logo
06 TEMMUZ 2026

Pamukta hüzün yılı

2012-2013 sezonunun Çukurova'da üretilen ilk kütlü pamuğunu kilogramı 100 TL sembolik fiyatla satın alan Şahin Pamuk Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Cahit Bingöl, beyaz altında bu yıl hüzünlü son beklendiğini söyledi

09.08.2012 00:00:00
 

2012-2013 sezonunun Çukurova'da üretilen ilk kütlü pamuğunu kilogramı 100 TL sembolik fiyatla satın alan Türkiye Pamuk Konseyi üyesi ve Şahin Pamuk Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Cahit Bingöl, beyaz altında bu yıl hüzünlü son beklendiğini söyledi. Adana Ticaret Borsası'nda düzenlenen törenle Karataş ilçesine bağlı Bahçe köyü pamuk üreticisi Hasan Aslan tarafından üretilen ilk kütlü pamuk, yapılan açık arttırmayla satıldı.

Açık arttırmaya katılmak üzere Gaziantep'ten Adana'ya giden Burhan Cahit Bingöl, ihaleye katılma amacının Türk tarımının en önemli ürünlerinden birisi olan beyaz altının sorunlarına dikkat çekmek olduğunu ifade ederek, "Her geçen yıl pamuk sektörünün sorunları tedavisi mümkün olmayan kangren bir hastalığa dönüşmüştür. Uygulanan yanlış tarım politikaları, düşük destek primleri yanında dünyayı kavuran kuraklık, pamuk için adeta sonun başlangıcı olmuştur. Pamuk üretimi emek ve zahmete dayalı bir üründür. Emek ve zahmet yanında pamuk üretimi masraflı bir iştir" şeklinde konuştu.

"Pamuk üretimi nedense sigorta ettirilemeyen bir üründür" diyen Bingöl, uygulanan yanlış tarım politikaları ve düşük desteklerin pamuk üreticisini adeta felç ettiğini kaydetti. Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her yıl olduğu gibi bu yıl da pamuk politikasında Amerikan engellemelerini iç ve dış pazarda yaşıyoruz. Pamukta Amerika'nın en büyük üretici olması ve en büyük ihracatçı olması dünyadaki etkinliğini fazlasıyla arttırırken, Türkiye'de resmen pamuk bitirilmeye çalışılıyor.

Amerika'nın kendisi, rekabetçi bir ortamda kendi çiftçisini, kendi tüccarını, kendi ürününü desteklerken, diğer ülkelerin pamuğu desteklememesi için elinden gelen engelleri gösteriyor." Bingöl, "Beyaz altın olarak nitelendirilen ve ekonomiye katkıları yanında yarattığı istihdamla, gerek tekstil gerekse hazır giyim sektörünün ana maddesi olan pamuk üretiminde bu yıl inanılmaz bir rekolte düşüklüğü görülmektedir. Türkiye'nin yıllık pamuk ihtiyacı 1,3 milyon ton olarak bilinmekte ancak bu ihtiyacın 800 bin tonu Anadolu'da üretilmektedir. Yıllık ürün açısından bakıldığında ise bu yıl yüzde 40'lık bir üretim düşüşü beklenmektedir" dedi. HABER MERKEZİ

 

NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu

36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın toplantısı düzenleyen Genel Sekreter Mark Rutte, savunma harcamalarının artırılacağını belirterek, "Türkiye ittifak için vazgeçilmez bir güç, savunma malzemelerimizi Türk savunma sanayisi sağlıyor" dedi

06.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu
NATO Genel Sekreteri Zirve öncesi konuştu
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşecek tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Göreve geldikten sonraki en kritik zirvelerden birine Türkiye'nin ev sahipliğinde çıktıklarını belirten Rutte, küresel savunma harcamalarından Ukrayna savaşına, Türk savunma sanayisinin rolünden "NATO 3.0" vizyonuna kadar pek çok önemli başlıkta kritik mesajlar verdi.

