logo
04 EYLÜL 2026

Suriye'ye ilahi yardım!

MOL Comfort isimli yük gemisi, Suriye’deki terör gruplarına destek amacıyla gönderilen 4500 konteynır dolusu ağır Amerikan silahlarıyla birlikte, Arabistan’ın Cidde kentine yol aldığı sırada Hint Okyanusu’nda ikiye bölünerek battı

23.06.2013 00:00:00
 
Japon Gemi Şirketi Mitsui O.S.K. Lines;konteynır taşıyan bir yük gemisinin Suudi Arabistan’ın Cidde Kentine yol aldığı sırada Hint Okyanusu sularında ikiye bölünüp parçalandığını ilan ederken; Deniz taşımacılığında uzman bir Rus sitesi söz konusu geminin; Suriye’deki silahlı terör gruplarına Amerikalı silahlar taşıdığını belirtti. AFP Japon gemi şirketinin web sitesinden naklen; 643 metre uzunluğundaki geminin Pazartesi günü kötü hava koşulları yaşandığı sırada ikiye bölünüp parçalandığını belirtirken, ona yakın bir başka geminin 26 kişiden oluşan gemi tayfasını kurtardığını açıkladı.Japon şirket; geminin arka bölümünün Uman Saltanatının 750 kilometre uzaklığında doğuda olduğunu aktarırken, ön bölümünün ise kötü hava koşulları nedeniyle yerinin tespit edilemediğini ekledi. MOL Comfort isimli gemi, Suriye’deki terör gruplarına 4500 konteynır dolusu ağır ve hafif olmak üzere muhtelif tür silahlar taşıdığı belirtildi. Singapur’daki ABD üssünden yüklendiği iddia edilen 4500 konteynır silah Hint okyanusu-Kızıldeniz-Cidde limanı-Ürdün Akabe limanı ve karayoluyla Suriye’deki teröristlere gidecek silahları taşıyordu. DIŞ HABERLER

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldı"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve yukarıya çıkarıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu şekilde vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını ifade etmek isterim" dedi

04.09.2026 03:00:00 / Güncelleme: 04.09.2026 06:03:36
İHA
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bir kişinin daha naaşına ulaşıldı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından taziye ziyaretinde bulunmak üzere geldiği KKTC'deki temaslarının ardından basın toplantısı düzenledi. Ercan Havalimanı'nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs Türk halkına selamlarını ve başsağlığı dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kazanın ilk anından itibaren Türkiye Cumhuriyeti olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve tüm imkanları seferber ettiklerini ifade etti. Yılmaz, "Bugünkü ziyaretimiz kapsamında da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman ile bir araya gelerek yaşanan faciaya ve yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmeler yapma imkanı bulduk. İlgili kurumların yetkililerinden arama-kurtarma faaliyetlerinin mevcut durumu ve yaşanan elim kazanın aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi aldık" dedi.

Kayıpların aileleriyle bir araya geldiklerini belirten Yılmaz, "Beklentilerini, ifade ettikleri hususları, önerilerini dinleme imkanı bulduk. Ateş düştüğü yeri yakıyor, en büyük acıyı onlar yaşıyorlar. Hepimizi derinden üzen bu hadisede. Ben ailelere bir kez daha sabır diliyorum ve her zaman yanlarında olduğumuzu olacağımızı ifade etmek istiyorum. Yakınlarını kaybetmenin derin acısını ve sebebi var mı' Sevdiklerinden gelecek bir haberi beklemenin ağır yükünü taşıyan ailelerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde acılarını yürekten paylaştığımızı ve bu zorlu süreçte Türkiye Cumhuriyeti olarak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti otoriteleri olarak her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ettik" diye konuştu.


"Geniş çaplı ve 7 gün 24 saat esasıyla bir arama kurtarma faaliyeti halen sürdürülmektedir"



Faciaya ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, "30 Ağustos günü Girne'den Mersin Taşucuna hareket eden Filojet isimli yolcu gemisi 259 yolcu ve 8 mürettebatı ile birlikte maalesef Girne açıklarında su alarak alabora olmuştur. Gemide bulunan 239 kişi sağ olarak kurtarılmış, 9 kardeşimiz hayatını kaybetmiş. Kayıp durumundaki 19 vatandaşımıza ulaşılması için geniş çaplı ve 7 gün 24 saat esasıyla bir arama kurtarma faaliyeti başlatılmıştır ve halen sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı.

