logo
10 EKİM 2026

Müslümanların mağlubiyetlerinin sebepleri

Az bir topluluk olsalar bile, samimiyetle inanmış orduların; sayıca çok, maddî güç olarak teçhiz edilmiş nice bâtıl dava sahibi orduları mağlup ediş sebeplerini vurgulamağa çalıştık

10.10.2026 00:12:00
Haber Merkezi
 
Müslümanların mağlubiyetlerinin sebepleri
Müslümanların mağlubiyetlerinin sebepleri
"Az bir topluluk olsalar bile, samimiyetle inanmış orduların; sayıca çok, maddî güç olarak teçhiz edilmiş nice bâtıl dava sahibi orduları mağlup ediş sebeplerini vurgulamağa çalıştık.

Söz konusu vasıflar tahakkuk ettiğinde Cenâb-ı Hak, zaferi müyesser kılmaktadır. Bunun tersi de aynen vâkidir. Yani, zaferi davet eden sebepler, vasıflar bozulduğunda karışıklık, panik baş göstermekte, mağlubiyet alametleri tezahür etmektedir.

Şimdi, mağlubiyeti hazırlayan temel sebeplere işaret edelim:

İmandaki zafiyet

Zaferlerin temel sebebi, imandaki katiyyet ve köklülüktür. Ondaki zayıflık ve zafiyet ise savaşın gidişatını bir anda değiştirir. Böyle anlarda Cenâb-ı Hak, inanmış da olsalar, kalplere ürkeklik ve korkaklık, düşmana da cesaret verir ki, işte bu, mağlubiyetin başlangıcıdır.

Bu hallerde mü'minlerin, kendilerine gelip Allah'ın vaadine güvenmeleri, imanlarını yenileyip canlı tutmaları şarttır. Sünnetullah öyledir ki, inanan ve sonra da imanında sebat edenler mutlaka İlahî yardıma mazhar olurlar; şüpheye düşen veya imanında zafiyet gösterenler ise bu yardımdan mahrum olurlar.







Niyet, ihlâs bozukluğu

Savaşta niyet i'lâ-yı kelimetullah, ihlâs ve rıza-i Bari uğruna mücadele etmektir. Bu espri bozulduğunda Cenâb-ı Hak, mü'minler üzerinden desteğini çeker, karışıklık ve bunalım başlar, kalplere korku düşer.

Nitekim Uhud'da ve Huneyn'de ganimet toplama arzusu ve mü'minlerin çokluklarıyla gururlanmaları karışıklık ve paniğe sebep olmuştur. Eğer söz konusu savaşlarda tashih-i niyet ve ihlâs ile derlenip, toparlanma olmasaydı karışıklık ve panik geçici olmayıp mağlubiyete dönüşebilirdi.







İtaat ve disiplinin; birlik ve beraberliğin bozulması

Bu da karışıklık sebebi, mağlubiyet alâmetidir. Nitekim Uhud'daki bunalım ve karışıklığın sebebi; başta merkezî otoritenin meyil ve iradesine ters düşmek, savaş esnasında emre itaatsizlik ve ganimet toplamak derdine düşmektir.

Bu sebepler i'lâ-yı kelimetullah mantığına ters düştüğünden adalet-i İlahînin gereği olarak panik ve karışıklık kaçınılmaz bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Savaşta itaat, disiplin, birlik ve beraberlik büyük önem taşımaktadır. Bu bozulduğunda, mağlubiyet sebepleri baş göstermiş demektir. Bu bozulduğunda, derlenip toparlanma olmaz ise mağlubiyetle karşılaşmak kaçınılmaz olacaktır.







Güç, kudret ve zaferi Allah'tan bilmek hususunda zafiyet göstermek

Bu hususta da zafiyet baş gösterdiğinde yine felâketler arka arkaya gelmeğe başlar. Maddî güç ve zâhir sebepler savaşta asıl unsur değildir. Tevhidi anlamak, her şeyin Allah-u Tealâ'nın elinde olduğunu bilmek gerekir.

