logo
04 HAZİRAN 2026

Sahte İstanbul Valisi

Sahte İstanbul Valisi 20 bin lira dolandırdı

24.10.2020 10:40:00
Sahte İstanbul Valisi
Sahte İstanbul Valisi
Adana merkezli operasyonda kendilerini vali olarak tanıtıp iş adamlarını dolandırdığı iddiasıyla gözaltına alınan zanlıların İstanbul Valisi olarak aradıkları iş adamından da 20 bin lira para aldığı belirlendi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri temmuz ayında 'iş adamlarını vali olarak arayıp dolandırdığı' öne sürülen bir şebekenin olduğu bilgisine ulaştı. Polis bu bilgi üzerine savcılıktan alınan izinle teknik ve fiziki takip başlattı. Yapılan takip sonucunda zanlıların iş adamlarını arayıp kendilerini o ilin valisi ve özel kalem müdürü olarak tanıtarak dolandırdığı belirlendi.

Zanlılardan Nefvel K.'nin kendisini vali olarak, Oğuzhan D.'nin ise kendisini özel kalem müdürü olarak tanıttığı tespit edildi. Bu tespitlerin ardından polis dün eş zamanlı olarak Bursa, Kocaeli ve Sakarya'da 14 adrese baskın yaptı. Yapılan baskında İstanbul, Adana, Konya, Malatya, Adıyaman, Yozgat, Burdur ve Kırklareli valisi olarak 10 iş adamından 240 bin lira dolandırdığı öne sürülen 7'si kadın 13 zanlı yakalandı.

Zanlılar emniyete getirilerek sorgularına başlandı. Polisin yaptığı çalışmada zanlı Nefvel K.'nın aradıkları iş adamına kendisini İstanbul Valisi Ali Yerlikaya olarak tanıttığı öğrenildi. Zanlının diğer olaylarda olduğu gibi Oğuzhan D.'nin İstanbul Valiliği Özel Kalem Müdürü olarak iş adamı F.İ.'yi arayıp 'Ben İstanbul Valiliğinden arıyorum. Sayın Valim Ali Yerlikaya sizinle görüşerek' diyerek sahte vali Nefvel K.'ya bağladığı daha sonra zanlının iş adamına, 'Türkiye çok zor günlerden geçiyor. Bu zor günlerde hem devlet hem de millet zorlanıyor. Sizin gibi hayırsever vatandaşlara ihtiyacımız var. Sağlık Müdürlüğü ile ilgili bir çalışma başlattık. Bu konuda yardımlarınızı bekliyoruz. Detayları özel kalem müdürümüz size aktaracak. En kısa zamanda makamımda beklerim' dedikten sonra telefonu sahte özel kalem müdürüne verdi.

Sahte özel kalem müdürü de iş adamına il sağlık müdürlüğü ile ortak bir proje başlattıklarını vatandaşların hastanelere gitmeye korktuğunu bu nedenle aile sağlığı merkezlerine entübe cihazı aldıklarını İstanbul için 300 adet alacaklarını 30 eksik kaldığını fiyatının 4 bin lira olduğunu söyledi. Bunun üzerine iş adamı 20 bin liralık alabileceğini söyleyip verilen hesap numarasına 20 bin lira yatırdığı öğrenildi.

Zanlıların emniyetteki sorgusu devam ediyor. 

Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"

Armutlu’da 2023 yılında depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Armutlu Ortaokulu’nun akıbeti belirsizliğini koruyor. Aradan geçen 3,5 yıla rağmen inşaatın başlamamış olması, velileri ve eğitimcileri ayağa kaldırdı

04.06.2026 11:56:00
Hasan Gündoğdu
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Eğitim-İş Sendikası öncülüğünde, günümüzde otopark olarak kullanılan eski okul bahçesinde bir araya gelen veliler, ellerinde taşıdıkları pankartlarla duruma tepki gösterdi.






