HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 TEMMUZ 2021, PAZAR

Orman ürünlerinin ölçümü ve değeri-II

17.02.2021 00:00:00
'Orman ürünlerinin ölçümü ve değeri-II' seslendirme dosyası:

Ormandaki ağaçlardan hasat edilen yaprak, meyve, çiçek, kabuk, reçine, palamut meşesi ve kök gibi yan ürünler, ağırlık birimi üzerinden kantarla ölçülür ve birim fiyat üzerinden de parasal olarak değerlendirilir. Bu ürünlerin hasattan önce ağaçlar üzerindeki ağırlık ölçüleri ve parasal değerleri ise, ya önceki tecrübelere dayanarak, her ağaç için ayrı ayrı olmak üzere yaklaşık olarak tahmin edilir ya da daha önceden bu hususta söz konusu bölge için, ağacın yaşı, göğüs çapı ve boyuna dayalı olarak, istatistik yöntemlerle hazırlanmış tablolar varsa bunlardan alınır.  

Ot, çalı, toprak, kum, taş, mermer ve maden gibi ormanın diğer yan ürünleri de ağırlık olarak ölçülür ve birim fiyatı ile değerlendirilir. Kumu ve mermeri, hacım olarak da ölçmek ve birim fiyatı ile değerlendirmek mümkündür. Ormanın diğer yan ürünlerinden olan su, petrol ve doğal gaz, hacmen ölçülüp, parasal değeri bulunmaktadır. Bu ürünlerin çıkarılmadan önceki miktar ve değerleri ise, örneklemeler yoluyla tahmin edilebilmektedir. 

Ormanın, erozyonu önleme, doğayı ve toprağı koruma, iklimi etkileme, insan sağlığını iyileştirme, havayı temizleme, dinlenme ortamı (rekreasyon alanı) sağlama gibi çeşitli hizmetleri de farklı yöntemlerle ölçülüp, parasal değerleri bulunabilmektedir. Örneğin, rekreasyon alanı sağlama hizmetinin parasal değerinin bulunmasında, yararlanan insan sayısı, yerleşim yerine uzaklığı, dinlenme derecesi, sağlığı etkileme derecesi, orman ürünlerine verdiği zarar, bu hizmetin yapay olarak sağlanmasının maliyet değeri gibi değişkenlerin ölçüm değerlerinden yararlanılır.  

Orman ürün ve hizmetleri farklı cinsten oldukları için, karşılaştırılmaları mümkün değildir. Bu karşılaştırmayı yapabilmek için, bu ürün ve hizmetlerin ortak bir baz olarak hektardaki parasal değerleri kullanılmaktadır. Ormandaki ürün ve hizmetlerin ham halde birim maliyet değeri, satış fiyatından hasat-taşıma-işleme ve pazarlama giderleri düşüldükten sonra, geriye kalan miktardır. Bu miktara tarife bedeli (ürün ve hizmetlerin ormandaki değeri) denilmektedir. Ürün ve hizmetlerin parasal hesaplarında tarife bedeli kullanılmaktadır.

Üretim, hasat ve yararlanma süreleri bakımından, orman ürün ve hizmetleri çok farklılık gösterir. Örneğin, ot, çiçek, yaprak gibi ürünler her yıl hasat edilebilmesine karşın, asli ürün odun yıllar sonra olgun hale gelir. Nakit para, zaman içerisinde hem faiz getirmekte hem de değeri değişmektedir. Bu nedenle, ürün ve hizmetlerin gelecekteki parasal değerleri hesaplanırken, tarife bedeli ve bunun ileride getireceği faiz ile orman işletmesinin amacı ve durumuna uygun, geliştirilmiş çeşitli formüllerden yararlanılır.  