Sabır ve sebat göstermemek; kararsızlık ve istikrarsızlık

Bu da karışıklık sebebi ve mağlubiyeti celbeden bir amildir. Mü'minler bu tip zaaflarla karşılaştıklarında; hemen kalben ve lisânen Allah'a münacaatla dayanma gücü ve istikrar istemelidirler. Nitekim Uhud'da, Hendek'te, Huneyn'de ve Mûte'de hep aynı toparlanmayı ve arkasından da zaferleri görüyoruz.

Bu tashih ve kendine gelme, anında ve ortamında yapılmalıdır. Bu işin gecikmeğe tahammülü yoktur. Allah, düşülen hatanın neticesini anında gösterir.

Eğer tedbir alınmaz, düzeltme yapılmazsa felâket büyüyebilir. Sünnetullah, âdet-i İlahî ve adalet-i İlahî, kimsenin iradesine bağlı olarak değişmez. Ezelî ve İlahî düsturlara öncelikle mü'minler itaat etmeli, hayattaki muvaffakiyetlerin sebeplerini ve bu sebeplere yapışmanın ehemmiyetini çok iyi bilmeli ve onlara ittiba etmek temel görevimiz olmalıdır. Bununla beraber, her muvaffakiyetin Allah'ın kudret elinde olduğu da asla unutulmamalıdır.







Tehlikenin en büyüğü: nifak ve münafıklık

İslamiyet'in Mekke döneminde, inananlar ve inanmayanlar olmak üzere iki grup insan vardı. Mü'minler büyük işkencelere tâbi tutuluyor, baskı görüyorlardı. Mekke döneminde, Müslümanlar arasında, münafık sınıfı yoktu. Çünkü, Mekke devri, bir çile ve meşakkat devriydi.

Ancak Medine devri farklıydı. Çünkü bu devirde, İslam bir yurt bulmuş, Allah'ın hükmü ve şeriatı hâkimiyet kazanmıştı. Münafık grubunun ortaya çıkışı da işte bu devreye rastlar.

Düzelen şartlar, Mekke devrine kıyasla artan imkânlar; İslam'ın güç kazanmasından ürken bu bencil, korkak ve zayıf karakterli insanların, Müslüman kisvesi altında, mü'minler arasına nifak sokmaya başlamalarına sebep olmuştur.

Aslında; kâfirlerle münafıklar arasında, düşmanlık ve küfürde bir fark yoktur. Şu var ki, münafıklar yalancıdırlar ve Müslümanların arasına nifak sokarlar.

Bu sebeple Müslümanlar, İslam'a açıktan düşmanlık gösteren kâfirlerden daha ziyade bu münafık grubundan zarar görürler. Nitekim Cenâb-ı Hak, Münafıkûn Sûresi'nin 4. ayetinde buyuruyor: "Onları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa, sözlerini dinlersin. Onlar, sanki elbise giydirilmiş kütüklerdir. Her gürültüyü aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakının. Allah, onları kahretsin! Nasıl olup da, döndürülüyorlar!"

(…) Münafıkların, Müslümanları bölmek ve aralarına düşmanlık sokmak için giriştikleri faaliyetlere pek çok örnek gösterilebilir. Bu örnekler bize, münafıkların belli başlı özelliklerini göstermektedir. Bunlar her devirde aynıdır ve her devirde Müslümanlar, münafık tipinin karakter özelliklerini iyi tespit ederek, ona göre tedbirli davranmalıdırlar." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eserinden)

Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki

Kastamonu'nun Cide ilçesinde heyelan sebebiyle 14 aydır ulaşıma kapalı olan Cide-Bartın kara yolunda ulaşım 5 kilometrelik köy yolunda sağlanıyor. Servis yolunda yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını söyleyen vatandaşlar, ana yoldaki çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istedi

