logo
04 HAZİRAN 2026

Şeyh Ahmet Senusi Ankara’da

Şeyh Senusi’nin Mustafa Kemal hakkında gördüğü rüya meşhurdur: “Bir gece rüyasında Hz. Peygamberimizi gören Şeyh Senusi, Peygamberimizin elini öpmek istemiş. Peygamber ona sol elini uzatmış

29.06.2022 23:50:00
Şeyh Ahmet Senusi Ankara’da
Şeyh Ahmet Senusi Ankara’da
Meclis açıldıktan kısa bir süre sonra 15 Kasım 1920'de Şeyh Ahmet Senusi Ankara'ya gelmiş ve Anadolu'da Millî Mücadele lehine vaazlar vermeye başlamıştır.

Şeyh Senusi'nin Mustafa Kemal hakkında gördüğü rüya meşhurdur:

"Bir gece rüyasında Hz. Peygamberimizi gören Şeyh Senusi, Peygamberimizin elini öpmek istemiş. Peygamber ona sol elini uzatmış.

Şeyh, Peygambere hitaben, 'Ya Resûlallah, niçin sağ elinizi vermediniz?' diye sormuş.

Hz. Peygamber, Sağ elimi Ankara'da Mustafa Kemal'e uzattım' buyurmuş."

Şeyh Senusi, 1920'de bir beyanname yayınlar:

"İslami farzların namazdan sonra en önemlisi cihaddır. Hüküm-kuvvet sahibi TBMM çeşitli düşmanlara karşı müdafaada bulunup İslam mülkünü istiladan kurtardığından meşruiyeti her türlü şüphenin üzerindedir.

Bütün hukuk ve görevler Meclis'indir.

Millet Meclisi'nin başkanlığında bulunan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin bu millî ve dinî mücadelelerini İslamî ölçü ile destekleyip adı geçen kişinin ve meclisin oluşturduğu dayanış-maya uygun olan bu usul dışında bir görüş yürütülmesi İslam'a aykırıdır."

Yunan işgali
 
"15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkan Yunan kuvvetleri, İstanbul'daki işgalci güçlerin onayı ile, İzmir, Aydın, Manisa, Ayvalık ve Edremit'i ele geçirmiş, altı aylık bir sessizlikten sonra Yunan kuvvetleri 22 Haziran 1920'de saldırıya geçerek 8 Temmuz'a kadar Salihli, Akhisar, Alaşehir, Balıkesir, Bandırma, İznik ve Bursa'yı ele geçirmişti.

Yine bir altı aylık durgunluktan sonra 6 Ocak 1921'de Bursa'dan Eskişehir'e doğru harekete geçtiler. 10 Ocak sabahı, Türk ve Yunan kuvvetleri İnönü'de karşılaştılar.

(...) 10 Ocak'ı 11 Ocak'a bağlayan gece Yunan kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Tarihe 1. İnönü Savaşı olarak geçen bu savaş, ulusal Kurtuluş Savaşı'nın batı cephesindeki ilk büyük zaferiydi."  

10 Ocak 1921'de TBMM riyaseti, dünya kamuoyuna bir bildiri kaleme aldı:

"... Hilafet ve saltanat makamı ve bu yüce makamda oturan zat-ı hümayun Büyük Millet Meclisi'nin kanunları dairesinde saklı ve korunmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi genel siyasetinde hiçbir sûretle kayıtlı olmayıp, tam serbestisini muhafaza eder.

(...) Türkiye Büyük Millet Meclisi, Misak-ı Millî ile tayin edilmiş millî sınırları dahilinde yaşayan halkın hayat ve tam bağımsızlıklarına kefil olan siyasî ve adlî ve askerî ve malî ve iktisadî şartları temin eden bir barışı memnuniyetle karşılar."
 
Mustafa Kemal'e "din adamlarını kullandı" diyenler, canıyla mücadelede yer alan bu mümtaz kader arkadaşlarını zafer kutlamalarında da önde tuttuğunu hatırlasınlar.

Millî Mücadele'nin ilk zaferi 6-10 Ocak tarihleri arasında yapılan 1. İnönü Savaşı'dır.

Bu savaş ve zafer için Mustafa Kemal Paşa'nın Garp Cephesi Kumandanı İsmet Bey'e gönderdiği telgrafta dediği gibi; "Milletin makus talihi yenilmişti."
 
Savaşın zaferi ile resmi daireler okullar, bütün çarşı ve evler bayraklarla donanmıştı.

