD güvenlik taahhüdü olacak mı?" sorusu da yöneltildi. Rubio, "Bana göre, böyle bir şeyin gerçekleşmesi hayal bile edilemez. Bunlar iki NATO müttefiki ve iki NATO ortağı. Dolayısıyla böyle bir şey kesinlikle olamaz. Bu kimsenin yararına olmaz. Ne Türkiye ne de Yunanistan için iyi olur, ABD için de iyi olmaz" diye konuştu.

Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü

Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın çökmesinin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, binadan alınan beton örneklerinin arasında deniz kabuğu görüldü. Görüntüler, binanın yapı malzemelerinin niteliğine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi

09.10.2026 12:14:00
İHA
 
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'nin Cevizli Mahallesi'nde dün sabah saat 05.40 sıralarında 7 katlı binanın çökmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan vatandaşların çıkarılmasının ardından ekipler bölgede enkaz kaldırma çalışmalarına başladı.






Çalışmalar kapsamında ekipler, çöken binanın molozlarından beton örnekleri almaya başladı. Örneklerin alındığı sırada beton parçalarının arasında deniz kabuğu bulunduğu görüldü. Ortaya çıkan görüntüler, binanın yapımında kullanılan malzemelerin niteliğine ilişkin dikkat çekti.








Binadan alınan örneklerin incelenmesiyle birlikte çöküşün nedenine ve yapının dayanımına ilişkin teknik değerlendirmelerin netleşmesi bekleniyor.






Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki

Kastamonu'nun Cide ilçesinde heyelan sebebiyle 14 aydır ulaşıma kapalı olan Cide-Bartın kara yolunda ulaşım 5 kilometrelik köy yolunda sağlanıyor. Servis yolunda yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını söyleyen vatandaşlar, ana yoldaki çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istedi

09.10.2026 12:11:00
İHA
 
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'nun Cide ilçesi ile Bartın'ı birbirine bağlayan kara yolu, Kalafat Mahallesi mevkiinde yaklaşık 14 ay önce meydana gelen heyelanlar sebebiyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Karayolları tarafından heyelan sebebiyle çöken yolun onarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, ulaşım ise 5 kilometrelik köy yolundan sağlanıyor. Tek şeritli köy yolunda özellikle büyük tonajlı araçların karşılıklı geçiş yapamamaları ve yaşanan kazalar sebebiyle trafikte aksaklık yaşanıyor. Meydana gelen trafik kazaları, sebebiyle servis yolu zaman zaman trafiğe kapanıyor. Araç kuyruklarının oluştuğu servis yolunda vatandaşlar uzun süre beklemek zorunda kalıyor.






İlçenin Kastamonu il merkezine uzak olması sebebiyle Bartın Devlet Hastanesine giden ya da farklı şehirlere gitmek için güzergahı kullanan otobüsler ve araçlardaki vatandaşlar, yoldaki ulaşım problemleri sebebiyle mağdur olduklarını söyledi. Kış mevsiminde servis yolunda sık sık kazaların yaşanabileceğini söyleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istediklerini ifade etti. Yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce yolun açılmasını beklemek zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, ana yoldaki onarım çalışmalarının ise çok yavaş ilerlediğini savundu.









"Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi var"

Trafikte Haklarım Platformu Kurucusu Yasemin Usta, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ulaşım problemi yaşadığını ve bu problemin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydederek, "Saat 12.30'da İstanbul istikametine gitmek için Cide'den yola çıktık. Ama servis yolunda kaza olduğu için bütün otobüsler bekliyor. Yol ne zaman açılacak, bilmiyoruz. Ulaşım uzun süredir kullanılmayan ana yol sebebiyle köy yoluna yönlendiriliyor. O da zorlu bir yol. Burada yaşayan insanların yaş ortalaması çok yüksek. Cide Devlet Hastanesinde her uzmanlık alanında doktor olmadığı için Bartın'a çok fazla hasta gidiyor. Maalesef yolun böyle olması da hastaların ciddi problemler yaşamasına sebep oluyor. Köy yolu da gelişli-gidişli çok dar bir yol. Büyük bir araç geçerken diğerine yol vermek zorunda. Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi de var. Şu an havalar iyi. Önümüzdeki aylar itibarıyla yağışlar artacak, kar yağacak. Burada ulaşım daha zor olacak. Yetkililere sesleniyoruz, ne olur ivedilikle bu yolun bitirilmesini sağlasınlar. Yoksa çok daha büyük trafik kazaları yüzünden acılar yaşayabiliriz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Cide'de yaşayan vatandaşlar adına rica ediyorum, çalışmalar bir an önce tamamlansın" dedi.









"Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz"

' Yolu kullanan Şaban Çağlayan ise, "Çökmesi sebebiyle yolumuzun kapalı olması 1,5 yılı geçti. Henüz yol açılmadı. Herhangi bir çalışma da olmadığı için bu köy yolunu kullanıyoruz. Araçlarımız bekliyor. Her otobüste 30-40 kişi var. Bu insanlar mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz. Kaza ihtimali fazla oluyor. Şu an hava iyi ama kar, yağmur yağdığı zaman burası daha kötü olacak. Zor geçiyoruz" diye konuştu.

"Bu yol çilesi hiç bitmiyor"

Muyasser Ekşi de eşinin sağlık problemleri sebebiyle yolu sık sık kullandıklarını ifade ederek, "Benim eşim kalp hastası. Biz sürekli tedavimiz için İstanbul'a gidip geliyoruz. Bartın'a, Zonguldak'a kadar gidene kadar sürekli vakit kaybediyoruz. Ya yolda bir şey oluyor. Mesela benim eltimin kardeşi bu yolda vefat etti. Bu yol çilesi hiç bitmiyor. Yukarda büyük bir araç kaza yapmış, 1 saattir yolun açılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı

Afyonkarahisar'da silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı'nın intihar ettiği ortaya çıktı

09.10.2026 00:10:00
İHA
 
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Olay, kent merkezindeki termal bir tesiste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kafasından silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan yoğun müdahaleye rağmen Ayrancı kurtarılamayarak hayatını kaybetti.








Olay yeri inceleme ekiplerinin Ayrancı'nın cenazesi üzerinde yaptığı incelemelerin ardından naaşı, otopsi yapılmak üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan incelemelerde Ayrancı'nın kendine ait beylik silahıyla kafasına tek el ateş ettiği tespit edildi. Olay sonrası Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola ve kurum müdürleri hastaneye gelerek bilgi aldı.








Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından yayınlanan başsağlığı mesajında, yaşanan üzüntü dile getirildi. Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı

Sakarya'nın 2 ilçesinde jandarma ekiplerince tefecilik suçu işlediği belirlenen 3 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda çok sayıda senet, çek ve çamaşır makinesi içinden ruhsatsız silah ele geçirildi

07.10.2026 12:42:00
İHA
 
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Hendek ve Adapazarı'nda tefecilik yaptıkları belirlenen 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.






Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 40 senet, 2 çek, 1 araç satış sözleşmesi, 1 alacak ve verecek belgesi, 3 cep telefonu, 2 ruhsatsız 9 milimetre tabanca, 3 tabanca şarjörü, 50 tabanca fişeği ve 1 ruhsatsız av tüfeği bulundu.








Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.






Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi

Çanakkale'de polis ve sahil güvenliğin 2 aylık teknik takip sonucu Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı organize eden suç örgütüne Çanakkale merkezli İstanbul, İzmir ve Edirne'de eş zamanlı operasyonlarla çökertildi. Operasyonlarda organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı

07.10.2026 12:40:00
İHA
 
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı tarafından, Çanakkale üzerinden Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı faaliyetini organize eden suç örgütlerinin tespit edilmesi, bağlantılarının ortaya çıkarılması ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik 2 ay süren planlı bir çalışma yürütüldü.






Göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik, Çanakkale merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir ve Edirne illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 20 şüpheli gözaltına alındı.








Organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı. 4'ü hakkında adli kontrol kararı verildi. 1'i ise serbest bırakıldı.






Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in, evinin havuzuna ait makine odasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık raporda, Zeyrek'in olayda kusurunun bulunmadığı belirtildi. Raporda 4 kişi asli, 9 kişi ise tali kusurlu bulundu

06.10.2026 22:57:00 / Güncelleme: 06.10.2026 23:12:41
İHA
 
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin ara kararı üzerine hazırlanan raporda, olayın çeşitli kişi, şirket ve kurumların ihmal ve kusurlarının zincirleme şekilde birleşmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi.






Kaçak akım rölesi arızalı çıktı

Bilirkişi raporunda, havuz ve makine odasının orijinal projede bulunmadığı, elektrik tesisatı ve topraklama projesinin hazırlanmadığı tespit edildi. Makine odasındaki kaçak akım rölesinin çalışmadığı, elektrik kaçağının ise havuz pompa motorundan kaynaklandığı belirlendi.

Motorun bakım ve tamiratlarında su geçirmezlik izolasyonunun bozulduğu, motorun sabitlenmemiş plastik sehpa üzerine yerleştirildiği kaydedildi. Elektrik kaçağı nedeniyle makine odasına girişteki metal merdiven ile toprak arasında 67 volt gerilim ölçüldüğü belirtildi. Raporda, gerekli topraklama yapılmış olsaydı bu gerilimin yaklaşık 6 volt seviyesinde kalacağı ve Zeyrek'in hayati tehlike yaşamayacağı değerlendirildi.