Arama çalışmalarında bugün yeni bir gelişme yaşandığını ifade eden Yılmaz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu'nun çalışmaları bizzat koordine ettiğini söyleyen Yılmaz, "Bugün itibariyle bir haber daha almış bulunuyoruz. Bugün Deniz Kuvvetleri Komutanımız Ercüment Bey bizzat kendisi yapılan çalışmaları koordine etmek üzere buradaki gemilerdeydi. Bir kişinin daha naaşına ulaşıldığını ve yukarıya çıkarıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Usulünce idari usuller gereğince kimlik tespiti yapıldıktan sonra bu kamuoyuyla paylaşılacaktır kimin naaşına ulaşıldığı. Bu şekilde vefat edenlerin sayısının 10'a çıktığını ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.


"Şu anda hastanelerde sadece 2 hasta bulunuyor"



Arama-kurtarma çalışmalarında ilerleme sağlandığının altını çizen Yılmaz, "Diğer taraftan bu yapılan yoğun çalışmaların neticesinde başka naaşlara da ulaşılacağı anlaşılmıştır. Bununla ilgili gelişmeleri de ilgili kurumlar bu çalışmalar titiz bir şekilde tamamladığında kamuoyuyla paylaşmış olacaklardır. Ancak bir ilerleme sağlandığını bugün rahatlıkla ifade edebilirim. Bu çerçevede Deniz Kuvvetleri Komutanımıza görev yapan bu gelişmelerin sağlanmasında emeği olan tüm yetkililere şükranlarımla sunuyorum" dedi.

Sağ kurtarılan yolcuların sağlık durumlarına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, "Diğer taraftan sağ olarak kurtarılan yolcularımızdan 131'inin tedavilerinin tamamlandığını ve taburcu edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Şu anda hastanelerde sadece 2 hasta bulunuyor. Bunlardan biri yoğun bakımdaydı ama yoğun bakımdan çıkarılmış oldu. Şu an itibariyle aldığımız bilgi 2 hastamızın da hayati bir tehlikesinin olmadığı yönündedir. Sağlık Bakan Yardımcımız da bizzat onları ziyaret edip durumları hakkında detaylı bir şekilde bilgi aldı" diye konuştu.


"TCG Işın'ın gelişmiş sonar sistemiyle yaptığı taramalarla batığın yeri tespit edildi"



İhbarların ardından KKTC makamlarıyla güçlü koordinasyon sağlandığını belirten Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin bütün imkanlarının arama-kurtarma faaliyetleri için bölgeye yönlendirildiğini söyledi. Dışişleri, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıkları başta olmak üzere ilgili kurumların KKTC makamlarıyla tam eş güdüm içerisinde hareket ettiğini ifade eden Yılmaz, "İhbarların alınmasının hemen ardından KKTC makamlarıyla güçlü bir koordinasyon tesis edilmiş. Arama kurtarma faaliyetleri için devletimizin bütün imkanları seferber edilerek bölgeye yönlendirilmiştir. Arama kurtarma koordinasyon merkezi tarafından tehlike safhası ilan edilmiş. Dışişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız KKTC makamlarıyla tam bir eş güdüm ve iş birliği içinde harekete geçmiştir" ifadelerini kullandı.


"Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir"



KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve ekibine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Gece gündüz bu konuda Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir. Sorumluluklarımızın da çok yakın bir çalışma sergilemişlerdir. Sorumlulukla hareket edilmiştir ve çok güçlü bir şekilde bu çalışmaların yapılması için tüm gayret sarf edilmiştir. Sayın Başbakan'ın şahsında emeği geçen herkese ben tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Arama-kurtarma çalışmalarına katılan unsurlara ilişkin bilgi veren Yılmaz, "KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın dört gemiyle katıldığı çalışmalara sahil güvenlik komutanlığımız üç gemi, bir helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın dört gemi, bir helikopter, dalış ekipleri ve sonar sistemiyle destek vermektedir. Deniz Kuvvetlerimizin sekiz gemi ve üç insansız hava aracıyla, hava kuvvetlerimizin ise bir helikopter ve bir insansız hava aracıyla yer aldığı operasyon 24 saat esasına göre sürdürülmektedir" dedi.

Kıbrıs Kıyı Emniyeti'ne ait römorkör ve dalış ekipleri ile özel tekneler ve balıkçı teknelerinin de çalışmalara destek verdiğini belirten Yılmaz, gönüllülere teşekkür ederek, "TCG Işın'ın gelişmiş sonar sistemiyle yaptığı taramalarla batığın yeri tespit edilmiş, TCG Alemdar da uzaktan kumandalı su altı aracıyla batığın içinde ve çevresinde yürütülen arama çalışmalarına katılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda yaklaşık beş yüz elli metre derinlikte bulunan geminin enkazına ulaşılmış, batığın çevresinde ayrıntılı görüntüleme ve arama faaliyeti başlatılmıştır. Nitekim az önce belirttiğim gibi bunun sonuçlarını da görmeye başladık" diye konuştu.


