logo
24 MAYIS 2026

Patrikhane'ye bağış davası

20.04.2002 00:00:00
Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin, Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması konusunda her türlü destek mekanizmasını harekete geçirdiğine dair haberler gelmeye devam ediyor. Son yaşanan bir gelişme Patrikhane'nin, Başkan Bush ve AB yetkililerinin Türkiye'ye baskılarını temin gibi dış siyasal desteklerin yanısıra ekonomik destek işini de hallettiğini ortaya koydu. Fakat bu boyutta evdeki hesap çarşıya uymadı ve Patrikhane, Ruhban Okulu'nun açılması için yardımda bulunan bir Rum vatandaş ile mahkemelik oldu.

The Bosphorus Group Of Companies adlı güvenlik şirketinin sahibi Vasilaki Floridi'nin Heybeliada'daki Ruhban Okulu'na Teoloji Bölümü açılması için verdiği paranın akıbeti hakkında bilgi alamadığı gerekçesiyle açtığı alacak davasına devam edildi. Davacı Floridi ile davalılar Patrik Bartholomeos, 20 metropolit, Epispokos Sinadon Dionisios ve İsmail Sıtkı Küçük'ün katılmayıp, taraf avukatlarının hazır bulunduğu Kadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşma, İsmail Sıtkı Küçük'ün Kentbank Bahçeşehir Şubesi'ndeki banka kayıtlarının incelenmesi ve adresinin belirlenmesi için ertelendi.

3 milyon 300 bin dolar ne oldu?

İşadamı Vasilaki Floridi, dava dilekçesinde, Fener Rum Partiği Bartholomeos ile 5 yıl önce bir araya gelerek Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun Teoloji Bölümü'nün açılması için Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurma kararı aldıklarını belirterek, şu görüşleri savunmuştu:

Teoloji Bölümü'nün açılması için gereken 3 milyon 300 bin doları İsviçre'deki hesabımdan, Toprakbank Beylikdüzü Şubesi'nde benim ve İsmail Sıtkı Küçük adına açılan hesaba havale yaptım. Para, okulun açılış izni alınana kadar bloke edilecekti. Blokedeki paranın gerekli yerlere ulaştırılması için Patrik Bartholomeos, Sen Sinod Meclisi üyeleri ve Fener Rum Patrikhanesi adına İsmail Sıtkı Küçük ile Faik Kılınç'a vekalet verildi. Küçük, paranın tamamını henüz okul açılmadan çekti. Paranın akıbetini öğrenebilmek için Patrikhane'ye ihtarname gönderdim ama cevap alamadım."

Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı

24.05.2026 22:06:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Özgür Özel'in TBMM'ye yürüyüşüne soruşturma açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel'in TBMM yürüyüşü hakkında soruşturma başlattı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel liderliğinde CHP Genel Merkezi'nden TBMM'ye gerçekleştirilen yürüyüş sırasında yaşanan olaylara ilişkin soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24 Mayıs tarihinde CHP Genel Merkezinde başlayıp devam eden olaylara ilişkin olarak, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlardan taşkınlık çıkaranlar hakkında '2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet', kolluk güçlerine yönelik şiddet içeren eylemlerde bulunan kişiler hakkında TCK 265. maddesi kapsamında 'görevli memura direnme', parti binası yakınlarında yol üzerinde bulunan vatandaşların üzerine araba süren ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet veren, görüntüleri de sosyal medyaya yansıyan eylem nedeniyle TCK 86. maddesi kapsamında 'kasten yaralama' suçundan soruşturma başlatılmıştır.

Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi

24.05.2026 19:02:00
AA
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
Bu şehre ihanet ettik, ediyoruz, sorumluyuz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 arttığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının nisan ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul'da nisan ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 25 istasyonda metreküp başına 34,1, 2025'in aynı ayında ise 27,7 mikrogram ölçüldü. Partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 23 arttığı belirlendi.



Nisan ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 63,76 mikrogramla "Kağıthane" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 54,13 mikrogramla "Tuzla" ve 53,43 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 17,14 mikrogramla "Kumköy" istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği "Büyükada" istasyonunda 18,34, "Alibeyköy" istasyonunda ise 19,42 mikrogram ölçüldü.

Kentte partikül madde hava kirliliği oranının 6 istasyonda azalması, 19 istasyonda ise artması dikkati çekti.