4 kişi asli, 9 kişi tali kusurlu

Bilirkişi heyeti; Naim Baltaoğlu, Hakan Akgüneş, Metin Gündercan ve Halim İşli'yi asli kusurlu buldu. Asım Özdamar, Eyüp Keklik, Rezan Akay, Hilmi Şener, Mustafa Çetin, Murat Sönmez, Ömer Taşçı, Yalçın Öztaş ve Ahmet Severcan ise tali kusurlu değerlendirildi.
Murat Ergüzel, Hakan Akgöl ve Hüseyin Erarslan'ın ise olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldı.









Ferdi Zeyrek kusursuz bulundu

Raporda Ferdi Zeyrek'in olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı açıkça belirtildi. Bilirkişi heyeti, Zeyrek'in kendi evindeki havuzun makine odasında tehlikeli seviyede elektrik kaçağı olduğunu öngörmesinin mümkün olmadığını değerlendirdi.
 
Raporda ayrıca havuz, makine odası ve tesisatın projelendirme, imalat ve denetim süreçlerine ilişkin resmi belgelerde Ferdi Zeyrek'in herhangi bir imza veya onayının bulunmadığı vurgulandı.
 
Dava, 9 Ekim Cuma günü Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...

Adana'da çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan tartışma zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgaya dönüştü. Olayda aynı aileden 3 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı

06.10.2026 14:32:00
İHA
 
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Olay, 12 Eylül'de merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Serpil Ulusoy, sokakta oynayan komşularının çocuklarını çıkardıkları gürültü nedeniyle uyardı. Bunun üzerine çocukların aileleri ile karşı taraf arasında tartışma çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar sakinleştirildi.






Ancak ertesi gün S.K., N.K. ve H.İ.Ö.'nün de aralarında bulunduğu aile üyeleri, ellerinde zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Serpil Ulusoy'un yaşadığı evin önüne geldi. Burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü.








Çıkan kavgada Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede tedavileri yapılan Ulusoy ailesi, darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerince gözaltına alınan S.K., N.K. ve H.İ.Ö., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.









Öte yandan zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavga anları çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Saldırıya uğrayan Emre Ulusoy, karşı tarafın evlerini bastığını söyleyerek, "Evimize zincir, bıçak, keserlerle geldiler. Kafama keserle vurdular, anneme zincirle vurdular. Bu adamlar ertesi gün serbest kaldı adalet istiyoruz" dedi.









Mehmet Ulusoy ise eşini baygınken bile darp etmeye devam ettiklerini belirterek, "Benim çocuğumun kafasına keserle vurdular. Benim çocuğum ölebilirdi. Köyden geldiler gece bu olayı organize ettiler sabah yaptılar. Bizi kameraya çektirdiler. Benim çocuğum, eşim ölse kim verecek hesabını. Ben adalet istiyorum" diye konuştu.








Serpil Ulusoy da hasta olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığı kaydederek, "Olayın ardından karşımıza gelip gülüyorlar. Devletin adaletini istiyoruz. Evimi bastılar. Bıçakları zincirleri sallayarak üstümüze geliyorlar. Ben baygınken beni dövdüler. Biz o gün ölebilirdik" dedi.






Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu

Türkiye genelinde halihazırda görev yapan valilerin memleketleri üzerinden hazırlanan dağılımda Adana ve Erzurum, 5'er valiyle listenin zirvesini paylaştı. Bürokrasiye kazandırdığı vali sayısıyla dikkat çeken Erzurum, Adana ile birlikte Türkiye'nin en fazla vali çıkaran illeri arasında ilk sırada yer aldı

06.10.2026 14:27:00
İHA
 
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Türkiye'nin en çok vali çıkaran illeri belli oldu
Erzurumlu valiler

Verilen listeye göre Erzurumlu valiler arasında Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Edirne Valisi Yunus Sezer, İstanbul Valisi Davut Gül, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer yer alıyor.






Zirveye yakın iller de dikkat çekti

Valilerin memleketlerine ilişkin dağılımda Erzurum ve Adana'nın ardından Ankara, Elazığ ve Kayseri öne çıktı. Söz konusu üç ilden 4'er ismin valilik görevinde bulunması dikkat çekerken, Antalya, Sinop, Trabzon, Çorum, Malatya, Bitlis ve Ordu da birden fazla vali yetiştiren iller arasında yer aldı.