"Ambulans uçakla tahliyesi gereken vatandaşlarımızın nakli gerçekleştirilmiş"



Arama-kurtarma çalışmaları neticesinde dün ulaşılan naaşın kimlik tespit çalışmalarına başladığını belirten Yılmaz, "Ambulans uçakla tahliyesi gereken vatandaşlarımızın nakli gerçekleştirilmiş, yararlarımızın tedavi süreçleri yakından takip edilmiş, hayatını kaybeden kardeşlerimizin naaşlarının nakli konusunda ailelerimize gerekli destek sağlanmıştır. Ülkemize dönen vatandaşlarımızın ve yakınlarının karşılanarak illerine ulaştırılması için ilgili valiliklerimizle gerekli koordinasyon kurulmuştur. Diğer taraftan ilgili kurumların yetkililerinden kazanın meydana gelişine, sahadaki faaliyetlere ve yürütülen soruşturmalara ilişkin bilgi aldık. Az önce Sayın Başbakan'ın da ifade ettiği gibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da çok net, altını çizdiği gibi bu konuda gerekli tüm soruşturmalar yapılacak KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti makamlarının iş birliğiyle ve kimin ihmali varsa, kimin sorumluluğu varsa elbette hukuk önünde hesap vermesi için ne gerekiyorsa yapılmaktadır, yapılmaya devam edilecektir" ifadelerini kullandı.


"Tüm sorularına kadar bütün süreç titizlikle incelenecektir"



Geminin sefere çıkış şartlarından teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarına, mürettebatın tutumundan ilgili kurumların kararlarına kadar tüm sürecin inceleneceğini belirten Yılmaz, "Geminin hangi şartlarda sefere çıktığından teknik yeterlilik ve denetim kayıtlarını, mürettebatın tutumundan ilgili kurumların kararlılığını, tüm sorularına kadar bütün süreç titizlikle incelenecektir. KKTC makamlarınca başlatılan adli, idari ve teknik soruşturmanın sağlıklı biçimde tamamlanması için Türkiye Cumhuriyeti olarak gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacağız. Kazaya ilişkin soruşturma büyük bir titizlikle sürdürülecek, facianın yaşanmasında ihmal veya kusuru bulunanların tespit edilmesi halinde, hukukun gerektirdiği adımlar inanıyorum ki kararlılıkla atılacaktır" şeklinde konuştu.

Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak tespitlerin gelecekte benzer faciaların yaşanmaması açısından da önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, "Üç önemli adım, görev var karşımızda. Birincisi bu arama kurtarma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdürülmesi, ikincisi sorumlulardan hesap sorulması, üçüncüsü de gelecekte bir daha böyle hadiseler yaşanmaması adına sistemde olabilecek eksikliklerin giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınarak adımların atılmasıdır. Kıbrıs ile Anavatan Türkiye, geçmişten bugüne karşılaştığı her zorluğa omuz omuza göğüs germiş, bu sarsılmaz kardeşlik böylesi ağır günlerde sahadaki dayanışma ve paylaşılan sorumlulukla güçlü karşılığını bulmuştur. Sayın Başbakan'ın az önce ifade ettiği gibi biz tasada da kıvançta da biriz, zor günlerde de geniş günlerde de bir aradayız ve böyle olmaya da devam edeceğiz" dedi.


"Gerekli bütün teknik ve kurumsal desteği sunacağız"



Girne'de yaşanan acının Türkiye'nin tamamında hissedildiğini belirten Yılmaz, "Bugün yine bir, bilgi olarak şunu paylaşabilirim. Kıbrıs'la Türkiye arasında bir adli yardımlaşma anlaşmamız söz konusu. Bu çerçevede bugün itibariyle bu konuda Kıbrıs Yargısı tarafından Adalet Bakanlığımıza iletilen bir talep söz konusudur. Bu çerçevede de Adalet Bakanlığımız gerekli tüm teknik desteği sunacaktır. En kısa sürede bu konudaki hazırlıklar, tamamlanarak soruşturma sürecine gerekli teknik destek sağlanacaktır" diye konuştu.