"O gün askerî birliğin mızıkası ile geçit töreni başladı. En başta sancak-ı şerif, onun arkasında din adamları, hocalar ve dervişler yürüyorlar ve ilahiler söylüyorlardı.

Paşa, Meclis balkonunda mebuslar arasında yer almıştı. Yediden yetmişe Ankara halkı da Meclis'in karşısında millet bahçesini doldurmuştu.

Din adamlarının arkasından çarşı esnafı yaptıkları işleri gösterir levhalarla geçiyorlardı."

Cumhuriyet fikri, Teşkilat-ı Esasî'ye giriyor

Mustafa Kemal, Nutuk'ta Sadrazam Tevfik Paşa ile aralarındaki görüş ayrılığına değinir.

Tevfik Paşa ve hükûmetinin İstanbul ile Anadolu'nun birleşmesi için çalıştığını; kendilerinin de buna gayret ettiğini belirtir.

"Şu ayrımla ki; Tevfik Paşa ve arkadaşları Anadolu'yu, eski-den olduğu gibi İstanbul'a bağlamak ve tutsak etmek istiyorlardı. O İstanbul ki, düşman kuvvetlerinin elinde bulunuyordu.

Tevfik Paşa ve arkadaşları Anadolu'yu İstanbul Hükûmeti'ne bağlamaya çalışıyorlardı. Öyle bir hükûmete ki, dünyada varlığına ses çıkarılmıyorsa düşman isteklerini kolaylaştırmaya yarayacak nitelikte görüldüğü içindi...

Tevfik Paşa'ya şöyle yanıt verdim:

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu-Anayasa:

1- Egemenlik sınırsız ve koşulsuz olarak ulusundur. Yönetim yöntemi; halkın kendi alın yazısını eylemli olarak kendinin yönetmesi ilkesine dayanır.

2- Yürütme gücü ve yasama yetkisi, ulusun tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi'nde belirir ve toplanır." 

1. Madde, 29 Ekim 1923'de ilan edilecek olan cumhuriyetten iki yıl önce, bu anayasaya konulan madde ile fiili olarak cumhuriyete işaret eder." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eseri sh: 503)

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Türkiye'ye iade edilecek

03.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasının kaderini değiştiren firari şüpheli Umut Altaş, ABD'deki iltica talebinin reddedilmesinin ardından Türkiye'ye iade edilecek. Kan donduran itiraflarıyla gündeme oturan Altaş'ın önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında ülkeye getirilmesi bekleniyor.

İltica talebi reddedildi, iade kararı çıktı

Tunceli'de 6 yıldır kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir eşik daha aşıldı. Türkiye'nin talebi doğrultusunda İnterpol tarafından çıkartılan 'kırmızı bültenle' aranırken ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmesine resmi olarak karar verildi. ABD makamları, Altaş'ın sığınma ve iltica talebini geri çevirerek yasal prosedürleri tamamladı.

New York'ta FBI ve İnterpol operasyonuyla yakalanmıştı

Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş, geçtiğimiz haftalarda Türk ve Amerikan güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla New York bölgesinde gözaltına alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ile FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasındaki anlık teknik veri paylaşımı, firarinin hareket alanını daraltmış ve yakalanmasını sağlamıştı.

Şok mesajlar ve "katili teslim edeceğim" itirafları

Umut Altaş'ın Türkiye'deki tutuklu babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini aralayan en büyük delillerden biri olmuştu. Mesajlarda babasına "Bugün para gelmezse savcıyı arar her şeyi anlatırım, beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim" diyerek şantaj yaptığı belirlenen Altaş, ABD'de gözaltındayken sızan ses kayıtlarında ise "Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım, öteceğim her şeyi" ifadelerini kullanmıştı.

Altaş, bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürmüş ve Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gizlenmiş olabileceği noktaları işaret etmişti.

Soruşturmada geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı

Genişletilen Gülistan Doku soruşturmasında aralarında eski vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu çok sayıda kişi "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme/yok etme" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan en kritik isim Umut Altaş'ın, önümüzdeki günlerde uçakla Türkiye'ye getirilmesi ve havalimanına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi

Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi

03.06.2026 14:41:00
Haber Merkezi
 Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi
 Bolu'da görevden uzaklaştırılan belediye başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında olduğu 19 sanıklı "irtikap" iddianamesi kabul edildi. Özcan hakkında 263 yıla kadar hapis istendi
Bolu Belediyesine yönelik yürütülen "irtikap" soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Aralarında görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılanmasına 6 Temmuz'da başlanacak.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 178 sayfalık iddianameyi inceleyen Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyanın kabulüne karar verdi. Davada Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı müşteki kurum olarak yer alırken, dosyada 41 mağdur bulunuyor.