Zirvenin "alınan kararların uygulamaya geçirilmesi" aşaması olduğunu vurgulayan Rutte, müttefiklerin savunma bütçelerini gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5'i seviyesine çıkarma hedefine odaklanacaklarını duyurdu.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye teşekkür ediyorum"

Konuşmasına ev sahipliğinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibine teşekkür ederek başlayan Rutte, "Bu muhteşem salonda bizi ağırladıkları için minnettarım. Şimdiye kadar her şey mükemmel. Türk halkının misafirperverliğinden çok etkilendim" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin askeri gücünün altını çizen Genel Sekreter, şu açıklamalarda bulundu:

"Türkiye, NATO içindeki en iyi silahlı kuvvetlerden birine sahip ve ittifak noktasında çok önemli bir rol oynuyor. Geçtiğimiz 10 yılda savunma sanayisini çok net bir şekilde yukarı taşıdı. Savunma için ihtiyaç duyduğumuz kritik malzemeleri Türk Savunma Sanayii karşılıyor. İstanbul ve Ankara bizim için, tüm ittifak için hayati öneme sahip."

"Savunma harcamalarında yeni hedef: Yüzde 5"

NATO Ankara Zirvesi'nin en temel finansal gündem maddelerinden birinin bütçe planlamaları olduğunu kaydeden Rutte, müttefiklerin inandırıcı planlar sunması gerektiğini söyledi. Geçen yıl Lahey'de önemli kararlar aldıklarını belirten Genel Sekreter, "Herkes yüzde 5 bütçe hedefi konusunda anlaştı. Şimdi Ankara'da bu sözlerin somut sonuçlarını izliyoruz. Paramızı işe, füzelere ve savunma kapasitesine dönüştürüyoruz. Avrupalı müttefiklerimiz ve Kanada, harcamalarını ABD seviyesine eşitleme aşamasında. Güçlü bir Avrupa, güçlü bir NATO demektir" dedi.

"Putin'in saldırıları çaresizliğini gösteriyor"

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarına sert tepki gösteren Rutte, Ukrayna'ya desteğin kesintisiz devam edeceğini yineledi. Dün akşam saatlerinde Ukrayna kentlerine düzenlenen hava saldırılarına değinen Genel Sekreter, şu cümleleri kaydetti:

"Rusya masum Ukrayna halkını vurmaya devam ediyor ancak bu saldırılar Putin'in ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor. Ukrayna ordusu, Rusya ekonomisini mahvediyor. Geçtiğimiz aylarda cephede ilerleyen bir Rusya vardı, şimdi ise durum başabaş gidiyor. Verdiğimiz hava savunma destekleriyle Ukrayna tarih yazıyor ve ihtiyaçları olan her şeyi onlara sağlamaya kararlıyız. Ukrayna'nın güvenliği bizim doğrudan kendi güvenliğimizdir."

"Trump ile Hürmüz Boğazı konusunda anlaştık"

Geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Mark Rutte, transatlantik ilişkilerdeki bütçe uyumuna dikkat çekti. Trump'ın müttefiklerin savunma harcamalarını artırması yönündeki kararlılığını öven Rutte, "Geçtiğimiz hafta Umman'da da bir araya geldik. Ticaret yollarının güvenliği açısından kritik olan Hürmüz Boğazı'nda özgür dolaşımın sürdürülmesi konusunda kendisiyle tam bir mutabakata vardık" dedi.

Hollandalı gazetecinin "demokrasi" sorusuna yanıt

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Hollandalı bir gazetecinin, Ankara'daki güvenlik önlemleri ve muhalif figürlere yönelik hukuki süreçleri hatırlatarak sorduğu "Ankara liberal demokrasilerin toplanması için doğru yer mi?" sorusu üzerine Rutte, evrensel demokrasi ilkelerine vurgu yaptı.