09.10.2026 12:11:00
İHA
 
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'nun Cide ilçesi ile Bartın'ı birbirine bağlayan kara yolu, Kalafat Mahallesi mevkiinde yaklaşık 14 ay önce meydana gelen heyelanlar sebebiyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Karayolları tarafından heyelan sebebiyle çöken yolun onarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, ulaşım ise 5 kilometrelik köy yolundan sağlanıyor. Tek şeritli köy yolunda özellikle büyük tonajlı araçların karşılıklı geçiş yapamamaları ve yaşanan kazalar sebebiyle trafikte aksaklık yaşanıyor. Meydana gelen trafik kazaları, sebebiyle servis yolu zaman zaman trafiğe kapanıyor. Araç kuyruklarının oluştuğu servis yolunda vatandaşlar uzun süre beklemek zorunda kalıyor.






İlçenin Kastamonu il merkezine uzak olması sebebiyle Bartın Devlet Hastanesine giden ya da farklı şehirlere gitmek için güzergahı kullanan otobüsler ve araçlardaki vatandaşlar, yoldaki ulaşım problemleri sebebiyle mağdur olduklarını söyledi. Kış mevsiminde servis yolunda sık sık kazaların yaşanabileceğini söyleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istediklerini ifade etti. Yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce yolun açılmasını beklemek zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, ana yoldaki onarım çalışmalarının ise çok yavaş ilerlediğini savundu.









"Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi var"

Trafikte Haklarım Platformu Kurucusu Yasemin Usta, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ulaşım problemi yaşadığını ve bu problemin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydederek, "Saat 12.30'da İstanbul istikametine gitmek için Cide'den yola çıktık. Ama servis yolunda kaza olduğu için bütün otobüsler bekliyor. Yol ne zaman açılacak, bilmiyoruz. Ulaşım uzun süredir kullanılmayan ana yol sebebiyle köy yoluna yönlendiriliyor. O da zorlu bir yol. Burada yaşayan insanların yaş ortalaması çok yüksek. Cide Devlet Hastanesinde her uzmanlık alanında doktor olmadığı için Bartın'a çok fazla hasta gidiyor. Maalesef yolun böyle olması da hastaların ciddi problemler yaşamasına sebep oluyor. Köy yolu da gelişli-gidişli çok dar bir yol. Büyük bir araç geçerken diğerine yol vermek zorunda. Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi de var. Şu an havalar iyi. Önümüzdeki aylar itibarıyla yağışlar artacak, kar yağacak. Burada ulaşım daha zor olacak. Yetkililere sesleniyoruz, ne olur ivedilikle bu yolun bitirilmesini sağlasınlar. Yoksa çok daha büyük trafik kazaları yüzünden acılar yaşayabiliriz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Cide'de yaşayan vatandaşlar adına rica ediyorum, çalışmalar bir an önce tamamlansın" dedi.









"Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz"

' Yolu kullanan Şaban Çağlayan ise, "Çökmesi sebebiyle yolumuzun kapalı olması 1,5 yılı geçti. Henüz yol açılmadı. Herhangi bir çalışma da olmadığı için bu köy yolunu kullanıyoruz. Araçlarımız bekliyor. Her otobüste 30-40 kişi var. Bu insanlar mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz. Kaza ihtimali fazla oluyor. Şu an hava iyi ama kar, yağmur yağdığı zaman burası daha kötü olacak. Zor geçiyoruz" diye konuştu.

"Bu yol çilesi hiç bitmiyor"

Muyasser Ekşi de eşinin sağlık problemleri sebebiyle yolu sık sık kullandıklarını ifade ederek, "Benim eşim kalp hastası. Biz sürekli tedavimiz için İstanbul'a gidip geliyoruz. Bartın'a, Zonguldak'a kadar gidene kadar sürekli vakit kaybediyoruz. Ya yolda bir şey oluyor. Mesela benim eltimin kardeşi bu yolda vefat etti. Bu yol çilesi hiç bitmiyor. Yukarda büyük bir araç kaza yapmış, 1 saattir yolun açılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Söke'de patlayıcı ile araca saldırının failleri yakalandı