Orman ürünleri ve hizmetlerinin ölçülmesi hasattan önce ve sonra olmak üzere iki farklı durumda söz konusudur. Her iki durumda da ölçme miktarı, doğrudan veya dolaylı olarak ölçülen birkaç değişkene dayalı olarak, önceden hazırlanmış tablolardan ortalama değerler halinde alınır veya tabloların olmaması halinde ise tahmin yöntemiyle bulunur. Bu tablolar genellikle, uzun ve yorucu bilimsel çalışmalar sonucunda elde edilir. Bu çalışmalar ancak orman fakültelerinde veya ormancılık araştırma enstitülerinde yapılabilmektedir. Ormancılık araştırma enstitülerinde her çalışmaya Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından bir bütçe ayrıldığı halde, orman fakültelerinde bu imkân kısıtlıdır. Bu nedenle çok kere, bu kurumlar çalışmaları iş birliği halinde yürütmektedirler. Örneğin, İÜ Orman Fakültesinde, "Karadeniz Yöresi Göknar Meşcerelerinde Artım ve Büyüme" isimli doktora çalışmasını, ancak yedi yıllık bir çalışma sonunda bitirebilmiştim. Diğer olumsuz bir durum, ormancılık araştırma enstitülerindeki araştırıcıların rotasyonla farklı kurumlara tayin edilmesi, araştırmaları olumsuz etkilemekte ve onların çalışma heveslerini kırmaktadır.

Orman Genel Müdürlüğünün, orman ürünleri ve hizmetlerini halkımıza yararlı olacak şekilde işlettiği söylenemez. Eskiden orman işletmeleri, asli ürün odunun hasat edilmesi, rampalara ve depolara taşınması işlerini ucuz fiyata orman köylülerine yaptırıyordu. Böylece, ormanların köylülere bir nebze faydası oluyordu. Memleketi kapitalist zihniyetle yönetenler, teknolojik gelişmelerin yardımıyla da orman köylülerini kendi köylerinde geçinemez duruma düşürdüler ve neticede onların büyük şehirlere göç etmelerine sebep oldular. Orman işletmeleri, bu defa odun hasat işlerinde çalıştıracak işçi bulamayınca, hasat ve taşıma işlerini önceleri ihale yolu ile yaptırmaya çalıştı ise de bunda başarılı olamadılar ve sonunda hasat edilecek ağaçları ihale yoluyla dikili halde satmaya başladılar. Bugün ihale işlerinde de her türlü entrikalar kullanılarak, devletin ve milletin aleyhine küçük bir azınlık zengin edilmeye çalışılıyor. SEKA (Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları A.Ş) ve ORÜS (Orman Ürünleri Sanayi) fabrikaları kapatılınca, burada çalışan işçiler dahi işsiz kaldı ve bu işler küçük bir azınlığa havale edildi veya terk edildi.

Diğer orman yan ürünlerinden ise ya hiç yararlanılmamakta ya da değerinin çok altında ihaleler yoluyla küçük bir yandaş azınlığa veya yabancılara peşkeş çekilmektedir. Bugün taş ocağı, mermer, maden, petrol ve doğal gaz sahaları için verilen ruhsatların kimlere verildiğini incelemek, içine düştüğümüz ihaneti anlamaya yeter. Milletin malı olan bu zenginliklerden ne millet ne de devletimiz hayır görmektedir. Bakar mısınız, altın madeninin çıkarılması için tahsis edilen orman sahaları yok edilmekte ve buna karşın elde edilen üretimden devlete %2-4 arasında bir pay düşmektedir. Üstelik üretimden sonra söz konusu sahalar ormanlaştırılmadan terk edilmekte ve telafisi halkın sırtına yıkılmaktadır. Bu sahalar ormanlaştırılsa bile, olgun bir ormanın elde edilmesi için 50-150 yıllık bir sürenin geçmesi gerekmektedir. O halde çözüm olarak, ülkemizde Milli Ekonomi Modelinin uygulanmasını istemek şart olmuştur. Ne yazık ki, halkımızın gözü, kendine hayırlı olanı görememektedir.

 
Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.