Gerçekleştirilen basın açıklamasında, yaklaşık 1.060 öğrencinin ikili eğitim sebebiyle yaşadığı mağduriyet vurgulandı.

Öğrencilerin kısıtlı ders süreleri ve kalabalık sınıflarda eğitim görmesinin "eğitimde fırsat eşitliğini" zedelediği belirtilerek, yetkililere sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.






Edinilen bilgilere göre, okulun yapılacağı alandaki zemin etüdü çalışmaları nihayet tamamlandı. Yetkililer, ihale sürecinin önümüzdeki aylarda netleşeceğini ve yeni binanın deprem yönetmeliğine uygun, modern bir yapıda inşa edileceğini ifade ediyor.

Veliler ise artık somut adımlar görmek istiyor. Armutlu Ortaokulu'nun bir an önce ayağa kaldırılması ve öğrencilerin kalıcı yuvalarına kavuşması tek beklenti.






Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savcılıkta ek ifade verdi. Böcek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin beyanlarda bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya gittiğini ve Ferdi Zeyrek'e yaklaşık 950 bin euro teslim ettiğini öne sürdü. Böcek ifadesinde, "Masasının yanına, içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim" ifadelerini kullandı

04.06.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in ek ifadesi alındı.

Avukatı eşliğinde ifade veren Böcek, daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri teyit ettiğini belirterek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin yeni beyanlarda bulunmak istediğini söyledi. Böcek, "Daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınızda avukatım eşliğinde ifade vermiştim. Bu ifadelerimin içeriğini tekrar teyit ediyorum. Ancak bu ifadelerime ek olarak yaşadığım, bildiğim şeyleri anlatmak istiyorum. Özellikle 2024 yılı yerel seçimleri adaylık sürecimle ilgili yaşananları tüm açıklığı ile anlatacağım" dedi.

"Adaylığım yaklaşık 20 gün açıklanmadı"

Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde yaşananları anlatarak, CHP'de adaylık belirleme sürecinin MYK önerisi ve Parti Meclisi onayıyla kesinleştiğini ifade etti.

Kendi adaylığına ilişkin sürecin farklı ilerlediğini ileri süren Böcek, "Fakat benim adaylık sürecimde MYK öneride bulunmasına rağmen PM'de oylama yapılmadan MYK önerisi geri çekildi. Bu şekilde adaylığım beklemeye alındı. Partideki neredeyse tüm belediye başkan adayları açıklanmasına rağmen benim adaylığım yaklaşık 20 gün kadar açıklanmadı" ifadelerini kullandı.

Böcek, bu süreçte Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı ile birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştüğünü, görüşmede Antalya'daki genel durumu ve oy potansiyelini anlattığını belirterek, "Burada herhangi bir para konusu geçmedi" dedi.

"Genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir"

Adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıya katıldığını hatırlatan Böcek, toplantının Özgür Özel başkanlığında yapıldığını kaydetti. Böcek ifadesinde, Özel'in toplantıda belediye başkan adaylarına yönelik, "Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun" şeklinde söylemi olduğunu öne sürdü.

Bu toplantının ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e bilgi verdiğini belirten Böcek, "Ben de oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e partinin ilerleyen dönemlerde bu şekilde talepleri olabileceğini, böyle bir talep geldiğinde gereğini yapmasını söyledim" ifadelerini kullandı.

"Oğlum 1 milyon euroyu teslim etmek üzere Genel Merkez binasına gitti"

Böcek, adaylık sürecinde 9-10 Ocak 2024 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gittiğini, burada JW Marriott Otel'de kaldığını ve parti yöneticileriyle görüşmeler yaptığını anlattı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de 10 Ocak 2024'te Ankara'ya geldiğini belirten Böcek, otelde bir görüşme yaptıklarını söyledi. Böcek, "Daha önce Özgür Özel'in adaylık için verdiği talimat uyarınca, gerekli maddi desteğin yapılması hususunda burada tekrar kendisini yönlendirdim. Oğlum, Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın araması neticesinde 1 milyon euroyu teslim etmek üzere gün içinde Genel Merkez binasına gitti. Parayı kime teslim ettiğini bilmiyorum fakat oğlum daha önce ifadesinde bu hususu belirtmişti" dedi.

"Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittim"

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce Manisa'ya gitme gerekçesini de aktardı. Böcek, Özgür Özel'in Manisalı olması ve CHP Genel Başkanı olması nedeniyle bu ziyaretin adaylığına katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.

Ankara'daki toplantının ardından Özel'in kendisine Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi yönünde talimat verdiğini ileri süren Böcek, "Daha önce yukarıda bahsettiğim Ankara'daki toplantı sonrasında Özgür Özel bana özel olarak ayrıca Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunmuştu. Bunun üzerine Manisa iline giderken yanımda bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin euro götürdüm. Bu çantayı başkalarının fark etmesi mümkün değildir, çünkü proje sunumu kapsamında birçok evrak ve çanta vardı" ifadelerini kullandı.

"Çantayı masasının yanına koydum"

Manisa'ya makam aracı ve beraberindeki heyetle gittiğini anlatan Böcek, Ferdi Zeyrek'in ofisi olduğunu düşündüğü yerde buluştuklarını kaydetti. Görüşmede bölge milletvekillerinin de bulunduğunu, ayrıca Özgür Özel'in danışmanı olarak bilinen D.G.'nin de orada olduğunu söyledi.

Böcek, burada sosyal proje sunumu yapıldığını, ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını belirtti. Bu sırada paranın bulunduğu çantayı teslim ettiğini öne süren Böcek, ifadesinde şu beyanlarda bulundu:

"Bu esnada masasının yanına içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim. Bunu, yukarıda bahsettiğim gibi Ankara'da Özgür Özel'in tarafıma Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi talimatına istinaden yaptım. Bu parayı Ferdi Bey'in ne şekilde kullandığını bilmiyorum."

Böcek, söz konusu parayı teslim ettiği sırada odada yalnızca Ferdi Zeyrek'in bulunduğunu da ifade etti. Böcek, Ferdi Zeyrek'e para verdiğini öne sürdüğü beyanında, bu desteği neden sağladığını da anlattı. Böcek, "Ben Özgür Bey'in Manisalı olması, rahmetli Ferdi Bey ile olan yakınlıkları sebebiyle, bunun da adaylığıma katkısı olabileceğini düşündüğüm için bunu yaptım" dedi.

"Konyaaltı adayının seçim masraflarını karşıladım"

Ocak ayı sonlarında CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının açıklandığını belirten Böcek, devam eden süreçte genel merkezin ve Özgür Özel'in talimatlarıyla seçim çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli yerlere para gönderdiğini ileri sürdü. Böcek, daha önceki seçimlerde CHP Genel Merkezi tarafından adayların seçim giderlerinin bir kısmının karşılandığını, ancak 2024 yerel seçimlerinde destek almadığını belirterek, "Fakat ilk kez genel merkezden herhangi bir destek alamadık. Aksine benden başka yerlere de maddi yardımlarda bulunmam istendi. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkan adayının tüm seçim masraflarını karşıladım. Ben bu konuda oğlum Mustafa Gökhan Böcek'i yetkilendirdim. Oğlumun daha önceki beyanına göre yaklaşık 15 milyon TL harcama yapıldı" ifadelerini kullandı.