Aydın'ın Söke ilçesinde 2 Ekim tarihinde el yapımı patlayıcı ile bir araca saldırının failleri polis ekiplerince yakalandı

09.10.2026 11:54:00
İHA
 
Söke'de patlayıcı ile araca saldırının failleri yakalandı
Söke'de patlayıcı ile araca saldırının failleri yakalandı
Söke Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri tarafından, 2 Ekim 2026 tarihinde Söke ilçesinde bir araca yönelik el yapımı patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilen saldırının faillerinin yakalanması amacıyla çalışma başlatıldı.






Yapılan çalışmalar neticesinde; bahsi geçen saldırının failleri tespit edilerek, 8 Ekim 2026 tarihinde belirlenen 3 adreste yapılan operasyonda 4 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Yapılan aramalarda, 1 adet pompalı tüfek, 15 adet kartuş, 1 adet muşta, 3 adet cep telefonu ele geçirildi. 






Olayla ilgili 2 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı

Afyonkarahisar'da silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı'nın intihar ettiği ortaya çıktı

09.10.2026 00:10:00
İHA
 
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Olay, kent merkezindeki termal bir tesiste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kafasından silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan yoğun müdahaleye rağmen Ayrancı kurtarılamayarak hayatını kaybetti.








Olay yeri inceleme ekiplerinin Ayrancı'nın cenazesi üzerinde yaptığı incelemelerin ardından naaşı, otopsi yapılmak üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan incelemelerde Ayrancı'nın kendine ait beylik silahıyla kafasına tek el ateş ettiği tespit edildi. Olay sonrası Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola ve kurum müdürleri hastaneye gelerek bilgi aldı.








Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından yayınlanan başsağlığı mesajında, yaşanan üzüntü dile getirildi. Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu

İstanbul Maltepe'de 7 katlı binanın 3 katının çökmesi sonucu hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu. Hayatını kaybedenlerin Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan oldukları öğrenildi

08.10.2026 14:13:00
İHA
 
Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada saat 05.40 sıralarında meydana gelen olayda binanın 3 katında çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler arama kurtarma çalışması başlattı.






Çalışmalarda 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, 2 kişiyi de arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Hayatını kaybeden vatandaşların kimlikleri belli oldu. 






Vatandaşların Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan oldukları öğrenildi.

Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi

Türkiye'de ilk kez 2017 yılında Artvin ve İstanbul'da görülen kahverengi kokarca böceği, Sakarya'nın Ferizli ilçesindeki bir mahalleyi adeta istila etti. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böceklere karşı vatandaşlar, hem ilaçla hem de bakımını yaptıkları tavuk ve hindi mücadele etmeye çalışıyor

08.10.2026 13:56:00
İHA
 
Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi
Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi
Ana vatanı Çin, Japonya, Tayvan olan istilacı kahverengi kokarca böceği Amerika, daha sonrasında Avrupa'nın tamamına yayıldıktan sonra 2017 yılında ilk olarak Artvin ve İstanbul'da tespit edildi. Halihazırda Türkiye'de görülmeye devam eden bu canlı, saldığı kokuyla etrafına türünü çağırarak çoğalabiliyor. Kahverengi kokarca böceği, fındık başta olmak üzere yüzlerce bitki türüne büyük zarar verirken, önemli ölçüde verim ve kalite kayıplarına sebep oluyor. Üreticilerin kabusu haline gelen kahverengi kokarcanın popülasyonunu azaltmak için ise samuray arıcığı bile duruma engel olamadı. Son zamanlarda Sakarya'da nadiren görülen bu böcek, Ferizli ilçesi Bakırlı Mahallesi'nde yeniden görülmeye başlandı. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böcekler, vatandaşların günlük faaliyetlerini engeller hale geldi. Böceklere karşı vatandaşlar hem ilaçla hem de bakımını yaptıkları tavuk ve hindi mücadele etmeye çalışıyor.