Yılmaz, konuşmasının sonunda hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine ve Kıbrıs Türk halkına başsağlığı dileyerek, "Kayıp yolcular için yoğun gayretlerin süreceğini bir kez daha ifade ediyorum. Büyük bir fedakarlıkla bu süreçte görev yapan bütün arama kurtarma ekiplerimize ve diğer alanlarda çaba sarf eden, katkı sunan tüm kişi ve kurumlara, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti'nden tüm katkısı olanlara gönülden teşekkür ediyorum. Şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında, aylık tutukluluk incelemesi kapsamında 2 sanığın tahliyesine karar verildi

03.09.2026 22:05:00
AA
 
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi
İBB davasında 2 sanık tahliye edildi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım tutuklu sanıklara ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.

Söz verilen tutuklu sanıklardan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe, sadece görevini yaptığını, kamu görevlisi olduğunu ve görevi gereği imzalar attığını savundu.

Sanık Gökçe, eylemlerde adının geçmediğini, ihaleyi alacak kişileri tanımadığını ve bilmediğini öne sürdü.

Boğazından haram lokma geçmediğini, hiçbir suç işlemediğini, örnek bir yaşam sürdüğünü savunan Gökçe, tahliyesini talep etti.

Bir diğer tutuklu sanık İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün de bilirkişi raporlarını eleştirerek, bu raporların maddi hatalar ve hukuki çarpıtmalar içererek hazırlandığını ileri sürdü.

Akgün, ihalelerin yapılış yöntemlerini anlatarak, üzerine atılı eylemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirtti.

Yaptığı görev boyunca kamu yararına çalıştığını ifade eden Akgün, "Kişisel menfaat peşinden koşmadım. Sözde örgütün çıkarları için bir eylemde bulunmadım, bulunmam." dedi. Sanık Akgün, tahliyesini istedi.

İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, 18 aydır tutuklu olduğunu belirterek, iddianameye göre cezalandırıldığını öne sürdü.

Sanık Ongun, atfedilmiş algılar, büyütülmüş ifadeler üzerinden 18 aydır cezaevinde olmaması gerektiğini savunarak, "Ben burada haklı olarak yatıyorum demem lazım ama ben şu an haksız olarak yatıyorum." beyanında bulundu. Mahkemenin adil olmasını isteyen Ongun, tahliyesini talep etti.

Bazı tutuklu sanıklar ile avukatları da tahliye talebinde bulundu.

En son söz verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en büyük duruşma salonunda olduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Asıl soru şu, böylesine büyük bir salon acaba ne kadar büyük bir adalete ev sahipliği yapıyor ya da yapabilecek' Yanıtını elbette ki kıymetli milletimiz verir. Eninde sonunda milletimiz bunun yanıtını verir ve elbette gereğini de yapar. Bu salona baktığımızda, esasında 'örgüt' diye bir kavramın konuşulduğu bir ortamda, arkamda bulunan, başta kadın arkadaşlarımız olmak üzere burada tutsak bulunan kıymetli kader arkadaşlarıma baktığımda, buradan bir örgütün çıkmayacağını herkes görüyor. Kim bakmak isterse görebilir. Bakmaz ise, görmek istemezse, zaten ona biz zorla gösterecek bir halimiz de yoktur. Buradan bir örgüt çıkmaz, bunu millet de görüyor. Burada bir suç örgütü yok. Gerçekten büyük bir zalimlikle mücadele eden kader arkadaşlarım var."

Duruşmaların canlı yayınlanmasını istediğini ifade eden İmamoğlu, duruşmaların başladığı ilk günden, bugüne geçmiş duruşmaların da yayınlanmasını istediğini söyledi.

Özgürlüğü, itibarını ve emeğini savunduğunu aktaran İmamoğlu, "Bütün iddialar çöptür ve çökmüştür. Hani 'Delillere göre savunma yapılsın.' deniyor, 6 ay bitti, bir tek delili şu mahkemede huzurda kimse görmedi, ben de görmedim. Gören varsa şimdi yansıtsınlar, ben özür dileyeceğim." beyanında bulundu.

Savunma hakkına ilk müdahalenin avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutuklandığında başladığını ve sonrasında Silivri'de savunma hakkının elinden alındığını savunan İmamoğlu, savunmasını 7-8 saatte bitirmesinin istendiğini, süre sınırlaması getirildiğini ve savunmasına engel olunduğunu öne sürdü.

Hak yemediğini ve hakkını da yedirmeyeceğini belirten İmamoğlu, "Mahkeme salonundan çıkarıldım. Duruşmaya getirilmeme kararı usulsüzce uygulandı." beyanında bulundu.

