Toplumu; bir vücut gibi ele alıp, bir öğretmen, bir hekim mahareti ve dikkati ile değerlendirmek zorundayız.
Fert olarak hastalandığımızda ya da şekerimiz yükseldiğinde, tansiyonumuz düştüğünde hemen hekimin kontrolüne, muayenesine koşarız.
Toplumun seviyesi, bulunduğu durumu tesbit, kontrol, işleyiş... elbette zamanında takip edilmesi, teşhis edilmesi, çareleri anında bulunması gereken hassas bir çizgidir.
Barajlarda su seviyesini gösteren ölçü çizgileri vardır. Su seviyesi normalin çok altına düştüğünde "susuzluk" tehlikesine dikkat çekilir. Tedbirler, çareler düşünülür.
Bugün maalesef toplumu bir bütün olarak ele alıp bir ilim titizliği ve bir hekim inceliğiyle meselelerinin çözüldüğünü söyleyebilir miyiz?
Meclis'te, "Kıbrıs" konulu program sunuldu.
Hükümet, muhalefet tek vücut olarak Kıbrıs'a sahip çıkarak Yavru Vatan üzerinde oynanmak istenen oyunlar ve planlar, gür bir sesle belirtilirken Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahipliği vurgulandı. (Keşke böyle bir birliği daha ilk günlerden beri gösterselerdi)
Başta üniversitelerimizde toplum bilinci üzerine yüksek çalışmaları olan ilim adamları, devletin en yukarısından sahiline kadar bu işe yarar sağlayacak yetkili, etkili kişileri, bu sahada isabetli, faydalı eserleri olan yazarlar, şairler, ve toplumun kalkınması, gelişmesi, korunması ile ilgili kuruluşların hepsi bir çatı altında toplanıp, seviye tesbiti, değerlendirilmesi, yapılmalıdır.
Çözüm yolları derhal uygulamaya konmalıdır...
Arkadaşımla bir haber seyrediyoruz. Yeni trafik cezalarından bahsediliyor. Dedim ki: Sadece cezayı mı arttırarak bu işin önüne geçeceğiz. Ve bunda sonuca ulaşabilecek miyiz?
Siz geçit yapıyorsunuz, adam canını verecek kadar umursamaz ise, aceleci ise, kural tanımaz ise siz onu ceza ile nasıl caydıracaksınız?
Bir ince husus daha var:
Bu toplum, Allah korkusunu bilen, iman ve ibadetlerle yaşayan bir toplumdur. Bu yönü dikkate alınarak çocuk yaştan itibaren sağlığımızın korunması, insanlara saygı, kul hakkı gibi konular okulda, camide, medyada, işlenirse kurallara uyanların çoğaldığı görülecektir.
Yine, eğer siz toplumun maddi imkanlarını iyleştirmez iseniz kırmızı ışıkta geçtiğinde bugünün değerinden 100 milyon gibi bir ceza kesmeye kalkarsanız caydırmakta, süreklilikte başarılı olamazsınız. Bir milyar maaş alan 100 milyon cezayı verir ve de ikincisinde daha dikkatli olur.
200 milyonla geçinmeye çalışanın 100 milyonla bir ceza karşısındaki durumu ne olacak.
Bu meseleler satırlara sığacak kadar dar değildir.
Bizler satır başlıklarını hatırlatıp söylüyoruz. Yetkililer duysunlar.
Vücutta beynin fonksiyonunu ayaklar, ayakların görevini beyin yapamayacağını biliriz.
Üniversiteler, ticari ve kültürel kuruluşlar insanımız ve toplum meselelerinin çözümlenmesinde bir ve beraber olamıyorlar.
Sakız gevşekliğinde ideolojik çıkarlar, şahsi ihtiraslar ülke ve insan menfaatinin önüne geçtiğinden bir türlü kurulu düzenimizi kainata taşıyacak projelerle yetiştirip geliştiremiyoruz.
Sizce toplum seviyemizin notu kaçtır, ne yapılmalıdır?
Irak konusunda yazarlarımızın, ilim adamlarının, ticaret adamlarının topyekun görüşü nedir? Siz toplumun sesini temsil edecek 70 milyona hitap eden bir sonucu duydunuz mu? Bunun için kaç üniversite salonlarında çalışma yapıldı?
Kaç TV'de naklen yayın yapıldı?
Bir medya kanalı Amerikan askerlerinin dakikalarca sevgililerinden ayrılışını, göz yaşlarını gösteriyor.
Ya Irak'ta perişan olan açlık ve ilaçsızlık çeken, yuvaları darmadağınık edilen ailelerin niye göz yaşlarını aynı haberden sonra yayınlamıyor?!.
Ülke, toplum, birlik, kalkınma, tek yürek, tek bilek... ve daha nice hassas kavramları bugünlerde daha sık düşünmek zorundayız.
Fert olarak hastalandığımızda ya da şekerimiz yükseldiğinde, tansiyonumuz düştüğünde hemen hekimin kontrolüne, muayenesine koşarız.
Toplumun seviyesi, bulunduğu durumu tesbit, kontrol, işleyiş... elbette zamanında takip edilmesi, teşhis edilmesi, çareleri anında bulunması gereken hassas bir çizgidir.
Barajlarda su seviyesini gösteren ölçü çizgileri vardır. Su seviyesi normalin çok altına düştüğünde "susuzluk" tehlikesine dikkat çekilir. Tedbirler, çareler düşünülür.