Demokrasinin sadece seçim sandığından ibaret olmadığını ifade eden Rutte, "Demokrasi, seçimden çok daha fazlasıdır. Aynı zamanda bağımsız ve özgür medya demektir. Gazetecilerin istediği soruyu sorabilmesi, istediği araştırmayı yapabilmesi ve medyanın bu tür zirvelere serbestçe erişebilmesi demokrasinin temel şartıdır" yanıtını verdi.

Ankara Zirvesi'nde gözler "NATO 3.0" vizyonunda

7-8 Temmuz tarihleri arasında yürütülecek oturumlarda 32 üye ülkenin lideri, ittifakın yeni askeri ve teknolojik dönüşüm evresi olan "NATO 3.0" vizyonunu inşa edecek. Zirvenin ilk gününde müttefikler, tarihin en kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu kapsamında bir araya gelerek milyarlarca dolarlık yeni ortak projeleri imzalayacak.

NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi için geri sayım sürerken, Ankara'ya ulaşan ilk isim NATO Genel Sekreteri Mark Rutte oldu. Yarın başlayacak ve küresel savunma mimarisini yeniden şekillendirecek kritik zirve öncesi başkente dev güvenlik önlemleri alınırken, Rutte ayağının tozuyla diplomasi trafiğine başlıyor

06.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
Küresel diplomasinin ve savunma siyasetinin kalbi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da atacak. NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra 100'e yakın bakan ve binlerce delegenin katılacağı tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde en kritik gelişme yaşandı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi taşıyan uçak, Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptı. Rutte, havalimanında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve beraberindeki üst düzey heyet tarafından resmi törenle karşılandı.

Brüksel'deki karargahtan ayrılmadan önce sosyal medya hesabından görüntülü bir mesaj paylaşan Rutte, "Tam zamanında geldiniz çünkü ben yola çıkmak üzereydim. Bu binadaki birçok kişi Ankara'ya taşınıyor. İki gün sürecek Ankara Zirvesi büyük ölçüde somut sonuçlara ve taahhütlerin yerine getirilmesine odaklanacak" diyerek zirvenin önemine dikkat çekmişti.

Ankara'da "kırmızı alarm"

Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak üzere dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanırken başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Zirve boyunca kent genelinde 48 bin 841'i emniyet, 7 bin 447'si jandarma olmak üzere toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görev yapacak.

Protokol güzergahları ve liderlerin konaklayacağı alanlar "kırmızı alan" ilan edilirken, bazı kamu personeline de idari izin verildi. Zirveyi takip etmek üzere dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin basın mensubu da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kurulan dev medya merkezine akın etti.

Masada "NATO 3.0" ve savunma harcaması var

Ankara Zirvesi, transatlantik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Genel Sekreter Rutte, zirvenin en kritik başlıklarından birinin müttefiklerin savunma harcamalarını artırması ve yüzde 5'lik yeni harcama hedefine yönelik inandırıcı planlar sunması olduğunu belirtti. Zirvede, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesini öngören "NATO 3.0" vizyonunun yanı sıra, Ukrayna'ya uzun soluklu askeri ve mali destek paketleri ile ittifakın güney kanadındaki gelişmeler 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle ele alınacak.

Rutte'nin yoğun Ankara programı

Zirve öncesi ilk temasları gerçekleştirecek olan Genel Sekreter Mark Rutte'nin 6-8 Temmuz tarihlerini kapsayan resmi programı şu şekilde netleşti:

6 Temmuz Pazartesi (Bugün):

16:45 – Ankara'ya varışının ardından güncel gelişmeler ve zirve gündemine dair bir basın toplantısı düzenleyecek.

18:00 – Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek. Bu kritik kabulde, zirvenin ana gündem maddeleri ve Türkiye'nin ittifaktan beklentileri öncelikli olarak masaya yatırılacak.

7 Temmuz Salı (Zirvenin 1. Günü):

Sabah Saatleri – Zirve, Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenecek olan kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu ile başlayacak. Rutte, forumun açılış konuşmasını gerçekleştirecek.