Sanık İmamoğlu, tüm arkadaşlarının özgürlüğüne kavuşmasını isteyerek, "Bu davanın şahidi millettir. Bu hukuksuzlukların şahidi millettir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet için bedeli hayatım da olsa sonuna kadar mücadele edecek bir Ekrem İmamoğlu buradadır. Ben bu iddianameyi yazanları burada yargılamaya devam edeceğim." dedi.

Aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tutuklu sanıkların taleplerinin alınması tamamlandıktan sonra mahkeme, cumhuriyet savcısına görüşünü sordu.

Cumhuriyet savcısı, tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını istedi.

Mahkeme, inceleme için duruşmaya ara verdi.

51 sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi

Mahkeme heyeti, aranın ardından, tutuklu sanıklar Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ve İBB Meclis Üyesi Ali Rıza Akyüz ile reklamcı Serkan Öztürk'ün tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve Medya''''''' AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 51 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 7 Eylül Pazartesi gününe ertelendi. 

Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Kalecik ilçesinde saat 20.11'de 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

03.09.2026 21:08:00
AA
 
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 3,9 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Ankara'nın Kalecik ilçesi olan 3,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 11,74 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
 

'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, 'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı. 51 çocuk şüpheli hakkında 17 suç yönünden dava açıldı

03.09.2026 13:43:00
İHA
 
'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına soruşturma
'Casperlar' suç örgütünün çocuk yapılanmasına soruşturma
Liderliğini İsmail Atız'ın yaptığı Bahçelievler ilçesi başta olmak üzere Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde, 'yağma', 'kasten yaralama', 'tehdit', 'uyuşturucu ticareti', 'fuhuş', 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' gibi suçlara karıştıkları tespit edilen 'Casperlar' suç örgütüne yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı.

51 çocuk şüpheli hakkında dava açıldı

Örgütün çocuk yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin 3 maktul ve 28 mağdura yönelik 22 eylem gerçekleştirdiği belirlendi. Olaylarla bağlantılı olduğu tespit edilen 30'u tutuklu toplam 51 çocuk şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu tarafından şahıslar hakkında, 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'örgütün veya amacının propagandasını yapma', 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması', 'mala zarar verme', 'kasten öldürmeye teşebbüs' ile 'ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' başta olmak üzere toplam 17 suç yönünden şahıslar hakkında iddianame düzenlendi.

Hazırlanan iddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı

03.09.2026 12:00:00
AA
 
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığı kazaya ilişkin Alsu gemisindeki 9 şüpheli gözaltına alındı
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin batması ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamaması üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, kazaya karışan Alsu gemisinde bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9'u hakkında şüpheli işlemi uygulanarak gemide ifadeleri alındı.

Soruşturmanın ve idari tahkikat dosyasının devam etmesi ile geminin güvenliği dikkate alınarak şüphelilerin jandarma eşliğinde gemide muhafaza altına alındığı öğrenildi.

Başsavcılıkça, olayda yer alan kişilerin kusur durumlarının tespit edilmesi için bilirkişi heyeti görevlendirildi. Heyetin hazırlayacağı ön raporun bugün öğle saatlerine kadar Başsavcılığa sunulmasının ardından hangi şüphelilerin adliyeye sevk edileceğinin belirleneceği ve mevcutlu olarak adliyede hazır edilmesi için talimat verileceği belirtildi.

Gemide bulunan şüphelilere yapılan testlerde alkole rastlanmadığı ve ayrıntılı tetkik için şüphelilere kan testi de yapıldığı öğrenildi.

Alsu gemisinin su altında olan kısımlarında dalgıçlar tarafından inceleme yapılacağı bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, şüphelilerin ifadelerinde Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 2 ya da 3 mürettebatın gemi batmadan önce güverte kısmında olduğunu beyan ettiği, kurtulduklarına ilişkin herhangi bir delil ve emare olmamakla birlikte vefat etmiş olmaları halinde bu kişilerin naaşlarına ulaşma olasılığının bulunduğu ancak henüz geminin enkazına ulaşılamadığı belirtildi.

Soruşturma
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, saat 03.00 sıralarında Silivri ilçesinin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, rulo sac metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ile Türk bayraklı Alsu isimli ticari geminin çarpışması sonucu Tuğberk İmamoğlu isimli geminin battığı ve gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşılamadığı ihbarı üzerine Başsavcılıkça derhal soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.

