logo
02 ŞUBAT 2026

Pazar bulmak ve pazarlamak ideolojisi

12.08.2005 00:00:00


Geçmişten günümüze birçok alanda, birçok değişiklikler oldu. Fakat 'pazar bulmak ve pazarlamak' ideolojisi hiç değişmedi. Özünü ve varlığını her dönemde korudu. Özgürlük, demokrasi, insan hakları, serbest piyasa...  gibi yaldızlı ve yıldızlı kavramların hepsi, pazar bulmak için uydurulmuş kılıflardır. Bu kavramlar uğruna yapılanları, azıcık kurcalayınca, altından pazar bulmak, bir başka deyişle, sömürmek ve semirmek ideolojisi, hemen kendini gösterir.Pazarlar serbest olacak, sömürücüler istedikleri gibi at oynatacaklar. Aradıkları bu. Bunu gerçekleştirmek için yıllardır uğraşıyorlar. Ekonomik tezler, teoriler geliştiriyor, kitaplar, makaleler yazıyorlar. Bakınız, 1895-1897 yıllarında Amerikan dış politikasını yürütmüş olan Richard Olney ne diyor: " İlerde yabancı pazarlara serbestçe girmek dışında hiçbir şey bizi tatmin etmeyecektir". Demek ki, bugün yaşadığımız savaşların, katliamların, terörün amacı, pazarlara serbestçe girmektir.  John D. Rockefeller de 1899 yılında şöyle demişti: " Sadece bölgesel ticarete dayansaydık, yıllarca önce başarısızlığa uğrardık. Pazarlarımızı genişletmek ve ihracata dayanan ticaret çarelerini aramak zorundaydık".Ünlü İngiliz politikacısı Joseph Chamberlain de aynı yıllarda, aynı görüşü paylaşıyordu. Şöyle diyordu: "Sömürmek, tek gerçek, tek akılcı ekonomik politikadır". İngiliz Cecil Rhodes de, "mallarımız için yeni pazarlar, yeni ülkeler kazanmalıyız. İç savaştan kurtulmanın yolu, sömürmekten geçer" diyordu. İşte böyle, bazıları asıl amaçlarının sömürmek ve istilâ etmek olduğunu gizlemiyordu. Senatör Lodge de bunlardan biridir. Lodge, "19. Yüzyılda hiçbir millette görülmeyecek biçimde ülkeleri istilâ ettik ve sömürgeleştirdik" demiştir.  Gerçekten de öyle yaptılar.Günümüzde ise,   sömürücü ve istilâcılar, daha yumuşak, kulağa daha hoş gelen ifadeler kullanıyorlar. Diyorlar ki, "bizim kötü bir niyetimiz yok, sadece mallarımıza pazar arıyoruz, satılan mallara da müşteri oluyoruz".  Pazar arayıcılar olur da, pazarlayıcılar olmaz mı ? Elbette olur. Bu sebepten, yerli işbirlikçilerin adı değiştirildi,  'pazarlayıcı, küreselci, özelleştirmeci' yapıldı. Bu kişiler, maddi ve manevi bütün değerlerimizi pazara çıkardılar.   Görünüşte, alan da satan da memnun. Halbuki satanlar, her hal ü kârda kaybediyor. Çünkü, satılmayacak şeyleri satıyorlar. Satılmayacak bir şey kaça satılırsa satılsın, satanlar zararlıdır. Meselâ toprak satışları gibi. Toprağın bedeli hiçbir zaman para olamaz. Sömürgeciler, atalarımızdan da parayla toprak istemişlerdi. Atalarımızın cevabı, "kan dökülerek, can verilerek alınan toprak, parayla satılmaz" olmuştu. AKP hükümeti, bu gerçeği unutmuş. Kendi deyimleriyle 'babalar gibi' topraklarımızı ve stratejik kurumlarımızı yabancılara satıyorlar. Bunun sonu nereye varacaktır? Doç.Dr. Mikdat Çakır, 'Savaş Sosyolojisi' adlı kitabında diyor ki: "Yeni beşinci kol faaliyetlerinin uygulama alanlarının daha çok ticari ilişkilerle kamufle edildiği unutulmamalıdır. Hiç silah kullanmadan bir ülkenin sanayii, tarımı, turizmi, eğitim sistemi ele geçirilebilir". İşte Türkiye, böyle bir savaşın içerisindedir. Tabii olarak, pazar arayıcılar ve pazarlayıcılar savaştan, sömürüden, istilâdan söz etmiyorlar. "Pazarlara serbestçe girmek ve pazar  genişletmek" gibi hiçbir zaman sömürüyü ve istilâyı çağrıştırmayan sözler söylüyorlar.  