HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 HAZİRAN 2022, PERŞEMBE

Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak

07.02.2022 00:00:00

Çok garip bir çağda yaşıyoruz. Elle tutulan, tadı, kokusu olan, gözle görülebilen, uzay boşluğunda yer kaplayan varlıkların sanal âlemde birebirleri olmasa da taklitlerinin yapılmaya çalışıldığını görüyoruz. 

Bu varlıkların yanılsamalarının asıllarının yerine hâkim kılınması için dünyada dijitali, yapay zekâyı geliştirip kontrol eden güçlerin çok farklı projelerini duyuyoruz, bazılarına da tanıklık ediyoruz. Böyle yanılsamaların insanlara hâkim olduğu dijital bir dünya, var edilmeye çalışılıyor örneğin Metaverse gibi.

İnsanlık Metaverse gibi projelerle bir yalana bir gölgeye mahkûm ediliyor. Bu gölge oyununun yapımcıları hayallerini gerçekleştirmek için bilimi de yedeklerine alarak ekrana, sanala, dijitale, teknoya hapsedilmiş bir dünyanın içinde yaşamayı öneriyorlar. 

İmajinasyonun (zihindeki soyut bir düşüncenin ya da hayalin, somut hale geçmesi-geçirilmesi sürecine verilen isim.) hâkim olduğu dünya bize yeter, çok daha ötesine gitmeye gerek yok anlayışı ile insanlığı inançsızlığa, maneviyatsızlığa, yalnızlığa, haktan hakikatten uzak kalmaya robot gibi mekanik bir yaşama mahkûm ediyorlar. 

Ölümden sonraki hayatı yok sayıp, yaptıklarının hesabının sorulacağı inancını inkâr edip, ölümü, unutturmaya, sanal âlemde yalancı cennetler var etmeye çalışıyorlar. 

Dijitalleşme insanları duyuları üzerinde etkileyerek, insanların değerlendirmelerini dijital illüzyonlarla yanlış değerlendirmelere ve anlamalara sürükleyebiliyor.

Dijitalleşme rasyonel teolojiyi de kullanarak vahiy kaynaklı olan hakka, tevhide kafa tutarak, alternatif oluşturmaya çalışıyor.

İşte sanal dünyayı kontrol edenler günümüzde bilimin, teknolojinin imkânlarıyla insanları, insanlığı hayatın anlam ve gerçeklerinden uzaklaştırarak illüzyonun hâkim olduğu bir dünyaya teslim etmeyi hedefliyorlar.

İnsanları bu dünyada hem eğlendiriyorlar hem de amaçları doğrultusunda kullanıyorlar. Örneğin Hollywood sinemasında olduğu gibi; bir yönetmen izleyiciye neyi izletmek istiyorsa veya neyi düşündürmek istiyorsa kamerayı o amaçla kullanır. Kameradan izletmek istediği dünyayı çekiyor ve izleyiciye sunuyor, bu yöntemle insanları çok rahat bir biçimde yönlendirebiliyor.

Kamera nereyi ve neyi zoomluyorsa insanlar o tarafa bakıyor. Oysa kamera arkası dünyanın gerçeğidir, gerçek hayattır, olandır. Kameranın önü ise çoğu zaman olması istenilendir, ütopyalardır. 

Kamera önü genellikle gerçeklerin ters yüz edildiği, dezenformasyonun yapıldığı bir birimdir. Kameranın merceğinin yoğunlaştığı neyse, insanlara sunduğu neyse, çoğu insan tarafından maalesef kameramanın gösterdiği doğru olarak kabul ediliyor. Günümüzde sosyal medya platformları aracılığıyla bu dezenformasyon çok daha etkili ve çok daha geniş kitleleri kapsıyor.

Bu illüzyonla ne güneşler ne hakikatler gölgeleniyor ah! Bir bilsek, bir görsek!  Şairin dediği gibi; 

Bu nasıl bir dünya hikâyesi zor;

Mekânı bir satıh, zamanı vehim.

Bütün bir kâinat muşamba dekor,

Bütün bir insanlık yalana teslim.

Bu sanal dünya kabul edelim ki insanları çok güzel oyalıyor! Bunu en yakınlarımızda dahi görüyoruz, bu sanallık hem eğlendiriyor hem de göreceli olarak mutlu ediyor.

İnsan adeta dijital oyuncakların, eşyaların kontrolünde yaşıyor. 

Aslında problemin kökeni; insanın eşya ile arasında olması gereken mesafesinin ölçü ve kıstaslarının neler olduğudur. 

Bu kıstaslar da sınırlar bazen karıştırıldığı için çoğu zaman dijitalin kurgusal evreni ile insan karşı karşıya gelebilmektedir. Yapay zekânın, gerçek insanla yarıştırılmasını da bu bağlamda düşünebiliriz.

İnsan olmanın anlamını, dünyaya geliş gayesini, Allah celle celaluhu'ya hesap vereceğini unutan, tekniğin gücü ve egemenliği ile unuttuğunu da unutan, bilincini yitiren bir insanlık ve bir dünya karşımızda duruyor. 

Bir simülasyon içinde yaşamayı gerçek mutluluk zanneden ve gerçek olmayan bu alemde oyun oynayan ve bunu yaşamak zanneden gerçekle bağı kopan mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunan bir insanlık var karşımızda… Saman alevi gibi yanan ve sönen, bedeli ödenmeyen hakikatlerin yanılsamalarının hakım kılındığı bir insanlık.

Sinemada bir kahramanlık filmini izleyen biri kahramanlığı yaşayıp, kahramanlığı öğrenmiş olabilir mi? Hiçbir bedel ödemeden, kahramanın giydiği ile konuşma biçimiyle veya hal ve hareketlerini taklit ederek çizilen imajla kahraman olunur mu? Kahramanlık bir imaj işimi yoksa yürek işi mi? İşte hakikatle bağımızı koparan ve insanları sadece imajlar dünyasında var etmeye çalışan bu simülasyona bu yalancı evrene karşı daha çok teyakkuz içinde olmamız gerekiyor.

Çünkü hakikat bedel ister. Ne dersiniz?

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

07.02.2021, 07.02.2020, 07.02.2019, 07.02.2018, 07.02.2017, 07.02.2016, 07.02.2015, 07.02.2014, 07.02.2013, 07.02.2012, 07.02.2011, 07.02.2010, 07.02.2009, 07.02.2008, 07.02.2007, 07.02.2006, 07.02.2005, 07.02.2004, 07.02.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.