Soruşturma, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28 Şubat'ta başlatılmış, operasyon kapsamında 19 kişi gözaltına alınmıştı. Süreçte Tanju Özcan'ın yanı sıra belediye başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, belediye meclis üyeleri Cihan Tutal ve Aydan Özdemir, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız tutuklanmıştı. Daha sonra Leyla Beykoz ile Aydan Özdemir adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Soruşturma dosyasına, ayrı bir "rüşvet" operasyonu kapsamında tutuklanan Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal'a ilişkin dosya da eklendi.

İddianamede Tanju Özcan hakkında, 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlaması yöneltildi. Özcan için toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Başkan yardımcısı Süleyman Can'ın 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Ali Sarıyıldız'ın ise "irtikaba yardım", "irtikaba yardıma teşebbüs" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamaları kapsamında 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak

Kemal Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü olarak görevlendirilen Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu grupta konuşacak" dedi

03.06.2026 14:38:00
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
CHP'nin Genel Başkanlığına mahkeme kararıyla gelen Kemal Kılıçdaroğlu salı günü partisinin grup toplantısında konuşacak.
Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü görevine atanan Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız (Kemal Kılıçdaroğlu) grupta konuşacak ve içinde bulunduğumuz sürece ilişkin bazı önemli açıklamalar, değerlendirmeler yapacak" ifadelerini kullandı.

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE PARTİ MECLİSİ'Nİ KONUŞACAĞIZ"
Sarı ayrıca "Kurultay tartışmalarına yaklaşımımız şudur. Kararları beğenmiyor olabiliriz ancak bir hukuki durum var. Sorunları yok sayamayız. Bu meseleler ilk gündeme geldiğinde yok sayıldı ve sorun büyüdü. Şimdi hamleler yapıldı. Olağanüstü kurultay denemeleri oldu ve süreci ortadan kaldırmadı. Buradaki sorunu nasıl çözeceğiz yaklaşımıyla hareket etmeliyiz. Biz kurultayı toplamayız demiyoruz. Önümüzdeki günlerde Parti Meclisi'ni konuşacağız. Kurultay yapmanın koşullarını konuşacağız. Kurultay'a karşı değiliz" diye konuştu.

Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti

Kurban Bayramı tatili boyunca Türkiye'nin en önemli geçiş güzergahlarından biri olan TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı. 92 kamerayla saniye saniye izlenen güzergahta ekipler adeta kuş uçurtmadı

03.06.2026 14:35:00
İHA
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan verilere göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihleri arasında TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminde büyük bir araç hareketliliği yaşandı. Tatili memleketlerinde veya tatil beldelerinde geçirmek isteyen vatandaşların 21 Mayıs akşamından itibaren yollara düşmesiyle başlayan yoğunluk, 31 Mayıs'ta dönüş yolculuklarının tamamlanmasıyla sona erdi.






Ankara yönüne 587 bin araç geçti

Bayram tatili süresi boyunca Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine toplam 587 bin 526 araç geçişi kaydedildi. Gidiş yolculuklarında en büyük yoğunluk tatilin başlangıcına denk gelen 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde yaşandı. Sadece bu üç günlük süreçte 229 bin 992 araç Ankara yönüne doğru seyretti.









Dönüşte İstanbul istikametinde yoğun mesai

Tatilin bitmesiyle birlikte dönüşe geçen tatilciler, bu kez İstanbul istikametinde akıcı bir yoğunluk oluşturdu. 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günlük periyotta İstanbul yönüne 463 bin 981 aracın geçiş yaptığı bildirildi. İstanbul istikametine dönüşlerin zirve yaptığı tarihler ise tatilin son günleri olan 29, 30 ve 31 Mayıs oldu. Bu üç günde toplam 260 bin 960 araç İstanbul'a doğru yol aldı. Her iki yön baz alındığında, bayram tatili boyunca tünelden geçen toplam araç sayısı 1 milyon 51 bin 507'ye ulaştı.








92 kamerayla saniye saniye takip

Öte yandan, otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşakları arasında kalan 23 kilometrelik kritik Bolu Dağı güzergahı, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'nde yer alan 92 adet kamerayla 7/24 mercek altına alındı. Bayram tatili boyunca Karayolları ve jandarma ekipleri teyakkuza geçerek bölgede ek tedbirler aldı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak

03.06.2026 14:29:00
AA
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
 Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'de icra edilecek Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı yarın başlayacak
Gölcük'teki Deniz Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen basın bilgilendirme toplantısına, Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Deniz Hava Komutanı Tümamiral Savaş Sezer, Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz, Donanma Kurmay Başkanı Tuğamiral Kenan Kaan Türkkan, Kuzey Görev Grup Komutanı Tuğamiral Rüştü Sezer, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Ahmet Özturşucu, Donanma Harekat Başkanı Tuğamiral Alper Doğukanlı, Gölcük Deniz Ana Üs Komutan Vekili Albay Levent Aytan katıldı.

