logo
25 HAZİRAN 2026

Ordu Selimiye Camii, asırlık mihrabıyla zamana meydan okuyor

Ordu’nun tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan en önemli simgelerinden biri olan Selimiye Camii, kendine has mimarisi ve bünyesinde barındırdığı asırlık mirasıyla Karadeniz'in dikkat çeken ibadethaneleri arasında yer alıyor

19.05.2026 00:27:00
Abdülkadir Gündoğdu
Ordu Selimiye Camii, asırlık mihrabıyla zamana meydan okuyor
Ordu Selimiye Camii, asırlık mihrabıyla zamana meydan okuyor
Ordu'nun tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan en önemli simgelerinden biri olan Selimiye Camii, kendine has mimarisi ve bünyesinde barındırdığı asırlık mirasıyla Karadeniz'in dikkat çeken ibadethaneleri arasında yer alıyor.

Altınordu ilçesinin Selimiye Mahallesi'nde konumlanan bu yapı, sadece bir Cumhuriyet dönemi eseri olmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin beylikler ve Osmanlı dönemine uzanan köklü geçmişini de içinde yaşatıyor.







Yapım Süreci: Cumhuriyetin İlk Yıllarından Bugüne

Ordu Selimiye Camii'nin inşaat serüveni, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonraki ilk yıllara dayanıyor. Temelleri o dönemde atılan ve uzun soluklu bir yapım sürecine sahne olan cami, 1956 yılında tamamlanarak ibadete açılmıştır.

Taş işçiliğinin zarif bir örneği olarak yükselen cami, bölge halkının ve yerel ustaların emeğiyle şekillenmiştir. Yapı, zaman içinde yıpranması üzerine 1995 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir restorasyondan geçirilerek özgün dokusu korunacak şekilde yenilenmiştir.







Mimari Özellikleri ve Sanat Değeri

Yığma yapım sistemiyle inşa edilen Selimiye Camii, Karadeniz'in taş mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtır. Yapının öne çıkan mimari detayları şunlardır:

Malzeme ve Plan: Tamamen kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilen cami, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı bir şemaya sahiptir. Yapı, ana ibadet alanı olan "harim" ve ön kısımdaki "son cemaat yeri" olmak üzere iki ana bölümden oluşur.

Üst Örtü ve Kubbe Yapısı: Harim bölümünün üzeri devasa tek bir büyük kubbe ile örtülüdür. İki kademeli ve kapalı olarak tasarlanan son cemaat yerinin üzerinde ise doğu-batı yönünde sıralanmış üçer adet küçük kubbe yer alır.







İç Mekan ve Kalem İşleri: Caminin iç duvarları tamamen sıvalı olup, hem duvarlarda hem de ana kubbenin iç çeperinde yoğun ve ince işçilikli kalem işi süslemeler göze çarpar. Pencereler ise çift sıra halinde tasarlanmış; alt sıradakiler dikdörtgen, üst sıradakiler ise basık kemerli ve ahşap doğramalıdır.

Minare: Doğu cephesinde, harim ile son cemaat yerinin birleştiği köşede yükselen tek şerefeli ve zarif bir taş minare yapıya eşlik eder.







En Büyük Önemi: Eskipazar ve Orta Camii'den Kalan Asırlık Emanet

Ordu Selimiye Camii'ni kendi dönemindeki diğer yapılardan ayıran ve ona muazzam bir tarihi değer katan en önemli unsuru, içindeki tarihi mihrabıdır.

Caminin içerisindeki mukarnaslı, kesme taş işçiliğiyle yapılmış ve etrafı kabartmalarla süslü bu görkemli mihrabın kökeni, bölgenin en eski tarihi merkezlerinden olan Eskipazar'a dayanmaktadır.

Emiroğulları Beyliği döneminden günümüze ulaşan ve daha sonra Ordu'daki Atik İbrahim Paşa (Orta) Camii'nde bulunan 18. yüzyıla ait bu tarihi mihrap, Cumhuriyet döneminde Selimiye Camii inşa edilince buraya taşınmıştır. İki çerçeve içerisindeki sarkıtları ve üst kısmındaki üç kalem kabartmasıyla bu mihrap, adeta bir sanat eseri niteliğindedir.







Bölge İçin Kültürel ve Turistik Önemi

Ordu Selimiye Camii, Cumhuriyet döneminin taş işçiliği ile beylikler ve Osmanlı döneminin estetik anlayışını aynı çatıda buluşturan bir kültür köprüsüdür. Şehrin merkezinde asil bir duruş sergileyen yapı, hem inanç turizmi açısından Ordu'ya gelen ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri hem de Karadeniz'in ahşap ve taş mimari sentezini anlamak isteyen tarih meraklıları için canlı bir müze niteliği taşımaktadır.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.