Zaten yeni sömürgeciliğin, klâsik sömürgecilikten farkı da budur. Yani sömürgeciler, halkın gönüllü   olarak sömürge ve istilâya destek vermesini sağlarlar. Daha doğrusu, yeni sömürgecilik, ticaret adı altında gerçekleştirilen ekonomik işgaldir. Aslında askeri işgallerde de nihai amaç, ekonomik sömürüdür. Ekonomik sömürü, askeri işgal olmadan sağlanıyorsa, o zaman askeri harekata, savaşa gerek duyulmaz. Velhasıl, Atatürk'ten beri değerlerimizi pazarlıyoruz. Anlaşılan o ki, pazarlamada, son noktayı koyma görevi,  AKP hükümetine verildi. O da,  görevini noksansız  yerine getirme telâşında.  Halk ise,  olanları henüz tam olarak idrak etmiş değil.  Dileğimiz, atı alan Üsküdar'ı geçmeden,  halkın uyanması ve "Yeniden Kuva-yı Milliye" demesidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
Alaşehir Kongresi
Kolajen eksikliği ciddi sağlık sorunlarına neden olur
Hangi gıdalarda kolajen bulunur?
Icardi, Gheorghe Hagi'nin rekorunu yakaladı
İbradı: Geleneksel tarım modern sorunlarla karşı karşıya
Yağmur sularının değerlendirilmesi
Kuraklığa karşı sürdürülebilir bir yaklaşım
Sinop’un İç Anadolu’ya açılan kapısı: Saraydüzü
Cimbom doludizgin
Galatasaray sahasında Kayserispor'u farklı yendi
Antalya'dan sonra Burdur'da da feci kaza: 7 kişi hayatını kaybetti
Erciyes'e sömestir bereketi
Rekor sayıda turist ziyaret etti
Kahramanmaraş'ta asırlık evler hâlâ ayakta
Depremlere de yıllara da meydan okuyorlar
Dev kayalar yola düştü
Araçlar ezilmekten son anda kurtuldu
CHP lideri Özel'den ilginç çıkış
"CHP 47 yıldır ikinci parti"
Tatil cennetinde korku dolu anlar
Rüzgar tekneleri kıyıya savurdu!
Beklenen yağış başladı
Edirne beyaz gelinliğini giydi
BTP İstanbul sahada
Ümraniye ve Bakırköy'de yoğun çalışma
Alaşehir Kongresi
Kolajen eksikliği ciddi sağlık sorunlarına neden olur
Hangi gıdalarda kolajen bulunur?
Icardi, Gheorghe Hagi'nin rekorunu yakaladı
İbradı: Geleneksel tarım modern sorunlarla karşı karşıya
Yağmur sularının değerlendirilmesi
Kuraklığa karşı sürdürülebilir bir yaklaşım
Sinop’un İç Anadolu’ya açılan kapısı: Saraydüzü
Cimbom doludizgin
Galatasaray sahasında Kayserispor'u farklı yendi
Antalya'dan sonra Burdur'da da feci kaza: 7 kişi hayatını kaybetti
Erciyes'e sömestir bereketi
Rekor sayıda turist ziyaret etti
Kahramanmaraş'ta asırlık evler hâlâ ayakta
Depremlere de yıllara da meydan okuyorlar
Dev kayalar yola düştü
Araçlar ezilmekten son anda kurtuldu
CHP lideri Özel'den ilginç çıkış
"CHP 47 yıldır ikinci parti"
Tatil cennetinde korku dolu anlar
Rüzgar tekneleri kıyıya savurdu!
Beklenen yağış başladı
Edirne beyaz gelinliğini giydi
BTP İstanbul sahada
Ümraniye ve Bakırköy'de yoğun çalışma
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.