17:00 – Beştepe'de üye ülkelerin Dışişleri Bakanları, İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) üyesi ortak ülkelerin (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileriyle bir araya gelecek. Aynı saatte Ay Yıldız Karargahı'nda Savunma Bakanları için resmi bir resepsiyon verilecek.

18:30 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi karşılama resepsiyonu ve akşam yemeği organize edilecek.

19:45 / 20:15 – Eş zamanlı olarak NATO-Ukrayna Dışişleri Bakanları Konseyi Çalışma Yemeği ile Kuzey Atlantik Konseyi Savunma Bakanları Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek.

8 Temmuz Çarşamba (Zirvenin 2. Günü):

Sabah Saatleri – Genel Sekreter Mark Rutte ve müttefik liderlerin zirve alanına gelişleri ve basına ilk açıklamaları yapılacak. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rutte, liderleri resmi törenle karşılayarak geleneksel Aile Fotoğrafı çekimine geçecek.

11:15 – Zirvenin ana omurgasını oluşturan, müttefik devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla Kuzey Atlantik Konseyi (NAC) Toplantısı gerçekleştirilecek.

15:00 – NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, iki gün süren tarihi zirvenin sonuçlarını, alınan kararları ve yayımlanan ortak bildiriyi dünya kamuoyuna duyurmak üzere kapanış basın toplantısını düzenleyecek.

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı

Büyükçekmece TEM Otoyolu üzerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen 5'i kadın 10 düzensiz göçmen yakalandı

06.07.2026 10:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı
TEM Otoyolu'nda 10 kaçak göçmen yakalandı
Büyükçekmece TEM Otoyolu üzerinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurda girdiği tespit edilen 5'i kadın 10 düzensiz göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen şüpheli sürücü tutuklandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığı suçunun önlenmesine yönelik önceki gün yürütülen çalışmalarda, bir grup kaçak kişiyi tespit etti.



Büyükçekmece ilçesi TEM Otoyolu Edirne istikametinde şüphe üzerine durdurulan hafif ticari tipi araçta yapılan kontrollerde, 5'i erkek, 5'i kadın olmak üzere toplam 10 düzensiz göçmen ile araç sürücüsü B.Y. (29) isimli şüpheli yakalandı.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin, Avrupa ülkelerine gitmek üzere organizatör şahıslarla para karşılığında anlaştıkları ve söz konusu aracın kendilerini sınıra götürmek amacıyla gönderildiği anlaşıldı. Kaçak göçmen sevkiyatında kullanılan araca ve 2 adet cep telefonuna el konuldu.

Yakalanan şüpheli B.Y. 'göçmen kaçakçılığı' suçundan işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 10 illegal sığınmacı ise sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."

RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı

05.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
RTÜK'ten medyaya NATO uyarısı: Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edildiğini hatırlatıyoruz
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), NATO Zirvesi hakkında yayınladığı yazılı basın açıklamasında kamu yararı ve millî güvenlik perspektifinin gözetilmesi, yayınların ölçülü, toplumsal hassasiyetler gözetilerek yapılması konusunda basını uyardı. Yayıncı kuruluşların Türkiye'nin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket etmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" denildi.

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu ikinci dalga NATO gözaltılarının ardından basına bir uyarı da RTÜK'ten geldi. RTÜK, yayınların titizlikle takip edildiğini hatırlatarak zirvenin "Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracağını" kaydetti.

RTÜK'ün açıklamasının tamamı şöyle:

"KAMUOYUNA VE YAYINCI KURULUŞLARIMIZA

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacaktır. Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak olan bu zirve, devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceğimiz önemli bir süreçtir.

Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların, teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor; tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz.

Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı. 

05.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı.

Zirve için hazırlıkların günler öncesinde başladığı Ankara semalarında da hareketlilik yaşanıyor.

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara Havalimanı'nda hareketlilik yaşandığı gözlendi.

Bir askeri nakliye uçağı havalimanına iniş yaptığı sırada görüntülendi.