Tuğamiral Doğukanlı, Denizkurdu-2/2026 Tatbikatı'nın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) tatbikatlar programına istinaden Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca icra edilen fiili tatbikat olduğunu söyledi.

Tatbikatın amacından bahseden Doğukanlı, "Deniz Kuvvetleri bağlısı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılacak unsurların harekata hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda, muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer kuvvet komutanlıklarıyla tatbikata katılan unsurlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesidir." dedi.

YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı

03.06.2026 13:10:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:16:34
Haber Merkezi
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı.
Gerekçede, "Bölge adliye mahkemesi kararı, devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır" denildi.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin ev sahibi olacağı NATO Zirvesi'nde kullanılacak Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yaptıklarını belirterek, "İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" dedi

 

03.06.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak
Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, NATO'nun tartışıldığı bir süreçte Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının kıymetli olduğunu bildirdi.

Bu süreçte ulaşım noktasında sıkıntı yaşanmasını istemediklerini aktaran Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız." diye konuştu.

Uraloğlu, havalimanının, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne 7 kilometre, Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu kaydederek, zirve için gelecek isimleri çok kısa mesafelerde gidecekleri yerlere ulaştıracaklarını anlattı.

"Geçen senenin altında kalacak gösterge yok"

Son dönemdeki savaşların Türkiye'deki hava yolu şirketlerine etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Uraloğlu, şu ana kadar Körfez bölgesine yönelik uçuşlarda ciddi azalmanın yaşandığını söyledi.

Uraloğlu, bölgeye yönelik uçuşlardaki son duruma ilişkin bilgi vererek, şöyle devam etti:

"İran hariç bütün Körfez ülkelerine hava trafiği açık durumda. Krizden önceki her yere uçulmuyor, onu hava yolu operatörlerimizin inisiyatifine bıraktık. Dolayısıyla o anlamda İran hariç bir problem kalmadığını söyleyebilirim. Elbette oradaki uçuşlar düştü. Mayıs ayına kadar baktığımızda hava yollarında uçuşlarda yüzde 4 civarında genel artış olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla farklı ülkelerdeki uçuş sayıları artırılarak bu açık kapanmış durumda. Kültür ve Turizm ile Ticaret bakanlıklarımızla çok yakın çalışarak süreci yönetiyoruz. Bu sene, geçen senenin altında kalacak gösterge yok. İnşallah onun üzerine çıkacağız ki İstanbul Havalimanı'nda bayramda tarihi rekoru da kırmış olduk."

Trabzon'a yönelik yeni havalimanı çalışması yapıldığının bilgisini veren Uraloğlu, Trabzon'da mevcut 3 milyon kapasiteli bir havalimanının ve 2 bin 640 metre uzunluğunda bir pistin bulunduğunu aktardı.

Uraloğlu, geçen yıl buradan 3,5 milyon yolcunun uçuş yaptığını belirterek, "Trabzon'da önümüzdeki süreçte 10 milyonluk bir havalimanı ihtiyacı olacağını, geniş gövdeli uçakların inmesi gerektiğini öngörüyoruz. Dolayısıyla ona yönelik bir proje yaptık. Türkiye'nin deniz üzerindeki üçüncü havalimanı olacak. İhalesini yaptık, yer teslimini yaptık. Bu sene başlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"81 ilin tamamını ve ilçelerin büyük çoğunluğunu kapsadılar"

Türkiye'de 5G hizmetinin şu ana kadarki performansına ilişkin soruya da yanıt veren Uraloğlu, 5G'ye doğru zamanda geçmeye gayret ettiklerini, 5G donanımlarının daha ucuz olmasını ve ülke ekonomisine yük getirmemesini istediklerini ifade etti.

Uraloğlu, 5G ihalesiyle Hazineye 3 milyar 534 milyon dolar katkı sağlandığını anımsatarak, "İki yıl içerisinde ülkemizin tamamını kapsayacak. İlk sinyallerin verilmeye başlandığı 1 Nisan itibarıyla 12 milyon kullanıcımız ki 100 milyona yakın GSM abonesi var. 12 milyon civarında abone hemen kullanmaya başladı, bugünlerde de 30 milyonu geçtiğini söyleyebilirim. Üç operatörümüz bu işe çok iyi hazırlandı. Türkiye'de 81 ilin tamamını ve ilçelerin büyük çoğunluğunu kapsadılar." dedi.