Böcek ayrıca Bucak, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi araç sayısı az olan ilçelere araç, araç giydirme ve yakıt yardımı yapıldığını, bu harcamaların da talimatı üzerine oğlu Gökhan Böcek tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

"Antalya'daki lansmanda 200 bin dolar verildi"

Böcek, 24 Şubat 2024 tarihinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Antalya Cam Piramit'te düzenlenen lansmana ilişkin de beyanda bulundu. Oğlu Gökhan Böcek'in daha önceki ifadesine atıfta bulunan Böcek, burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verildiğini ileri sürdü. Böcek ifadesinde, "Burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verilmiştir. Bu olay Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın oğlumu araması üzerine gerçekleşmiştir. Seçim harcamalarını oğlum yaptığı için ben bizzat bunlarla ilgilenmedim. Sadece oğluma genel bir talimat verdim" dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Adaylık parası ve seçim masraflarında kullanılan paraların gönüllüler, partililer ve destekçileri tarafından karşılandığını belirten Böcek, aradan zaman geçmesi ve yoğun seçim dönemi nedeniyle bu kişilerin tamamını hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve sağlık sorunlarının arttığını ifade eden Böcek, bu hususların dikkate alınmasını isteyerek tahliye talebinde bulundu.

Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bir fabrikada çalışan 3 işçi, elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi

04.06.2026 00:40:00
AA
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü
Samsun'da bir fabrikada elektrik akımına kapılan 3 işçi öldü

Kutlukent Mahallesi'ndeki bir demir çelik fabrikasında atık suyun toplandığı kuyuda su pompası arızasını gidermek için çalışan Naci Gezer (46), Mustafa İnanç (50) ve Yusuf Çekiç (47) elektrik akımına kapıldı.

İhbar üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekipleri, işçiler İnanç, Gezer ve Çekiç'in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

AFAD görevlilerince kuyudan çıkarılan işçilerin cesedi, Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı'na kaldırıldı.

Olayın ardından fabrikada üretime ara verildi.

Samsun Valisi Orhan Tavlı, AA muhabirine, 3 işçinin elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirerek, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını kaydetti. 

Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti

Kurban Bayramı tatili boyunca Türkiye'nin en önemli geçiş güzergahlarından biri olan TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı. 92 kamerayla saniye saniye izlenen güzergahta ekipler adeta kuş uçurtmadı

03.06.2026 14:35:00
İHA
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan verilere göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihleri arasında TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminde büyük bir araç hareketliliği yaşandı. Tatili memleketlerinde veya tatil beldelerinde geçirmek isteyen vatandaşların 21 Mayıs akşamından itibaren yollara düşmesiyle başlayan yoğunluk, 31 Mayıs'ta dönüş yolculuklarının tamamlanmasıyla sona erdi.






Ankara yönüne 587 bin araç geçti

Bayram tatili süresi boyunca Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine toplam 587 bin 526 araç geçişi kaydedildi. Gidiş yolculuklarında en büyük yoğunluk tatilin başlangıcına denk gelen 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde yaşandı. Sadece bu üç günlük süreçte 229 bin 992 araç Ankara yönüne doğru seyretti.









Dönüşte İstanbul istikametinde yoğun mesai

Tatilin bitmesiyle birlikte dönüşe geçen tatilciler, bu kez İstanbul istikametinde akıcı bir yoğunluk oluşturdu. 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günlük periyotta İstanbul yönüne 463 bin 981 aracın geçiş yaptığı bildirildi. İstanbul istikametine dönüşlerin zirve yaptığı tarihler ise tatilin son günleri olan 29, 30 ve 31 Mayıs oldu. Bu üç günde toplam 260 bin 960 araç İstanbul'a doğru yol aldı. Her iki yön baz alındığında, bayram tatili boyunca tünelden geçen toplam araç sayısı 1 milyon 51 bin 507'ye ulaştı.








92 kamerayla saniye saniye takip

Öte yandan, otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşakları arasında kalan 23 kilometrelik kritik Bolu Dağı güzergahı, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'nde yer alan 92 adet kamerayla 7/24 mercek altına alındı. Bayram tatili boyunca Karayolları ve jandarma ekipleri teyakkuza geçerek bölgede ek tedbirler aldı.

Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti

İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olarak adlandırılan Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden Kurban Bayramı tatili süresince 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı

03.06.2026 14:30:00
AA
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan bilgiye göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihlerinde otoyolun Bolu Dağı Tüneli kesiminin Ankara ve İstanbul yönünde araç yoğunluğu yaşandı.

