logo
25 HAZİRAN 2026

Şehirlerde ‘ısı adası’ etkisi: Betonun ve asfaltın kavurucu sıcaklığı

Yaz ayları geldiğinde termometrelerin gösterdiği sıcaklık değerleri kırsal bölgelerde bunaltıcı bir hava yaratırken, büyük şehirlerde tam anlamıyla bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor

08.06.2026 00:17:00
Abdülkadir Gündoğdu
Şehirlerde ‘ısı adası’ etkisi: Betonun ve asfaltın kavurucu sıcaklığı
Şehirlerde ‘ısı adası’ etkisi: Betonun ve asfaltın kavurucu sıcaklığı
Yaz ayları geldiğinde termometrelerin gösterdiği sıcaklık değerleri kırsal bölgelerde bunaltıcı bir hava yaratırken, büyük şehirlerde tam anlamıyla bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor.

Meteoroloji uzmanlarının açıkladığı hava sıcaklığı ile sokakta hissettiğimiz sıcaklık arasındaki o devasa uçurumun arkasında bilimsel bir gerçek yatıyor: Kentsel Isı Adası Etkisi.

Modern şehir mimarisinin ayrılmaz parçaları olan beton binalar, asfalt yollar ve koyu renkli çatılar, metropolleri adeta devasa birer "ısı depolama merkezine" çeviriyor.







Şehirler Neden Kırsaldan Daha Sıcak?

Kentsel ısı adası etkisi, en basit tanımıyla; insan faaliyetleri ve yapay yüzeyler nedeniyle şehir merkezlerinin, çevrelerindeki kırsal alanlara kıyasla belirgin şekilde daha sıcak olması durumudur. Bu fark, özellikle rüzgarsız yaz günlerinde ve geceleri 3°C ila 10°C dereceye kadar ulaşabiliyor. Sıcaklık artışının temel nedenleri şöyle sıralanıyor:

"Pizza Taşı" Etkisi: Asfalt ve beton, güneş ışınlarını yansıtmak yerine emer. Tıpkı fırından çıktıktan sonra da sıcaklığını koruyan bir pizza taşı gibi, gün boyu emilen bu ısı, güneş battıktan sonra yavaş yavaş atmosfere geri salınır. Bu durum, şehirlerin geceleri bile serinleyememesine neden olur.







Terlemenin Yok Olması: Kırsal alanlardaki toprak ve ağaçlar, bünyelerindeki suyu buharlaştırarak havayı doğal bir klima gibi soğutur. Şehirlerde ise su geçirmeyen beton yüzeyler yüzünden yağmur suları hızla kanalizasyona karışır; havayı soğutacak nem ve bitki örtüsü taban seviyesindedir.

Yapay Isı Üretimi: Klimaların dış üniteleri, araç egzozları ve sanayi faaliyetleri şehre sürekli olarak ekstra sıcaklık pompalar. Havayı soğutmak için daha çok klima çalıştırılması, dışarıyı daha da ısıtan kısır bir döngü yaratır.







Isı Adasının Görünmeyen Maliyetleri

Bu etki sadece konfor kalitemizi düşürmekle kalmıyor; doğrudan sağlığımızı, bütçemizi ve ekolojiyi de tehdit ediyor.

1. Sağlık Riskleri ve Artan Ölümler

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı (kalp, tansiyon, astım) olanlar için ölümcül riskler barındırıyor. Geceleri düşmeyen sıcaklıklar, insan vücudunun dinlenmesini ve kendini soğutmasını engellediği için kalp krizi riskini katlıyor.







2. Enerji Krizleri ve Ekonomik Yük

Şehir ısındıkça klimalara olan talep tavan yapıyor. Bu durum elektrik şebekelerinde aşırı yüklenmeye, trafo patlamalarına ve cep yakan faturalara neden oluyor. Karbon emisyonları arttıkça küresel iklim krizi daha da derinleşiyor.

3. Hava Kirliliğinde Patlama

Yüksek sıcaklıklar ve durgun şehir havası, egzoz gazlarının güneş ışığıyla reaksiyona girmesini hızlandırıyor. Bu durum, solunum yollarına büyük zarar veren "yer seviyesindeki ozon kirliliğini" (smog) tetikliyor.







Betondan Kurtulmak Mümkün mu? Çözüm Önerileri

Uzmanlar, şehirleri yaşanmaz hale getiren bu etkiyi azaltmanın yolunun radikal bir kentsel dönüşüm vizyonundan geçtiğini belirtiyor.

Sürdürülebilir Şehir Planlaması: Şehirlerin sadece dikey büyümesi değil, nefes alacak rüzgar koridorlarının bırakılması ve yeşil alan oranının kişi başına düşen dünya standartlarına çıkarılması hayati önem taşıyor.

Atılabilecek somut adımlar ise şunlar:

Yeşil Çatı ve Cephe Uygulamaları: Binaların çatı ve duvarlarının bitkilendirilmesi, betonun güneşle doğrudan temasını keserek binanın ve çevrenin ısınmasını önlüyor.

Permeabl (Geçirimli) Beton ve Serin Kaldırımlar: Suyu altına geçiren ve güneş ışığını emmek yerine geri yansıtan açık renkli, özel malzemeli asfalt ve kaldırım taşlarının kullanımı yaygınlaştırılmalı.

Kentsel Ormanlar ve Gölgelikler: Sadece çim alanlar değil, geniş yapraklı ve gölge yaratan ağaç toplulukları sokak aralarına entegre edilmeli.










Sonuç olarak;

Şehirlerimizi betondan birer hapishaneye dönüştürmenin bedelini her yaz daha yüksek sıcaklıklarla ödüyoruz. İklim krizinin kapıda olduğu günümüz dünyasında, "Isı Adası" etkisini hafifletmek artık estetik bir tercih değil, şehirlerimizi yaşanabilir kılmak için zorunlu bir kentsel savunma stratejisidir.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.