5G'ye geçiş sürecinde gelen erişim şikayetlerinin baz istasyonlarına uzaklıkla da ilgili bir konu olduğunu belirten Uraloğlu, bu hizmetin her geçen gün iyileştirildiğini söyledi.

Uraloğlu, TÜRKSAT'ın uçaklarda vereceği internet hizmeti projesine ilişkin de bilgi vererek, şunları kaydetti:

"TÜRKSAT'ın Türk Hava Yolları ile bir anlaşması var ve kendi uydu kapsama alanımız olan bölgelerde o uydulardan hizmet veriyoruz. Onun dışında da yabancı operatörlerle işbirliği yapıyoruz, ortaklık yapıyoruz ve bu hizmeti sağlıyoruz. Önümüzdeki günlerde bunu daha fazla uçakta kullanabilme imkanını sunmuş olacağız."

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.

Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti

Gazeteci Reha Muhtari Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

03.06.2026 11:36:00
Haber Merkezi
 Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti
 Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti
Gazeteci Reha Muhtari Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kalp yetmezliği rahatsızlığı nedeniyle ilçedeki özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören 66 yaşındaki Muhtar'ın hayatını kaybettiği öğrenildi.

İlçede yaşayan Muhtar, 28 Mayıs'ta rahatsızlanması üzerine ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.

Reha Muhtar'ın cenazesi Bodrum'dan alınıp İstanbul'a getirilecek ve yarın Yeniköy Mezarlığı'na defnedilecek.

HASTANEDEN AÇIKLAMA
Reha Muhtar'ın tedavi gördüğü hastanenin Başhekimi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Nevra Gülhan Görgülü, gazeteci, ünlü ismin vefatına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Başhekim Görgülü, açıklamasında, "Reha Muhtar, 28 Mayıs 2026 tarihinde hastanemize getirilmiştir. Yapılan tıbbi değerlendirmesinde; ileri derece kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, enfeksiyon ve kontrolsüz şeker hastalığına bağlı metabolik dengesinin bozulduğu görülmüştür. Genel Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavisine başlanan hastamızda çoklu organ yetmezliği gelişmiş ve yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen bugün, saat 02.15'te vefat etmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz" ifadelerine yer verdi.

2024'TE ÖLÜMDEN DÖNMÜŞTÜ
Reha Muhtar, 20 Ağustos 2024'te evinde düşüp beyin kanaması geçirmiş ve entübe edilmişti. Uzun süre yoğun bakımda tedavi gören ünlü isim sonra taburcu edilmişti.

REHA MUHTAR KİMDİR?
21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul'da doğan Reha Muhtar ilk, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'ndan mezun oldu.

Gazetecilik kariyerine 1983 yılında Milliyet Gazetesi'nde muhabir olarak başlayan Muhtar, 1985-1993 yılları arasında TRT'de Atina muhabiri ve program yapımcısı olarak görev yaptı. Televizyon haberciliğinde geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan süreç ise 1990'lı yıllarda başladı. Özellikle Show TV Ana Haber Bülteni'ndeki sunumuyla dönemin en dikkat çeken haber sunucularından biri haline geldi.

Kariyeri boyunca Kanal D, Star TV, ATV, FOX TV, CNN Türk ve Kanaltürk gibi birçok ulusal televizyon kanalında görev alan Muhtar, aynı zamanda Akşam, Sabah, Star ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Reha Muhtar'ın, sanatçı Nilüfer'in kızı Ayşe Nazlı'nın manevi babası olduğu biliniyor. Muhtar'ın, Deniz Uğur ile ilişkisinden Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları bulunuyor.

CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan tahliye edildi

İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan hakkında tahliye kararı verildi

03.06.2026 00:46:00
İHA
CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan tahliye edildi
CHP Kilis İl Başkanı Umut Mehmet Sapan tahliye edildi
Tahliye kararının ardından Sapan, Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan çıktı.








Cezaevi önünde CHP teşkilatı üyeleri, partililer ve yakınları tarafından karşılanan Sapan'ın tahliyesi, destekçileri arasında memnuniyetle karşılandı. 






Cezaevi önünde bir araya gelen partililer ve yakınları, tahliye kararının ardından Sapan'a geçmiş olsun dileklerini iletti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.