Etimesgut'taki Ankara Havalimanı, başkentte Esenboğa ve Mürted ile birlikte zirve için kullanılacak hava meydanları arasında yer alıyor.

Ankara semalarındaki bir diğer hareketlilik ise yarınki gösteriye hazırlık için yaşandı.

Türk Yıldızları ekibi, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, yarın 15.15-15.30 saatleri arasında Ankara'da gösteri uçuşu yapacak.

Gösteri öncesi bugün Beştepe üzerinde ve çevresinde son prova uçuşu yapıldı.

NATO Liderler Zirvesi'ne 32 devlet başkanı katılacak.

O isimlerden biri ABD Başkanı Donald Trump. Trump, Ankara'ya bin kişilik bir ekiple gelecek.

Trump, Ankara ziyaretinde Katar'ın hediye ettiği yeni uçağını kullanacak.

Parçalara ayrılıp Ankara'ya getirilecek helikopteri burada özel ekiplerce birleştirilecek Trump, makam aracı olarak ise The Beast yani Canavar'ı kullanacak.

Manuel vites kullanan sürücülerin beyni daha yoğun çalışıyor

Japonya'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, manuel vitesli otomobil kullanmanın yalnızca sürüş deneyimini değil, beyin aktivitesini de etkileyebileceğini ortaya koydu

05.07.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Manuel vites kullanan sürücülerin beyni daha yoğun çalışıyor
Manuel vites kullanan sürücülerin beyni daha yoğun çalışıyor
Japonya'da yürütülen yeni bir bilimsel araştırma, manuel vitesli otomobil kullanmanın yalnızca sürüş deneyimini değil, beyin aktivitesini de etkileyebileceğini ortaya koydu. Çalışmaya göre manuel şanzımanlı araç kullanan sürücüler, otomatik vites kullananlara kıyasla hafıza, dikkat ve karar verme süreçlerinden sorumlu beyin bölgelerini daha yoğun şekilde kullanıyor.

Araştırma, Tohoku Üniversitesi Gelişim, Yaşlanma ve Kanser Enstitüsü bünyesinde görev yapan Prof. Ryuta Kawashima liderliğinde gerçekleştirildi. Aynı zamanda Nintendo'nun büyük ilgi gören Brain Age oyun serisinin bilimsel altyapısını hazırlayan isim olarak da tanınan Kawashima, uzun yıllardır beynin çalışma mekanizmaları ve bilişsel performans üzerine araştırmalar yürütüyor.

Araştırma bulgularına göre manuel vitesli araç kullanırken sürücünün trafiği takip etmesi, debriyaja basması, uygun vitesi seçmesi ve gaz pedalını aynı anda hassas şekilde kontrol etmesi gerekiyor. Bu çoklu görev süreci, beynin hafıza, dikkat, planlama ve karar verme gibi işlevleri yöneten ön prefrontal korteks bölgesini daha yoğun biçimde aktive ediyor.

Bilim insanları, özellikle yaşlanan toplumlarda manuel vites kullanımının günlük yaşamda zihni aktif tutan düşük yoğunluklu bir egzersiz işlevi görebileceğini değerlendiriyor. Sürekli uyarılan sinir ağlarının bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabileceği ifade edilirken, bunun zihinsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor. Ancak araştırma, bunun doğrudan hastalıkları önlediğini değil, bilişsel aktiviteyi artırabilecek bir etken olduğunu ortaya koyuyor.

Öte yandan tam otomatik ve yarı otonom araçlarda sürücünün üstlendiği görevlerin azalması nedeniyle beynin aynı bölgelerinin daha düşük düzeyde çalıştığına dikkat çekiliyor. Buna rağmen otomotiv sektöründe manuel şanzımanlı modellerin sayısı her geçen yıl azalıyor. Günümüzde birçok üretici yeni modellerini ağırlıklı olarak otomatik vitesle sunarken, manuel seçenekler çoğunlukla giriş seviyesindeki araçlarla sınırlı kalıyor.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, TBMM'de çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak, ülkede birlik, beraberlik hakim olacak" dedi

05.07.2026 19:30:00
AA
 
 TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi
 TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terör örgütünün silahlarını bırakması ve tasfiyesiyle, çıkarılacak yasalarla artık bu iş tamamen geride kalacak" dedi
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Şırnak'ta TRT Haber canlı yayınında ''Terörsüz Türkiye'' sürecine dair açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki parlamentomuz tatile girmeden evvel bu iş büyük oranda bitmiş olur ve Türkiye rahat bir nefes alır." ifadelerini kullandı.