Kayıp mürettebata ulaşılması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon halinde yürütülen arama ve kurtarma çalışmalarının devam ettiği aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verilmişti:

"Olayın meydana geliş şekli ve nedenleri ile varsa sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilerek maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla uzman bilirkişi incelemelerinin yaptırılması, gemilere ait seyir, radar ve haberleşme kayıtları ile olayla ilgili tüm bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin ivedilikle muhafaza altına alınarak toplanması yönünde gerekli talimatlar verilmiştir. Soruşturmanın etkin ve kapsamlı şekilde yürütülmesi amacıyla bir cumhuriyet başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş olup adli işlemler titizlikle sürdürülmektedir."

Bu arada, soruşturma kapsamında meydana gelen olaya ilişkin bilirkişi heyeti oluşturulduğu ve alınacak ön rapora istinaden olayda kusuru bulunan kişiler hakkında şüpheli sıfatıyla işlem yapılacağı öğrenilmişti.

Kazayla ilgili idari soruşturma da yürütüldüğü, ifade işlemlerinin yapılacağı bilgisine ulaşılmıştı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor

İBB'nin bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada, Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de gözaltına alındı. Savcılık, hakkında gözaltı kararı verilen bir kişinin ise yurt dışında olduğunu açıkladı

03.09.2026 11:44:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) bazı ihalelerine ilişkin soruşturmada perşembe günü 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen ile Kent Lokantalarından sorumlu şube müdürü de bulunuyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13 şüpheli hakkında verdiği gözaltı kararı üzerine operasyonu İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri düzenledi.

Başsavcılık, yurt dışında olduğu belirtilen bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Soruşturmaya ilişkin açıklamada, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği'nin hazırladığı ön inceleme raporu ile bilirkişi raporlarına atıf yapıldı.

Başsavcılık, bu raporlarda İBB Satınalma Müdürlüğü'nün bazı ihalelerinde "ihaleye fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu" yönünde tespitler bulunduğunu belirtti.

İBB Başkanlık konutuna materyal alımı işinin de incelemeye konu olan ihaleler arasında yer aldığı kaydedildi.

Savcılık, soruşturmanın "Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu" öne sürülen suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik yürütüldüğünü açıkladı.

Başsavcılık açıklamasında şu ifadeler yer aldı: 
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim olunan Ön İnceleme Raporu ve ayrıca alınan bilirkişi raporları uyarınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Satınalma Müdürlüğü tarafından yapılan ve İBB Başkanlık konutuna materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğuna yönelik tespitlere yer verildiği, bu kapsamda 13 şüpheli şahsa yönelik olarak 03.09.2026 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon ile şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, 12 şüpheli şahıs İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şüpheli şahıs hakkında ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edilmektedir, soruşturmalar titizlikle yürütülmekte olup kamuoyunun bilgisine sunulur"

Seçim öncesi Üsküdar Belediyesi'nde de gözaltılar
Belediye başkanlığı seçiminin cumartesi günü yenileneceği Üsküdar'da da belediyeye yönelik operasyon sürüyor.

Dün gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ile Mithat Özdemir'in emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Bu sabah ise AK Parti'den CHP'ye geçen belediye meclisi üyesi Ekrem Baki ile Ruhsat ve Denetim Müdürü Burak Aydın'ın gözaltına alındığı belirtildi. Baki'nin, İBB'ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındığı bildirildi.

Üsküdar Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Ali Aral ile Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Doğan ise dün savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Üsküdar'da 5 Ağustos'ta yapılan ve Sinem Dedetaş'ın yerine Sibel Tan Çetinkaya'nın seçildiği oylama, mahkeme kararıyla iptal edilmişti. Seçim cumartesi günü tekrarlanacak.

İBB davasında tutukluluk incelemesi bekleniyor
Öte yandan, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılandığı 414 sanıklı İBB davasında yargılama sürüyor. Silivri'de görülen davanın 17 Ağustos'ta başlayan ikinci celsesi devam ediyor.

Bugüne kadar 74 duruşmanın tamamlandığı davada, mahkeme heyetinin bugün aylık tutukluluk incelemesini yapması ve tahliyelere ilişkin ara kararını açıklaması bekleniyor.

Feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıldı

Feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıldı

03.09.2026 11:33:00
Haber Merkezi
 
 Feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıldı
 Feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıldı
Feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada dolaşıma sokulan paylaşımlarda Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeleri nedeniyle feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında TCK'nın 299/1. maddesi olan Cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında soruşturma başlattı.

Davutoğlu'nun söz konusu ifadeleri geçmiş tarihte katıldığı bir programda yaptığı bir konuşmada kullandığı kaydedildi.
Davutoğlu, söz konusu programda şu ifadeleri kullanmıştı: "Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da 'Haram lokma yemeyin' dedim. Yediler. Çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı. Akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti."