Partikül madde hava kirliliği oranının nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 139 ile "Sarıyer", yüzde 138 ile "Arnavutköy" olarak belirlendi.

Nisan ayında partikül madde hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 26 ile "Kartal" oldu. Bunu sırasıyla yüzde 18'le "Esenler" ve yüzde 6 ile "Sultangazi 1" istasyonları takip etti.

Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi

Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor

24.05.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolara biber gazlı müdahale: Kampüs boşaltıldı, yaralılar var İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestolar üçüncü gününe girdi
Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki protestoların üçüncü gününde polis göstericilere müdahale etti. Yaralılar ve gözaltılar olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz cuma günü cumhurbaşkanı kararıyla kapatılan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğrenci, akademisyen, mezun ve personellerin protestoları sürüyor.

Gece yarısı öğrencilerle görüşen Rektör Ege Yazgan, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini ve kampüse erzak girişinin engelleneceğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından rektörlük tarafından öğrencilere gönderilen e-postada, kampüsün Kurban Bayramı tatili gerekçesiyle kapatılacağı bildirildi. Öğrenciler ise bu kararı kabul etmediklerini belirterek, bugün için eylem çağrısında bulundu. Rektörlük kararının açıklanmasından bu yana dışarıdan kampüse ulaştırılmaya çalışan paketli gıdalar, su ve ilaçlara el konuluyor.

Protestoların üçüncü gününde Santral İstanbul kampüsündeki giriş turnikelerine kurulan barikatın açılmasını talep eden göstericiler sloganlar attı. Turnikeleri aşarak okul içerisinde barikat kuran emniyet güçleri ise kalabalığa biber gazıyla müdahale etti.

Arbede sonucu yaralananlar ve gözaltına alınanlar olduğu aktarıldı.

Gelişmelere ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayınlayan Türkiye Komünist Gençliği (TKG), "Okullarının hiçbir gerekçe göstermeden keyfi bir kararname ile kapatılmasının ardından mücadeleye başlayan öğrencilere iktidarın yanıtı polis saldırıları oldu," dedi.

"Sabah itibariyle polis ablukasına ve müdahalesine maruz kalan öğrenciler okulun içerisinden çıkartıldı," diye ekledi.

Özgür Üniversite Hareketi tarafından X'te yapılan açıklamada da polisler tarafından zorla kampüsten dışarı çıkartılmaya çalışırken bir öğrencinin kafasının yarıldığı ve bayıldığı belirtildi.

"En güvenli olmamız gereken yerlerde emir kulu adı altında biz öğrencilere yapılan hiçbir işkenceyi kabul etmiyoruz, bize ait olanı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!" denildi.

Üniversite öğrencileri ise nöbetten vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, okula yönelik herhangi bir kapatma ya da kampüs boşaltma kararını tanımayacaklarında ısrar ediyor.

22 Mayıs Cuma günü Resmi Gazete'de yayınlanan kararla İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi, böylece üniversite fillen kapatılmış oldu.

TMSF'nin el koyduğu Can Holding'in bünyesinde yer alan üniversite, Eylül 2025'den bu yana kayyum tarafından yönetiliyordu.

Söz konusu kararın ardından öğrenciler ve akademik kadronun geleceği merak konusu oldu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, daha önce T24'e yaptığı açıklamada, 2021 yılından bu yana garantör kurumunun Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olduğunu bildirmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatına göre, faaliyet izni iptal edilen vakıf üniversitelerinin öğrencileri doğrudan bu koruyucu devlet üniversitesine aktarılıyor. MSGSÜ'nün kontenjan veya fiziki kapasitesinin yetersiz kalması durumunda ise YÖK, "üçüncü üniversite" olarak adlandırılan başka bir devlet üniversitesini devreye sokacak.

7 Haziran 1996'da Türkiye'nin dördüncü vakıf üniversitesi olarak kurulan Bilgi Üniversitesi, 2006'da dünya genelinde üniversiteleri bulunan ABD merkezli Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı'na geçmişti.

Üniversite, 2019'da 90 milyon dolara Can Holding'e satıldı.

Can Holding soruşturması
İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MASAK raporları ve mali denetim birimlerinin inceleme dosyalarına dayandırılarak başlatılan İstanbul merkezli Can Holding soruşturmasında ilk dalga operasyon 11 Eylül 2025'te gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ'ın da aralarında bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, holding bünyesindeki Habertürk, Show TV, Bloomberg HT, Doğa Kolejleri ve Bilgi Üniversitesi işletmeleri dahil olmak üzere toplam 121 şirkete el konuldu.