Provokasyonlara ve kullanılan dile dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, sürecin yüzde 80'inin geride kaldığınıı belirtti.

Konuyla ilgili Meclis'in çok titiz bir çalışmayla raporunu tamamladığını belirten Kurtulmuş şunları söyledi: ''Çok zor bir rapordu. Destek veren tüm milletvekili arkadaşlarımıza ve siyasilerimize teşekkür ediyorum. Herkes tarafından ortak çalışması şeklinde değil de Meclis'e gelmesi şık olur. Dolayısıyla herkes bu sürece nasıl katkı verebilecekse versin, her türlü desteği vermeye hazır olduğumu söylemek isterim.

''GEÇİCİ BİR YASA OLACAK''

Herkes eteklerindeki taşı döktü. Kritik eşik diye bir tanımlamadan vazgeçildi. 'İmralı silahlara yer yoktur' dedi, örgüt böyle bir iradeyi ortaya koymasaydı böyle bir süreç başlamazdı. Silahların bırakıldığının tespitiyle oluşacak bir çerçeve yasa. Bu yasa geçici bir yasa olacak. Kıyamete kadar olmayacak. Silahlarını bırakan bundan istifade edecek. Yasal düzenleme genel af niteliğinde olmayacak.''

Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek

ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı

05.07.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek
Namık Zeybek'in açtığı tazminat davasında karar: Oktay Saral tazminat ödeyecek
ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, sosyal medya paylaşımı nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'a açtığı manevi tazminat davasında karar çıktı. Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi, Saral'ın Zeybek'e 10 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

ATA Partisi Genel Başkanı Namık Zeybek'in, Cumhuriyet'in 102. yıl dönümünde düzenlenen Cumhuriyet Balosu'nda yaptığı konuşmanın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral hakkında açtığı manevi tazminat davası karara bağlandı. Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada Zeybek, Cumhuriyet'in 102. yılına atıfla 29 bin 102 lira manevi tazminat talep ederken, mahkeme talebin bir kısmını kabul ederek Saral'ın 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.

Kararın ardından ATA Partisi tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sayın Oktay SARAL bu videoyu alıntılayarak, hakaret içeren ifadelerle yeniden paylaşmıştır.

ATA PARTİ Genel Bakanı kişilik haklarına yönelen bu saldırıyı, avukatı Ahmet DİNÇ vasıtasıyla yargıya taşımıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günü ifade eden 29 rakamı ve konuşmanın Cumhuriyetimizin 102. yıldönümünde yapılmasından dolayı, bu iki rakam birleştirilerek 29.102,00TL tutarında manevi tazminat davası açılmıştır.

Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul ederek, Sayın Oktay SARAL'ın manevi tazminat ödemesine hükmetmiştir. Mahkemenin 2025/661 Esas sayılı dosyada verdiği karar, ifade özgürlüğü ile hakaret arasındaki ayırım ve hukuki sınır bir kez daha ortaya koymuştur. Bu karar ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde hiçbir makam, unvan veya kişinin hukukun üstünde olmadığı teyit edilmiştir.

ATA PARTİ Genel Başkanı Sayın Namık Kemal ZEYBEK, özellikle siyasette kullanılan dil ve üslupta hassasiyet ve nezaketin ön planda olması gerektiğine inanmaktadır.

ATA PARTİ hukukun üstünlüğü, yargının tarafsız ve bağımsızlığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ile Anayasamızda belirtilen temel değerleri sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.