"Hayvanlar bile doydu"

Kokarcaları öldürmek için ilacın dışında hindi ve tavuk altığını belirten Ahmet Gezer, "Kokarca böceği ile geçen senden beri mücadele ediyoruz. Ben geçen sene bunun çoğalacağını söylemiştim. Bu sene bütün mahsulü çürüttüler. Bunun için fındığımızı da çok ucuza veriyoruz. Piyasa da 180 lira gibi bir rakam diyorlar ama biz 80-90-120 liralara veriyoruz. Toplu şekilde bir ilaçlama yaparsak belki bir çare olur. Bunlar nisan ve mayıs ayında yeniden çıkacaklar. Şu anda hazır ayağımıza gelmiş toplu şekilde ilaçlama yaparsak daha iyi olur. İlaçlarında ruhsatlı ve uygun görülen yerlerden alınması gerek. Topyekun mücadele edersek bunu yok edeceğiz. Bu kokarca böcekleriyle mücadele etmek için 20-25 adet hindi aldım, tavuklarımda var ama hayvanlar bile doydu" dedi.









"Bunlar hakkında uzman olduk ama mücadele edemiyoruz"

Bakırlı Mahalle Muhtarı Ali Rıza Durmuş, "İki yıldan beri bu kokarca böcekleriyle mücadele ediyoruz. Geçen seneden daha kötü bir durumda bu böcek bizi ne zaman bırakacak bilmiyoruz. Böcekler, bahçelerden çıktı ve barınak arıyorlar bu sebepten dolayı bütün evleri sarmış durumda. Şu anda herkesin evini ilaçlaması lazım. Bunlar hakkında uzman olduk ama mücadele edemiyoruz. İlaçlama yapılınca da geliyorlar biz ne yapacağımızı şaşırdık. Ankara'dan geldiler ve samuray arılarını saldılar ama bir faydasını göremedik. Temmuz ayında yavrulamışlar 15 Ağustos'tan sonra çıktılar ve fındığı çürüttüler Allah rahmet eylesin fındık şu anda hiç yok. İlaçlama yaptık ama fındığımızı kurtaramadık. Evlere giremez olduk" diye konuştu.









"Ülke için ve Ferizli için çok sıkıntılı bir durum"

Mahalle sakini Mikail İzgi, "Bu böcek tarımı bitirdi. Ciddi bir önlem alınması lazım. Ülke için ve Ferizli için çok sıkıntılı bir durum. Mahallemize elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kendi evimizi, komşularımızın evlerini ilaçlatmaya çalışıyoruz. Son bir buçuk ayda iyice pik yaptı fındık zamanında çok yoktu ama şu anda yoğun bir dönemde" şeklinde konuştu.




















Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon

Binalarda korozyon, betonarme yapıların içerisinde bulunan taşıyıcı çelik donatıların (inşaat demirlerinin) çevre faktörleri, nem ve kimyasal etkilerle reaksiyona girerek kimyasal ve elektrokimyasal yollarla aşınması, paslanması ve işlevini kaybetmesi olayıdır

08.10.2026 12:36:00
Hasan Gündoğdu
 
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Beton, yüksek pH derecesi (yaklaşık 12,5 - 13,5) sayesinde normal şartlarda içerisindeki çeliği paslanmaya karşı koruyan pasif bir alkali tabaka oluşturur. Ancak bu koruyucu tabaka bozulduğunda veya beton içerisine su ve gaz girişi yaşandığında korozyon süreci başlar.






Binalarda Korozyonun Temel Nedenleri

Korozyon tek bir sebebe bağlı olmaktan ziyade, malzeme kalitesizliği ile çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir:

Su ve Nem Teması: Su, korozyon reaksiyonunun gerçekleşmesi için en temel iletkendir. Yalıtımsız temeller, sızdıran çatı ve tesisatlar ile nemli bodrum katları demirin oksitlenmesini hızlandırır.