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yapılan inceleme neticesinde, feshedilen Gelecek Partisinin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299/1. maddesinde düzenlenen 'Cumhurbaşkanına Hakaret' suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde titizlikle sürdürülmektedir."

Dumlupınar’dan İzmir’e: Zaferin 10 günü

30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kazanılan Başkumandanlık Meydan Muharebesi, Türk istiklal mücadelesinin askeri safhasındaki en kritik dönüm noktası oldu. Ancak bu zafer, savaşın bittiği anlamına gelmiyordu; işgal altındaki Batı Anadolu’nun hızla temizlenmesi ve Yunun ordusunun imha edilerek takip edilmesi gerekiyordu

02.09.2026 13:19:00
Hasan Gündoğdu
 
Dumlupınar’dan İzmir’e: Zaferin 10 günü
Dumlupınar’dan İzmir’e: Zaferin 10 günü
30 Ağustos'tan 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuna kadar geçen 10 günlük süreç, dünya askeri tarihine geçen eşsiz bir takip harekatına sahne oldu.

"Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

Dumlupınar'da çember içine alınan Yunan ordusunun ana gövdesi imha edilmiş, komutanı General Trikupis dahi birkaç gün sonra esir alınmıştı. Ancak dağınık halde Batı'ya, yani İzmir ve Marmara kıyılarına doğru kaçan büyük Yunan birlikleri bulunuyordu.

Mustafa Kemal Paşa, Yunan ordusunun toparlanmasına, savunma hatları kurmasına ya da müttefik devletlerden yardım alarak vakit kazanmasına fırsat vermemek amacıyla 1 Eylül 1922'de Uşak'tan o tarihi emrini verdi: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

Bu emrin ardından Türk ordusu, insanüstü bir fiziksel ve ruhsal dayanıklılıkla tarihin en hızlı yürüyüşlerinden birini başlattı.

Anadolu bozkırında yıldırım hızıyla takip

1-8 Eylül tarihleri arasında yaşanan takip harekatı, Piyade ve Süvari birliklerinin inanılmaz temposuyla ilerledi:

1 Eylül: Uşak kurtarıldı. Kaçan Yunan birlikleri geçtikleri şehirleri, kasabaları ve köyleri yakıp yıkarak çekiliyordu.

2 Eylül: Eskişehir ve Gediz düşman işgalinden temizlendi. General Trikupis, Uşak yakınlarında Türk birliklerine teslim oldu.

5-6 Eylül: Türk süvarileri ve piyadeleri Salihli, Alaşehir, Gördes ve Simav'a girdi. Yunan ordusu arkasında sistemli bir yıkım bırakırken, Türk ordusu günde ortalama 40-50 kilometre katederek ilerliyordu. Süvari birlikleri ise zaman zaman günde 70-80 kilometre yol alarak dünyadaki tüm askeri strateji ezberlerini bozdu.

7-8 Eylül: Turgutlu, Manisa, Nif (Kemalpaşa) ve Belkahve hattı ele geçirildi. Manisa, kaçan işgal kuvvetleri tarafından büyük oranda yakılmıştı. 8 Eylül akşamı Mustafa Kemal Paşa, Belkahve'ye ulaşarak İzmir'e bakan tepelerden şehri seyretti.

9 Eylül: İzmir'in kurtuluşu ve "denize dökülme"

9 Eylül sabahı, Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni'ne bağlı süvariler, Bornova üzerinden İzmir'e girdi. Süvariler, kordon boyunca ilerleyerek Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, vücudundaki şarapnel yaralarına rağmen saat 10.30'da Hükümet Konağı'na Türk bayrağını çekti. Ardından Kadifekale ve Sarıkışla'ya da ay-yıldızlı bayraklar çekildi.

"Yunanın denize dökülmesi" ifadesi, hem mecazi hem de somut bir gerçeği yansıtır:

Kaçış ve tahliye: İzmir Limanı'na yığılan binlerce işgal askeri, limanda bekleyen Yunan ve müttefik gemilerine sığınmak için birbirini ezdi. Kaçmayı başaramayanlar esir alındı, deniz yoluyla tahliye olmaya çalışanlar ise kıyılara sıkıştırıldı.

Diplomatik yansıma: İzmir'in kurtuluşuyla birlikte İngiltere, Fransa ve İtalya'nın Doğu Akdeniz'deki hesapları tamamen çöktü. Yunan ordusunun askeri varlığı Anadolu'da tamamen son buldu.