Gözaltına alınan isimlerden Kenan Tekdağ daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, soruşturmanın kapsamı derinleştirildi.

Can Holding'e yönelik adli süreç, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucu vakfına kayyum atanmasıyla devam etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, kayyum atanmasının ardından üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceğini duyurmuştu.

Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT'yi kapsayan medya kurumları ise Aralık 2024'te Turgay Ciner tarafından Can Grubu'na devredilmişti.

Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi

24.05.2026 16:11:00
Haber Merkezi
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
Mansur Yavaş'tan kritik açıklama:O kurultay 45 gün içinde toplanmalı
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği sürerken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan bir açıklama geldi. Mansur Yavaş, "O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır" dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Genel Merkezi'nde yürütülen tahliye ve tebligat sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Mansur Yavaş, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel merkezine polis zoruyla girilmesi gibi bir tablo; sadece bir siyasi partiye değil, Türkiye'nin demokratik birikimine zarar vermekten başka bir işe yaramaz" dedi.

Mansur Yavaş açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:

"Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet Halk Partisi'ne umudunu bağlamış milyonlarca insan vardır. Bu iradeyi yok sayan, her yaklaşım; toplumsal vicdanda derin yaralar açacaktır. Buradan bir kez daha sesleniyorum: O kurultay 45 gün içinde toplanmalıdır."

CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz

Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Polis ekipleri tahliye için binaya girdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel'den açıklama geldi

24.05.2026 15:48:00 / Güncelleme: 24.05.2026 17:19:56
Haber Merkezi
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
CHP Genel Merkezi'nde tahliye gerginliği. Özgür Özel: Geri döneceğiz
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesinin istenmesi üzerine gerginlik çıktı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Emniyet'e, Genel Merkez'in boşaltılması için dilekçe sundu. Kılıçdaroğlu da, mahkeme kararına uyulması yönünde çağrıda bulundu. Genel Merkez'in kapıları, polis müdahalesi sonrası açıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) mutlak butlan kararı sonrası hareketli günler yaşanıyor.
 
Binadan ayrılırken açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel "Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP'ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz." diye konuştu.
 
"Ben; bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz." diyen Özel şöyle devam etti "Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk'ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk'ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk'ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık. CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar."
 
Özgür Özel konuşmasının ardından Meclis'e yürüyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı

24.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin sosyal medya hesabı aracılığıyla açıklama yaptı. İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.

Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.

"Yok hükmünde" dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.

Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.

"Türk milleti adına" karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak *Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.*

Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!

Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.

Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!

Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.

Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.

Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.

Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye'nin birinci partisi olduk.

Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel'in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük milletim!

"Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır" diyen Ulu Önder Atatürk'ün takipçileri:

İstikbali, Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.

AYAĞA KALKIN!

Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!

Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.

Aziz milletim!

Korkmayacağız!

Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?

Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.

Siyasi parti liderleri,

Mesele CHP meselesi değildir!

Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız!

Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet'i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.

Millet hepimizi çağırıyor ve "artık yapın" diyor!

Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!

Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.

Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!

Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür.

Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!

Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.

Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!

YA BUGÜN, YA HİÇ!"

Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı

Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, uğradığı silahlı saldırı sonucu ayağından yaralandı. Olay sonrası hastaneye kaldırılan Karaca'nın tedavisinin sürdüğü öğrenildi

23.05.2026 16:58:00 / Güncelleme: 23.05.2026 17:01:49
İHA
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Fethiye Belediye Başkanı Karaca, silahlı saldırıya uğradı
Edinilen bilgilere göre, saldırganın, yüzünde maske ile Karaca'nın evinin bulunduğu bölgeye geldiği ve burada silahla ateş açtığı öğrenildi. Saldırının ardından şüphelinin olay yerinden kaçtığı, kaçış sırasında ise inşaat halindeki bir bölgede görüldüğü öne sürüldü.






İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Alim Karaca'nın sağlık durumuyla ilgili resmi açıklama beklenirken, polis ekipleri kaçan şüphelinin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.








Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, hastaneye gelerek Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Akkaya hastane çıkışında, "Başkanımızın sağlık durumu gayet iyi. Gerekli tedavisi doktorlarımız tarafından yapılıyor. Fail ve failleri yakalamak için çalışmalarımız sürüyor" dedi.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı, sınır ötesinde DEAŞ'a yönelik bir operasyona imza attı. MİT'in Suriye'de Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu Kırmızı Bülten ile aranan 10 DEAŞ'lı yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 10 DEAŞ mensubunun 9'u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı

23.05.2026 12:06:00 / Güncelleme: 23.05.2026 12:11:38
İHA
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
MİT'ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu
Yakalananlardan biri Ankara Gar saldırısı ile bağlantılı

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şahıslar tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şahısların DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi.

Yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı.






Suriye'de sınır ötesi operasyon

MİT, DEAŞ mensubu 10 şahsın Suriye'de olduğunu tespit etmesi üzerine Suriye İstihbarat Servisi ile iletişime geçti. Kurulan koordine sonucu sahada çalışmalar yürütülmeye başlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde şahısların yerleri tespit edildi. Teröristlerin hareketleri adım adım izlendi.









Düzenlenen operasyon ile DEAŞ'lı 10 terörist Suriye'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı'nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda 9 DEAŞ mensubu sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı.








DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde;
- DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına,
- DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere,
- DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine,
ilişkin hususları aktardı.








DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüten 10 şahısların Kırmızı Bülten ile aranan şahıslar:

DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı.

2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı.








Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti.

Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü.








Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı.

Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. DOKUMACI Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü.


Dindar nesil buhar oldu


 
 
MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin “2026 Gençlik Araştırması”nın sonuçlarına göre 'dindarım' diyen gençlerin oranı yüzde 12.2... Fırsatını bulduğunda yurtdışına gitmek isteyenlerin oranı ise yüzde 64...

23.05.2026 11:19:00
Haber Merkezi
Dindar nesil buhar oldu
Dindar nesil buhar oldu

Gazeteci Ertuğrul Özkök, T24'teki yazısında MAK Danışmanlık ve Araştırma şirketinin "2026 Gençlik Araştırması"nın sonuçlarını yayınladı.  
Özkök'ün yazısına göre, araştırma 18-29 yaş arasındaki 8 bin genç üzerinde uygulanmış. Bu yaş grubu 16 milyon genci kapsıyor.
Nüfusun yüzde 20'sini oluşturuyor.  Bir anlamda AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra geçen 24 yıl içinde doğmuş bir nesil diyebilirsiniz.

"Dindarım" diyen genç sayısı 2 milyon

SORU: "Kendinizi en çok ne olarak tanımlıyorsunuz?"
YÜZDE 29  : "Birden fazla kimlik"
YÜZDE 27.5: "Atatürkçü"
YÜZDE 15.8: "Milliyetçi-Ülkücü"
YÜZDE 12.2: "Dindar"
YÜZDE   7.8: "Kürt milliyetçisi"
YÜZDE   3.4: "Liberal"
YÜZDE   2.4: "Sosyalist/Komünist"
YÜZDE   1.3: "Kararsız/cevap yok"

SORU: "Bu ülkeyi yönetiyor olsanız öncelikle çözeceğiniz sorun ne olurdu?

1. İşsizlik/istihdam

2. Hayat pahalılığı
3. Adalet
4. Dış politika
5. Eğitim

SORU: "Ülkemizde kendinizi özgürce ifade edebildiğiniz şartlar olduğunu düşünüyor musunuz?

(*) YÜZDE 43.8 Kesinlike olmadığını düşünüyorum
(*) YÜZDE 29.3: Kısmen olduğunu düşünüyorum
(*) YÜZDE 15.2: Kesinlikle olduğunu düşünüyorum. 


SORU: Size kalıcı olarak bir başka ülke vatandaşlığı verilse Türkiyeyi terkedip o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsün?

YÜZDE 64   "Evet, terk eder giderim"
YÜZDE 14.  "Hayır ülkemde kalırım"
YÜZDE 22   "Kararsızım" veya cevap yok


SORU: ("Türkiye'yi terk eder giderim" diyenlere soruldu)  "Hangi ülkeye gitmek istersin?

YÜZDE 43.      "Avrupa ülkelerine"
YÜZDE 39.8.   " ABD/Kanada
YÜZDE 14.8.   " İskandinav ülkelerine"

Yani yüzde 97'si "Demokrasinin bulunduğu" bir "Batı" ülkesine yerleşmek istiyor.
Bir İslam ülkesine gitmek isteyenler yüzde 0.4..
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.