Karbonatlaşma: Havadaki karbondioksit gazı, betonun gözeneklerinden içeri sızarak betonun alkali yapısını bozar ve pH değerini 9'un altına düşürür. Bu durum demiri koruyan pasif tabakayı ortadan kaldırır.






Klorür İyonu Saldırısı: Deniz kenarındaki yapılarda tuzlu rüzgarlar, deniz kumu kullanılan binalar veya kışın buz çözücü tuzların kullanıldığı alanlar klorür iyonlarının betona nüfuz etmesine yol açar. Klorür, çelikte yerel ve derin çukurlaşma tipi korozyona neden olur.

Pas Payı (Beton Örtüsü) Yetersizliği: Demirin betonun dış yüzeyine çok yakın yerleştirilmesi (< 2-3 cm), dış etkenlerin doğrudan ve hızlı şekilde çeliğe ulaşmasına imkan tanır.

Betondaki Segregasyon ve Gözenekler: Uygun şekilde sıkıştırılmayan, yerleştirilmeyen veya kalitesiz betonlarda oluşan boşluklar nem ve havanın donatıya ulaşmasını kolaylaştırır.






Korozyon Binalara Nasıl Zarar Verir?

Korozyon sadece demirin renginin değişmesi değil, yapının statik dengesini bozan zincirleme bir tahribat sürecidir:

Kesit Kaybı: Demir paslandıkça incelir. Kesit alanı küçülen donatı, üzerine düşen çekme gerilmelerini taşıyamaz hale gelir.

Hacim Genişlemesi ve Betonun Çatlaması: Demir paslandığında oluşan demir oksit, orijinal çelik hacminin yaklaşık 2 ila 6 katı büyüklüğe ulaşır. Bu hacim artışı beton içten dışa doğru devasa bir çekme gerilmesine maruz bırakır.

Beton Kabuk Atması: İçten genleşen beton zamanla çatlar ve donatının üzerindeki beton parçalar halinde dökülür. Demirin dış ortamla teması tamamen açık hale gelir ve korozyon katlanarak hızlanır.

Aderans (Yapışma) Kaybı: Beton ile çeliğin birlikte hareket etmesini sağlayan sürtünme ve tutunma kuvveti (aderans) tamamen kaybolur. Bu durum yapının bütünselliğini yok eder.






Korozyon Sebebiyle Bina Yıkılabilir mi?

Evet, korozyon binaların kendiliğinden veya hafif bir depremde dahi aniden yıkılmasına yol açabilen ana faktörlerden biridir.

Binalarda kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlar, üzerlerindeki yükü çelik ve betonun ortak çalışmasıyla taşır. Korozyon nedeniyle taşıyıcı kapasitesi %30 ile %50 oranında azalan bir kolon, binanın kendi ölü yükünü taşıyamaz hale gelebilir.

Türkiye'deki geçmiş deprem incelemelerinde (1999 Gölcük, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremleri) yıkılan veya ağır hasar alan yapılarda korozyonun taşıyıcı donatı kesitlerini ciddi oranda incelttiği tespit edilmiştir. 10-15 yıl boyunca yoğun su temasına maruz kalmış yalıtımsız bir binada, donatı çapının fısıltı gibi eriyerek yarı yarıya düştüğü vakalar sıkça görülmektedir.






Korozyona Karşı Alınması Gereken Önlemler

Korozyonla mücadele hem yapım aşamasında hem de mevcut yapılarda doğru adımların atılmasını gerektirir:

İnşaat Aşaması: Su Yalıtımı (Su Yalıtım Membranları). Temel, perde duvar ve ıslak hacimlerde kesintisiz su yalıtımı yapılmalıdır.

Malzeme Seçimi: Düşük Geçirgenlikli Beton (W/C Oranı). Su/çimento oranı düşük (<0,45), kaliteli ve durabilitesi yüksek hazır beton kullanılmalıdır.

Uygulama: Yeterli Pas Payı (Beton Örtüsü). Donatının dış etkenlerden korunması için projesine uygun pas payı elemanları (pas payı klipsi) kullanılmalıdır.

