Yunanistan Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos, 1571 yılında İnebahtı'da Osmanlı donanmasının yakılmasının yıldönümü dolayısıyla Yunanistan'ın ilk başkenti Nafpaktos'da düzenlenen törende Türkiye'nin AB üyeliğine dair önemli açıklamalarda bulunuyor. Stefanapulos'un konuştuğu yer ve yapılan tören oldukça anlamlı: İnebahtı'daki Osmanlı donanmasının yakılış yıldönümü. Avrupalının Türklere karşı intikam duyguları ve tarihi hınçları 433 sene önceki olayların yıldönümünü kutlayacak kadar eski ve derin. Aynı şekilde Viyana kuşatması da Avrupalının dilinden hiç düşürmediği başka bir tarihi olay.
Stefanopulos bu törende Türkiye'nin AB üyeliğinin imkansızlığının altını çizdikten sonra taleplerini şöyle sıralıyor:
-Fener Rum Patrikhanesinin ekümenikliğini(evrenselliğini) tanıyacaksınız!
-Heybeliada Ruhban okulunu açacaksınız!
-Güney Kıbrıs'ı tanıyacaksınız!
Stefanopulos bu şartlarını sıraladıktan sonra şu tarihi mesajı da ilave ediyor: Türkler 1571'de kuvvetlerini kullanarak Avrupa'ya yayılmaya çalışmışlardı, bugün de insan haklarını koruyan AB'ye üye olmak istiyorlar!
Bu mesajla Stefanopulos'un ne demek istediği çok açık ama birkaç cümleyle özetleyelim: 1571'de donanmanızı yakarak sizi engelledik, bugün de veto ederek bunu yapacağız. Boşuna ümitlenmeyin! Avrupa'da size yer yok!
Avrupa Birliği'nin İlerleme Raporu'yla bizi soktuğu cenderenin bir ucunda da Rumlar bulunuyor. Onlar da bizimle alay edercesine şartlar sıralıyorlar.
Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos'un, "Aralık'ta elimizde veto sizi bekliyoruz" mesajından sonra, Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu da somut şartlarını aktardı:
-Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanımadan müzakereleri aklınıza bile getirmeyin!
-Kıbrıs'taki 36 bin askerinizi çekin!
-Limanlarınızı ve hava sahanızı Rumlara sonuna kadar açın!
Bütün bu taleplere ve restlere Başbakan Erdoğan'ın verdiği tepki ise oldukça pısırık ve anlamsız! Başbakan Erdoğan, Rum ve Yunan cephesinden gelen taleplere karşı, "Türkiye olarak bizleri AB müktesebatı bağlar. Kopenhag siyasi kriterleri içinde ne varsa, bizi bunlar bağlıyor" diyor.
Tamam da Rum ve Yunan yetkililerinin talepleri AB müktesebatından farklı bir şey değil ki. Güney Kıbrıs'a ve Yunanistan'a müzakerelerin başlatılmasıyla ilgili veto hakkını veren AB müktesebatı. Onlar da bu haklarını kullanacaklar.
İşinize gelirse Sayın Erdoğan!
Stefanopulos bu törende Türkiye'nin AB üyeliğinin imkansızlığının altını çizdikten sonra taleplerini şöyle sıralıyor:
-Fener Rum Patrikhanesinin ekümenikliğini(evrenselliğini) tanıyacaksınız!
-Heybeliada Ruhban okulunu açacaksınız!
-Güney Kıbrıs'ı tanıyacaksınız!
Stefanopulos bu şartlarını sıraladıktan sonra şu tarihi mesajı da ilave ediyor: Türkler 1571'de kuvvetlerini kullanarak Avrupa'ya yayılmaya çalışmışlardı, bugün de insan haklarını koruyan AB'ye üye olmak istiyorlar!
Bu mesajla Stefanopulos'un ne demek istediği çok açık ama birkaç cümleyle özetleyelim: 1571'de donanmanızı yakarak sizi engelledik, bugün de veto ederek bunu yapacağız. Boşuna ümitlenmeyin! Avrupa'da size yer yok!
Avrupa Birliği'nin İlerleme Raporu'yla bizi soktuğu cenderenin bir ucunda da Rumlar bulunuyor. Onlar da bizimle alay edercesine şartlar sıralıyorlar.
Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos'un, "Aralık'ta elimizde veto sizi bekliyoruz" mesajından sonra, Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu da somut şartlarını aktardı:
-Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanımadan müzakereleri aklınıza bile getirmeyin!
-Kıbrıs'taki 36 bin askerinizi çekin!
-Limanlarınızı ve hava sahanızı Rumlara sonuna kadar açın!
Bütün bu taleplere ve restlere Başbakan Erdoğan'ın verdiği tepki ise oldukça pısırık ve anlamsız! Başbakan Erdoğan, Rum ve Yunan cephesinden gelen taleplere karşı, "Türkiye olarak bizleri AB müktesebatı bağlar. Kopenhag siyasi kriterleri içinde ne varsa, bizi bunlar bağlıyor" diyor.
Tamam da Rum ve Yunan yetkililerinin talepleri AB müktesebatından farklı bir şey değil ki. Güney Kıbrıs'a ve Yunanistan'a müzakerelerin başlatılmasıyla ilgili veto hakkını veren AB müktesebatı. Onlar da bu haklarını kullanacaklar.
İşinize gelirse Sayın Erdoğan!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012




























































