Bugün maalesef toplumu bir bütün olarak ele alıp bir ilim titizliği ve bir hekim inceliğiyle meselelerinin çözüldüğünü söyleyebilir miyiz?
Meclis'te, "Kıbrıs" konulu program sunuldu.
Hükümet, muhalefet tek vücut olarak Kıbrıs'a sahip çıkarak Yavru Vatan üzerinde oynanmak istenen oyunlar ve planlar, gür bir sesle belirtilirken Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahipliği vurgulandı. (Keşke böyle bir birliği daha ilk günlerden beri gösterselerdi)
Başta üniversitelerimizde toplum bilinci üzerine yüksek çalışmaları olan ilim adamları, devletin en yukarısından sahiline kadar bu işe yarar sağlayacak yetkili, etkili kişileri, bu sahada isabetli, faydalı eserleri olan yazarlar, şairler, ve toplumun kalkınması, gelişmesi, korunması ile ilgili kuruluşların hepsi bir çatı altında toplanıp, seviye tesbiti, değerlendirilmesi, yapılmalıdır.
Çözüm yolları derhal uygulamaya konmalıdır...
Arkadaşımla bir haber seyrediyoruz. Yeni trafik cezalarından bahsediliyor. Dedim ki: Sadece cezayı mı arttırarak bu işin önüne geçeceğiz. Ve bunda sonuca ulaşabilecek miyiz?
Siz geçit yapıyorsunuz, adam canını verecek kadar umursamaz ise, aceleci ise, kural tanımaz ise siz onu ceza ile nasıl caydıracaksınız?
Bir ince husus daha var:
Bu toplum, Allah korkusunu bilen, iman ve ibadetlerle yaşayan bir toplumdur. Bu yönü dikkate alınarak çocuk yaştan itibaren sağlığımızın korunması, insanlara saygı, kul hakkı gibi konular okulda, camide, medyada, işlenirse kurallara uyanların çoğaldığı görülecektir.
Yine, eğer siz toplumun maddi imkanlarını iyleştirmez iseniz kırmızı ışıkta geçtiğinde bugünün değerinden 100 milyon gibi bir ceza kesmeye kalkarsanız caydırmakta, süreklilikte başarılı olamazsınız. Bir milyar maaş alan 100 milyon cezayı verir ve de ikincisinde daha dikkatli olur.
200 milyonla geçinmeye çalışanın 100 milyonla bir ceza karşısındaki durumu ne olacak.
Bu meseleler satırlara sığacak kadar dar değildir.
Bizler satır başlıklarını hatırlatıp söylüyoruz. Yetkililer duysunlar.
Vücutta beynin fonksiyonunu ayaklar, ayakların görevini beyin yapamayacağını biliriz.
Üniversiteler, ticari ve kültürel kuruluşlar insanımız ve toplum meselelerinin çözümlenmesinde bir ve beraber olamıyorlar.
Sakız gevşekliğinde ideolojik çıkarlar, şahsi ihtiraslar ülke ve insan menfaatinin önüne geçtiğinden bir türlü kurulu düzenimizi kainata taşıyacak projelerle yetiştirip geliştiremiyoruz.
Sizce toplum seviyemizin notu kaçtır, ne yapılmalıdır?
Irak konusunda yazarlarımızın, ilim adamlarının, ticaret adamlarının topyekun görüşü nedir? Siz toplumun sesini temsil edecek 70 milyona hitap eden bir sonucu duydunuz mu? Bunun için kaç üniversite salonlarında çalışma yapıldı?
Kaç TV'de naklen yayın yapıldı?
Bir medya kanalı Amerikan askerlerinin dakikalarca sevgililerinden ayrılışını, göz yaşlarını gösteriyor.
Ya Irak'ta perişan olan açlık ve ilaçsızlık çeken, yuvaları darmadağınık edilen ailelerin niye göz yaşlarını aynı haberden sonra yayınlamıyor?!.
Ülke, toplum, birlik, kalkınma, tek yürek, tek bilek... ve daha nice hassas kavramları bugünlerde daha sık düşünmek zorundayız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Feyyaz İnanç / diğer yazıları
- ‘Işıkları açın’ / 07.05.2021
- Kulluğun gerçek tarifi / 06.05.2021
- Asli ihtiyaçlar / 30.04.2021
- Mecnun’un Leylası / 29.04.2021
- Rahman Suresi-II / 21.04.2021
- Rahman Suresi / 19.04.2021
- 14 Nisan / 15.04.2021
- İmam Muhammed Et-Takî’nin (a.s) Öğütleri / 14.04.2021
- Sağlam kale Ehl-i Beyt / 12.04.2021
- Bizi deryaya salan / 08.04.2021
- Kulluğun gerçek tarifi / 06.05.2021
- Asli ihtiyaçlar / 30.04.2021
- Mecnun’un Leylası / 29.04.2021
- Rahman Suresi-II / 21.04.2021
- Rahman Suresi / 19.04.2021
- 14 Nisan / 15.04.2021
- İmam Muhammed Et-Takî’nin (a.s) Öğütleri / 14.04.2021
- Sağlam kale Ehl-i Beyt / 12.04.2021
- Bizi deryaya salan / 08.04.2021


























































