Kullanılan Donatı: Nervürlü ve Kaliteli Çelik. Deniz kumu ve klorür içeren agregalar kullanılmamalı, korozyona dayanıklı çelik tercih edilmelidir.

Mevcut Binalar: Korozyon Onarımı & Güçlendirme. Paslı demirler kumlama ile temizlenmeli, korozyon önleyici astar sürülmeli ve yapısal tamir harçları kullanılmalıdır.

Korozyon, belirtileri dışarıya vurana kadar içten içe ilerleyen sinsi bir süreçtir. Yapılarda temel yalıtımına özen gösterilmesi, su sızıntılarının anında giderilmesi ve düzenli bina bakımının aksatılmaması yapının ömrünü ve deprem güvenliğini doğrudan belirler.

Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi

Çanakkale'de polis ve sahil güvenliğin 2 aylık teknik takip sonucu Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı organize eden suç örgütüne Çanakkale merkezli İstanbul, İzmir ve Edirne'de eş zamanlı operasyonlarla çökertildi. Operasyonlarda organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı

07.10.2026 12:40:00
İHA
 
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale'de göçmen kaçakçılığı suç örgütü çökertildi
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı tarafından, Çanakkale üzerinden Yunanistan'a göçmen kaçakçılığı faaliyetini organize eden suç örgütlerinin tespit edilmesi, bağlantılarının ortaya çıkarılması ve faaliyetlerinin engellenmesine yönelik 2 ay süren planlı bir çalışma yürütüldü.






Göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik, Çanakkale merkezli olmak üzere İstanbul, İzmir ve Edirne illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Operasyonlarda 20 şüpheli gözaltına alındı.








Organizatörlük yaptığı tespit edilen 20 şüpheliden 15'i tutuklandı. 4'ü hakkında adli kontrol kararı verildi. 1'i ise serbest bırakıldı.






Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in, evinin havuzuna ait makine odasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyenin hazırladığı 46 sayfalık raporda, Zeyrek'in olayda kusurunun bulunmadığı belirtildi. Raporda 4 kişi asli, 9 kişi ise tali kusurlu bulundu

06.10.2026 22:57:00 / Güncelleme: 06.10.2026 23:12:41
İHA
 
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı
Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin ara kararı üzerine hazırlanan raporda, olayın çeşitli kişi, şirket ve kurumların ihmal ve kusurlarının zincirleme şekilde birleşmesi sonucu meydana geldiği değerlendirildi.






Kaçak akım rölesi arızalı çıktı

Bilirkişi raporunda, havuz ve makine odasının orijinal projede bulunmadığı, elektrik tesisatı ve topraklama projesinin hazırlanmadığı tespit edildi. Makine odasındaki kaçak akım rölesinin çalışmadığı, elektrik kaçağının ise havuz pompa motorundan kaynaklandığı belirlendi.

Motorun bakım ve tamiratlarında su geçirmezlik izolasyonunun bozulduğu, motorun sabitlenmemiş plastik sehpa üzerine yerleştirildiği kaydedildi. Elektrik kaçağı nedeniyle makine odasına girişteki metal merdiven ile toprak arasında 67 volt gerilim ölçüldüğü belirtildi. Raporda, gerekli topraklama yapılmış olsaydı bu gerilimin yaklaşık 6 volt seviyesinde kalacağı ve Zeyrek'in hayati tehlike yaşamayacağı değerlendirildi.

4 kişi asli, 9 kişi tali kusurlu

Bilirkişi heyeti; Naim Baltaoğlu, Hakan Akgüneş, Metin Gündercan ve Halim İşli'yi asli kusurlu buldu. Asım Özdamar, Eyüp Keklik, Rezan Akay, Hilmi Şener, Mustafa Çetin, Murat Sönmez, Ömer Taşçı, Yalçın Öztaş ve Ahmet Severcan ise tali kusurlu değerlendirildi.
Murat Ergüzel, Hakan Akgöl ve Hüseyin Erarslan'ın ise olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı kanaatine varıldı.