Valiler ve memleketleri

Adana Valisi Mustafa Yavuz: Elazığ
Adıyaman Valisi Abdullah Küçük: Sivas
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş: Trabzon
Ağrı Valisi Önder Bozkurt: Hatay
Aksaray Valisi Murat Duru: Niğde
Amasya Valisi Önder Bakan: Tekirdağ
Ankara Valisi Yakup Canbolat: Çorum
Antalya Valisi Hulusi Şahin: Ankara
Ardahan Valisi Ömer Hilmi Yamlı: Bitlis
Artvin Valisi Turan Ergün: Sinop
Aydın Valisi Osman Varol: İzmir
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu: Düzce
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer: Rize
Bingöl Valisi Cahit Çelik: Ağrı
Bitlis Valisi Ahmet Karakaya: Kastamonu
Bolu Valisi Abdulaziz Aydın: Mardin
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan: Ağrı
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: Giresun
Çanakkale Valisi Ömer Toraman: Erzurum
Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş: Sivas
Çorum Valisi Ali Çalgan: Malatya
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger: Konya
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu: Trabzon
Edirne Valisi Yunus Sezer: Erzurum
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu: Ordu
Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: Bitlis
Erzurum Valisi Aydın Baruş: Edirne
Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz: Adana
Gaziantep Valisi Kemal Çeber: Tokat
Giresun Valisi Mustafa Koç: Adana
Gümüşhane Valisi Cevdet Atay: Elazığ
Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan: Kayseri
Hatay Valisi Mustafa Masatlı: Çorum
Isparta Valisi Abdullah Erin: Mardin
Mersin Valisi Atilla Toros: Bitlis
İstanbul Valisi Davut Gül: Erzurum
İzmir Valisi Süleyman Elban: Kırşehir
Kars Valisi Ziya Polat: İzmit
Kastamonu Valisi Meftun Dallı: Sinop
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek: Kocaeli
Kırklareli Valisi Uğur Turan: Giresun
Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek: Adana
Kocaeli Valisi İlhami Aktaş: Erzurum
Konya Valisi İbrahim Akın: Çorum
Kütahya Valisi Musa Işın: Bingöl
Malatya Valisi Seddar Yavuz: Eskişehir
Manisa Valisi Vahdettin Özkan: Muş
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer: Erzurum
Mardin Valisi Tuncay Akkoyun: Elazığ
Muğla Valisi İdris Akbıyık: Malatya
Muş Valisi Avni Çakır: Aksaray
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök: Konya
Niğde Valisi Nedim Akmeşe: Sinop
Ordu Valisi Muammer Erol: Kayseri
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş: Malatya
Sakarya Valisi Rahmi Doğan: Sivas
Samsun Valisi Orhan Tavlı: Ordu
Siirt Valisi Kemal Kızılkaya: Eskişehir
Sinop Valisi Mustafa Özarslan: Adana
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek: Antalya
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk: Sakarya
Tokat Valisi Abdullah Köklü: Ankara
Trabzon Valisi Tahir Şahin: Kayseri
Tunceli Valisi Şefik Aygöl: Batman
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak: Çanakkale
Uşak Valisi Serdar Kartal: Balıkesir
Van Valisi Ozan Balcı: Ardahan
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan: Ankara
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu: Trabzon
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan: Kayseri
Karaman Valisi Hayrettin Çiçek: Elazığ
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim: İstanbul
Batman Valisi Ekrem Canalp: Bolu
Şırnak Valisi Birol Ekici: Antalya
Bartın Valisi Nurtaç Arslan: Amasya
Iğdır Valisi Fırat Taşolar: Kahramanmaraş
Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta: Antalya
Karabük Valisi Oktay Çağatay: Kırşehir
Kilis Valisi Ömer Kalaylı: Kahramanmaraş.













Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt

Bursa'da mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi

05.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi.






Bursa-İzmir kara yolu Başköy mevkisinde mobilya üretimi yapılan fabrikada saat 06.05'te yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 20 itfaiye aracı ile BUSKİ, Park ve Bahçeler, Tarım A.Ş. ve Nilüfer Belediyesine ait 10 su tankeri ile 1 kepçe sevk edildi. AFAD'a bağlı KBRN ekibi de tedbir amacıyla olay yerine gönderildi.







Ekiplerin yaklaşık 2,5 saat süren müdahalesinin ardından alevler kontrol altına alınırken, yangının ardından fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının bilançosu dron görüntülerine de yansıdı. Fabrikanın çatısının ve bazı bölümlerinin yangından zarar gördüğü görülürken, ekiplerin bölgede soğutma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.







Öte yandan, yangın sırasında yükselen yoğun siyah dumanlar Bursa-İzmir kara yolunun birçok noktasından görüldü. Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.