Bazı sürücülerin erken yola çıkmasıyla güzergahta 21 Mayıs akşamı araç sayısında artış gözlenirken, bayram trafiği 31 Mayıs'ta dönüşlerin tamamlanmasıyla sona erdi.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine 587 bin 526 araç geçti.

Ankara istikametine en fazla araç geçişi 22, 23 ve 24 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin başladığı hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 229 bin 992 araç Ankara istikametine gitti.

Güzergahtan İstanbul istikametine ise 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günde 463 bin 981 araç geçti.

İstanbul istikametine en fazla araç geçişi 29, 30 ve 31 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin bittiği hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 260 bin 960 araç İstanbul istikametine gitti.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara ve İstanbul istikametine toplam 1 milyon 51 bin 507 araç geçişi gerçekleşti.

Güzergah 92 kamerayla kontrol edildi
Otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşağı arasında bulunan 23 kilometrelik güzergah, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'ndeki 92 kamerayla kontrol edildi.

Bayram tatili boyunca karayolları ve jandarma ekiplerince ek tedbirler alındı, denetimler sıklaştırılarak tatilcilerin güzergahı rahat şekilde kullanmaları sağlandı.

Güzergahta meydana gelen hasarlı ve yaralamalı kazalar ile araç yangınlarına anında müdahale edildi.

Kırşehir'de DEAŞ'ın finans yapılanmasına operasyon

Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince DEAŞ terör örgütünün finans yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden 1'i tutuklandı

03.06.2026 14:08:00 / Güncelleme: 03.06.2026 14:15:21
İHA
Kırşehir'de DEAŞ'ın finans yapılanmasına operasyon
Kırşehir'de DEAŞ'ın finans yapılanmasına operasyon
Kırşehir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, DEAŞ terör örgütünün finans yapılanmasına yönelik yaklaşık 2 yıldır sürdürülen çalışmalar kapsamında operasyon gerçekleştirildi.

Çalışmalarda, yabancı uyruklu Z.G.H.'nin herhangi bir resmi gelir kaydı bulunmamasına rağmen banka hesaplarında yaklaşık 66 milyon liralık para hareketliliği tespit edildi.

Ayrıca şüphelinin geçmiş dönemde sahte kimlik kullanarak Türkiye'de bulunduğu belirlendi. Şüphelinin DEAŞ terör örgütüyle bağlantılı kişilere çeşitli miktarlarda para transferleri gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi üzerine Ankara'da operasyon düzenlendi.



Operasyonda 3 şüpheli gözaltına alınırken, 3 cep telefonu, 1 tablet ve çeşitli doküman ele geçirildi.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden, terör örgütü adına fon topladığı belirlenen Z.G.H. tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

2 şüpheli hakkında da adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

03.06.2026 13:41:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:46:25
İhlas Haber Ajansı
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

AFAD Deprem Dairesi'nden alınan bilgiye göre, saat 13.12'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 12.46 kilometre derinlikte oluştuğu ifade edildi.

Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir" dedi

03.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
İyi Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, CHP'de yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirterek, "Gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır. Unutmayalım, 1960'taki Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır" dedi.

"Siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır"
İYİ Parti olarak, taraflarının da duruşlarının da net ve belli olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum. AK Parti'lisi, MHP'lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam" diye konuştu.

"Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır"
Dervişoğlu, "Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilir ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye'ye sadece yeni krizler üretir. Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl-parçala-yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı bölüp-parçalayıp-yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor. Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de şu anda yürütülen seçim stratejisi de iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90'ı terör hükümlüsü Öcalan'ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, 'devlet aklı' masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da terör hükümlüsü Öcalan'ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.

YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı

03.06.2026 13:10:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:16:34
Haber Merkezi
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı.
Gerekçede, "Bölge adliye mahkemesi kararı, devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır" denildi.

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.