Ferdi Zeyrek kusursuz bulundu

Raporda Ferdi Zeyrek'in olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı açıkça belirtildi. Bilirkişi heyeti, Zeyrek'in kendi evindeki havuzun makine odasında tehlikeli seviyede elektrik kaçağı olduğunu öngörmesinin mümkün olmadığını değerlendirdi.
 
Raporda ayrıca havuz, makine odası ve tesisatın projelendirme, imalat ve denetim süreçlerine ilişkin resmi belgelerde Ferdi Zeyrek'in herhangi bir imza veya onayının bulunmadığı vurgulandı.
 
Dava, 9 Ekim Cuma günü Manisa 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...

Adana'da çocukların çıkardığı gürültü nedeniyle başlayan tartışma zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavgaya dönüştü. Olayda aynı aileden 3 kişi yaralanırken, gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Kavga anları ise güvenlik kamerasına yansıdı

06.10.2026 14:32:00
İHA
 
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Çocukların gürültüsü kavgaya dönüştü: Zincir, keser, sopa, bıçak...
Olay, 12 Eylül'de merkez Seyhan ilçesi Yeni Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Serpil Ulusoy, sokakta oynayan komşularının çocuklarını çıkardıkları gürültü nedeniyle uyardı. Bunun üzerine çocukların aileleri ile karşı taraf arasında tartışma çıktı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle taraflar sakinleştirildi.






Ancak ertesi gün S.K., N.K. ve H.İ.Ö.'nün de aralarında bulunduğu aile üyeleri, ellerinde zincir, keser, sopa ve bıçaklarla Serpil Ulusoy'un yaşadığı evin önüne geldi. Burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü.








Çıkan kavgada Serpil Ulusoy, Mehmet Ulusoy ve Emre Ulusoy yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Hastanede tedavileri yapılan Ulusoy ailesi, darp raporu aldıktan sonra polis merkezine giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Polis ekiplerince gözaltına alınan S.K., N.K. ve H.İ.Ö., ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.









Öte yandan zincir, keser, sopa ve bıçakların kullanıldığı kavga anları çevredeki bir güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

Saldırıya uğrayan Emre Ulusoy, karşı tarafın evlerini bastığını söyleyerek, "Evimize zincir, bıçak, keserlerle geldiler. Kafama keserle vurdular, anneme zincirle vurdular. Bu adamlar ertesi gün serbest kaldı adalet istiyoruz" dedi.









Mehmet Ulusoy ise eşini baygınken bile darp etmeye devam ettiklerini belirterek, "Benim çocuğumun kafasına keserle vurdular. Benim çocuğum ölebilirdi. Köyden geldiler gece bu olayı organize ettiler sabah yaptılar. Bizi kameraya çektirdiler. Benim çocuğum, eşim ölse kim verecek hesabını. Ben adalet istiyorum" diye konuştu.








Serpil Ulusoy da hasta olduğu için çocukları sessiz olmaları konusunda uyardığı kaydederek, "Olayın ardından karşımıza gelip gülüyorlar. Devletin adaletini istiyoruz. Evimi bastılar. Bıçakları zincirleri sallayarak üstümüze geliyorlar. Ben baygınken beni dövdüler. Biz o gün ölebilirdik" dedi.






Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 5 katlı binada çıkan yangında mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

05.10.2026 14:49:00
İHA
 
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Edinilen bilgiye göre yangın, Durmuş Özen'e ait 10 dairelik 5 katlı binanın 3. katında çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek üst katlara ulaştı. İhbar üzerinde adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 Sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunurken, apartmanda mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi balkon ve pencerelerden itfaiye merdiveniyle kurtarıldı.






Ambulansta sağlık ekiplerince kontrolden geçirilen 4 kişiden dumandan etkilenenlere oksijen tedavisi uygulandı. 






Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürülürken, dairelerde büyük çapta hasar oluştu.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.