Sürecin tarihi anlamı

30 Ağustos-9 Eylül arasındaki bu 10 gün, yalnızca askeri bir başarı değil; imkansızlıklar içindeki bir milletin lojistik ve manevi gücünü sahaya yansıtma şeklidir.

9 Eylül'de İzmir'in kurtarılması, Türk Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın askeri safhasını zaferle kapatmış ve Mudanya Mütarekesi ile Lozan Barış Antlaşması'na giden yolu açmıştır.

Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliği, Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpıştığını, bir gemideki 10 personelle irtibat kurulamadığını bildirdi

02.09.2026 08:18:00
AA
 
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı
Silivri açıklarında iki gemi çarpıştı

İstanbul Valiliğinin yaptığı açıklamada, "Saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa'ya intikal eden Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye intikal eden Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştır." ifadeleri kullanıldı.

Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve sahil güvenlik helikopterinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, "Bölgeye intikal eden unsurların yaptığı ilk tespitlere göre Alsu isimli gemide gözle görünür bir hasar bulunmamakta olduğu görülmüştür. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi ve gemide bulunan 10 personelle an itibarıyla irtibat kurulamamakta olup, bölgedeki unsurların arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." denildi.
 

Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi ve bazı eski belediye bürokratları hakkında yeni bir adli süreci gündeme taşıdı

01.09.2026 21:43:00
Haber Merkezi
 
Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu
Melih Gökçek ve Ailesi hakkında yeni suç duyurusu
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ailesi ve bazı eski belediye bürokratları hakkında yeni bir adli süreci gündeme taşıdı.

ABB avukatı Nadi Türkaslan, 7 Ağustos 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'na kapsamlı bir suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

Suç duyurusunda yalnızca Gökçek'in değil, ailesinin, bazı eski belediye yöneticilerinin, belediyeyle yoğun ticari ilişkileri bulunduğu belirtilen iş insanlarının yanı sıra Beyaz TV ve Osmanlıspor bağlantılarının da incelenmesinin talep edildiği bildirildi.

60'a yakın ihale dosyada

ABB tarafından yapılan başvurunun merkezinde, Gökçek dönemindeki belediye kaynaklarının, taşınmazların ve ihalelerin nasıl kullanıldığına ilişkin iddialar bulunuyor.

Edinilen bilgilere göre belediye müfettişlerinin incelemelerinde tespit edilen 60'a yakın ihaleye ilişkin bilgi ve belgeler savcılığa sunuldu. Başvuruda; suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi iddiaların araştırılması istendi.

Türkaslan'ın açıklamalarına göre amaç, belediye imkanlarının hukuka aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığının, belediye kaynaklarından herhangi bir şekilde haksız menfaat sağlanıp sağlanmadığının ve bu kaynakların daha sonra farklı alanlarda kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkarılması.

Gökçek Ailesinin mal varlıkları da mercekte



ABB avukatı Türkaslan, daha önce de Gökçek ve yakınlarının mal varlıklarının araştırılması amacıyla ayrı bir suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.

Bu başvurunun temelinde ise "sebepsiz mal edinme" iddiasının bulunduğu aktarıldı. Türkaslan, belediyenin özellikle geçmiş dönemdeki kamu kaynaklarının ve taşınmazlarının kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve ne şekilde kullanıldığının araştırılmasını istediklerini ifade etti.

Almanya dosyası süreci de devrede

Gökçek ailesiyle ilgili tartışmalar, son dönemde Almanya'daki gayrimenkul ve şirket iddialarıyla yeniden gündeme gelmişti.

Gazeteci Murat Ağırel'in haberinde, Gökçek ailesinin Almanya'nın Düsseldorf kentinde bir bina, Velbert kentinde ise bir alışveriş merkezi için anlaşmalar yaptığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarımı yapıldığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı.

Bu iddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

Melih Gökçek ise soruşturmanın gündeme gelmesinin ardından yaptığı açıklamada, adalete güvendiğini belirterek savcılığa gerekli bilgileri vereceğini söylemişti.

"Üç dosya birlikte yürütülebilir"

Sürecin dikkat çeken noktalarından biri ise farklı başvuruların aynı soruşturma çatısı altında toplanma ihtimali.

Nadi Türkaslan, ABB'nin daha önce yaptığı iki suç duyurusu ile savcılığın resen başlattığı Almanya bağlantılı soruşturmanın birleştirilmesi için başvuracaklarını açıkladı.

Türkaslan'a göre dosyaların birlikte yürütülmesi, hem delillerin bütünlüğünün korunması hem de iddialarda söz konusu olduğu ileri sürülen bağlantıların daha net ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.