logo
10 NİSAN 2026

Sabrın sonu

16.09.2019 00:00:00

Sabır ile ilgili güzel bir hikaye paylaşmak istiyorum. Bezen hakkını aramak kolay olmayabilir. Hakkını almak da mümkün olmadığı zamanlar olur. Zaman içerisinde sabır ile kaybedilen haklar kazanılır. İncitme incinmeyesin. Bu çok nazik bir çizgidir.

Bir Arapça sözde, 'El Hakku ya'lu vela yu'la aleyh' denir. Hak üstün olandır. Ondan büyüğü yoktur.

Kul hakkı bu yönü ile af olunmayan günahlar içerisindedir. Ancak sahibinden helallik alınır, gönlü razı edilirse müstesna.

Gerek iş hayatında, gerek okul hayatında, dostluklarımızda, arkadaşlıklarımızda, aile hayatımızda, akraba ilişkilerinde bunları yaşar görürüz.

Bir işten dolayı seni kınayanın daha sonra o işe düştüğünü çok görürüz.

Atalarımız, 'Gülme komşuna gelir başına' demişlerdir.

Bir hikâyeyle meseleyi açalım:

"İnsanları incitmekten zevk alan birisi salih bir adamın başına bir taş vurmuş. Dervişin o zalimden intikam almaya kudreti yokmuş. Derviş, başına vurulan o taşı alıp saklamış.

Bir gün gelmiş padişah o zalime kızıp, onu bir kuyuya attırmış. Derviş gelmiş, o saklamış olduğu taşı onun başına atmış.

Zalim demiş ki: "Kimsin? Bu taşı benim başıma niçin vurdun?"

Derviş, "Ben filancayım, bu taş da filan tarihte benim başıma vurmuş olduğun taştır" demiş.

Zalim, "Bu kadar zamandan beri neredeydin?" demiş.

Derviş cevap vermiş: "Mansıbından korkarak yanına uğramıyordum. Şimdi seni kuyuda görünce fırsatı ganimet bildim."

Bir münasebetsiz adi kimseyi bahtiyar, mesut görünce akıllılar ona itiraz etmez hoş görürüler. Mademki, keskin, yırtıcı tırnağın yoktur, öyleyse kötüler ile cenkleşme. Her kim polat kollu birisiyle pençeleşirse kendisinin gümüş gibi narin bileğini incitmiş olur. Sabret, felek o kötünün, o polat kollunun elini bağlayınca o zaman istediğin gibi ondan hakkını alırsın." (Gülistan, Şeyh Sadi Şirazi, s.60, Akvaryum yy. Haz. Fisun Özgenç).

Erzurumlu Alvarlı Efe şiirinde der ki:

Hazer kıl kırma kalbin kimsenin cânını incitme

Esir-i gurbet-i nâlân olan insânı incitme

Tarîk-i ışkda bi-çâreyi hicrânı incitme

Sabır kıl her belâya hâne-yi Rahmân'ı incitme

Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme

Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme

Sana bir fâide yokdur bilirsin halk-ı gıybetden

Gözün aç âlemi bir bir geçersin çeşm-i ibretden

Zarar gördüm diyen gördün mü sen ehl-i mehabbetden

Yeme kul hakkını korkar isen rûz-i kıyâmetden

Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme

Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme

Gönül âyinesin silmek gerekdir kalb-i âgâhe

Muhabbet şems-i doğmuşken ne lâzım mihr ile mâhe

Ne müşkil hâcetin varsa heman arzeyle Allah'a

Der-i Mevlâ dururken bakma Lütfî başka dergâhe

Felekde hâsılı insan isen bir cânı incitme

Günahkâr olma Fahr-i Âlem-i zî-şânı incitme."

 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.